6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat | Alacak | İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5764 E. 2024/4214 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ağır kusurla iktisap hamiline yazılı çek yansıtma faturası irsaliyeli fatura iktisapta ağır kusur ödemeden men kararı kötü niyetli iktisap faktoring sözleşmesi meşru hamil zayi nedeniyle çek iptali çek iptali davası ciro silsilesi faktoring ağır kusur yetkili hamil çek iptali irsaliye hırsızlık ticari defter ve kayıtlar sahtecilik alacağın temliki ticari defter kayıtları aktif husumet iyiniyet kambiyo senedi eş rızası ciro zayi ihtiyati tedbir dolandırıcılık hamil iptal davası temlik sulh hukuk mahkemesi istirdat ticari defter fatura sulh çek kötüniyet kusur eksik inceleme yükleten (shipper) teslim kesin hüküm husumet e-defter i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 74 · HMK · TTK — TTK 704TTK 790 · İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hırsızlık olayının 28.12.2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29.12.2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte ihtiyati tedbir kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30.12.2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29.12.2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ... Tasarım Ltd. Şti'nden alındığı, bu şirketle davalı arasında faktoring sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin STM Kimya Paz. Tic. Şti. adına düzenlendiği 22.12.2010 tarihli fatura konusu alacağın temlik alındığı, fatura değeri ile çek bedellerinin uyumlu olup, ciro silsilesinin görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2014 tarihli kararı ile onanmış, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 31.03.2016 tarih, 2015/7185 E.- 2016/3507 K. sayılı kararıyla; "Zaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir. Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin meşru hamili olduğunu, bir başka deyimle davada aktif husumete ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur. Ayrıca, Faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesinde belirtildiği üzere, faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca (BDDK) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Yönetmelik hükmünden de anlaşılacağı üzere, sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olması bu durumu değiştirmez. Mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerekli olduğu açıktır.

Somut olayda, davacı şirketin yetkilisinin çantasından çalınan davaya konu üç adet müşteri çeklerinin davalı ... ile dava dışı ... Endüstriyel Tasarım Ltd.Şti. arasındaki 29.07.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı şirketin STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine temliki nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Davacı mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazında, faktöring işlemi için düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturaya konu malların STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel’e teslim edilip edilmediği hususlarının araştırılması için dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu itibarla mahkemece, açıklanan hususlar ve davacının iddiası gereğince, davaya konu çeklere dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçevede dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

" gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/660 E.-2018/284 K. sayılı ceza dava dosyasında, dava konusu çeklerin de yer aldığı bir kısım çekler ile ilgili, davalı ile faktoring sözleşmesi yapan şirket yetkilisi Kürşat Akdoğan ve çeklerde cirosu bulunan ve adına fatura düzenlenen STM Kimya Paz Tic Tevfik Bilgel hakkında yapılan yargılama sonucunda sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 2021/1721 E.- 2022/245 K. sayılı 04.02.2022 tarihli ilamı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedildiği ve istinaf ilamının kesin olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporları ile kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kapsamı nazara alındığında ve çeklerdeki ciro silsileleri itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790 ıncı maddesi gereğince davacı şirketin çeklerin yetkili ve meşru hamili olduğu, çeklerin ellerinden rıza hilafına çıktığı hususlarını ispat ettiği, kesinleşen ceza mahkemesi dosyası içeriğine göre, ticari ilişkiye dair herhangi bir belge bulunamadığı, ... Endüstriyel Tasarım ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme raporu ile firmalar arasında ticari ilişkinin (mal veya hizmet alım satımı) varlığının tespit edilmediği, çeklerin şirket aktif hesaplarında varlığı tespit edilmediği, firmalar arasında borç/alacak varlığı tespit edilmediği, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek aynı suç işleme kastı altında sahte ve çalıntı olduklarını bildikleri ve hangi şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan yargılamaya konu çekleri ciro ederek ve katılan ... ile hukuki sözleşme çerçevesinde çekleri piyasaya sürerek kendileri yararına, katılan ... firması zararına olmak üzere çeklerin toplam tutarları kadar haksız menfaat sağladıkları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereği, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının ve kabul edilen maddi vakıaların hukuk mahkemesini bağladığı, somut olayda, davalı ... şirketinin tevsik edici belge mahiyetindeki fatura ile çeklerde yer alan ciro silsilesinin birbiriyle uyumlu olması ile yetinmeyerek, çeklerin gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olup olmadığı yönünden araştırma yapmasının zorunlu olduğu, ancak davalı şirketin kendisine temlik edilen faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve dava konusu çeklerin bu faturadan doğan alacağa istinaden ... şirketine verilip verilmediğine dair fatura borçlusu görünen STM Kimya Tic. —Tevfik Bilgel'den teyit aldığına ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir delil bulunmadığı, davalı şirketin kendi müşterisinin beyanı ile yetindiği, ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almadığı ve bir faktoring kuruluşu olarak çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faktoring şirketlerinin yükümlülüğünü ağırlaştıran kanun ve yönetmeliklerin dava konusu çeklerin alınmasından çok sonra yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin çeklerin temlik aldığı tarihte yürürlükte olmayan bir kanuna veya yönetmeliğe uygun hareket etmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığını araştırmadığından bahisle ağır kusurlu olduğunun söylenemeyeceğini, davalı şirketin yükümlülüğünün çekteki alacağı fatura ile tevsik etme ve çek ile faturanın uyumlu olup olmadığını kontrol etmekten ibaret olduğunu, bu hususa yönelik yargı kararlarının bulunduğunu, dava konusu 3 adet çekin 22.12.2010 tarihli 21458 seri nolu 29.500,00 TL bedelli 1 adet faturaya istinaden temlik alındığını, faturanın taraflarının ise ; ... Tasarım şirketi ile STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel olduğunu, çeklerdeki ciro silsilesinden de; müvekkilinin müşterisinin ... Tasarım şirketi olduğu, onun da çeki STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel'den ciro yoluyla aldığının görüldüğü, yani fatura ile çeklerin uyumlu olup temlik işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çekleri iktisapta ağır kusurlu olmadığı gibi kötüniyetli de olmadığını, faktoring sözleşmesinin 29.07.2010 tarihinde yani iddia edilen çalıntı olayından 5 ay önce yapıldığını, dava konusu çeklerin ise 22.12.2010 tarihli faturaya istinaden 29.12.2010 tarihinde temlik alındığını, davacının İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevaba cevap dilekçesinin ilk sayfasının son paragrafında, çalıntı olayını 30.12.2010 tarihinde faktoring derneğine bildirdiğini beyan ettiğini, davacının bu beyanının esas alındığında müvekkilinin çeki iktisap ettiği 29.12.2010 tarihinde derneğe yapılmış bir bildirim olmadığının ortaya çıkacağını, çekteki ciro silsilesinde de bir kopukluk da bulunmadığına göre müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, somut olaya konu alacağı tevsik eden fatura ise irsaliyeli fatura olduğundan faturanın taraflarından mal teslimine yönelik ayrıca bir belge alınmasına gerek duyulmadığını, fatura taraflarının yargılandığı ceza kararı ile birlikte, çekteki alacağı tevsik eden faturanın tarafları olan STM Kimya şirketi ile ... Tasarım şirketi yetkililerin birlikte hareket ederek müvekkili şirketi resmi evrakta sahtecilik yapmak suretiyle dolandırdıklarının sabit hale geldiğini, iki tarafın birbiriyle anlaşarak aralarında sahte fatura ve belgeler tanzim etmeleri halinde, bu faturanın gerçek bir alacağa dayanmadığını tespit edebilmenin imkânsız olduğunu, çalıntı olayının gerçekleşmesinde davacı şirket yetkilisinin ağır kusuru bulunduğunu, bu kadar büyük meblağlı çekleri kasada saklamak yerine üzerinde taşımasının ağır bir kusur olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin istirdadı ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7185 E. 2016/3507 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/412 E. 2014/3960 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11381 E. 2014/17990 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5764 E.  ,  2024/4214 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2016/522 Esas, 2023/535 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket yetkilisinin çantasından 28.12.2010 tarihinde yapılan hırsızlık sonucu toplam 32 adet çekin çalındığını, olayın ertesi günü zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığını ve mahkemece ödemeden men kararı verildiğini, iptal davasına konu çeklerden bir kısmının davalının elinde olduğunu, davalının bu çekleri iktisap ederken kötü niyetli olduğunu ve/veya ağır kusurlu davrandığını ileri sürerek, dava konusu çeklerin istirdadı ile müvekkiline teslimine, ayrıca haksız olarak davalı tarafından tahsil olunan 17.500,00 TL'nin fer'ileriyle birlikte İİK'nın 72. maddesi uyarınca istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin çekleri kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmediğini, yetkili ve meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hırsızlık olayının 28.12.2010 tarihinde meydana geldiği, iptal davasının 29.12.2010 tarihinde ikame edildiği, aynı tarihte ihtiyati tedbir kararı alınarak bu kararın muhatap bankalara 30.12.2010 tarihinde bildirildiği, davalının ise dava konusu çekleri bu bildirimden önce 29.12.2010 tarihinde iktisap ettiği, davanın dayanağını oluşturan çeklerin dava dışı ... Tasarım Ltd. Şti'nden alındığı, bu şirketle davalı arasında faktoring sözleşmesi düzenlenerek adı geçen şirketin STM Kimya Paz. Tic. Şti. adına düzenlendiği 22.12.2010 tarihli fatura konusu alacağın temlik alındığı, fatura değeri ile çek bedellerinin uyumlu olup, ciro silsilesinin görünüşte düzgün bulunduğu, somut olayda, davalının davaya konu çekleri kötü niyetle ya da ağır kusurlu olarak iktisap ettiği hususlarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2014 tarihli kararı ile onanmış, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 31.03.2016 tarih, 2015/7185 E.- 2016/3507 K. sayılı kararıyla; "Zaman bakımından uygulanması gereken TTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir. Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin meşru hamili olduğunu, bir başka deyimle davada aktif husumete ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur.

Ayrıca, Faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesinde belirtildiği üzere, faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca (BDDK) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Yönetmelik hükmünden de anlaşılacağı üzere, sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olması bu durumu değiştirmez.

Mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerekli olduğu açıktır.

Somut olayda, davacı şirketin yetkilisinin çantasından çalınan davaya konu üç adet müşteri çeklerinin davalı ... ile dava dışı ... Endüstriyel Tasarım Ltd.Şti. arasındaki 29.07.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak, dava dışı şirketin STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel adına tanzim ettiği 22.12.2010 tarihli faturadan kaynaklanan 29.500 TL tutarındaki alacağının kendisine temliki nedeniyle, davalı yanca 29.12.2010 tarihli bordro uyarınca iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Davacı mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazında, faktöring işlemi için düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığını, faturaya konu malların STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel’e teslim edilip edilmediği hususlarının araştırılması için dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Bu itibarla mahkemece, açıklanan hususlar ve davacının iddiası gereğince, davaya konu çeklere dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçevede dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2014 gün ve 2013/15281-2014/16360 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

" gerekçesiyle karar davacı yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/660 E.-2018/284 K. sayılı ceza dava dosyasında, dava konusu çeklerin de yer aldığı bir kısım çekler ile ilgili, davalı ile faktoring sözleşmesi yapan şirket yetkilisi Kürşat Akdoğan ve çeklerde cirosu bulunan ve adına fatura düzenlenen STM Kimya Paz Tic Tevfik Bilgel hakkında yapılan yargılama sonucunda sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 2021/1721 E.- 2022/245 K. sayılı 04.02.2022 tarihli ilamı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedildiği ve istinaf ilamının kesin olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporları ile kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı kapsamı nazara alındığında ve çeklerdeki ciro silsileleri itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790 ıncı maddesi gereğince davacı şirketin çeklerin yetkili ve meşru hamili olduğu, çeklerin ellerinden rıza hilafına çıktığı hususlarını ispat ettiği, kesinleşen ceza mahkemesi dosyası içeriğine göre, ticari ilişkiye dair herhangi bir belge bulunamadığı, ...

Endüstriyel Tasarım ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme raporu ile firmalar arasında ticari ilişkinin (mal veya hizmet alım satımı) varlığının tespit edilmediği, çeklerin şirket aktif hesaplarında varlığı tespit edilmediği, firmalar arasında borç/alacak varlığı tespit edilmediği, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek aynı suç işleme kastı altında sahte ve çalıntı olduklarını bildikleri ve hangi şekilde ele geçirildiği anlaşılamayan yargılamaya konu çekleri ciro ederek ve katılan ... ile hukuki sözleşme çerçevesinde çekleri piyasaya sürerek kendileri yararına, katılan ... firması zararına olmak üzere çeklerin toplam tutarları kadar haksız menfaat sağladıkları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereği, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının ve kabul edilen maddi vakıaların hukuk mahkemesini bağladığı, somut olayda, davalı ...

şirketinin tevsik edici belge mahiyetindeki fatura ile çeklerde yer alan ciro silsilesinin birbiriyle uyumlu olması ile yetinmeyerek, çeklerin gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olup olmadığı yönünden araştırma yapmasının zorunlu olduğu, ancak davalı şirketin kendisine temlik edilen faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve dava konusu çeklerin bu faturadan doğan alacağa istinaden ... şirketine verilip verilmediğine dair fatura borçlusu görünen STM Kimya Tic. —Tevfik Bilgel'den teyit aldığına ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir delil bulunmadığı, davalı şirketin kendi müşterisinin beyanı ile yetindiği, ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almadığı ve bir faktoring kuruluşu olarak çeklerin iktisabında ağır kusurlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faktoring şirketlerinin yükümlülüğünü ağırlaştıran kanun ve yönetmeliklerin dava konusu çeklerin alınmasından çok sonra yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin çeklerin temlik aldığı tarihte yürürlükte olmayan bir kanuna veya yönetmeliğe uygun hareket etmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle de müvekkilinin faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığını araştırmadığından bahisle ağır kusurlu olduğunun söylenemeyeceğini, davalı şirketin yükümlülüğünün çekteki alacağı fatura ile tevsik etme ve çek ile faturanın uyumlu olup olmadığını kontrol etmekten ibaret olduğunu, bu hususa yönelik yargı kararlarının bulunduğunu, dava konusu 3 adet çekin 22.12.2010 tarihli 21458 seri nolu 29.500,00 TL bedelli 1 adet faturaya istinaden temlik alındığını, faturanın taraflarının ise ;

... Tasarım şirketi ile STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel olduğunu, çeklerdeki ciro silsilesinden de; müvekkilinin müşterisinin ... Tasarım şirketi olduğu, onun da çeki STM Kimya Tic-Tevfik Bilgel'den ciro yoluyla aldığının görüldüğü, yani fatura ile çeklerin uyumlu olup temlik işleminin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çekleri iktisapta ağır kusurlu olmadığı gibi kötüniyetli de olmadığını, faktoring sözleşmesinin 29.07.2010 tarihinde yani iddia edilen çalıntı olayından 5 ay önce yapıldığını, dava konusu çeklerin ise 22.12.2010 tarihli faturaya istinaden 29.12.2010 tarihinde temlik alındığını, davacının İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu cevaba cevap dilekçesinin ilk sayfasının son paragrafında, çalıntı olayını 30.12.2010 tarihinde faktoring derneğine bildirdiğini beyan ettiğini, davacının bu beyanının esas alındığında müvekkilinin çeki iktisap ettiği 29.12.2010 tarihinde derneğe yapılmış bir bildirim olmadığının ortaya çıkacağını, çekteki ciro silsilesinde de bir kopukluk da bulunmadığına göre müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, somut olaya konu alacağı tevsik eden fatura ise irsaliyeli fatura olduğundan faturanın taraflarından mal teslimine yönelik ayrıca bir belge alınmasına gerek duyulmadığını, fatura taraflarının yargılandığı ceza kararı ile birlikte, çekteki alacağı tevsik eden faturanın tarafları olan STM Kimya şirketi ile ...

Tasarım şirketi yetkililerin birlikte hareket ederek müvekkili şirketi resmi evrakta sahtecilik yapmak suretiyle dolandırdıklarının sabit hale geldiğini, iki tarafın birbiriyle anlaşarak aralarında sahte fatura ve belgeler tanzim etmeleri halinde, bu faturanın gerçek bir alacağa dayanmadığını tespit edebilmenin imkânsız olduğunu, çalıntı olayının gerçekleşmesinde davacı şirket yetkilisinin ağır kusuru bulunduğunu, bu kadar büyük meblağlı çekleri kasada saklamak yerine üzerinde taşımasının ağır bir kusur olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan çeklerin istirdadı ve ödenen çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075540300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.