Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3644 E. 2016/1535 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ kısıtlılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ içtihadı birleştirme kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti kısıtlı kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların kişilik haklarının zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci kez alınan uçak bileti bedeli 320 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, müvekkili ...'in daha önce geçirdiği kaza sonucu sağ ayağını bükemediğini, davalının uçuş güvenliğini tehlikeye sokacağı gerekçesiyle davacıyı uçağa almadığını ileri sürerek, davacı ... ve eşi ... yönünden manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davacı ... için 40.000 TL, eş için de 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, şahsiyet hakları hukuka aykırı bir biçimde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebilir. Somut olayda, davacı eş ... manevi üzüntüye kapılmakla beraber, şahsiyet hakları zedelenmemiştir.
Bu itibarla, 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki manevi tazminat koşulların oluşmadığı nazara alınarak, davacı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun kişilik haklarına bir saldırı olduğu kabul edilmiştir. Bu haliyle, mahkemece davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, duyulan elem, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16055 E. 2015/1258 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kusur
Benzer bu kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15273 E. 2016/6641 K.
Ortak:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · kısıtlılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti «kısıtlı» kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların «kişilik haklarının» zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci …
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… n yaptığı 01/07/2011 tarihli sözleşmedeki 16.000,00 TL bedeli alamadığı ve maddi zarara uğradığı, davacının seyahat etme özgürlüğünün davalının uygulaması nedeniyle «kısıtlanarak» davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı, davacının sunduğu akitte yazılı bedelin 16.000,00 TL olduğu, davacının bu bedeli güreş yapması halinde kazanacağı ancak, yetişemediği için güreş yapamadığı nazara alınarak «hakkaniyet» gereği akitteki bedelde %50 oranında indirim yapılarak ve 135.000 TL noter gideri de «dahil» edilerek 8.135,77 TL maddi zarar ve 2.000,00 TL manevi zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, hükmedilen maddi ve manevi tazminat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenkis · hakkaniyet · taşıma sözleşmesi · maddi tazminat · kusur · dahili dava · ibraz
Benzer bu kararda… kanı ile imzalamış olduğu sözleşme gereğini yerine getiremediğinden sözleşme bedeli olan 16.000,00 TL'nin kendisine ödenmediğinin iddia edilmesi karşısında, dosyaya «ibraz» edilen sözleşme metni ve tanık beyanlarından, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu bedelin davacıya ödenmediği anlaşıldığından, talep doğrultusunda sözleşme bedelinin de «maddi tazminat» olarak davacıya verilmesi yönünde karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile anılan bedelde %50 «tenkise» gidilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… n yaptığı 01/07/2011 tarihli sözleşmedeki 16.000,00 TL bedeli alamadığı ve maddi zarara uğradığı, davacının seyahat etme özgürlüğünün davalının uygulaması nedeniyle «kısıtlanarak» davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı, davacının sunduğu akitte yazılı bedelin 16.000,00 TL olduğu, davacının bu bedeli güreş yapması halinde kazanacağı ancak, yetişemediği için güreş yapamadığı nazara alınarak «hakkaniyet» gereği akitteki bedelde %50 oranında indirim yapılarak ve 135.000 TL noter gideri de «dahil» edilerek 8.135,77 TL maddi zarar ve 2.000,00 TL manevi zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, hükmedilen maddi ve manevi tazminat …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu haliyle, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, tarafların olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında az bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6475 E. 2013/20978 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti «kısıtlı» kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların «kişilik haklarının» zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci …
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · yasal faiz · kusur · dava sebebi · temsil · husumet
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile «temsilde» yanılma nedeniyle ...'ne «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra davanın THY A.O.'ya yöneltilmek suretiyle bu yanılgının giderilmesinin mümkün olmasına, ancak THY A.O.'nun vekaleti dosyaya sunularak, bu ticari şirketi temsilen cevap dilekçesi verilip, dava takip edilip, husumet kabul edilmekle davanın yeniden THY A.O'na yöneltilmesine gerek olmayacağının değerlendirilerek, yargılamanın THY A.O.'na karşı yürütülmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, öte yandan, karar başlığında davalı olarak ... yazılmasının «maddi hataya» dayalı olduğu ve bu itibarla, mahkemece düzeltilmesi mümkün olmasına göre, anılan hususların bozma «sebebi» sayılmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu haliyle, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, duyulan elem, tarafların olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/156 E. 2015/4884 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti «kısıtlı» kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların «kişilik haklarının» zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci …
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… laydan duydukları üzüntü ve acıdan dolayı manevi tazminat talep ettikleri, davalı THY olayın "overbook" denilen işlemden kaynaklandığını savunmuş ise de, bu eylemin «haksız fiile» konu olduğunun sabit olduğu, «kişilik hakları» hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, davalı THY'nin hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı, manevi tazminatın bozulan manevi dengenin yerine gelmesi için kanunun öngördüğü bir telafi şekli olduğu gerekçesiyle, davalı THY yönünden açılan davanın değişik kabulü ile 6098 sayılı TBK'nın 58/2 maddesi gereğince davacıların kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin saldırının kınanmasına ve kararın ulusal gazetede «ilanına», diğer davalılara izafe edilebilecek herhangi bir «kusur» bulunamadığından bu davalılar yönünden açılan davanın ise, reddine karar verilmiştir.
Hava Servisi A.Ş., ... ve ... yönünden işbu davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmaması nedeniyle reddine, davalı THY yönünden ise, her ne kadar davalı tarafça olayın tüm dünyada kabul gören ''overbook'' denilen işlemden kaynaklandığı savunulmuş ise de, eylemin «haksız fiile» konu olduğu sabit olup, davalının hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı gerekçesiyle 818 sayılı BK'nın 49. ve 6098 sayılı TBK'nın 58/2 madde ve fıkrası uyarınca kabulü ile davacıların «kişilik haklarına» yapılan saldırının kınanmasına ve kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, BK'nın 49. ve TBK'nın 58. maddesinde karşılığını bulan yasal düzenleme uyarınca takdir hakkı kullanılarak manevi tazminat yerine davacıların «kişilik haklarını» zedeleyen olay nedeniyle davalının kınanmasına ve kararın «ilanına» karar verilmiş ise de, verilen kınama ve ilan kararı olayın oluş şekli, «kusur» durumu, meydana gelen zarar, tarafların konumu da dikkate alındığında davalının eylemi karşısında nispetsiz bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · ilan · kusur
Benzer bu kararda… laydan duydukları üzüntü ve acıdan dolayı manevi tazminat talep ettikleri, davalı THY olayın "overbook" denilen işlemden kaynaklandığını savunmuş ise de, bu eylemin «haksız fiile» konu olduğunun sabit olduğu, «kişilik hakları» hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, davalı THY'nin hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı, manevi tazminatın bozulan manevi dengenin yerine gelmesi için kanunun öngördüğü bir telafi şekli olduğu gerekçesiyle, davalı THY yönünden açılan davanın değişik kabulü ile 6098 sayılı TBK'nın 58/2 maddesi gereğince davacıların kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin saldırının kınanmasına ve kararın ulusal gazetede «ilanına», diğer davalılara izafe edilebilecek herhangi bir «kusur» bulunamadığından bu davalılar yönünden açılan davanın ise, reddine karar verilmiştir.
Hava Servisi A.Ş., ... ve ... yönünden işbu davalılara izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmaması nedeniyle reddine, davalı THY yönünden ise, her ne kadar davalı tarafça olayın tüm dünyada kabul gören ''overbook'' denilen işlemden kaynaklandığı savunulmuş ise de, eylemin «haksız fiile» konu olduğu sabit olup, davalının hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı gerekçesiyle 818 sayılı BK'nın 49. ve 6098 sayılı TBK'nın 58/2 madde ve fıkrası uyarınca kabulü ile davacıların «kişilik haklarına» yapılan saldırının kınanmasına ve kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece, BK'nın 49. ve TBK'nın 58. maddesinde karşılığını bulan yasal düzenleme uyarınca takdir hakkı kullanılarak manevi tazminat yerine davacıların «kişilik haklarını» zedeleyen olay nedeniyle davalının kınanmasına ve kararın «ilanına» karar verilmiş ise de, verilen kınama ve ilan kararı olayın oluş şekli, «kusur» durumu, meydana gelen zarar, tarafların konumu da dikkate alındığında davalının eylemi karşısında nispetsiz bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2265 E. 2022/2054 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · hakkaniyet · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yargılama gideri
Benzer bu kararda… n işlevinin yitirilmesine neden olduğu, hafif aort yetmezliği ve dalak splenektomisi tanılarıyla yüzde on dokuz oranında çalışma gücünü kaybettiği sabit olup; gerek «maluliyet oranının» yüksekliği, gerek davacının bozulan vücut bütünlüğünün kaza sonrası ve hayatı boyunca davacı üzerindeki «olumsuz» etkileri gibi somut olaya has özellikler ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
3) Davacı taraf, 08/06/2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini ve «dosyanın işlemden kaldırılmasını» talep etmiş olup, anılan davalı vekili 13/10/2016 tarihli dilekçesinde bu beyan karşısında davacıdan «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talepleri olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen, bu husus gözden kaçırılarak davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu sebeple d …
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı AGİÇ Oto Ulaştırma Hizmetleri San. ve Tic.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3141 E. 2020/343 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · vekile tebliğ · hakkaniyet · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · tebligat · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket, davaya konu kazadan ve işbu davadan sonra «tüzel kişilik» kazanmış ise de kaza tarihi itibariyle davacının bulunduğu treni işleten TCDD'nin yasal halefi olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafından söz konusu kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında alınan raporda, davacının %75, davalının %25 oranında kusurlu olduğunun açıklandığı, bu «kusur» oranları esas alınarak verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının maluliyet durumu, kaza sırasındaki yaşı, mali ve sosyal durumu ile tazminatın sadece oluşan zararı bir ölçüde hafifletme niteliği ve zenginleşme aracı olmaması ölçütlerine göre 150.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin vekilin bizzat kendisine değil de görevi ve sıfatı belirtilmeyen Sıttık Ayhan isimli kişiye yapıldığı ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı, bu durumda davalı vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu ve istinaf isteminin incelenmesi gerektiği, meydana gelen kaza sonucu davacının uğradığı bedeni zararın derecesi, tarafların «kusur» durumları, olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile emsal olaylara ilişkin Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.04.2009 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3476 E. 2014/9292 K.
Ortak:kişilik hakları · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti «kısıtlı» kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların «kişilik haklarının» zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci …
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında «haksız rekabet» olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların «kişilik haklarına» müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı …
… lıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların «kişilik haklarını ihlal» edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafların fotoğraflarının istemleri dışında dergide kullanıldığı, bu kullanımın FSEK 84. madde anlamında «haksız rekabet» olduğu, davacı tarafların haksız rekabete göre söz konusu kullanımı engelleme haklarının olduğu, ayrıca taraflardan izinsiz olarak fotoğraflarının yayınlanmasının davacı tarafların «kişilik haklarına» müdahale olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 12.500 TL manevi tazminatın FSEK 84 ve BK hükümleri dikkate alınarak toplam iki davacı …
… lıların bu fotografları kullanırken herhangi bir ticari gaye gütmedikleri, çekilen fotoğraflarda davacıları incitecek karelerin, detayların bulunmadığı, davacıların «kişilik haklarını ihlal» edici bir durumun dava konusu olayda oluşmadığı sadece, fotografların davacıların rızaları aranmaksızın çekildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacılar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3644 E. , 2016/1535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2014 tarih ve 2013/520-2014/679 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/02/2016 günü hazır bulunan davacı asil ... ve davacılar vekili Av...., davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerin evli olduğunu, ...'in iç hastalıkları uzmanı, ...'in radyoloji uzmanı olarak görev yaptığını, davacı ...'in 2011 yılında geçirdiği kaza nedeniyle sağ bacağından rahatsız olduğunu, olay günü.../...arası seyahat etmek için davalı havayolu şirketinden bilet aldıklarını, müvekkili ...'in ayağını bükemediği, bu durumun uçuş güvenliğini tehlikeye sokacağı gerekçesiyle uçağa alınmadığını, davacı ... ile çocuklarının uçağa bindiklerini, müvekkili ...'in ise engelli hali ile ... ait uçakla 01.30'da...'ya gitmek zorunda kaldığını, davcaının iki yıldır birçok havayolu şirketini kullandığını, herhangi bir sorun yaşamadığını, uçuş kurullarının hiç birinde ayağını bükemeyen yolcuların taşınamayacağına dair düzenleme bulunmadığını, olay nedeniyle müvekkillerinin manevi üzüntü yaşadıklarını ileri sürerek, davacı ...
için 50.000 TL maddi, 320 TL ikinci bilet bedeli, davacı ... için ise 30.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... üyesi olduğunu, 1.3.2.2 maddede standart uçak koltuğunu kullanamayacak durumda olan kişilerin uçağa kabul edilmeyeceğinin düzenlendiğini, davacının fiziksel problemini önceden bildirmediğini, davacının uçağa alınmasının diğer yolcuların güvenliğini tehlikeye düşüreceğini, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti kısıtlı kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların kişilik haklarının zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci kez alınan uçak bileti bedeli 320 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, müvekkili ...'in daha önce geçirdiği kaza sonucu sağ ayağını bükemediğini, davalının uçuş güvenliğini tehlikeye sokacağı gerekçesiyle davacıyı uçağa almadığını ileri sürerek, davacı ... ve eşi ... yönünden manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davacı ... için 40.000 TL, eş için de 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, şahsiyet hakları hukuka aykırı bir biçimde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebilir. Somut olayda, davacı eş ... manevi üzüntüye kapılmakla beraber, şahsiyet hakları zedelenmemiştir.
Bu itibarla, 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki manevi tazminat koşulların oluşmadığı nazara alınarak, davacı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun kişilik haklarına bir saldırı olduğu kabul edilmiştir. Bu haliyle, mahkemece davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, duyulan elem, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul, daha ılımlı, somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216583000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz