6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1758 E. 2012/7002 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi taşıtan cmr konvansiyonu sorumluluktan kurtulma karine sigorta ettiren ispat külfeti cmr ziya riziko rücu uyuşmazlık konusu taşıyıcı ihbar sigorta poliçesi hasar teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 788

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı teslim alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen hasarın tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı taşıyıcıya yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde rücu yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı taşıyıcıdan hasar bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rücüan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle sigorta ettirene tazminat ödediği, hasarın bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taşımanın güzergah itibariyle CMR Konvansiyonuna tabi olduğu da çekişmesizdir.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkca görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziya veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, TTK'nun 788. maddesinde olduğu gibi dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir. Bu nedenle, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirmek suretiyle davacıya bu karinenin aksini kanıtlama imkanı tanınmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3487 E. 2017/5340 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13060 E. 2010/4432 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10977 E. 2014/17768 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1758 E.  ,  2012/7002 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2010 tarih ve 2009/101-2010/500 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat rizikolarına karşı sigorta edilen Avdansa Sasa Polyester San. A.Ş.’ne ait emtianın davalıya ait tır ile Adana/ Kapıkule/ Türkiye' den Humense/Slovakya' ya nakli esnasında 14.11.2005 tarihinde hasarlandığını, emtianın nakli esnasında meydana gelen hasarlanma nedeniyle sigortalısına ödemede bulunan müvekkili şirketin, TTK’nun 1301. maddesi gereğince sigortalısının hukukuna halef olduğundan sigortalıya ödenen 9.247,79 TL’nın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL’lık kısmının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının borca itirazı nedeni ile takibin durduğunu iddia ederek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ... şirketinin alacak hakkı ve buna bağlı olarak dava hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin kusuru nedeniyle taşıma sırasında oluşmuş bir hasarın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı teslim alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen hasarın tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı taşıyıcıya yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde rücu yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı taşıyıcıdan hasar bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava emtia taşıma sigorta poliçesine dayalı rücüan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle sigorta ettirene tazminat ödediği, hasarın bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taşımanın güzergah itibariyle CMR Konvansiyonuna tabi olduğu da çekişmesizdir.

Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkca görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziya veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacaktır. CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.

Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, TTK'nun 788. maddesinde olduğu gibi dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir. Bu nedenle, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirmek suretiyle davacıya bu karinenin aksini kanıtlama imkanı tanınmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057996200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.