2006/1 sayılı tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11273 E. 2018/1357 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ komisyon bedeli↗ ticari avans faizi↗ ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle yapmış olduğu kesintilerin nelere ilişkin olduğunu ispat edemediği, davacının açıkça bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma komisyonu bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
-/-
Genel kredi sözleşmesi 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin genel işlem şartlarına aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7482 E. 2018/1176 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · komisyon bedeli · ticari kredi · komisyon · istirdat · ek tasfiye · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen «komisyon bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme -/- niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan «masraf» kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan «masraf» kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6872 E. 2017/4789 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon bedeli · ticari kredi · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli olduğu, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve «ticari kredi» mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı nazara alınmaksızın, sözleşmelerin standart sözleşme niteliğinde bulunduğu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartlarına» açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşme olduğunu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağını, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edileceğini, davacıdan 29/12/2006 tarihinde tahsil edilen 2.000,00 TL'nin, 31/08/2008 tarihinde tahsil edilen 800,00 TL'nin ve 05/05/2014 tarih …
Dava, taraflar arasında imzalanan 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli Ticari Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalı banka tarafından kesilen «masraf» ve «komisyon bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşme olduğunu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağını, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırı kabul edileceğini, davacıdan 29/12/2006 tarihinde tahsil edilen 2.000,00 TL'nin, 31/08/2008 tarihinde tahsil edilen 800,00 TL'nin ve 05/05/2014 tarih …
Dava, taraflar arasında imzalanan 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli Ticari Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalı banka tarafından kesilen «masraf» ve «komisyon bedelinin» tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli olduğu, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve «ticari kredi» mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı nazara alınmaksızın, sözleşmelerin standart sözleşme niteliğinde bulunduğu, bu sözleşmede dosya «masrafı» ve «komisyon» ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartlarına» açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13227 E. 2018/841 K.
Ortak:genel işlem şartı · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaBu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmesinin» akdedildiği tarih .../... itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilenin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve masraf adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayıp ispatlayamadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı, kesintinin hangi ad altında yapıldığı hususlarında «bilirkişi incelemesi» yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmüne haizdir.
… dosya kapsamına göre, önceden hazırlanan tip sözleşmelerde sözleşmenin diğer tarafının pazarlık gücüne sahip olmadığı, sözleşmede davacı yan aleyhine konulan dosya «masrafı» adı altında yazılan muhtelif masrafların yazılmamış sayılacağı ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının açıkça «genel işlem şartına» aykırı kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 100 TL'nin dava tarihinden 3.050,00 TL'nin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ıslah · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, önceden hazırlanan tip sözleşmelerde sözleşmenin diğer tarafının pazarlık gücüne sahip olmadığı, sözleşmede davacı yan aleyhine konulan dosya «masrafı» adı altında yazılan muhtelif masrafların yazılmamış sayılacağı ve yazılmamış sayılan bu kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının açıkça «genel işlem şartına» aykırı kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 100 TL'nin dava tarihinden 3.050,00 TL'nin ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmesinin» akdedildiği tarih .../... itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilenin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve masraf adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayıp ispatlayamadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı, kesintinin hangi ad altında yapıldığı hususlarında «bilirkişi incelemesi» yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12678 E. 2017/7238 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · ticari kredi · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13799 E. 2018/4505 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
… nip dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınarak, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinin» 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan «masrafların» iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8361 E. 2017/5983 K.
Ortak:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. …
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, dava konusu «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11273 E. , 2018/1357 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/406-2015/957 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ..... Şubesinde 25/02/2012 tarihinde kredi kullandığını, davalı bankanın müvekkilinin kullanmış olduğu kredi nedeniyle ve çeşitli adlar altında 3.990,00 TL masraf aldığını, alınan bu masrafların usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin almış olduğu kredinin ticari nitelikte bir kredi olduğunu, davalı bankanın aldığı masrafların müvekkilinin rızası dışında alındığını, bu nedenlerle davalı bankaca müvekkilinden alınan 3.999,00 TL kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın ticari ilişki içerisine girmiş olduğu ve tacir sıfatını haiz müşterisi ile sözleşme serbestisi kapsamında 17/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme çerçevesinde taraflar arasında mutabık kalındığı üzere hukuken kendisine tanımış hakkını kullanmak sureti ile davacıdan 3.990,00 TL yıllık operasyon ücreti ve ekspertiz ücreti alındığını, bankanın almış olduğu operasyon masrafının mevcut mevzuata, Yargıtayın müstakar kararlarına ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle yapmış olduğu kesintilerin nelere ilişkin olduğunu ispat edemediği, davacının açıkça bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma komisyonu bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
-/-
Genel kredi sözleşmesi 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin genel işlem şartlarına aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 22/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407054800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz