Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11443 E. 2014/1020 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ sorumluluktan kurtulma↗ tanık beyanı↗ irsaliye↗ taşıma sözleşmesi↗ fatura↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Kıbrıs'taki arkadaşlarına hediye olarak göndermek için Erciş'teki bir gümüşçü dükkanından aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT ile alıcı M. U. :KTKA T. T. E. B. Kışlası Lefkoşe/Kıbrıs ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiğini, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğunu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, fatura tarihinin 02/02/2010, sevk irsaliyesi tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, tanık beyanı ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde teslim edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin sorumluluktan kurtulacağının belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş takılardan oluşan değerli eşyaları değer konulmamış posta ile gönderdiği, bu nedenle davalı tarafın sorumluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya teslim edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle, davaya konu kargonun davalıya taşıma amaçlı teslim edildiği çekişmesiz olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kargonun davalı tarafında alıcıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda mahkemece, kargo alıcısına teslimat yapılıp yapılmadığı yönünde ilgili askeri birlik komutanlığına müzekkere yazılmış ancak gelen cevabi yazıda teslim belgesinde imzası olan E. K. isimli kişinin terhis olduğu bildirilmiş, buna karşın adı geçenin, alıcının birliğinin mutemedi olup olmadığı hususu incelenip değerlendirilmemiştir. Bu kapsamda öncelikle E. K.'un alıcının birlik mutemedi olup olmadığı belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14978 E. 2016/3772 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · fatura · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya «teslim» edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «fatura» miktarı üzerinden «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · sınırlı sorumluluk · illiyet bağı · taahhütname · hasar · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… kıları 29/01/2010 tarihinde ... ile alıcı ...: .../... ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiği, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğu, kargonun «teslim» tesellümüne ilişkin belge incelendiğinde gönderinin ... isimli bir personele teslim edildiği, kargoyu teslim alan personelin ilgili askeri birimde kargoları almakla «görevli» personel olmadığı, sürücü olarak görev yaptığı, gönderinin «teslim tarihi» itibariyle de bu tür gönderileri alma hususunda yazılı veya sözlü bir emir aldığına ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafça «taşıma sözleşmesi» gereğince gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmediği, davalının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğüne aykırı şekilde davranarak davacıya miktarı dosyaya «ibraz» edilen faturaya göre 5954,28 TL zarar verdiği ve bu zarar ile davalının eylemi arasında «illiyet bağının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Ortak:teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya «teslim» edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5628 E. 2023/2435 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya «teslim» edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin tam olarak toplanmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazın değerlendirilmediğini, kararın çelişkili olduğunu, yargılama «masraflarının» hatalı hesaplandığın ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11443 E. , 2014/1020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ERCİŞ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/02/2013
NUMARASI 2012/9-2013/71
Taraflar arasında görülen davada Erciş Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2013 tarih ve 2012/9-2013/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Erciş Şubesinden 29/01/2010 tarihinde gönderdiği kargonun davalı tarafından alıcı M. U.'a teslim edilmediğini ve gönderinin 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğunu ileri sürerek, 5954,28 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından gönderilen kolinin değer konulmamış koli olduğundan adi koli olarak değerlendirildiğini, konuya ilişkin posta kolileri yönetmeliğinin 10. maddesinin değer konulmamış kolileri tanımladığını, müvekkili idarenin tazminat sorumluluğunun 78. ve 79. madde ile sınırlandırıldığını, idarenin 74. madde gereğince davacıya tazminat ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen kolinin yetkili kişiye teslim edildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Kıbrıs'taki arkadaşlarına hediye olarak göndermek için Erciş'teki bir gümüşçü dükkanından aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT ile alıcı M. U. :KTKA T. T. E. B. Kışlası Lefkoşe/Kıbrıs ad ve adresine göndermek üzere kargoya verdiğini, kargonun 03/02/2010 tarihinden bu yana kayıp olduğunu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, fatura tarihinin 02/02/2010, sevk irsaliyesi tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, tanık beyanı ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde teslim edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin sorumluluktan kurtulacağının belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68.
maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş takılardan oluşan değerli eşyaları değer konulmamış posta ile gönderdiği, bu nedenle davalı tarafın sorumluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya teslim edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya teslim edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle, davaya konu kargonun davalıya taşıma amaçlı teslim edildiği çekişmesiz olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kargonun davalı tarafında alıcıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda mahkemece, kargo alıcısına teslimat yapılıp yapılmadığı yönünde ilgili askeri birlik komutanlığına müzekkere yazılmış ancak gelen cevabi yazıda teslim belgesinde imzası olan E. K. isimli kişinin terhis olduğu bildirilmiş, buna karşın adı geçenin, alıcının birliğinin mutemedi olup olmadığı hususu incelenip değerlendirilmemiştir.
Bu kapsamda öncelikle E. K.'un alıcının birlik mutemedi olup olmadığı belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101977700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz