Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16055 E. 2015/1258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atk raporu↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ tbk 99↗ içtihadı birleştirme kararı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen tren kazasında o tarihte henüz 19 yaşında üniversite öğrencisi olan oğullarının %58 oranında maluliyetine neden olacak şekilde sağ ayağının diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda kusurun %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, hakkaniyet kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide olmadığı hususlarının birlikte nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklı cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde düzenlen hükme göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, mahkemece davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki kusur oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul ve somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3644 E. 2016/1535 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının hareket kabiliyeti «kısıtlı» kişi olmadığı, bacağını bükememesine rağmen özel yerleşim düzenine ihtiyaç duymadan yolculuk yapabildiği, uçağa alınmamasının uluslararası mevzuata uygun düşmediği, olay nedeniyle davacıların «kişilik haklarının» zedelendiği, manevi üzüntüye uğratıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat ile ikinci …
Somut olayda, davacı ... uçuş güvenliğini tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle uçağa alınmamış, bu durumun «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3141 E. 2020/343 K.
Ortak:hakkaniyet · kusur
İncelediğiniz kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket, davaya konu kazadan ve işbu davadan sonra «tüzel kişilik» kazanmış ise de kaza tarihi itibariyle davacının bulunduğu treni işleten TCDD'nin yasal halefi olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafından söz konusu kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında alınan raporda, davacının %75, davalının %25 oranında kusurlu olduğunun açıklandığı, bu «kusur» oranları esas alınarak verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının maluliyet durumu, kaza sırasındaki yaşı, mali ve sosyal durumu ile tazminatın sadece oluşan zararı bir ölçüde hafifletme niteliği ve zenginleşme aracı olmaması ölçütlerine göre 150.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin vekilin bizzat kendisine değil de görevi ve sıfatı belirtilmeyen Sıttık Ayhan isimli kişiye yapıldığı ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı, bu durumda davalı vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu ve istinaf isteminin incelenmesi gerektiği, meydana gelen kaza sonucu davacının uğradığı bedeni zararın derecesi, tarafların «kusur» durumları, olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile emsal olaylara ilişkin Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.04.2009 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · vekile tebliğ · taşıma sözleşmesi · tüzel kişilik · tebligat · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı vekiline kararın tebliğine dair «tebligat» evrakı incelendiğinde, tebliğin vekilin bizzat kendisine değil de görevi ve sıfatı belirtilmeyen Sıttık Ayhan isimli kişiye yapıldığı ancak «vekilin tebliğ» adresinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise nerede olduğu beyanının tebligata yazılmadığı, bu durumda davalı vekiline yapılan «tebligatın usulsüz» olduğu ve istinaf isteminin incelenmesi gerektiği, meydana gelen kaza sonucu davacının uğradığı bedeni zararın derecesi, tarafların «kusur» durumları, olay tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile emsal olaylara ilişkin Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.04.2009 tarihinden itibaren işleyen «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket, davaya konu kazadan ve işbu davadan sonra «tüzel kişilik» kazanmış ise de kaza tarihi itibariyle davacının bulunduğu treni işleten TCDD'nin yasal halefi olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafından söz konusu kaza nedeniyle açılan «maddi tazminat» davasında alınan raporda, davacının %75, davalının %25 oranında kusurlu olduğunun açıklandığı, bu «kusur» oranları esas alınarak verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının maluliyet durumu, kaza sırasındaki yaşı, mali ve sosyal durumu ile tazminatın sadece oluşan zararı bir ölçüde hafifletme niteliği ve zenginleşme aracı olmaması ölçütlerine göre 150.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1982 E. 2013/19792 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Benzer bu karardaA.Ş. ile imzaladığı işveren mali sorumluluk döviz «sigorta poliçesi» gereğince, davacının SGK tarafından karşılanmayan zararlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle ve sigortalı işverenin olaydaki «kusur» durumu, bilirkişi raporu ile davalı şirketin düzenlediği poliçedeki 150.000 USD limit göz önünde bulundurularak, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile birleşen Kadıköy 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/45 Esas sayılı dosyasında 162.302,28 TL «maddi tazminatın» dava tarihi olan 05.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı Aviva Sigorta A.Ş.'den tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin, davalı ... şirketinin işveren ile imzaladığı poliçenin 6. maddesinde manevi zararlarının da sigorta kapsamında olduğu belirtildiğinden, olayın oluş biçimi, davacının olaydaki «kusur» durumu ve maluliyeti göz önüne alınarak, olay tarihindeki paranın satın alma gücü de gözetilerek manevi zararlarının karşılanması amacıyla kısmen kabulü ile, 3.000 …
Bu haliyle, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, tarafların olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında az bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · riziko · muacceliyet · kâr kaybı · temerrüt faizi · maddi tazminat · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu kararda2-Öte yandan sigorta alacağının «rizikonun» ihbarından sonra «muaccel» olacağı hususu nazara alınarak 6762 sayılı TTK'nın 1332/«son» maddesi uyarınca davalı ... şirketinin «temerrüdünün» hangi tarihte gerçekleştiği araştırılıp, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi gösterilmeden dava tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davacının «avans faizi» talebinin 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca yerinde bulunduğu nazara alınmadan «yasal faize» hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş. ile imzaladığı işveren mali sorumluluk döviz «sigorta poliçesi» gereğince, davacının SGK tarafından karşılanmayan zararlarından sorumlu olacağı gerekçesiyle ve sigortalı işverenin olaydaki «kusur» durumu, bilirkişi raporu ile davalı şirketin düzenlediği poliçedeki 150.000 USD limit göz önünde bulundurularak, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile birleşen Kadıköy 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/45 Esas sayılı dosyasında 162.302,28 TL «maddi tazminatın» dava tarihi olan 05.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı Aviva Sigorta A.Ş.'den tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin, davalı ... şirketinin işveren ile imzaladığı poliçenin 6. maddesinde manevi zararlarının da sigorta kapsamında olduğu belirtildiğinden, olayın oluş biçimi, davacının olaydaki «kusur» durumu ve maluliyeti göz önüne alınarak, olay tarihindeki paranın satın alma gücü de gözetilerek manevi zararlarının karşılanması amacıyla kısmen kabulü ile, 3.000 …
1- Mahkemece, manevi zarar karşılığı olarak 3.000,00 TL'nin dava tarihi olan 5.4.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı Aviva Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6475 E. 2013/20978 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu haliyle, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın oluş şekli, duyulan elem, tarafların olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların konumu da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · maddi hata · yasal faiz · dava sebebi · temsil · husumet
Benzer bu kararda… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile «temsilde» yanılma nedeniyle ...'ne «husumet» yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra davanın THY A.O.'ya yöneltilmek suretiyle bu yanılgının giderilmesinin mümkün olmasına, ancak THY A.O.'nun vekaleti dosyaya sunularak, bu ticari şirketi temsilen cevap dilekçesi verilip, dava takip edilip, husumet kabul edilmekle davanın yeniden THY A.O'na yöneltilmesine gerek olmayacağının değerlendirilerek, yargılamanın THY A.O.'na karşı yürütülmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesine, öte yandan, karar başlığında davalı olarak ... yazılmasının «maddi hataya» dayalı olduğu ve bu itibarla, mahkemece düzeltilmesi mümkün olmasına göre, anılan hususların bozma «sebebi» sayılmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin «kusuru» nedeniyle mağdur edildiği ve haksızlığa uğratıldığı, kendisine check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin davacının «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu, davacının beklemenin yarattığı gerginlik, eziyet, moral bozukluğu, görev yerine geç dönmenin sıkıntısı nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, eski BK'nun 49., yeni BK'nun 58. maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının statüsü, olayın oluş şekli gözetilerek davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece manevi zarar karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının check in verilen bilet gereği tam yerine oturacak iken olayın ne olduğu açıklanmadan herkesin içinde uçaktan indirilmesinin «kişilik haklarına» bir saldırı olduğu kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2265 E. 2022/2054 K.
Ortak:hakkaniyet · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Benzer bu karardaBunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… n işlevinin yitirilmesine neden olduğu, hafif aort yetmezliği ve dalak splenektomisi tanılarıyla yüzde on dokuz oranında çalışma gücünü kaybettiği sabit olup; gerek «maluliyet oranının» yüksekliği, gerek davacının bozulan vücut bütünlüğünün kaza sonrası ve hayatı boyunca davacı üzerindeki «olumsuz» etkileri gibi somut olaya has özellikler ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu kararda3) Davacı taraf, 08/06/2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini ve «dosyanın işlemden kaldırılmasını» talep etmiş olup, anılan davalı vekili 13/10/2016 tarihli dilekçesinde bu beyan karşısında davacıdan «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talepleri olmadığını beyan etmiş olmasına rağmen, bu husus gözden kaçırılarak davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu sebeple d …
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı AGİÇ Oto Ulaştırma Hizmetleri San. ve Tic.
… n işlevinin yitirilmesine neden olduğu, hafif aort yetmezliği ve dalak splenektomisi tanılarıyla yüzde on dokuz oranında çalışma gücünü kaybettiği sabit olup; gerek «maluliyet oranının» yüksekliği, gerek davacının bozulan vücut bütünlüğünün kaza sonrası ve hayatı boyunca davacı üzerindeki «olumsuz» etkileri gibi somut olaya has özellikler ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Şti. aleyhine açılan «maddi tazminata» ilişkin istemin konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı AGİÇ Oto Ulaştırma Hizmetleri San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1458 E. 2022/3817 K.
Ortak:hakkaniyet · kusur
İncelediğiniz kararda… diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda «kusurun» %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, «hakkaniyet» kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide o …
Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki «kusur» oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermeli ve bu takdir hakkını TMK'nın 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanması gerekmektedir.
… nda alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı araç sürücüsü Bekir’in asli, mütevaffa ... ...’in tali kusurlu ve kaza tarihinde 40 yaşında olduğu değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyecek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · kusur oranı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki «trafik kazası» nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılamanın yapıldığı ve netice olarak davalı ...'in asli kusurlu olması nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ceza dosyasındaki Ankara Adli Tıp raporuna göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davacıların oğlu/abisi ... ...'in ise tali kusurlu olduğu, davalı Taş Otomotiv Ltd.Şti' nin aracın kayden maliki olarak bulunduğu, davalı ...'in ise aracın şoförü olduğu, tarafların «kusur oranı», sosyal ve ekonomik durumları, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların duyduğu üzüntü değerlendirilerek davacı olan anne ve babaya 7.000,00 TL, diğer kardeşler için ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 44.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... için 7.000,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılar Taş Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16055 E. , 2015/1258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2014 tarih ve 2013/14-2014/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlunun 21.3.2007 tarihinde ... istasyonunda davalıya ait trene binmekte iken trenin aniden hareket etmesi nedeniyle ayağının basamağa sıkışması sonucu sürüklenerek tren ile peron arasına düştüğünü ve sağ ayağının diz üstünden, sol ayağının ise bilekten koptuğunu, olaya ilişkin daha önce açılan davada, davalının %25 kusurlu olduğu ve müvekkillerinin oğlunun meslekte kazanma kaybının %58 olduğunun tespit edildiğini, anılan davada verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, meydana gelen olay nedeniyle müvekkillerinin manen büyük üzüntü duyduklarını ve ruh sağlıklarının bozularak zarara uğradıklarını ileri sürerek, her bir davacı için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin olay tarihi olan 21.3.2007 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, faiz talebinin de yersiz olup, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen tren kazasında o tarihte henüz 19 yaşında üniversite öğrencisi olan oğullarının %58 oranında maluliyetine neden olacak şekilde sağ ayağının diz üstünden, sol ayağının ise bilekten kopması neticesinde manevi ızdırap, elem ve keder yaşayan, davacıların ekonomik ve sosyal durumları, tren kazasının oluşunda kusurun %75'inin kazazedeye, %25'inin davalıya ait olduğuna dair ATK raporu, olayı çevreleyen hal ve şartlar ile kazazede hakkında daha önce verilmiş olan kısmen kabul kararı ile yapılan ödemeler, hakkaniyet kuralları, manevi tazminatın yaşanan elem ve ızdırabı tamamıyla dindirmese de davacılar nezdinde doğuracağı iç huzuru ve davalı kurum nezdinde cezai bir müeyyide olmadığı hususlarının birlikte nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 21.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taşımadan kaynaklı cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde düzenlen hükme göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, mahkemece davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, bu miktar olayın oluş şekli, davacıların oğlu olan kazazede ile davalının olayın oluşumundaki kusur oranları, meydana gelen zarar, olay tarihi, tarafların konumu ile benzer olaylar nedeniyle oluşan daha ağır nitelikteki maluliyetler ve ölümler sonucu hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da dikkate alındığında yüksek bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak daha makul ve somut olayın özelliklerine daha uygun düşen bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167072600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz