Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18807 E. 2013/5624 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata↗ pasif dava ehliyeti (husumet)↗ husumet itirazı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Her ne kadar mahkemece davalının husumet itirazı iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır. 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibarıyle ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek husumet itirazında bulunulduğuna göre, bu durumun esasen temsilcide hata niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava dilekçesinin tebliğ ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya
devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava ehliyeti bulunduğundan bahisle husumet itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9569 E. 2012/13208 K.
Ortak:husumet itirazı · tüzel kişilik · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDevlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin «tüzel kişiliğe» haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ...
Her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün «tüzel kişiliği» haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava «ehliyeti» bulunduğundan bahisle «husumet itirazının» reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı vekili, 19.01.2009 tarihli dilekçesi ile Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğüne ait 18.03.2008 tarihli İç Genelgeyi sunarak «husumet itirazında» bulunmuş ve davanın İstanbul Devlet Opera Balesi aleyhine açıldığını, oysa müdürlüğün «tüzel kişiliğinin» bulunmadığını, müdürlüğün Devlet Opera ve balesi Genel Müdürlüğüne bağlı olduğunu savunarak davanın öncelikle husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, öncelikle «husumet itirazının» çözümlenerek işin esasına girilmesi gerekirken, bu husus hiç tartışılmadan yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · mirasçılık · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · cy/cy kaydı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu kararda… ilgili ülkelerin vatandaşlarına belge verdiği hususu gözetildiğinde, davalının eser üzerinde hak sahipliğini mutlak suretle veraset yada benzeri misasçılık belgesi «ibrazına» bağlanması hususundaki davalı itirazı yerinde görülmediği, FSEK 11. madde uyarınca dava konusu eserlerin hak sahiplerinin davacı olmadığının aksi ispat edilemediği, FSEK 76/2 ve TRİPS metninin 43. maddesi göz önünde tutularak davacının sunduğu belgelerin aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden davacının sunduğu belgelere göre hak sahipliğini ispat ettiği, “Romeo ve Juliet” isimli eserin aralıklarla «temsil» edildiği düşünülürse, işlenen suçun zincirleme suç olduğu, zincirleme (müteselsil) suçlarda «zamanaşımı» fiilin (teselsülün) bittiği tarihte işlemeye başlayacağı, bu yüzden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu, “Spartacus” adlı eser açısından ise, bir defa temsil söz konusu olduğu ve bunun da 30.06.2005 tarihinde gerçekleşmiş bulunduğu için zamanaşımının yine sekiz yıl olarak hesap edilmesi gerektiği, davanın ise 11.06.2008 tarihinde açıldığı anlaşıldığından 8 yıllık sürenin henüz dolmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde, hak takibinin sadece meslek birliği aracılığıyla yapılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının tek başına dava açmaya yetkili olduğu, davalının izinsiz olarak “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eseri ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsil ettiği, 5 ayrı ihlalin sabit olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini FSEK 68/I. maddesine göre talep ettiğinden MESAM tarafından verilen telif bedelinin (ve dolayısıyla Kanunun 68/I hükmüne göre taraflar arasında sözleşme bulunsaydı dikkate alınabilecek bedelin) gişe hâsılatı üzerinden hesaplanması somut uyuşmazlıkta doğru görülmediği, davacının, arada sözleşme bulunsaydı talep edebileceği bedeli hesap ederken, hem eserlerin kullanımına ilişkin bedeli hem de nota kirasını talep ettiği, Türk uygulamasında nota kirasına ilişkin yoğun bir uygulamadan bahsetmenin mümkün olmadığı, nota kirası olarak alınan meblağın, eserin notalarının aktarıldığı kitapçığın kiralanması, geçici süreli yararlanılmasının karşılığı olduğu, TRT Genel Müdürlüğü ‘nün 22.10.2008 tarihli yazısına göre eserlerin TRT tarafından ne «kaydı» ne de yayını yapıldığı bildirildiğinden davacının bu iddiasının subut bulmadığı, davalının davacının eserler üzerinde hak sahibi olduğu eserler açısından eserlerin …
68 madde kapsamındaki her bir eser için davalı ile sözleşme yapmış olsa idi talep edeceği «maddi tazminatın» “Spartacus” isimli eser açısından 4500 Euro, keza “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından İstanbul’daki her üç «temsil» için her biri 8.000 Euro’dan 24.000 Euro, “Romeo ve Juliet” isimli eser açısından Aspendos’daki temsil için 10.000 Euro olmak üzere toplam 38.500 Euro telif tazminatının FSEK 68.madde gereğince üç katı olan (38.500X3=115.500) 115.500 Euro tazminatın temsil tarihinden itibaren “Romeo ve Juliet” isimli eserin, İstanbul’da 14.05.2005, 17.05.2005, 21.05.2005 tarihlerinde ve 01.07.2005’de Aspendos’da, “Spartacus” adlı eserin ise 30.06.2007 tarihinde Aspendos’da temsili nedeniyle devlet bankaların Euro için bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin …
1-Davacı vekili, müvekkilinin Serge Prokofieff’in “Romeo ve Juliet” isimli eserine ilişkin mali hakları Serge Prokofieff’in «mirasçıları» ile akdedilen bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların sahibi haline geldiğini, ayrıca Aram Khatchatourian’a ait “Spartacus” adlı eserine ilişkin mali hakları Aram Khatchatourian’ın mirasçısı ile akdettiği bir sözleşme ile devralarak söz konusu eser üzerindeki mali hakların da sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de «temsil» hakkının da sahibi olduğunu, davalı İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin müvekkilin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu “Romeo ve Juliet” ile “Spartacus” ad …
68. maddesinden kaynaklanan «maddi , manevi tazminat» ve eserlerin nota kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4872 E. 2019/6467 K.
Ortak:temsil · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDevlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek «husumet itirazında» bulunulduğuna göre, bu durumun esasen «temsilcide hata» niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin «tüzel kişiliğe» haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava «dilekçesinin tebliğ» ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ...
Her ne kadar mahkemece davalının «husumet itirazı» iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün «tüzel kişiliği» haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava «ehliyeti» bulunduğundan bahisle «husumet itirazının» reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu eserin davacıdan izinsiz «temsil» edildiği, davalı eylemlerinin davacının eserden doğan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davacının temsil bedeli ve nota bedeli talep etmek hakkı olduğu, her bir temsilinin 850 Euro kullanım ücreti karşılığında mümkün olduğu, davacının tespit olunan telif bedelinin üç katını talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının mali haklarının sahibi olduğu “Gianni Schicchi”adlı eseri izinsiz biçimde umuma açık olarak temsil ettirmesi eyleminin davacının eserden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalının tecavüzünün sonucunun FSEK'in 68. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, toplam 10.200 Euro'nun 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mersin Opera ve Balesi Müdürlüğüne yönelik davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18807 E. , 2013/5624 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2010 gün ve 2008/37-2010/... sayılı kararı bozan Daire’nin ....09.2012 gün ve 2010/9569-2012/13208 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Romeo ve Juliet” ve “Spartacus” adlı eserlerine ilişkin mali hakların sahibi bulunduğunu, müvekkilinin bunların yanında bu eserlerin Türkiye’de temsil hakkının da sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tüm mali haklarına sahip olduğu dava konusu eserleri izin almaksızın kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK m. 68 uyarınca müvekkili her bir eser için davalı yan ile ayrı ayrı sözleşmeler yapmış olsaydı her bir eserin ayrı ayrı kullanımları için isteyebileceği bedellerin tespitiyle toplam 136.500 Euro’nun ve beş temsil için oluşan nota kirası 7500 Euro’nun da ilavesi ile toplam 144.000 Euro’nun davalının izinsiz temsil tarihinden itibaren bankaların Euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasıyla hesaplanacak faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Her ne kadar mahkemece davalının husumet itirazı iç genelge ve mevzuat gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu'nun 1. maddesinde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği haiz kamu kuruluşu olduğu ve aynı kanunun .... maddesine göre de lüzumu halinde illerde Devlet Opera ve Balesi Müdürlükleri kurulabileceği hüküm altına alınmıştır. 1309 sayılı Kanundaki düzenleme itibarıyle ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği bulunmamakla birlikte işbu davada adı geçen ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nce tayin edilen vekil aracılığıyla davaya cevap verilerek husumet itirazında bulunulduğuna göre, bu durumun esasen temsilcide hata niteliğinde olduğu kabul edilerek husumetin tüzel kişiliğe haiz ve Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün de bağlı bulunduğu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi için anılan genel müdürlüğe dava dilekçesinin tebliğ ettirilmek suretiyle usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya
devamla işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ... Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü'nün pasif dava ehliyeti bulunduğundan bahisle husumet itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....09.2012 gün ve 2010/9569 E., 2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2010/9569 E.,2012/13208 K. sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak kararın açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488725700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz