Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15077 E. 2016/223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıma sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak bilgilendirme yükümlülüğünün olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi teslim alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve kusursuz olarak davacının belirttiği adrese teslimi gerektiği halde kolinin .... Başmüdürlüğü'nde kaybolduğu, bu haliyle ....'nin sorumluluğunun doğduğu ve olayda davalı tarafın %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.500,00 TL tazminat bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kargo taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, daha önce verilen davanın reddine dair karar Dairemizin 19/03/2013 tarihli 2012/4686 E. 2013/5301 K. sayılı ilamıyla davalının, davacı taşınan eşya değerini belirtmediğinden Posta Kolileri Yönetmeliği ve Posta Kanunu doğrultusunda ödenecek tazminat miktarının davacıya ödenmesini kabul ettiği, buna göre mahkemece, belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri değerlendirilerek davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının zarar miktarının belirlenmesi gerektiği, davalının ödemeyi teklif ettiği miktar için dahi davanın
reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuş olmasına; mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, tazminat miktarının tayininde ilgili yasal mevzuat nazara alınmadığı gibi bu hususta yapılan bilirkişi incelemesinin de yeterli olduğu söylenemez. Davalı ... yönünden uygulama alanı bulacak 5584 sayılı Posta Kanunu, 27961 sayılı .... Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur. (Y.11.H.D. 2006/13825 e.,2010/1027 k.). Bu durumda ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12094 E. 2015/12438 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur. (Y.11.H.D.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya «teslim» edilen koli içerisindeki davacıya ait giyim eşyalarının kaybolması nedeniyle oluşan zarardan kargo taşımacılığı yapan davalının sorumlu olduğu, kargonun kaybolması nedeniyle davacının 3.525,75 TL maddi zararı bulunduğu, manevi zararın davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.273,58 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname · yasal faiz · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaİdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya «teslim» edilen koli içerisindeki davacıya ait giyim eşyalarının kaybolması nedeniyle oluşan zarardan kargo taşımacılığı yapan davalının sorumlu olduğu, kargonun kaybolması nedeniyle davacının 3.525,75 TL maddi zararı bulunduğu, manevi zararın davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.273,58 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14978 E. 2016/3772 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Dava, kargo «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur. (Y.11.H.D.
Benzer bu kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · illiyet bağı · fatura · taahhütname · hasar · eksik inceleme · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «fatura» miktarı üzerinden «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10562 E. 2014/17489 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur. (Y.11.H.D.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · fatura · taahhütname · yasal faiz · kusur · hasar
Benzer bu kararda2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki «protokolün» 4. maddesinde "Ödeme Şartları ve Zamanı" başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK'ya nasıl gönderileceği ve «fatura» bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı'nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı'nın bir «kusuru» ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… netmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15077 E. , 2016/223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2014 tarih ve 2013/43-2014/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kurumun kargosuna verdiği eşyalarının kaybolduğunu, yapmış olduğu müracaata davalı tarafından 150 TL zararının ödeneceğinin bildirildiğini ancak zararının daha fazla olduğunu ileri sürerek, 2.500 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya tazminatın ödeneceğinin bildirildiğini ancak tazminatı almadığını, Posta Kolileri Yönetmeliği'nin 78. ve Posta Kanunu'nun 50. maddesi gereği değer konulmamış koli için ödenecek tazminatın miktarının adi posta değerinin on katından fazla olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak bilgilendirme yükümlülüğünün olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi teslim alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve kusursuz olarak davacının belirttiği adrese teslimi gerektiği halde kolinin .... Başmüdürlüğü'nde kaybolduğu, bu haliyle ....'nin sorumluluğunun doğduğu ve olayda davalı tarafın %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.500,00 TL tazminat bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kargo taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, daha önce verilen davanın reddine dair karar Dairemizin 19/03/2013 tarihli 2012/4686 E. 2013/5301 K. sayılı ilamıyla davalının, davacı taşınan eşya değerini belirtmediğinden Posta Kolileri Yönetmeliği ve Posta Kanunu doğrultusunda ödenecek tazminat miktarının davacıya ödenmesini kabul ettiği, buna göre mahkemece, belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri değerlendirilerek davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının zarar miktarının belirlenmesi gerektiği, davalının ödemeyi teklif ettiği miktar için dahi davanın
reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuş olmasına; mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, tazminat miktarının tayininde ilgili yasal mevzuat nazara alınmadığı gibi bu hususta yapılan bilirkişi incelemesinin de yeterli olduğu söylenemez. Davalı ... yönünden uygulama alanı bulacak 5584 sayılı Posta Kanunu, 27961 sayılı .... Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur. (Y.11.H.D. 2006/13825 e.,2010/1027 k.). Bu durumda ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde bozma ilamı gereği yerine getirilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223500100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz