Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3487 E. 2017/5340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi↗ ifa yardımcısı↗ geç teslim↗ alt taşıyıcı↗ delil değerlendirmesi↗ makul süre↗ cmr konvansiyonu↗ sorumluluktan kurtulma↗ karine↗ ispat külfeti↗ cmr↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ ifa↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından alt taşıyıcı aracılığıyla taşınan emtianın makul sürenin bitiminden sonra alıcısına teslim edildiği, ancak, bu geç teslim nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir hasarın olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, taşıyanın ifa yardımcısı ya da ihbar konusunda yetkili temsilcisi olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar ibraz edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tespit ve ihbarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, her türlü kanıtla ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer.
Somut olayda, davacı, taşınan emtianın gönderilene teslimi esnasında emtianın hasarlandığına ilişkin tutanak tutulduğunu, bu tutanağın taşımayı yapan aracın sürücüsü tarafından da imzalandığını iddia etmiş ve üzerinde "24 Karton Defekt 07.08.2014" meşruhatı bulunan ... imzalı tutanağı sunmuştur. Bu durumda, mahkemece hasar tutanağını imzalayan ...'ın kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği aracın sürücüsü olduğunun tespiti halinde davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile tarafların sunduğu deliller değerlendirilerek hasar miktarının tayini gerekirken tutanakta imzası bulunan ...'ın kimliği hakkında bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · ispat yükü · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
-
Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.
Ortak:hasar bildirimi · sorumluluktan kurtulma · karine · ispat külfeti · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · sigorta ettiren · ziya · riziko · rücu · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
1- Dava emtia taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rücüan tazminat istemine ilişkindir.
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.
Ortak:hasar bildirimi · ispat yükü · taşıyıcı · hasar · temsil · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 30/1. maddesine göre «hasarın» belirtilen süreler içinde «taşıyıcıya» bildirilmesi halinde hasarın taşıma sırasında oluşmadığının «ispat yükü» taşıyıcıya ait olup, süresinde taşıyıcıya «hasar bildirimi» yapılmaması halinde ise hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispat yükü göndericiye aittir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · ihtarname · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşıma nedeniyle «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının üstlendiği Manisa İngiltere arasındaki karayolu taşımasında 117 adet akünün hasarlandığını ileri sürerek, «rücuen tazminat» isteminde bulunmuş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Davacı taraf, «hasar bildirimine» ilişkin delil olarak göndericinin noter kanalıyla çektiği 03.09.2008 tarihli «ihtarname» ile bir kısım e-posta çıktısı sunmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13060 E. 2010/4432 K.
Ortak:hasar bildirimi · sorumluluktan kurtulma · karine · ispat külfeti · taşıma sözleşmesi · ispat yükü · taşıyıcı · ihbar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
Ancak, «taşıyıcı» CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu «sorumluluktan kurtulabilir».
Benzer bu karardaCMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
Ancak, «taşıyıcı» CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu «sorumluluktan kurtulabilir».
Bu halde, tekrar «ispat yükü» «taşıyıcıya» geçer.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · eksper raporu · sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücu hakkı · sigorta ettiren · gerçek zarar · depo kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taşıma «rizikolarına» karşı sigortaladığı emtianın davalı tarafından taşındığı, hasarlı taşıma nedeniyle «sigortalıya tazminat» ödediği, aktif dava «ehliyetinin» olduğu, «rücu hakkı» bulunduğu, davalının çekince koymadan emtiaları aldığı, «hasara» dair tutanak düzenlendiği, sürücünün hazır olduğu, ancak imzadan kaçındığı, CMR’nin 30. maddesi uyarınca geçerli belge bulunduğu, hasarın tespit edildiği gerekçesi …
4-CMR Konvansiyonu'na tabi «taşıma sözleşmelerinde» kural olarak «taşıyıcının sınırlı sorumluluğu» öngörülmüştür.
Davacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Ukrayna’daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığı, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava dışı gönderilenin işyerinde düzenlendiği anlaşılan bu tutanakta hasarlı olması nedeniyle yaklaşık 594 kg emtianın kullanımına uygun bulunmadığı açıklanmış, «depo» müdürü, kontrol «bölümü» müdürü, giriş kontrol sorumlusu ve gümrük kontrol memuru tarafından imzalanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3487 E. , 2017/5340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2014/1300-2016/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin ihraç ettiği ve içinde organik nar ve şeftali şekerlemeleri bulunan 2 palet emtianın davalı tarafından İsviçre'ye taşındığını, aynı anda yola çıkan paletlerden birinin 25.07.2014 tarihinde, diğerinin ise makul sürenin aşılmasından sonra 07.08.2014 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, davalının teslimdeki gecikmeden dolayı sorumlu olduğunu, ayrıca taşıma esnasında paletlerin bozulduğunu, bu hususta sürücünün de katıldığı tutanağın tanzim edildiğini, geç ve hasarlı teslimat nedeniyle alıcının müvekkiline 1.212,50 Euro eksik ödeme yaptığını ileri sürerek 1.212,50 Euro'nun 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, malların fiilen alt taşımacı tarafından taşındığını, müvekkilinin teslim süresi için bir taahhüdünün bulunmadığını, yasal süresi içinde hasar iddiasının bildirilmediğini, hasar iddiası ile ilgili rapor, tutanak gibi bir belgenin sunulmadığını, ambalaj hasarına ilişkin tutanağı imzalayan kişinin müvekkili çalışanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından alt taşıyıcı aracılığıyla taşınan emtianın makul sürenin bitiminden sonra alıcısına teslim edildiği, ancak, bu geç teslim nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir hasarın olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, taşıyanın ifa yardımcısı ya da ihbar konusunda yetkili temsilcisi olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar ibraz edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tespit ve ihbarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.
Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, her türlü kanıtla ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer.
Somut olayda, davacı, taşınan emtianın gönderilene teslimi esnasında emtianın hasarlandığına ilişkin tutanak tutulduğunu, bu tutanağın taşımayı yapan aracın sürücüsü tarafından da imzalandığını iddia etmiş ve üzerinde "24 Karton Defekt 07.08.2014" meşruhatı bulunan ... imzalı tutanağı sunmuştur. Bu durumda, mahkemece hasar tutanağını imzalayan ...'ın kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği aracın sürücüsü olduğunun tespiti halinde davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile tarafların sunduğu deliller değerlendirilerek hasar miktarının tayini gerekirken tutanakta imzası bulunan ...'ın kimliği hakkında bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372813200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz