Telif Hakkı İhlali Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9400 E. 2016/4354 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata↗ husumet itirazı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ rayiç bedel↗ vekile tebliğ↗ mirasçılık↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ tüzel kişilik↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ zamanaşımı↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip yetkisinin mevcut olduğu, zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet temsili için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm
performanslar için talep edebileceği rayiç bedelin 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirlenen 14.500 TL rayiç bedel üzerinden takdiren 1/5 hesabıyla davacının nota kirası da talep edebileceği gerekçesiyle 43.500 Euro telif tazminatı ile 2.900 Euro nota kirası bedelinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in mirasçıları ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de temsil hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının husumet itirazı iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ... Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde ...'nün tüzel kişiliği haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun 2. maddesine göre de lüzumu halinde illerde ... Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek husumet itirazında bulunulduğuna göre, bu durumun esasen temsilcide hata niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava dilekçesinin tebliğ ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı uyarınca dava dilekçesi ...'ne tebliğ edilmiş olmasına rağmen ıslah dilekçesi aynı şekilde tebliğ edilmemiştir. Bu itibarla ıslah dilekçesinin de anılan kurum vekiline tebliğinin ardından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1838 E. 2013/2382 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu kararda… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · münhasırlık · haksız fiil
Benzer bu kararda… sahibi olduğu musiki eserinin davalının izinsiz kullanımının eser üzerindeki haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, mali haklara tecavüzünün önlenmesi, eserin «temsil» kullanım bedeli ile nota kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının hak sahibi olduğu yargılama konusu eseri ve hatta diğer eserleri, temsili karşılığı bir telif ücreti ile ayrıca nota kirası almak suretiyle üçüncü kişilere kullandırdığı, esasen bu bedelin bir bütün olarak temsil hakkının kullandırılması karşılığı olduğu,anılan eseri izinsiz biçimde, daha önce gerçekleştirilmiş tespitinden yararlanmak suretiyle vasıtalı temsilini sağlayanların nota kirasını ödemekten muaf tutulabilmelerinin mümkün olmadığı, aksi hâlde eser veya hak sahibinin eserden yararlanma biçimini «münhasıran» belirleme yönündeki hakkının yasaya aykırı biçimde «kısıtlanmış» olacağı gerekçesiyle davacının nota kirası istemini de yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
… bir CD de bulunan eserin icrasına ilişkin tespitten yararlanmak suretiyle 27.08.2006, 09...2006, 14...2006 ve 28...2006 tarihlerinde, umuma yönelik vasıtalı biçimde «temsilini» sağladığı, davalı eylemine FSEK’in 41. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı eyleminin «haksız fiil» niteliğinde olduğu, davacının, davalının izinsiz biçimde gerçekleştirdiği temsil eylemleri sebebiyle FSEK’in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, aynı biçimde davacının eylem tarihinde yürürlükte bulunan FSEK’in 68. maddesi uyarınca davacı hak sahibinin “sözleşme yapılması hâlinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibarıyla uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını” da isteyebileceği,davaya konu eserin her bir temsilinin 850,00 EURO kullanım ücreti ile 450,00 EURO nota kiras …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9569 E. 2012/13208 K.
Ortak:husumet itirazı · mirasçılık · tüzel kişilik · zamanaşımı · temsil · husumet · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
Benzer bu karardaDavalı vekili, 19.01.2009 tarihli dilekçesi ile Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğüne ait 18.03.2008 tarihli İç Genelgeyi sunarak «husumet itirazında» bulunmuş ve davanın İstanbul Devlet Opera Balesi aleyhine açıldığını, oysa müdürlüğün «tüzel kişiliğinin» bulunmadığını, müdürlüğün Devlet Opera ve balesi Genel Müdürlüğüne bağlı olduğunu savunarak davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
1-Davacı vekili, müvekkilinin Serge Prokofieff’in “Romeo ve Juliet” isimli eserine ilişkin mali hakları Serge Prokofieff’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca Aram Khatchatourian’a ait “Spartacus” adlı eserine ilişkin mali hakları Aram Khatchatourian’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “Romeo ve Juliet” ile “Spartacus” ad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · cy/cy kaydı · ibraz
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
68. maddesinden kaynaklanan «maddi , manevi tazminat» ve eserlerin nota kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Ortak:temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7073 E. 2016/1411 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı şekil şartı · cayma hakkı · şekil şartı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava konusu belgede «yazılı şekil şartının» gerçekleşmiş olması, devredilen hakların tek tek sayılması, hangi eserlere ilişkin hak devri yapıldığın anlaşılabilir olması ve özellikle «cayma hakkının» kullanıldığı tarihe kadar devir hususunda muarazanın yaratılmış olmaması karşısında söz konusu belgenin 5846 Sayılı Yasanın 52. maddesine uygun bir mali hak devir sözleşmesi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Sahibinin izni olmadan bu eserlerin basımı, yayını, «kaydı», ve seslendirilmesi yasaktır." yazılarak altının imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2946 E. 2013/2698 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ...'taki hesaplarına çeşitli icra müdürlüklerince İİK.89. madde uyarınca yasal olarak «haciz» konulduğu, bankanın hesapların işletilmesinde herhangi bir kasıt veya kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş ise de alınan rapor hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18807 E. 2013/5624 K.
Ortak:temsilde hata · husumet itirazı · dava dilekçesinin tebliği · tüzel kişilik · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMüdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün «tüzel kişiliği» bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
… ce, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip «yetkisinin» mevcut olduğu, «zamanaşımı def»'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet «temsili» için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm performanslar için talep edebileceği «rayiç bedelin» 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirle …
Benzer bu karardaDevlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin «tüzel kişiliğe» haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ...
Her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün «tüzel kişiliği» haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava «ehliyeti» bulunduğundan bahisle «husumet itirazının» reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDevlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava «ehliyeti» bulunduğundan bahisle «husumet itirazının» reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9400 E. , 2016/4354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.03.2015 tarih ve 2013/138-2015/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.04.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ....’in “...” isimli eseri ile ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları eser sahiplerinin mirasçıları ile akdettiği sözleşmelerle devralarak mali hakların sahibi bulunduğunu, davalının müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu bu eserleri izin almaksızın kullandığını, ayrıca nota kullanımı ile ilgili olarak da müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... m. 68 uyarınca müvekkili her bir eser için davalı yan ile ayrı ayrı sözleşmeler yapmış olsaydı her bir eserin ayrı ayrı kullanımları için isteyebileceği bedel olan 45.500 Euro’nun üç katı olan 136.500 Euro’nun ve beş temsil için oluşan nota kirası 7.500 Euro’nun davalının izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların Euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 14, 17, 21 Mayıs 2005 ve 01 Temmuz 2005 tarihlerindeki temsiller açısından alacak hakkının zamanaşımına uğradığını, ...'in 70/2 maddesi ile BK'nın 60. maddesi gereği davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığını, ‘...’ adlı eserin davalı tarafça temsil edilmediğinden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, mali haklar ancak yetki verilen meslek birliği aracılığı ile takip edilebileceğinden davacının dava açma hakkının olmadığını, davacının temsil hakkına sahip olup olmadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu eserlerin icraları için Türkiye'de mali hak takip yetkisinin mevcut olduğu, zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı, davalı tarafından yapılan 5 ayrı ihlalin sabit bulunduğu, ... isimli eserin ...' da gerçekleştirilen 3 adet temsili için toplam 4.500 Euro, ...'taki temsili için 5.000 Euro, ... isimli eserin ...'taki temsili için 5.000 Euro olmak üzere, dava konusu tüm
performanslar için talep edebileceği rayiç bedelin 14.500 Euro olduğu, davacının takdiren 3 kat bedel talep edebileceği, 3 kat hesabıyla davacının talep edebileceği bu telif tazminatının 43.500 Euro olduğu, belirlenen 14.500 TL rayiç bedel üzerinden takdiren 1/5 hesabıyla davacının nota kirası da talep edebileceği gerekçesiyle 43.500 Euro telif tazminatı ile 2.900 Euro nota kirası bedelinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin ...’in “...” isimli eserine ilişkin mali hakları ...’in mirasçıları ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca ...n’a ait “...” adlı eserine ilişkin mali hakları ...n’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de temsil hakkının da sahibi olduğunu, davalı ... ...’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “...” ile “...” adlı eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürmüş, mahkemece de davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce, her ne kadar mahkemece davalının husumet itirazı iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı ...
Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde ...'nün tüzel kişiliği haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun 2. maddesine göre de lüzumu halinde illerde ... Müdürlükleri kurulabileceğinin hüküm altına alındığı, 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibariyle ... ...'nün tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... ...'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek husumet itirazında bulunulduğuna göre, bu durumun esasen temsilcide hata niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve ...'nün de bağlı bulunduğu ...'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava dilekçesinin tebliğ ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı uyarınca dava dilekçesi ...'ne tebliğ edilmiş olmasına rağmen ıslah dilekçesi aynı şekilde tebliğ edilmemiştir. Bu itibarla ıslah dilekçesinin de anılan kurum vekiline tebliğinin ardından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numuralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221034200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz