Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12114 E. 2016/3235 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet indirimi↗ hakkaniyet↗ protokol↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı sonrası yapılan yargılamaya göre; davalı bankanın gerekli kimlik kontrolü yapmadan vefat eden şahsa ait 01.01.2002 ve 31.11.2004 tarihleri arasında 11.552,09 TL tutarındaki dul aylığı ile 2003-2004 yıllarına ait 204,24 TL vergi iadesi olmak üzere toplam 11.756,33 TL ödeme yaptığı,....'un davalı bankanın çalışanı olmadığı, temizlik işini üstlenen taşeron firmanın çalışanı olduğu, bu durumda paranın ilgilisine ödenmesi hususunda gerekli özen ve denetimi gerçekleştirme yükümlülüğünün davalı bankaya ait olduğu, bu hususta davalının ihmal gösterdiği, davalı...'un böyle bir parayı ödemesinin görevi olmadığı gibi yaptığı eylemin suç olduğuna dair dosyada her hangi bir kararın da bulunmadığı, bu hali ile...'un usulsüz ödemede bir sorumluluğunun bulunmadığı, ...'nın denetim yükümlülüğü bulunsa da, banka gibi kurumsal bir işletmenin yapılan para ödemesinde asgari özeni göstermesi durumunda bile haksız ödemeye sebebiyet verilmeyeceğinden zarar miktarında her hangi bir hakkaniyet indirimi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın, davalı ... yönünden reddine, davalı ... A.Ş. yönünden kabulü ile 11.756,33 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ....... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’un ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken 08.12.2001 tarihinde ölen....’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen protokolle üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve banka adına ödeme yapan davalı şahıstan tazminini istemiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı bankanın oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 08.12.2001 tarihinde vefat etmiş olup, davacı Kurum tarafından 31.11.2004 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmeye devam edildiği, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 01.01.2002-31.11.2004 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14065 E. 2018/1898 K.
Ortak:protokol · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… 2008 dönemi aylıkları toplamı olan 16.160,00 TL'nin müteveffanın bankomat hesabından bankanın verdiği ATM kartı ile muhtelif yerlerde çekildiği, taraflar arasındaki «protokol» gereğince ATM kartına bir yıllık miad tarihi konulduğu, sigortalının hayatta olup olmadığı ve aylık alma koşullarının devam edip etmediğine dair takip ve tespit so …
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almaktayken ....06.2003 tarihinde ölen ...’ün ölümünden sonra da 27.01.2008 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9362 E. 2011/2206 K.
Ortak:protokol · yasal faiz · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. yönünden kabulü ile 11.756,33 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın ödemelerle ilgili olarak anılan «protokollerde» belirtilen hususlara riayet etmediği, bu nedenle oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 02.11.1993 tarihinde ölmüş olup, buna ilişkin tescilin de nüfusa 30.11.1993 tarihinde yapılmış olmasına rağmen davacı Kurum tarafından 18.05.2005 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmiş olup, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya davacı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 21.11.1993-18.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un yaşlılık aylığı alanlara ilişkin olarak kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 02.11.1993 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» 30.11.1993 tarihinde yapılan ...’ın ölümünden sonra da 18.05.2005 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13075 E. 2013/10885 K.
Ortak:protokol · yasal faiz · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. yönünden kabulü ile 11.756,33 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsili ili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Benzer bu kararda… alının ölümünden sonra hak edilmediği halde çekilen emekli aylıkları nedeni ile zarara uğradığı, davacı kurum ile davalı banka arasında yapılan 1984 ve 2000 tarihli «protokollerin» B/6, B/7, B/9 ila 4.6 ve 4.7 maddeleri gereğince davalı bankanın emekli aylıklarını öderken «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine yılın belli aylarında sigortalıların yaşayıp yaşamadıklarının tespiti açısından muhtarlık ilmuhaberi ve yoklama belgesi alma gerekliliğinin davalı bankaya yüklendiği, bu nedenle bankanın sigortalının ölümünden sonra haksız yere yapılan ödemelerde sorumluluğunun bulunduğu, 10 yıllık «zamanaşımı» süresini aşan kısım için davacının talepte bulunamayacağı, 10 yıllık süreyi doldurmayan kısmın ise 7.912,62 TL olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talep edilmesine rağmen bu «faizin başlangıç tarihinin» belirtilmediği bu nedenle asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.912,62 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar …
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 27.05.1995 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» aynı tarihte yapılan ...’ın ölümünden sonra da 17.06.2003 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · faiz başlangıç tarihi · kusur oranı · kusur · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… alının ölümünden sonra hak edilmediği halde çekilen emekli aylıkları nedeni ile zarara uğradığı, davacı kurum ile davalı banka arasında yapılan 1984 ve 2000 tarihli «protokollerin» B/6, B/7, B/9 ila 4.6 ve 4.7 maddeleri gereğince davalı bankanın emekli aylıklarını öderken «kimlik tespiti» yapması gerektiği, yine yılın belli aylarında sigortalıların yaşayıp yaşamadıklarının tespiti açısından muhtarlık ilmuhaberi ve yoklama belgesi alma gerekliliğinin davalı bankaya yüklendiği, bu nedenle bankanın sigortalının ölümünden sonra haksız yere yapılan ödemelerde sorumluluğunun bulunduğu, 10 yıllık «zamanaşımı» süresini aşan kısım için davacının talepte bulunamayacağı, 10 yıllık süreyi doldurmayan kısmın ise 7.912,62 TL olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz talep edilmesine rağmen bu «faizin başlangıç tarihinin» belirtilmediği bu nedenle asıl alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.912,62 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar …
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan yaşlılık aylığı almaktayken 27.05.1995 tarihinde ölen ve ölüm tescili nüfus «kaydına» aynı tarihte yapılan ...’ın ölümünden sonra da 17.06.2003 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15010 E. 2014/4187 K.
Ortak:protokol · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Benzer bu kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı Kurum’dan emekli aylığı almakta iken 04.09.1999 tarihinde ölen A..T..'un ölümünden sonra da 01.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Taraflar arasında davacı Kurum’dan gelir ve aylık almakta olanlara banka şubeleri tarafından yapılacak ödemelerle ilgili olarak 27.09.1984 ve 15.12.2000 tarihli «protokoller» akdedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kimlik tespiti · müterafik kusur · icazet · kusur oranı · ticari faiz · denetime elverişlilik · kusur · zamanaşımı
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasında yapılan 27.09.1984 tarihli ilk «protokolde» her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de, anılan protokolün ödemeler başlıklı 6'ncı maddesi “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu «temsil» eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre «kimlik tespitinden» sonra yapılacağı”, yine 7'nci maddesi “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair, yılda iki kez Mayıs ve Kasım aylarında muhtarlık ilmuhaberinin isteneceği” hükümlerini haiz olup, anılan açık hükümler karşısında davacı tarafından davalı bankanın ödeme şekline ilişkin olarak «icazetinin» bulunup bulunmadığı, bu ödeme türünü benimseyip benimsemediği, benimsemişse buna yönelik olarak kanıtların nelerden ibaret olduğunun mahkemece «denetime elverişli» bir şekilde tartışılmaması doğru görülmediği gibi davacının birinci protokol süresi içinde ATM kartı ile yapılan ödemelerden sonra emeklisi hesabına ödenmek üzere para yatırmasının davacı yönünden yalnızca «müterafik kusur» olarak değerlendirileceğinin dahi nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağı da göz önüne alınarak, somut olayda mahkemece, «zamanaşımı» süresinin dolmadığı kabul edilen alacak miktarı yönünden davacı kurumun müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, var ise «kusur oranlarının» belirlenmesi ile buna göre davalının sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken davalının savunmasında bu hususu belirtmiş olmasına ve bilirkişi raporuna bu yönde yapmış olduğu itirazlara rağmen anılan hususlar üzerinde durulmayarak «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… olduğu, dava dışı sigortalı Ahmet Torun'un ölümünden sonra 04.09.1999-01.11.2004 tarihleri arasında 10.185,67 TL'lik çekim gerçekleştirildiği ancak, davacı tarafın «zamanaşımı» süresini göz önünde bulundurarak 8.718,60 TL olarak talepte bulunduğu ve talebin hesap hareketleri ile doğrulandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.718,60 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4315 E. 2011/15943 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · sahtecilik · illiyet bağı · üçüncü kişi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaEmekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca «müterafik kusurun» mevcudiyetine ilişkin olarak «bilirkişi incelemesi» yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının «üçüncü kişiler» tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında «illiyet bağı» bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla dul aylığı almakta olanın ölümünden sonra, belirlenemeyen «üçüncü kişiler» tarafından bankaya yatırılmış olan maaşların çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11826 E. 2013/17256 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tevzi · itirazın iptali davası · mirasçılık · icra takibine itiraz · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh
Benzer bu kararda… 4-01.03.2007 tarihleri arasında yatan paraların ATM kartı ile hesaptan çekildiği ve hesapta bakiye bir meblağının olmadığının bildirildiğini, dava dışı sigortalının «mirasçılarına» karşı başlatılan «icra takibinin itiraz» üzerine durduğunu, halen mirasçılar aleyhine açılan «itirazın iptali davası» ile ceza davasının devam ettiğini, davalı bankanın somut olaydan ve yersiz olarak çekilen maaş tutarı 7.203,77 TL'den sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişk …
… 1/14086-20820 E.K. sayılı ilamı ile onanmış, dava dosyası kendisine gönderilen mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK gereği somut davada «görevli» mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, aynı yasanın geçici 2. maddesine göre bu kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, «görevsizlik» kararının 05.02.2013 tarihinde kesinleştiği ve 06.02.2013 tarihinde «sulh hukuk» mahkemesine «tevzi» edildiği, HMK’nın 448. maddesine göre bu kanunun zaman bakımından derhal uygulanacağı gerekçesiyle, mahkemelerinin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Sa …
Davalı vekili, dava değeri itibariyle «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 25/3 ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 23/2. maddesi hükmüne göre, «görevsizlik» kararı kanun yoluna gidilmesi sonucu kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı, dosya kendisine gönderilen ve kesinleşen görevsizlik kararında «görevli» olduğu bildirilen mahkemeyi bağlar; o mahkeme, görevsiz olduğu kanısına varsa bile, görevsizlik kararı veremez, davayı görmek zorundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6151 E. 2023/5856 K.
Ortak:protokol · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… unun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği «protokol» hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve b …
Benzer bu karardaDavacı SGK ile davalı Banka arasında «yapılan protokoller» uyarınca davalı banka tarafından davacı Kurumdan aylık alanlara maaşları ödenmekte olup, dosya kapsamına sunulan protokol hükümlerine göre ölümden sonra çekilen maaşlar nedeniyle haksız çekilen maaşların Banka veznesinden mi yoksa kartla mı ödendiği, kartla ödenmiş ise aradan geçen süreç içerisinde Banka kartının «yenilenip» yenilenmediği, yenilenmiş ise ne şekil surette yenileme yapıldığı, davalı Bankanın paranın ilgilisine ödenmesinde gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği ve zararın oluşumunda tam ya da müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı incelenip değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… ğini, ancak yatan paranın davalının ihmali nedeniyle ATM kartı ile hesaptan çekildiğini, parayı çekenler hakkında da dava açıldığını, davalı bankanın ATM kartlarına «son» kullanma süresi koymadığını, ATM cihazlarında kamera sistemini kurmadığını, ayrıca davalı ile müvekkili arasında emekli maaşlarının ödenmesi için «protokol» yapıldığını, protokol ile maaş hesapları için verilen ATM kartlarının bir yıl süreli olacağının belirlendiğini, bu hususların yerine getirilmesi halinde zararın ol …
Davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen «protokolle» üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan tazminini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · yapılandırma protokolü · itirazın iptali davası · kanun yolu · ek prim · mirasçılık · yenileme · iptal davası
Benzer bu kararda… 01.03.2007 tarihli yazı ile sigortalının hesabındaki paraların kuruma iade edilmesi için davalı bankadan istenildiği belirtilmiş ise de; davacı kurumun sigortalının «mirasçılarına» karşı ayrıca yersiz ödemelerin iadesi sebebiyle icra takibine giriştiği, «itirazın iptali davası» sonucunda Sakarya İş Mahkemesinin 2008/1087 E., 2015/74 K. sayılı ilamı ile «görevsizlik» kararı verildiği, eldeki davanın davacı kurumun zarar uğraması «sebebi» ile tazminat isteminden ibaret olduğu, kurumun yersiz ödemleri 01.03.2007 tarihinde öğrendiği, ancak eldeki davanın 02.05.2011 tarihinde açıldığı, tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayarak iki yılın ve herhalde on yılın geçmesiyle «zamanaşımına» uğrayacağı, davalı tarafın süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle d …
Davacı SGK ile davalı Banka arasında «yapılan protokoller» uyarınca davalı banka tarafından davacı Kurumdan aylık alanlara maaşları ödenmekte olup, dosya kapsamına sunulan protokol hükümlerine göre ölümden sonra çekilen maaşlar nedeniyle haksız çekilen maaşların Banka veznesinden mi yoksa kartla mı ödendiği, kartla ödenmiş ise aradan geçen süreç içerisinde Banka kartının «yenilenip» yenilenmediği, yenilenmiş ise ne şekil surette yenileme yapıldığı, davalı Bankanın paranın ilgilisine ödenmesinde gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği ve zararın oluşumunda tam ya da müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı incelenip değerlendirilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmediği.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2017 tarih, 2013/1266 E. ve 2017/1315 K. sayılı kararı ile muris ...'un «mirasçıları» olan Hatice Demir, Ayşe Bucak hakkında Sakarya 3.
… anıkların delil yetersizliğinden beraat etmeleri karşısında davalı bankanın da bir sorumluluğunun bulunmadığı, bankamatik kartını davalı bankanın haksız bir şekilde «mirasçılara» vermediği ve mirasçıların da haksız bir şekilde elinde bulundurduğunun tesbit edilemediği, ayrıca davacı kurumdaki veri güncelliğinin zarara neden olaydan sonraki yıllarda düzene konulduğu, davacı kurumun hak sahibinin sağ olup olmadığını araştırıp maaş ödemesini kesebilecek fiziki ve hukuki imkanlara sahip olduğu ve hukuken bu araştırmayı yapabilecekken ödemeye devam ettiği, bu durumda araştırma yükümlülüğünün ve «kusurun» bankaya isnat edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12114 E. , 2016/3235 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/04/2015 tarih ve 2010/532-2015/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili kurumdan dul aylığı almakta olan 08.12.2001 tarihinde vefat eden....'un 01.01.2002-31.11.2004 tarihleri arası 11.552,09 YTL tutarındaki dul aylıkları ile 2003-2004 yıllarına ait 204,24 YTL vergi iadesi tutarı olmak üzere toplam 11.756,33 YTL'nin haksız ve yersiz olarak davalı ...'nda bulunan hesabından tahsil edildiğini, davalı....'un ....'un vefatından sonra evinde kendisine maaş ödenmiş gibi gösteren tutanakları imzalayan kişi olduğunu, haksız kişilere yapılan ödemeler nedeniyle kurumun zarara uğratıldığını ifade ederek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak suretiyle kurum alacağı 11.756,33 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi yargılama giderleri ve ücreti vekaletle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili;....'un 08/12/2001 tarihinde vefat ettiğini, buna karşın müteveffanın aylıklarının davacı kurum tarafından müşteri hesabına yatırılmaya devam edildiğini, aylıkların müteveffanın torunu... tarafından çekildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı .... vekili;....'un torunu ile birkç kez evine gidip dekont imzalatıp maaş ödemesi yaptığını, iddiaları kabul etmediğini, kaldı ki banka çalışanı olmayıp temizlik elemanı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı sonrası yapılan yargılamaya göre; davalı bankanın gerekli kimlik kontrolü yapmadan vefat eden şahsa ait 01.01.2002 ve 31.11.2004 tarihleri arasında 11.552,09 TL tutarındaki dul aylığı ile 2003-2004 yıllarına ait 204,24 TL vergi iadesi olmak üzere toplam 11.756,33 TL ödeme yaptığı,....'un davalı bankanın çalışanı olmadığı, temizlik işini üstlenen taşeron firmanın çalışanı olduğu, bu durumda paranın ilgilisine ödenmesi hususunda gerekli özen ve denetimi gerçekleştirme yükümlülüğünün davalı bankaya ait olduğu, bu hususta davalının ihmal gösterdiği, davalı...'un böyle bir parayı ödemesinin görevi olmadığı gibi yaptığı eylemin suç olduğuna dair dosyada her hangi bir kararın da bulunmadığı, bu hali ile...'un usulsüz ödemede bir sorumluluğunun bulunmadığı, ...'nın denetim yükümlülüğü bulunsa da, banka gibi kurumsal bir işletmenin yapılan para ödemesinde asgari özeni göstermesi durumunda bile haksız ödemeye sebebiyet verilmeyeceğinden zarar miktarında her hangi bir hakkaniyet indirimi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın, davalı ...
yönünden reddine, davalı ... A.Ş. yönünden kabulü ile 11.756,33 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ili davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ....... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken ölen...’un ölümünden sonra da hesabına yatan paraların çekilmiş olması nedeniyle uğranılan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum’dan dul aylığı almaktayken 08.12.2001 tarihinde ölen....’un ölümünden sonra da 31.11.2004 tarihine kadar hesabına yatırılan aylıkların çekildiği anlaşılmış olup, davacı haksız olarak çekilen miktarlardan dolayı akdedilen protokolle üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmeyen ve asgari dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek, uğradığı zararın davalı bankadan ve banka adına ödeme yapan davalı şahıstan tazminini istemiştir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı bankanın oluşan Kurum zararından dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmış ise de sigortalı 08.12.2001 tarihinde vefat etmiş olup, davacı Kurum tarafından 31.11.2004 tarihine kadar ölen sigortalının hesabına maaş gönderilmeye devam edildiği, sigortalının ölümüne ilişkin olarak davalı bankaya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece ölen sigortalının maaş hesabından haksız olarak ödemelerin yapıldığı davaya konu 01.01.2002-31.11.2004 tarihleri arasındaki dönemde davacı Kurum’un kendi mevzuatı ve çalışma sistemi gereği belli dönemlerde yoklama yapma, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi alma yönünde bir sorumluluğunun olup olmadığının araştırılması, bu yönde bir sorumluluğunun bulunduğunun ve somut olayda bunun ihmal edildiğinin tespiti halinde davacının davalı ile akdettiği protokol hükümlerine dayanarak kendisinin mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalktığını ileri süremeyeceği de göz önüne alınarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması suretiyle davacı Kurum’un somut olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre davalı Bankanın sorumluluğu hakkında bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmayarak ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... A.Ş. yararına BOZULMASINA, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218485500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz