Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12678 E. 2017/7238 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ticari kredi↗ komisyon↗ ek tasfiye↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; komisyon ve masraf kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka bankalardan 600,00 TL masraf vererek aynı kredileri kullanabileceği, böylece 6.157,99 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, bunun aksinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle komisyon ve masraf adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar
Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, masraf ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7482 E. 2018/1176 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · ticari kredi · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olarak kabul edildiği, davacı aleyhine konan «masraf» kayıtlarının yazılmamış sayılacağı, bu masrafların davalı tarafından tahsilinin «genel işlem şartlarına» aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen «komisyon bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme -/- niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · istirdat
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen «komisyon bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3730 E. 2017/5739 K.
Ortak:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve masraf adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı, yaptığını iddia ettiği masrafları ispatlayıp ispatlayamadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı, her bir kesintinin hangi ad altında yapıldığı hususlarında bilir kişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının farklı tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle «komisyon» ve dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu bu sözleşmede davacı yan aleyhine konulan «komisyon» ve masaf adı altındaki ücretlerin yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8526 E. 2016/4085 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · teamül · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6174 E. 2016/8375 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle «masraf» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde sözleşmelerde masraf alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · teamül · uyuşmazlık konusu · avans faizi
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmeleri» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
… ığı ve davacının bu sözleşmeleri okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanının olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.380,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan 31.10.2007, 28.04.2010, 27.04.2011 ve 09.05.2012 tarihli «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8686 E. 2017/6450 K.
Ortak:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmesinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede gecikme «komisyonu» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile yoksa diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişiden ek rapor alarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının 2009 yılında kullanmış olduğu kredi nedeniyle “gecikme «komisyonu»” adı altında alınan ek ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Dava konusu «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın yasal dayanağı olmaksızın 2.192,10 TL'si ana para, 384,16 TL'si «yasal faiz» olmak üzere toplam 2.576,26 TL'yi davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11273 E. 2018/1357 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · ticari kredi · komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, «masraf» ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin «genel işlem şartlarına» aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… andığı üzere, öncelikle dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · komisyon bedeli · ticari avans faizi · istirdat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kullandırdığı kredi sebebiyle yapmış olduğu kesintilerin nelere ilişkin olduğunu ispat edemediği, davacının açıkça bilgilendirilmemesi nedeniyle sözleşme hükümlerinin «genel işlem koşulları» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.800,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi» kullandırılması esnasında kesilen proje kullandırma «komisyonu bedelinin» «istirdadı» istemine ilişkindir. -/- Genel «kredi sözleşmesi» 2012 yılında imzalanmış, davalı banka tarafından dava konusu 3990,00TL kredi tutarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8361 E. 2017/5983 K.
Ortak:komisyon · ek tasfiye · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon» ve «masraf» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; «komisyon» ve «masraf» kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka …
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.7.maddesi ve taraflar arasında bu konuda bir oran kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı değerlendirilmek suretiyle proje «komisyon» «masrafı» alınabileceği ve sözleşmede bir oran bulunmadığı kanaatine varılması halinde diğer bankaların aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve proje komisyon masrafı adı altında yapılan kesinti oranları araştırılarak davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle proje «komisyon» «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; banka tarafından dava konusu «masraflara» ilişkin olarak harcamayı gösteren herhangi bir belge gösterilmediği, masraf alınacağına dair sözleşme hükümlerinin ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında «haksız şart» niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12678 E. , 2017/7238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2014/265-2015/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinden 2009-2012 yıllarında birden fazla kredi kullandığını, davalı bankanın müvekkilinden kredi kullanımı ve kredi yapılandırılması sırasında 7.398,39 TL ücret tahsil ettiğini, söz konusu masrafların alınmasının taraflarca müzakere edilmediğini, davalı bankanın tahsil ettiği bu miktar karşılığında kredi kullandırma dışında bir hizmetinin bulunmadığını, bankanın sadece zorunlu olan masrafları isteyebileceğini ileri sürerek müvekkilinden tahsil edilen 7.398,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili davacıdan alınan masrafların banka açısından alınması zorunlu masraflardan olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; komisyon ve masraf kesintileri adı altında davacıdan alınan 6.757,99 TL'nin davalı banka tarafından her hangi bir gider karşılığı tahsil edildiği hususunun belgelendirilmediği, başka bankalardan 600,00 TL masraf vererek aynı kredileri kullanabileceği, böylece 6.157,99 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, bunun aksinin davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi nedeniyle komisyon ve masraf adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar
Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın, sözleşmede masraf alınmasına ilişkin düzenlemenin genel işlem şartı olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, davalı taraftan kesintiye ilişkin tüm evraklar temin edildikten ve bu sözleşmeler uyarınca kredi kullanılıp, masraf ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, emsal banka uygulamaları da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetli değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/391945400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz