Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1758 E. 2012/7002 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi↗ taşıtan↗ cmr konvansiyonu↗ sorumluluktan kurtulma↗ karine↗ sigorta ettiren↗ ispat külfeti↗ cmr↗ ziya↗ riziko↗ rücu↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı teslim alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen hasarın tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı taşıyıcıya yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde rücu yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı taşıyıcıdan hasar bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rücüan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle sigorta ettirene tazminat ödediği, hasarın bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taşımanın güzergah itibariyle CMR Konvansiyonuna tabi olduğu da çekişmesizdir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkca görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziya veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, TTK'nun 788. maddesinde olduğu gibi dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir. Bu nedenle, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirmek suretiyle davacıya bu karinenin aksini kanıtlama imkanı tanınmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3487 E. 2017/5340 K.
Ortak:hasar bildirimi · sorumluluktan kurtulma · karine · ispat külfeti · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · geç teslim · alt taşıyıcı · delil değerlendirmesi · makul süre · taşıma sözleşmesi · ispat yükü · ifa
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
2-) Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu halde, «ispat yükü» tekrar «taşıyıcıya» geçer.
Bu durumda, mahkemece «hasar» tutanağını imzalayan ...'ın kim olduğunun araştırılması, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği aracın sürücüsü olduğunun tespiti halinde davalının hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile tarafların sunduğu «deliller değerlendirilerek» hasar miktarının tayini gerekirken tutanakta imzası bulunan ...'ın kimliği hakkında bir araştırma yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · ispat yükü
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde «teslim» edildiğine ilişkin davalı yararına «karine» oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını «ispat yükü» davacı üzerindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.
Ortak:hasar bildirimi · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Davacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 30/1. maddesine göre «hasarın» belirtilen süreler içinde «taşıyıcıya» bildirilmesi halinde hasarın taşıma sırasında oluşmadığının «ispat yükü» taşıyıcıya ait olup, süresinde taşıyıcıya «hasar bildirimi» yapılmaması halinde ise hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispat yükü göndericiye aittir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · ispat yükü · ihtarname · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşıma nedeniyle «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının üstlendiği Manisa İngiltere arasındaki karayolu taşımasında 117 adet akünün hasarlandığını ileri sürerek, «rücuen tazminat» isteminde bulunmuş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13060 E. 2010/4432 K.
Ortak:hasar bildirimi · sorumluluktan kurtulma · karine · sigorta ettiren · ispat külfeti · riziko · rücu · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
Açıkça gözükmeyen «ziya» veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Ukrayna’daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığı, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taşıma «rizikolarına» karşı sigortaladığı emtianın davalı tarafından taşındığı, hasarlı taşıma nedeniyle «sigortalıya tazminat» ödediği, aktif dava «ehliyetinin» olduğu, «rücu hakkı» bulunduğu, davalının çekince koymadan emtiaları aldığı, «hasara» dair tutanak düzenlendiği, sürücünün hazır olduğu, ancak imzadan kaçındığı, CMR’nin 30. maddesi uyarınca geçerli belge bulunduğu, hasarın tespit edildiği gerekçesi …
Açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · eksper raporu · sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücu hakkı · gerçek zarar · depo kararı · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda4-CMR Konvansiyonu'na tabi «taşıma sözleşmelerinde» kural olarak «taşıyıcının sınırlı sorumluluğu» öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının taşıma «rizikolarına» karşı sigortaladığı emtianın davalı tarafından taşındığı, hasarlı taşıma nedeniyle «sigortalıya tazminat» ödediği, aktif dava «ehliyetinin» olduğu, «rücu hakkı» bulunduğu, davalının çekince koymadan emtiaları aldığı, «hasara» dair tutanak düzenlendiği, sürücünün hazır olduğu, ancak imzadan kaçındığı, CMR’nin 30. maddesi uyarınca geçerli belge bulunduğu, hasarın tespit edildiği gerekçesi …
Dava dışı gönderilenin işyerinde düzenlendiği anlaşılan bu tutanakta hasarlı olması nedeniyle yaklaşık 594 kg emtianın kullanımına uygun bulunmadığı açıklanmış, «depo» müdürü, kontrol «bölümü» müdürü, giriş kontrol sorumlusu ve gümrük kontrol memuru tarafından imzalanmıştır.
Bu durum karşısında, özellikle «hasar» tutanağının düzenlenmesine ilişkin savunma üzerinde durulup, anılan tutanağın Ukrayna resmi makamlarının katılımı ile düzenlenip düzenlenmediğinin açıklığa kavuşturulması, «eksper raporu» ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek «ispat yükü» bakımından davalı yararına oluşan karinenin aksinin ispat edilip edilmediğinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10977 E. 2014/17768 K.
Ortak:karine · ziya · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · müktesep hak · taşıyan · ibraz
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla artık davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuş bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1758 E. , 2012/7002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2010 tarih ve 2009/101-2010/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigorta edilen Avdansa Sasa Polyester San. A.Ş.’ne ait emtianın davalıya ait tır ile Adana/ Kapıkule/ Türkiye' den Humense/Slovakya' ya nakli esnasında 14.11.2005 tarihinde hasarlandığını, emtianın nakli esnasında meydana gelen hasarlanma nedeniyle sigortalısına ödemede bulunan müvekkili şirketin, TTK’nun 1301. maddesi gereğince sigortalısının hukukuna halef olduğundan sigortalıya ödenen 9.247,79 TL’nın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL’lık kısmının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının borca itirazı nedeni ile takibin durduğunu iddia ederek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ... şirketinin alacak hakkı ve buna bağlı olarak dava hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin kusuru nedeniyle taşıma sırasında oluşmuş bir hasarın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı teslim alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen hasarın tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı taşıyıcıya yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde rücu yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı taşıyıcıdan hasar bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rücüan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle sigorta ettirene tazminat ödediği, hasarın bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taşımanın güzergah itibariyle CMR Konvansiyonuna tabi olduğu da çekişmesizdir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkca görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziya veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.
Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, TTK'nun 788. maddesinde olduğu gibi dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir. Bu nedenle, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirmek suretiyle davacıya bu karinenin aksini kanıtlama imkanı tanınmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057996200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz