Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15680 E. 2016/5200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi↗ hasar ihbarı↗ cmr konvansiyonu↗ karine↗ cmr↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan hasar bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı taşıyıcı, taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya teslim edildiğini, kendisine süresi içinde hasar ihbarının yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H... Ü.... ve Ö... G... isimli iki personelin tuttuğu tutanağa dayalı olarak emtianın davalı tarafça taşınması esnasında hasarlandığını ileri sürmüştür. Davacının dayandığı bu tutanağı tanzim eden H........ Ü.......... ve Ö......... G........ isimli kişilerin davalı taşıyıcının personeli olmadığı, sigortalının iştiraki olan bir firmada çalıştıkları sabittir. Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirmenin yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede taşıyıcının imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde hasarın davalı taşıyıcıya ihbar edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır. Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde teslim edildiğine ilişkin davalı yararına karine oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece, CMR Konvansiyonunun anılan maddesi hükmü uyarınca değerlendirme yapılmaksızın hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönündeki soyut gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.
Ortak:hasar bildirimi · ispat yükü · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Benzer bu karardaCMR'nin 30/1. maddesine göre «hasarın» belirtilen süreler içinde «taşıyıcıya» bildirilmesi halinde hasarın taşıma sırasında oluşmadığının «ispat yükü» taşıyıcıya ait olup, süresinde taşıyıcıya «hasar bildirimi» yapılmaması halinde ise hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispat yükü göndericiye aittir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · ihtarname · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaDava, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşıma nedeniyle «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının üstlendiği Manisa İngiltere arasındaki karayolu taşımasında 117 adet akünün hasarlandığını ileri sürerek, «rücuen tazminat» isteminde bulunmuş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3487 E. 2017/5340 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · ispat yükü · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · geç teslim · alt taşıyıcı · delil değerlendirmesi · makul süre · sorumluluktan kurtulma · ispat külfeti · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
2-) Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu husus, tamamen «ispat külfeti» bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur.
Ancak, «taşıyıcı» CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu «sorumluluktan kurtulabilir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10977 E. 2014/17768 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · müktesep hak · ziya · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla artık davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuş bulunmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · ispat külfeti · ziya · riziko · rücu · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
Açıkça gözükmeyen «ziya» veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6842 E. 2014/15378 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · ilamsız icra takibi · asıl alacak · taşıyan · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımaya konu sigortalı baskı makinesinde iki aşamalı «hasar» bulunduğu, icra takibine konu olan soğutucu işlem borularındaki hasarın yükleme, aktarma veya boşaltma esnasında darbe sonucu oluştuğu, icra takibine dayanak yapılan alacağın da bu ikinci hasara ait olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı ve talep edilebilecek hasar bedelinin 8.666,42 TL olarak belirlendiği, hasar tarihinin 12/5/2010 icra takibinin ise 21/4/2011 tarihi olduğundan CMR 32. maddeye göre «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.666,42 TL «asıl alacak» için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi de, hasarla ilgili tutanak tutulmadığından, «hasarın» hangi aşamada meydana geldiği hususunda bir kanaat oluşmadığını, darbeye bağlı hasarın fabrikada tahliye sırasında olması durumunda bu işlemi yapan elemanlarca fark edileceği ve «taşıyan» araç sürücülerinin tahliye mahallinden ayrılmadan tutanak düzenlemiş olacağı düşünülerek, hasarın İtalya'dan İstanbul'a makinenin taşınması sırasında oluştuğu sonucuna varıldığını belirtmek suretiyle «kesin» bir kanaate ulaşamadığını bildirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7933 E. 2013/9214 K.
Ortak:hasar bildirimi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye-... arası nakliye «rizikolarına» karşı davacı tarafça «sigorta teminatı» altına alınan emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan, malların teslim edildiği ana kadar geçen sürede hasarlandığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Konvansiyonu'nun 30/1 maddesinde, ''alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur.
Açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.'' denilmiş, yine Konvansiyon'un 30/2 maddesinde ''Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul olunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:abonman sigorta poliçesi · peşin karar harcı · sigorta teminatı · riziko · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye-... arası nakliye «rizikolarına» karşı davacı tarafça «sigorta teminatı» altına alınan emtiadaki «hasarın» davalı «taşıyıcının» malları «teslim» aldığı andan, malların teslim edildiği ana kadar geçen sürede hasarlandığı hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, Uluslararası karayolu ile yapılan eşya taşıması kapsamında meydana gelen «hasar» sebebiyle nakliyat emtia «abonman sigorta poliçesine» dayalı olarak rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına 13.03.2008, 12.03.2008 ve 27.03.2008 tarihli dava konusu «hasara» ilişkin olarak tutulan ve araç şöförlerinin imzaları da bulunan bir kısım tutanaklar sunulmuş, davalı taraf bu tutanakların sürücüler tarafından imzalandığının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, kendilerinin tutanakların gerçekten araç sürücüleri tarafından imzalanıp imzalanmadığını bilmediklerini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, araç şöförlerinin iştiraki ile düzenlendiği ileri sürülen tutanakların davalı tarafça kabul edilmediği, araç sürücüsü olarak gösterilen kişilerin «ehliyet» fotokopisi ve araç ruhsatının fotokopisi eklenmediğinden irdelenmesinin mümkün olamadığı belirtilmiştir.
Oysa, «ehliyet» ve ruhsat fotokopilerinin tutanaklara eklenmemiş olması dosya kapsamına sunulmuş bulunan tutanakların hukuki sonuç doğurmayacağı şeklinde yorumlanamayacağı gibi, bir kısmı, yük araç üzerinde iken çekilmiş fotoğraflar içeren tutanakların somut olayda irdelenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15680 E. , 2016/5200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ........... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/11/2014
NUMARASI 2014/750-2014/347
Taraflar arasında görülen davada ............ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/750-2014/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat rizikolarına karşı sigortaladığı emtianın davalı tarafından taşınması esnasında hasar gördüğünü, sigortalıya 6.700,35 TL hasar bedeli ödendiğini ileri sürerek bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımaya konu emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya teslim edildiğini, görevleri belirtilmeyen iki kişi tarafından tutulan 08.07.2011 tarihli tutanağın esas alınamayacağını, bu kişilerin müvekkilince tanınmadığını, gümrükten İ.....'deki fabrikaya yapılan taşımanın müvekkilince gerçekleştirilmediğini, eksper raporunda da hasarın nerede meydana geldiğinin belirtilmediğini, 7 günlük süre içinde hasar ihbarının yapılmadığını, 1 yıllık süre içinde dava açılmadığını, sorumluluğun kg. başına 8.33 SDR ile sınırlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkememece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, taşıma sırasında meydana gelmiş bulunan hasarın davacıya ait sigorta sözleşmesi teminatında kaldığı, davalının taşıyıcı sıfatına haiz olduğu, davacının davasını ispat ettiği, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan hasar bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı taşıyıcı, taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya teslim edildiğini, kendisine süresi içinde hasar ihbarının yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H... Ü.... ve Ö... G... isimli iki personelin tuttuğu tutanağa dayalı olarak emtianın davalı tarafça taşınması esnasında hasarlandığını ileri sürmüştür. Davacının dayandığı bu tutanağı tanzim eden H........ Ü.......... ve Ö......... G........ isimli kişilerin davalı taşıyıcının personeli olmadığı, sigortalının iştiraki olan bir firmada çalıştıkları sabittir. Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1.
maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirmenin yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede taşıyıcının imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde hasarın davalı taşıyıcıya ihbar edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde teslim edildiğine ilişkin davalı yararına karine oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece, CMR Konvansiyonunun anılan maddesi hükmü uyarınca değerlendirme yapılmaksızın hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönündeki soyut gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215540800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz