Alacak | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14978 E. 2016/3772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tarihi↗ sınırlı sorumluluk↗ illiyet bağı↗ taşıma sözleşmesi↗ fatura↗ taahhütname↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ...'taki arkadaşlarına hediye olarak göndermek için ...'teki bir gümüşçü dükkanından aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun teslim tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla görevli personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin teslim tarihi itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça taşıma sözleşmesi gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya ibraz edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ... tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında gönderinin kaybolmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından taşımaya konu gönderinin değerine ilişkin bir not düşülmemiş ve gönderinin cinsi belirtilmemiştir. Bu durumda, davalı yönünden uygulama alanı bulacak kanun hükümleri davaya konu taşıma tarihinde yürürlükte bulunan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu 47/1 maddesi ve 50. maddesi ve ... Kargo ve Kurye Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğinin 49. maddesidir. Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya hasarı halinde ... İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir taahhütlü mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur. Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur (Y.11.H.D. 2006/13825e.,2008/1027k.). Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde fatura miktarı üzerinden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12094 E. 2015/12438 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taahhütname · hasar · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaİdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Benzer bu karardaİdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya «teslim» edilen koli içerisindeki davacıya ait giyim eşyalarının kaybolması nedeniyle oluşan zarardan kargo taşımacılığı yapan davalının sorumlu olduğu, kargonun kaybolması nedeniyle davacının 3.525,75 TL maddi zararı bulunduğu, manevi zararın davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.273,58 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya «teslim» edilen koli içerisindeki davacıya ait giyim eşyalarının kaybolması nedeniyle oluşan zarardan kargo taşımacılığı yapan davalının sorumlu olduğu, kargonun kaybolması nedeniyle davacının 3.525,75 TL maddi zararı bulunduğu, manevi zararın davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.273,58 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15077 E. 2016/223 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Dava, kargo «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur. (Y.11.H.D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgilendirme yükümlülüğü · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
… yle bozulmuş olmasına; mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, tazminat miktarının tayininde ilgili yasal mevzuat nazara alınmadığı gibi bu hususta yapılan «bilirkişi incelemesinin» de yeterli olduğu söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11443 E. 2014/1020 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · fatura · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «fatura» miktarı üzerinden «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya «teslim» edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · sorumluluktan kurtulma · tanık beyanı · irsaliye
Benzer bu kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10562 E. 2014/17489 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · fatura · taahhütname · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaİdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… netmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki «protokolün» 4. maddesinde "Ödeme Şartları ve Zamanı" başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK'ya nasıl gönderileceği ve «fatura» bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı'nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı'nın bir «kusuru» ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki «protokolün» 4. maddesinde "Ödeme Şartları ve Zamanı" başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK'ya nasıl gönderileceği ve «fatura» bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı'nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı'nın bir «kusuru» ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5628 E. 2023/2435 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · teslim
İncelediğiniz kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin tam olarak toplanmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazın değerlendirilmediğini, kararın çelişkili olduğunu, yargılama «masraflarının» hatalı hesaplandığın ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14978 E. , 2016/3772 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/03/2015 tarih ve 2014/168-2015/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ... Şubesinden 29/01/2010 tarihinde gönderdiği kargonun davalı tarafından alıcı ...'a teslim edilmediğini ve gönderinin 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğunu ileri sürerek, 5954,28 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen kolinin değer konulmamış koli olduğundan adi koli olarak değerlendirildiğini, konuya ilişkin posta kolileri yönetmeliğinin 10. maddesinin değer konulmamış kolileri tanımladığını, müvekkili idarenin tazminat sorumluluğunun 78. ve 79. madde ile sınırlandırıldığını, idarenin 74. madde gereğince davacıya tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen kolinin yetkili kişiye teslim edildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ...'taki arkadaşlarına hediye olarak göndermek için ...'teki bir gümüşçü dükkanından aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun teslim tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla görevli personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin teslim tarihi itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça taşıma sözleşmesi gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya ibraz edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ... tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında gönderinin kaybolmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından taşımaya konu gönderinin değerine ilişkin bir not düşülmemiş ve gönderinin cinsi belirtilmemiştir. Bu durumda, davalı yönünden uygulama alanı bulacak kanun hükümleri davaya konu taşıma tarihinde yürürlükte bulunan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu 47/1 maddesi ve 50. maddesi ve ... Kargo ve Kurye Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğinin 49. maddesidir. Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya hasarı halinde ... İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir taahhütlü mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur (Y.11.H.D. 2006/13825e.,2008/1027k.). Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde fatura miktarı üzerinden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216027500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz