Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10562 E. 2014/17489 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk↗ kusur sorumluluğu↗ protokol↗ fatura↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç fatura ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında teslim edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki protokolün 4. maddesinde "Ödeme Şartları ve Zamanı" başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK'ya nasıl gönderileceği ve fatura bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı'nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı'nın bir kusuru ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılardan PTT Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarına gelince; dava, PTT tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında davacının gönderilerinden 1 adet kolinin PTT uhdesinde kaybolmasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından taşımaya konu gönderinin değerine ilişkin bir not düşülmemiş ve sigortalı olarak gönderi seçeneği seçilmemiştir. Bu durumda davalı PTT yönünden uygulama alanı bulacak kanun hükümleri 5584 sayılı Posta Kanunu 47/1 maddesi ve 50. maddesi, 27961 sayılı PTT Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya hasarı halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir taahhütlü mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur. Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur (Y.11.H.D. 2006/13825e.,2010/1027k.). Bu durumda ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir (Y. 11. H.D. 2012/4686e., 2013/5301k.)
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12094 E. 2015/12438 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taahhütname · yasal faiz · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… netmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya «teslim» edilen koli içerisindeki davacıya ait giyim eşyalarının kaybolması nedeniyle oluşan zarardan kargo taşımacılığı yapan davalının sorumlu olduğu, kargonun kaybolması nedeniyle davacının 3.525,75 TL maddi zararı bulunduğu, manevi zararın davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.273,58 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve «hasar» halinde uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir «taahhütlü» mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Buna göre ...'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya «hasarı» halinde ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5628 E. 2023/2435 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… kaybolduğu, dava konusu kargonun içerisinde 63.000,00 TL bedelli bir adet senet ve bir takım belgelerin bulunduğunun iddia olunduğu, dosya içerisinde bulunan kargo «teslim» belgesinde koli içeriği ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, koli içerisinde değerli bir eşya veya belgenin olduğu yönünde bir beyanda da bulunulmadığı, bu durumda davacının koli içinde senet bulunduğu iddiasının kabul edilemeyeceği, karşılığı alınmayan senedin kargo içerisinde gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davalının «sınırlı sorumluluğu» olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 154,24 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sair tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece delillerin tam olarak toplanmadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazın değerlendirilmediğini, kararın çelişkili olduğunu, yargılama «masraflarının» hatalı hesaplandığın ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15077 E. 2016/223 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur (Y.11.H.D.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliği hükümleri nazara alındığında ...'nin, gönderen-davacıya karşı «sınırlı sorumluluğu» söz konusudur. (Y.11.H.D.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgilendirme yükümlülüğü · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacı tarafa karşı davalının kargo gönderimi ile ilgili olarak «bilgilendirme yükümlülüğünün» olduğu, bilgilendirme sonrasında gönderenin tercihi doğrultusunda kargonun kabulü gerektiği ancak davalı kurum tarafından davacının kolisi «teslim» alınırken kurumun kendi iç mevzuatları ile ilgili bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir delilin dosyada olmadığı, taşıma sözleşmesine göre kargonun tam ve ku …
Dava, kargo «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… yle bozulmuş olmasına; mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, tazminat miktarının tayininde ilgili yasal mevzuat nazara alınmadığı gibi bu hususta yapılan «bilirkişi incelemesinin» de yeterli olduğu söylenemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9957 E. 2016/478 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç «fatura» ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında «teslim» edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, mülga 6762 TTK'nın 763. maddesi uyarınca arızi taşımalarda da aynı Kanunun taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, her ne kadar davalı tarafça davaya konu kolinin, kendi çalışanına «teslim» edilmediği savunulmuş ise de aynı zamanda davalı çalışanına teslim edilen diğer iki kolinin ...
İl Müdürlüğü'ne «teslim» edildiği, ayrıca dinlenilen tanıkların da kolinin teslim edildiğini beyan ettikleri, bu haliyle söz konusu kolinin davalı çalışanına teslim edildiği sonucuna varıldığı, davalı çalışanına teslim edilen ve içinde reçeteler ile ilgili belgelerin bulunduğu kolinin alıcısına teslim edilmeden kaybolduğu, reçeteler kendisine teslim edilmeyen ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · temerrüt tarihi · taşıma sözleşmesi · infaz · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda1- Dava, «taşıma sözleşmesinin ihlal» edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirketin 06.10.2006 tarihinde «temerrüte» düştüğü ve davacının bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» talep edebileceği açıklanmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında, hükmolunan alacağın 29.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının «temerrüt tarihine» ilişkin olarak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açıldığından çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir olması, sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uyum içinde olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10562 E. , 2014/17489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ VAN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/09/2013
NUMARASI 2012/483-2013/450
Taraflar arasında görülen davada Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2012/483-2013/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı SGK Başkanlığı vekili ile davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve işleticisi olduğunu, davalılardan SGK ile anlaşmalı olarak sigortalı hastalara reçete karşılığı ilaç verdiğini, verilen ilaç bedellerinin her ayın 15'inde ibraz edilen reçete ve faturalar karşılığının SGK'dan tahsil edildiğini, geciken faturaların bedellerinin takip eden sonraki ayda ödendiğini, fatura bedellerinin ödenmesi için 3 koli halinde belgeleri PTT Muradiye İlçe Müdürlüğü'ne kargo olarak teslim ederek SGK Başkanlığı'na gönderdiklerini, ancak SGK Başkanlığı'nın Ankara'daki görevlisinin ayın onbeşinin geçmesi nedenini ileri sürerek kargoyu teslim almadığını, iade sırasında 3 koliden birinin diğer davalı PTT Genel Müdürlüğü elemanlarınca kaybedildiğini, kaybolan koli içinde bulunan 18.388,33 TL tutarındaki fatura ve reçetelerin kaybolması nedeni ile bu tutarın SGK tarafından ödenmediğini, Ankara iline bir kaç kez giderek evraklarını takip etmek zorunda kaldığını ve yaptığı harcamalarla müvekkilinin zararının toplam 19.404,00 TL olduğunu ileri sürerek, 19.404,00 TL'nin 31/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili; faturaların usulüne uygun şekilde kargolanmadığı için iade edildiği, kendilerine PTT tarafından sadece 2 kolinin getirildiğini, PTT'nin 1 kolinin taşıyıcıları uhdesinde kaybolduğunu kabul ettiğini, müvekkili kurumun davada muhatap olmayıp sorumluluğunun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili; sorumluluklarının söz konusu olmadığını, ancak sorumlu tutulsalar dahi PTT Kargo ve Kurye Yön.
49. maddesine göre sınırlı sorumluluklarının söz konusu olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının içerisinde ilaç fatura ve reçetelerinin bulunduğu koliyi PTT aracılığıyla SGK'ya gönderdiği, SGK Başkanlığı tarafından ayın 15'inden sonra geldiği gerekçesi ile gönderinin kabul edilmediği ve iade edildiği, aynı kolinin iade sırasında davalı PTT Müdürlüğü uhdesinde kaybolduğu, davalı SGK'nın reçete bedellerini ödemediği, oysaki zamanında teslim edilmeyen reçetelerin SGK tarafından teslim edildiği tarihten sonraki ay döneminde teslim alınmış gibi işlem yapılarak ödeme yapılması gerektiği, ayrıca SGK'nın medula sistemi gereği nüshası olmadan da eczacının vermiş olduğu reçetedeki bilgileri tamamen görebildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.914,33 TL'nin dava tarihi olan 22.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili ve davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ile davalı SGK ve Türk Eczacılar Birliği arasında düzenlenen dosya kapsamındaki protokolün 4. maddesinde "Ödeme Şartları ve Zamanı" başlığı düzenlenen hükümlere göre eczacı tarafından düzenlenen faturaların ve reçetelerin SGK'ya nasıl gönderileceği ve fatura bedellerinin ne zaman ödeneceği yönünde açıkça düzenleme bulunduğu, bu durumda davalılardan SGK Başkanlığı'nın fatura asıllarının prokol gereği ellerine ulaşmadığı hallerde ödeme yapma yükümlülüğünün bulunmadığı savunmasına itibar edilerek, kargoda kaybolan faturalar nedeniyle SGK Başkanlığı'nın bir kusuru ve sorumluluğunun da bulunmadığı dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılardan PTT Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarına gelince; dava, PTT tarafından gerçekleştirilen kargo taşıması esnasında davacının gönderilerinden 1 adet kolinin PTT uhdesinde kaybolmasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından taşımaya konu gönderinin değerine ilişkin bir not düşülmemiş ve sigortalı olarak gönderi seçeneği seçilmemiştir. Bu durumda davalı PTT yönünden uygulama alanı bulacak kanun hükümleri 5584 sayılı Posta Kanunu 47/1 maddesi ve 50. maddesi, 27961 sayılı PTT Kargo ve Kurya Gönderileri Hakkındaki Yönetmeliğinin 49/2-3 maddesi olup; buna göre PTT'nin sorumlu olduğu hallerde dava hakkı göndericiye ait olup, değer konulmamış bir kolinin kaybolması, çalınması veya hasarı halinde PTT İdaresi, kolinin postaya verildiği yerdeki ve zamandaki gerçek değerini ve hasar halinde, uğradığı zarar derecesini gözönüne alarak bir taahhütlü mektup tazminatından az olmamak üzere, kolinin adi posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödemekle yükümlü tutulmuştur.
Kanuni düzenlemeler dikkate alındığında PTT'nin, gönderen-davacıya karşı sınırlı sorumluluğu söz konusudur (Y.11.H.D. 2006/13825e.,2010/1027k.). Bu durumda ilgili yasal düzenlemeler de dikkate alınarak davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak davacının zarar miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir (Y.
11. H.D. 2012/4686e., 2013/5301k.)
SONUÇ
Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafların vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden PTT Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102022600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz