İstirdat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7185 E. 2016/3507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusurla iktisap↗ hamiline yazılı çek↗ yansıtma faturası↗ iktisapta ağır kusur↗ kötü niyetli iktisap↗ faktoring sözleşmesi↗ meşru hamil↗ ciro silsilesi↗ faktoring↗ ağır kusur↗ hırsızlık↗ ticari defter ve kayıtlar↗ alacağın temliki↗ aktif husumet↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ ciro↗ ihtiyati tedbir↗ hamil↗ temlik↗ istirdat↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ kötüniyet↗ kusur↗ eksik inceleme↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece hırsızlık olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte ihtiyati tedbir kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli fatura konusu alacağın temlik alındığı, fatura değeri ile çek bedellerinin uyumlu olup, ciro silsilesinin görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23/10/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin istirdadı ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir. Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin meşru hamili olduğunu, bir başka deyimle davada aktif husumete ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur. Ayrıca, Faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesinde belirtildiği üzere, faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca (.....) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Yönetmelik hükmünden de anlaşılacağı üzere, sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olması bu durumu değiştirmez. Mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerekli olduğu açıktır.
Somut olayda, davacı şirketin yetkilisinin çantasından çalınan davaya konu üç adet müşteri çeklerinin davalı faktoring şirketi ile dava dışı ..... arasındaki 29.07.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı şirketin ..... adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine temliki nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Davacı mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazında, faktöring işlemi için düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturaya konu malların .....’e teslim edilip edilmediği hususlarının araştırılması için dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu itibarla mahkemece, açıklanan hususlar ve davacının iddiası gereğince, davaya konu çeklere dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçevede dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5764 E. 2024/4214 K.
Ortak:yansıtma faturası · kötü niyetli iktisap · faktoring sözleşmesi · meşru hamil · ciro silsilesi · faktoring · ağır kusur · hırsızlık · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Somut olayda, davacı şirketin yetkilisinin çantasından çalınan davaya konu üç adet müşteri çeklerinin davalı «faktoring» şirketi ile dava dışı ..... arasındaki 29.07.2010 tarihli «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak, dava dışı şirketin ..... adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine «temliki» nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Benzer bu karardaTasarım şirketi olduğu, onun da çeki STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel'den «ciro» yoluyla aldığının görüldüğü, yani «fatura» ile çeklerin uyumlu olup «temlik» işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çekleri iktisapta ağır kusurlu olmadığı gibi «kötüniyetli» de olmadığını, «faktoring sözleşmesinin» 29.07.2010 tarihinde yani iddia edilen çalıntı olayından 5 ay önce yapıldığını, dava konusu çeklerin ise 22.12.2010 tarihli faturaya istinaden 29.12.2010 tarihinde temlik alındığını, davacının İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevaba cevap dilekçesinin ilk sayfasının «son» paragrafında, çalıntı olayını 30.12.2010 tarihinde faktoring derneğine bildirdiğini beyan ettiğini, davacının bu beyanının esas alındığında müvekkilinin çeki iktisap ettiği 29.12.2010 tarihinde derneğe yapılmış bir bildirim olmadığının ortaya çıkacağını, çekteki «ciro silsilesinde» de bir kopukluk da bulunmadığına göre müvekkilinin «iyiniyetli» «yetkili hamil» olduğunu, somut olaya konu alacağı tevsik eden fatura ise «irsaliyeli fatura» olduğundan faturanın taraflarından mal «teslimine» yönelik ayrıca bir belge alınmasına gerek duyulmadığını, fatura taraflarının yargılandığı ceza kararı ile birlikte, çekteki alacağı tevsik eden faturanın tarafları …
Şti'nden alındığı, bu şirketle davalı arasında «faktoring sözleşmesi» düzenlenerek adı geçen şirketin STM Kimya Paz.
Endüstriyel Tasarım Ltd.Şti. arasındaki 29.07.2010 tarihli «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak, dava dışı şirketin STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine «temliki» nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · yetkili hamil · irsaliye · sahtecilik · iyiniyet · dolandırıcılık · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTasarım şirketi olduğu, onun da çeki STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel'den «ciro» yoluyla aldığının görüldüğü, yani «fatura» ile çeklerin uyumlu olup «temlik» işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çekleri iktisapta ağır kusurlu olmadığı gibi «kötüniyetli» de olmadığını, «faktoring sözleşmesinin» 29.07.2010 tarihinde yani iddia edilen çalıntı olayından 5 ay önce yapıldığını, dava konusu çeklerin ise 22.12.2010 tarihli faturaya istinaden 29.12.2010 tarihinde temlik alındığını, davacının İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevaba cevap dilekçesinin ilk sayfasının «son» paragrafında, çalıntı olayını 30.12.2010 tarihinde faktoring derneğine bildirdiğini beyan ettiğini, davacının bu beyanının esas alındığında müvekkilinin çeki iktisap ettiği 29.12.2010 tarihinde derneğe yapılmış bir bildirim olmadığının ortaya çıkacağını, çekteki «ciro silsilesinde» de bir kopukluk da bulunmadığına göre müvekkilinin «iyiniyetli» «yetkili hamil» olduğunu, somut olaya konu alacağı tevsik eden fatura ise «irsaliyeli fatura» olduğundan faturanın taraflarından mal «teslimine» yönelik ayrıca bir belge alınmasına gerek duyulmadığını, fatura taraflarının yargılandığı ceza kararı ile birlikte, çekteki alacağı tevsik eden faturanın tarafları …
Ceza Dairesinin 2021/1721 E.- 2022/245 K. sayılı 04.02.2022 tarihli ilamı ile sanıklar hakkında nitelikli «dolandırıcılık» ve resmi evrakta «sahtecilik» suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedildiği ve istinaf ilamının «kesin» olduğu, davacı şirketin «ticari defter» ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporları ile kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kapsamı nazara alındığında ve çeklerdeki «ciro silsileleri» itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790 ıncı maddesi gereğince davacı şirketin çeklerin yetkili ve «meşru hamili» olduğu, çeklerin ellerinden «rıza» hilafına çıktığı hususlarını ispat ettiği, kesinleşen ceza mahkemesi dosyası içeriğine göre, ticari ilişkiye dair herhangi bir belge bulunamadığı, ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/660 E.-2018/284 K. sayılı ceza dava dosyasında, dava konusu çeklerin de yer aldığı bir kısım çekler ile ilgili, davalı ile «faktoring sözleşmesi» yapan şirket yetkilisi Kürşat Akdoğan ve çeklerde cirosu bulunan ve adına «fatura» düzenlenen STM Kimya Paz Tic Tevfik Bilgel hakkında yapılan yargılama sonucunda sanıkların nitelikli «dolandırıcılık» ve resmi evrakta «sahtecilik» suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21.
Tasarım şirketi yetkililerin birlikte hareket ederek müvekkili şirketi resmi evrakta «sahtecilik» yapmak suretiyle «dolandırdıklarının» sabit hale geldiğini, iki tarafın birbiriyle anlaşarak aralarında sahte «fatura» ve belgeler tanzim etmeleri halinde, bu faturanın gerçek bir alacağa dayanmadığını tespit edebilmenin imkânsız olduğunu, çalıntı olayının gerçekleşmesinde davacı şirket yetkilisinin «ağır kusuru» bulunduğunu, bu kadar büyük meblağlı çekleri kasada saklamak yerine üzerinde taşımasının ağır bir kusur olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18479 E. 2015/3740 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek · kötüniyet
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi "Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü haizdir.
Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle «ciro» edilmesi sebebiyle yasal «hamilin» davacı şirket olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «çekin istirdatına» karar verilmiştir.
Bu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · yetkili hamil · ciranta · ispat yükü
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.
Şti'nden sonra «ciranta» olduğu, davalının çeki alacağına karşılık aldığı yönündeki savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalıya düştüğü, davalının bu durumu ispat edemediği, buna karşılık davacı «defterlerine» göre çekin davacı ile dava dışı ...
Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle «ciro» edilmesi sebebiyle yasal «hamilin» davacı şirket olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «çekin istirdatına» karar verilmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi uyarınca «çekin istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Çekin istirdadı | Çeklerin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6075 E. 2011/16057 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · meşru hamil · ağır kusur · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin «meşru hamili» olduğunu, bir başka deyimle davada «aktif husumete» ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında «kötüniyetli» ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur.
Benzer bu karardaAncak, TTK'nun 704. maddesinde "Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür.
Davacı vekili, dava konusu çeklerin «zayi» edildiğini, davalının haksız ve «kötüniyetli hamil» olduğunu iddia etmiş, davalı ise «meşru hamil» olduğunu savunmuştur.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyetli hamil · çekin istirdadı · mücerretlik · yetkili hamil · kıymetli evrak · zayi · ispat yükü · dava sebebi
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava konusu çeklerin «zayi» edildiğini, davalının haksız ve «kötüniyetli hamil» olduğunu iddia etmiş, davalı ise «meşru hamil» olduğunu savunmuştur.
Aksi halin kabulü «kıymetli evrakın» "«mücerretlik»" ilkesini ortadan kaldırır.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece «ispat yükü» davacıda olduğu halde davalının iktisap «sebebini» ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11486 E. 2014/17752 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · ciro · hamil · istirdat · çek · kusur
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla «çek» bedelinin «istirdadı» talebi yönünden davanın konusuz kaldığı kabul edilemeyeceğinden TTK'nın 704. maddesinin “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle mükellef olduğu " na ilişkin hükmü göz önünde bulundurularak, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması ve çek bedelinin istirdadı talebinin buna gör …
Mahkemece, her ne kadar «çek» bedelinin ödenmiş olması nedeniyle, ikinci talep olan çek bedelinin «istirdadı» yönünden davanın konusuz kaldığı kabul edilmiş ise de, bu konudaki dava, ancak davacıya yapılan ödemeyle konusuz kalacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil
Benzer bu karardaBu itibarla «çek» bedelinin «istirdadı» talebi yönünden davanın konusuz kaldığı kabul edilemeyeceğinden TTK'nın 704. maddesinin “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle mükellef olduğu " na ilişkin hükmü göz önünde bulundurularak, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması ve çek bedelinin istirdadı talebinin buna gör …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9609 E. 2013/23035 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · hırsızlık · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek · kötüniyet
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6762 Sayılı TTK'nın 704. maddesi "Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü haizdir.
Bu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çekin davacı şirketin iş yerinde gerçekleşen «hırsızlıkta» diğer çeklerle birlikte çalındığını, çekin üzerinde davacı şirketin adı bulunmamaktaysa da, çekin davacı şirket tarafından tanzim edilen «tahsilat makbuzu» ile dava dışı firmadan alındığı, çekin davacı şirketin yevmiye «defterinde» kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile çekin davacı şirkete verilmesine («istirdatına») karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · tahsilat makbuzu · yetkili hamil · ispat yükü
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «ispat yükü», çekin «yetkili hamili» olduğunu ve çekin «rızası» hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çekin davacı şirketin iş yerinde gerçekleşen «hırsızlıkta» diğer çeklerle birlikte çalındığını, çekin üzerinde davacı şirketin adı bulunmamaktaysa da, çekin davacı şirket tarafından tanzim edilen «tahsilat makbuzu» ile dava dışı firmadan alındığı, çekin davacı şirketin yevmiye «defterinde» kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile çekin davacı şirkete verilmesine («istirdatına») karar verilmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi uyarınca «çekin istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1670 E. 2011/11000 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · ciro · hamil · istirdat · ticari defter · çek
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, TTK'nun 704. maddesinde, “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle mükelleftir." düzenlemesi mevcuttur.
… konusu çekin davalıya verildiğinin yazılı olduğu, trafik kayıtlardan sözleşmede bahsi geçen aracın dava dışı başka bir şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, davalının «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» edemediği, «protokole» konu aracın dört aylık kullanım bedelinin 4.550 TL olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının «iyiniyetli» olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle «istirdat» davasına dönüşen davanın kabulüne, 6.250 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 704. maddesine dayalı, «çek» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · yetkili hamil · kıymetli evrak · kötüniyet tazminatı · iyiniyet · ispat yükü · protokol · yasal faiz
Benzer bu kararda… konusu çekin davalıya verildiğinin yazılı olduğu, trafik kayıtlardan sözleşmede bahsi geçen aracın dava dışı başka bir şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, davalının «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» edemediği, «protokole» konu aracın dört aylık kullanım bedelinin 4.550 TL olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalının «iyiniyetli» olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle «istirdat» davasına dönüşen davanın kabulüne, 6.250 TL'nin 05.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatına» yer olmadığına karar verilmiştir.
Aksi halin kabulü «kıymetli evrakın» “«mücerretlik»” ilkesini ortadan kaldırır.
Açıklanan kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu da kanıtlaması gerekip, çeki elinde bulunduran davalı yeni hamil, çeki edinme nedenini kanıtlamakla yükümlü değildir.
Bu itibarla, somut olayda mahkemece, «ispat yükünün» tersine çevrilerek davalıya davaya konu çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü getirilmiş olması ve davalının da bu hususu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9178 E. 2013/3024 K.
Ortak:kötü niyetli iktisap · eş rızası · ciro · hamil · istirdat · çek · kötüniyet · kusur
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Benzer bu karardaMahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 704'üncü maddesinde “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” hükmü düzenlenmiş; temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792 inci maddesinde de aynı doğrultuda “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” düzenlemesine yer verilmiştir. belirtilen kanun hükümleri uyarınca bu davada, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Dava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmış; mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. olan 5.553,83 TL tutarlı «çekin istirdatına» ve davacıya «teslimine», «çek» bedelinin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · çek istirdadı · mücerretlik · istirdat davası · yetkili hamil · ispat külfeti
Benzer bu karardaDava, «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, «yetkili hamili» olduğu çekin «rızası» dışında elinden çıktığını ileri sürerek haklı bir neden olmaksızın çeki elinde bulunduran davalıya karşı «istirdat davası» açmış; mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş. olan 5.553,83 TL tutarlı «çekin istirdatına» ve davacıya «teslimine», «çek» bedelinin ödenmesi halinde çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 704'üncü maddesinde “Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702'nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” hükmü düzenlenmiş; temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 792 inci maddesinde de aynı doğrultuda “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek sözkonusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür” düzenlemesine yer verilmiştir. belirtilen kanun hükümleri uyarınca bu davada, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Aksi halin kabulü kıymatli evrakın “«mücerretlik»” ilkesini ortadan kaldırır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12518 E. 2010/6618 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · kötü niyetli iktisap · ciro silsilesi · ağır kusur · eş rızası · ciro · hamil · istirdat
İncelediğiniz karardaZaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir.
Mahkemece «hırsızlık» olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte «ihtiyati tedbir» kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli «fatura» konusu «alacağın temlik» alındığı, fatura değeri ile «çek» bedellerinin uyumlu olup, «ciro silsilesinin» görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna …
Dava, «rıza» hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin «istirdadı» ve ödenen «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 704. maddesi “Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre isbat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusura» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir” hükmünü haizdir.
Somut olayda, davaya konu çekler emre yazılı olup, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinin» görünüşte kopuk olmaması gerekir.
Dava, çekin «rıza» hilafına elden çıktığı iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · ciranta · lehtar
Benzer bu karardaLehtar olan davacı çeklerdeki ilk «cironun» kendisine ait olmadığını, bir başka şirketin kaşesinin basılı olduğunu ileri sürmüş olup, gerçekten de dosya içindeki «çek» fotokopilerinden de anlaşıldığı üzere çeklerin «lehtarının» davacı şirket olan ...GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. olduğu halde ilk «cirantası» olarak ...
Somut olayda, davaya konu çekler emre yazılı olup, davalının «yetkili hamil» olması için «ciro silsilesinin» görünüşte kopuk olmaması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7185 E. , 2016/3507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 gün ve 2011/151-2013/86 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/10/2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkilisinin çantasından 28/12/2010 tarihinde yapılan hırsızlık sonucu toplam 32 adet çekin çalındığını, olayın ertesi günü zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını ve mahkemece ödemeden men kararı verildiğini, iptal davasına konu çeklerden bir kısmının davalının elinde olduğunu, davalının bu çekleri iktisap ederken kötü niyetli olduğunu ve/veya ağır kusurlu davrandığını ileri sürerek, dava konusu çeklerin istirdadı ile müvekkiline teslimine, ayrıca haksız olarak davalı tarafından tahsil olunan 17.500,00 TL'nin fer'ileriyle birlikte İİK'nın 72. maddesi uyarınca istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çekleri kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmediğini, yetkili ve meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece hırsızlık olayının 28/12/2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29/12/2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte ihtiyati tedbir kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30/12/2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29/12/2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ....nden alındığı, bu şirketle davalı arasında Faktoring Sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin .... adına düzenlendiği 22/12/2010 tarihli fatura konusu alacağın temlik alındığı, fatura değeri ile çek bedellerinin uyumlu olup, ciro silsilesinin görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23/10/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin istirdadı ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir. Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin meşru hamili olduğunu, bir başka deyimle davada aktif husumete ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur.
Ayrıca, Faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesinde belirtildiği üzere, faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca (.....) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Yönetmelik hükmünden de anlaşılacağı üzere, sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olması bu durumu değiştirmez.
Mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerekli olduğu açıktır.
Somut olayda, davacı şirketin yetkilisinin çantasından çalınan davaya konu üç adet müşteri çeklerinin davalı faktoring şirketi ile dava dışı ..... arasındaki 29.07.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı şirketin ..... adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine temliki nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Davacı mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazında, faktöring işlemi için düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturaya konu malların .....’e teslim edilip edilmediği hususlarının araştırılması için dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, açıklanan hususlar ve davacının iddiası gereğince, davaya konu çeklere dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçevede dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218008200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz