Sebepsiz zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15355 E. 2016/270 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ meşru hamil↗ temel ilişki↗ ciro silsilesi↗ yetkili hamil↗ karine↗ ciranta↗ ticari defter kayıtları↗ lehtar↗ ciro↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ ticari defter↗ çek↗ dahili dava↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, ticari olmayan bir ilişki kapsamında ve dava konusu edilen 17/03/2012 keşide tarihli 7.000,00 TL bedelli çek de dahil olmak üzere dava dışı ...'e toplam 278.972,32 TL ödeme yaptığının tesbit edildiği, ayrıca ...'in mahkeme huzurunda çek bedelini elden teslim aldığını beyan ettiği, davalı keşidecinin çek bedelini aralarında temel ilişki bulunan kişiye ödediğini kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, (6762 sayılı TTK 644. maddesi) 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, dosyaya davalı tarafından sunulan “çek bedelinin lehtara elden ödendiği” beyanını içerir yazılı imzalı belge ve ticari defter kayıtları esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, birbirini
takip eden ve kopukluk bulunmayan muntazam ciro silsilesine göre, davacı çekin yetkili hamili olup, çekin halen davacının elinde bulunması çek bedelinin ödenmediğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksi, yani ödemenin varlığı, ancak ciranta ile hamil veya keşideci ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebilir. Keşideci/davalı ... ile lehtar/ciranta ... arasında düzenlenen belge, davacıyı bağlamaz ve davacı aleyhine sonuç doğuramaz. Bu durumda dosya kapsamına göre, davacının çekin meşru hamili olduğu, çek bedelinin ödendiği savunmasının ispat edilemediği ve keşidecinin davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gözetilerek davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18525 E. 2013/556 K.
Ortak:ciro silsilesi · ciranta · ciro · hamil · çek
İncelediğiniz karardaAncak, birbirini takip eden ve kopukluk bulunmayan muntazam «ciro silsilesine» göre, davacı çekin «yetkili hamili» olup, çekin halen davacının elinde bulunması «çek» bedelinin ödenmediğine «karine» teşkil eder.
Bu karinenin aksi, yani ödemenin varlığı, ancak «ciranta» ile «hamil» veya «keşideci» ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebilir.
Bu durumda dosya kapsamına göre, davacının çekin «meşru hamili» olduğu, «çek» bedelinin ödendiği savunmasının ispat edilemediği ve «keşidecinin» davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği» gözetilerek davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «çek» üzerindeki «ciranta» imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, «ciro silsilesinde» kopukluk olduğu, bu hususun tüm hamillere karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle «çekin istirdadı» ile davacıya verilmesine, çeki icra takibine koyan davalı şirketin imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmaması nedeniyle davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... muntazam «ciro silsilesine» göre çeki iktisap etmiş olup, davacı tarafından TTK’nun 704. maddesine göre davalı «hamilin» çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğu ispat edilememiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötü niyetli iktisap · kötü niyet tazminatı · istirdat · kötü niyet · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «çek» üzerindeki «ciranta» imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, «ciro silsilesinde» kopukluk olduğu, bu hususun tüm hamillere karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle «çekin istirdadı» ile davacıya verilmesine, çeki icra takibine koyan davalı şirketin imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmaması nedeniyle davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1) Dava, «ıslah» edilmiş şekliyle «çekin istirdadına» ilişkindir.
Davalı ... muntazam «ciro silsilesine» göre çeki iktisap etmiş olup, davacı tarafından TTK’nun 704. maddesine göre davalı «hamilin» çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğu ispat edilememiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3150 E. 2013/5429 K.
Ortak:yetkili hamil · ciranta · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaAncak, birbirini takip eden ve kopukluk bulunmayan muntazam «ciro silsilesine» göre, davacı çekin «yetkili hamili» olup, çekin halen davacının elinde bulunması «çek» bedelinin ödenmediğine «karine» teşkil eder.
Bu karinenin aksi, yani ödemenin varlığı, ancak «ciranta» ile «hamil» veya «keşideci» ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebilir.
Bu durumda dosya kapsamına göre, davacının çekin «meşru hamili» olduğu, «çek» bedelinin ödendiği savunmasının ispat edilemediği ve «keşidecinin» davacı aleyhine «sebepsiz zenginleştiği» gözetilerek davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; «ihtiyati haciz» talebinde bulunanın talebe dayanak çekin «cirantası» olduğu, «çek» borçlularından olan cirantanın ancak çeki ödemesi halinde «keşideci» aleyhine talepte bulunabileceği, ihtiyati haciz isteyenin çek bedelini «hamile» ödediğine dair herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, bir «çekin ibraz» süresinin geçmesinden sonra «cirantalardan» herhangi birine ayrıca «geriye ciro» bulunmasına gerek olmadan elden vermek suretiyle devredilmesi mümkün olup böyle bir durumda çeki elinde bulunduran ciranta «yetkili hamil» konumundadır.
Somut olayda da mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan «cirantanın» çeki elinde bulundurduğu gözetilerek İİK’nın «257». maddesi uyarınca talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geriye ciro · çekin ibrazı · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; «ihtiyati haciz» talebinde bulunanın talebe dayanak çekin «cirantası» olduğu, «çek» borçlularından olan cirantanın ancak çeki ödemesi halinde «keşideci» aleyhine talepte bulunabileceği, ihtiyati haciz isteyenin çek bedelini «hamile» ödediğine dair herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, bir «çekin ibraz» süresinin geçmesinden sonra «cirantalardan» herhangi birine ayrıca «geriye ciro» bulunmasına gerek olmadan elden vermek suretiyle devredilmesi mümkün olup böyle bir durumda çeki elinde bulunduran ciranta «yetkili hamil» konumundadır.
Somut olayda da mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan «cirantanın» çeki elinde bulundurduğu gözetilerek İİK’nın «257». maddesi uyarınca talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15355 E. , 2016/270 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2014 tarih ve 2013/97-2014/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ... tarafından keşide edilerek dava dışı/lehtar ...'e verilen çekin ... tarafından da müvekkiline ciro edildiğini, dava konusu çekin 10 günlük ibraz süresinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olduğunu, bu nedenle davalının çek bedelinden dolayı çekin hamili olan müvekkili aleyhine zenginleştiğini ileri sürerek çek bedeli olan 7.000,00 TL'nin 27/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; çek bedelinin ...'e elden ödendiğini, ödemenin yapıldığı anda çek yanında olmadığından çeki getirmesi kaydıyla ödemenin yapıldığını, ...'in haksız olarak çeki teslim etmeyerek ciro ettiğini dolayısıyla haksız zenginleşme iddiasının geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, ticari olmayan bir ilişki kapsamında ve dava konusu edilen 17/03/2012 keşide tarihli 7.000,00 TL bedelli çek de dahil olmak üzere dava dışı ...'e toplam 278.972,32 TL ödeme yaptığının tesbit edildiği, ayrıca ...'in mahkeme huzurunda çek bedelini elden teslim aldığını beyan ettiği, davalı keşidecinin çek bedelini aralarında temel ilişki bulunan kişiye ödediğini kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, (6762 sayılı TTK 644. maddesi) 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, dosyaya davalı tarafından sunulan “çek bedelinin lehtara elden ödendiği” beyanını içerir yazılı imzalı belge ve ticari defter kayıtları esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, birbirini
takip eden ve kopukluk bulunmayan muntazam ciro silsilesine göre, davacı çekin yetkili hamili olup, çekin halen davacının elinde bulunması çek bedelinin ödenmediğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksi, yani ödemenin varlığı, ancak ciranta ile hamil veya keşideci ile hamil arasında düzenlenmiş yazılı bir belgeyle ispat edilebilir. Keşideci/davalı ... ile lehtar/ciranta ... arasında düzenlenen belge, davacıyı bağlamaz ve davacı aleyhine sonuç doğuramaz. Bu durumda dosya kapsamına göre, davacının çekin meşru hamili olduğu, çek bedelinin ödendiği savunmasının ispat edilemediği ve keşidecinin davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği gözetilerek davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223580800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz