6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3487 E. 2017/5340 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi ifa yardımcısı geç teslim alt taşıyıcı delil değerlendirmesi makul süre cmr konvansiyonu sorumluluktan kurtulma karine ispat külfeti cmr taşıma sözleşmesi ispat yükü ifa taşıyıcı ihbar taşıyan hasar eksik inceleme ibraz temsil teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından alt taşıyıcı aracılığıyla taşınan emtianın makul sürenin bitiminden sonra alıcısına teslim edildiği, ancak, bu geç teslim nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir hasarın olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, taşıyanın ifa yardımcısı ya da ihbar konusunda yetkili temsilcisi olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar ibraz edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tespit ve ihbarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, her türlü kanıtla ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer.

Somut olayda, davacı, taşınan emtianın gönderilene teslimi esnasında emtianın hasarlandığına ilişkin tutanak tutulduğunu, bu tutanağın taşımayı yapan aracın sürücüsü tarafından da imzalandığını iddia etmiş ve üzerinde "24 Karton Defekt 07.08.2014" meşruhatı bulunan ... imzalı tutanağı sunmuştur. Bu durumda, mahkemece hasar tutanağını imzalayan ...'ın kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği aracın sürücüsü olduğunun tespiti halinde davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile tarafların sunduğu deliller değerlendirilerek hasar miktarının tayini gerekirken tutanakta imzası bulunan ...'ın kimliği hakkında bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13060 E. 2010/4432 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/3487 E.  ,  2017/5340 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2014/1300-2016/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekilinin ihraç ettiği ve içinde organik nar ve şeftali şekerlemeleri bulunan 2 palet emtianın davalı tarafından İsviçre'ye taşındığını, aynı anda yola çıkan paletlerden birinin 25.07.2014 tarihinde, diğerinin ise makul sürenin aşılmasından sonra 07.08.2014 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, davalının teslimdeki gecikmeden dolayı sorumlu olduğunu, ayrıca taşıma esnasında paletlerin bozulduğunu, bu hususta sürücünün de katıldığı tutanağın tanzim edildiğini, geç ve hasarlı teslimat nedeniyle alıcının müvekkiline 1.212,50 Euro eksik ödeme yaptığını ileri sürerek 1.212,50 Euro'nun 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, malların fiilen alt taşımacı tarafından taşındığını, müvekkilinin teslim süresi için bir taahhüdünün bulunmadığını, yasal süresi içinde hasar iddiasının bildirilmediğini, hasar iddiası ile ilgili rapor, tutanak gibi bir belgenin sunulmadığını, ambalaj hasarına ilişkin tutanağı imzalayan kişinin müvekkili çalışanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından alt taşıyıcı aracılığıyla taşınan emtianın makul sürenin bitiminden sonra alıcısına teslim edildiği, ancak, bu geç teslim nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir hasarın olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, taşıyanın ifa yardımcısı ya da ihbar konusunda yetkili temsilcisi olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar ibraz edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tespit ve ihbarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.

Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, her türlü kanıtla ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer.

Somut olayda, davacı, taşınan emtianın gönderilene teslimi esnasında emtianın hasarlandığına ilişkin tutanak tutulduğunu, bu tutanağın taşımayı yapan aracın sürücüsü tarafından da imzalandığını iddia etmiş ve üzerinde "24 Karton Defekt 07.08.2014" meşruhatı bulunan ... imzalı tutanağı sunmuştur. Bu durumda, mahkemece hasar tutanağını imzalayan ...'ın kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği aracın sürücüsü olduğunun tespiti halinde davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile tarafların sunduğu deliller değerlendirilerek hasar miktarının tayini gerekirken tutanakta imzası bulunan ...'ın kimliği hakkında bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372813200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.