İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6842 E. 2014/15378 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu↗ karine↗ rücuen tahsil↗ ilamsız icra takibi↗ cmr↗ icra takibine itiraz↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımaya konu sigortalı baskı makinesinde iki aşamalı hasar bulunduğu, icra takibine konu olan soğutucu işlem borularındaki hasarın yükleme, aktarma veya boşaltma esnasında darbe sonucu oluştuğu, icra takibine dayanak yapılan alacağın da bu ikinci hasara ait olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı ve talep edilebilecek hasar bedelinin 8.666,42 TL olarak belirlendiği, hasar tarihinin 12/5/2010 icra takibinin ise 21/4/2011 tarihi olduğundan CMR 32. maddeye göre zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.666,42 TL asıl alacak için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sonucu oluşan hasarın taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun ihbarda bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Hasara uğrayan makine İtalya'dan İstanbul'a davalı tarafından nakledilmiş olup bu durumda taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Bu maddeye göre, süresinde ihbarda bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde karine oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle hasarını talep edebilir.
Somut uyuşmazlıkta taşıyıcı ile alıcı arasında malın taşınma esnasında hasarlandığına dair bir tutanak tutulmadığı ve alıcının 7 gün içinde malın hasarlı olduğuna dair ihbarda da bulunmadığı hususu uyuşmazlık dışıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi de, hasarla ilgili tutanak tutulmadığından, hasarın hangi aşamada meydana geldiği hususunda bir kanaat oluşmadığını, darbeye bağlı hasarın fabrikada tahliye sırasında olması durumunda bu işlemi yapan elemanlarca fark edileceği ve taşıyan araç sürücülerinin tahliye mahallinden ayrılmadan tutanak düzenlemiş olacağı düşünülerek, hasarın İtalya'dan İstanbul'a makinenin taşınması sırasında oluştuğu sonucuna varıldığını belirtmek suretiyle kesin bir kanaate ulaşamadığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece CMR Konvansiyonu 30. madde hükmü gereğince taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın varsayıma dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10977 E. 2014/17768 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · teslim · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · müktesep hak · ziya · ibraz
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla artık davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuş bulunmaktadır.
-
Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · taşıtan · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · ispat külfeti · ziya · riziko · rücu
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Açıkça gözükmeyen «ziya» veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · hasar ihbarı · ispat yükü
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde «teslim» edildiğine ilişkin davalı yararına «karine» oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını «ispat yükü» davacı üzerindedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15083 E. 2016/2614 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda1- Dava, taşıma sonucu oluşan «hasarın» «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun «ihbarda» bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur.
Benzer bu karardaBu maddeye göre, süresinde «ihbarda» bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde «karine» oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle «hasarını» talep edebilir.
Mahkemece, «nakliye sözleşmesine» konu malın «teslim» alındığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak sigortalı şirkete teslim edildiğinin davalılar tarafından usulen kanıtlanamadığı, «hasara» ilişkin 03/04/2012 tarihli eksiklik ve hasar tutanaklarda şoför tarafından imzadan imtina edildiği, «ekspertiz raporu» uyarınca davalı nakliye şirketlerinin sorumlu oldukları, 6102 sayılı TTK 1472.maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren %9 yıllık faizi ile tahsilini talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile itirazın iptali ile takibin aynen devamına, itiraza konu 29.914,87 TL asıl alacağın %20'si oranında tayin ve taktir olunan 5.983,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta sözleşmesi» uyarınca sigortacı tarafından sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sigortalı emtiaların...'dan Türkiye'ye nakliyesinin davalılar tarafından yapıldığı, «teslimden» evvel oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · rücuen tazmin · nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · ziya · sigorta sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, «nakliye sözleşmesine» konu malın «teslim» alındığı şekilde sağlam ve eksiksiz olarak sigortalı şirkete teslim edildiğinin davalılar tarafından usulen kanıtlanamadığı, «hasara» ilişkin 03/04/2012 tarihli eksiklik ve hasar tutanaklarda şoför tarafından imzadan imtina edildiği, «ekspertiz raporu» uyarınca davalı nakliye şirketlerinin sorumlu oldukları, 6102 sayılı TTK 1472.maddesi gereğince ödeme tarihinden itibaren %9 yıllık faizi ile tahsilini talep etmekte haklı olduğu gerekçesi ile itirazın iptali ile takibin aynen devamına, itiraza konu 29.914,87 TL asıl alacağın %20'si oranında tayin ve taktir olunan 5.983,00 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, «nakliyat emtia sigorta sözleşmesi» uyarınca sigortacı tarafından sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece sigortalı emtiaların...'dan Türkiye'ye nakliyesinin davalılar tarafından yapıldığı, «teslimden» evvel oluşan hasardan davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan sözleşmenin 17.1 maddesi uyarınca, «taşıyıcı» eşyayı «teslim» aldığı andan, teslim ettiği ana kadar geçen zaman aralığında meydana gelecek «ziya» ve hasardan sorumludur...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6842 E. , 2014/15378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/10/2013
NUMARASI 2012/483-2013/908
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2012/483-2013/908 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı kabartma baskı makinesinin borçlu şirket sorumluğunda İtalya'dan İstanbul'a nakliyesi sırasında hasarlandığı, hasar miktarı olan 8.759,70 TL'nın müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, yapılan bu ödemeye ilişkin ihbar mektubunun 29/12/2010 tarihinde davalıya tebliğ olunduğu ancak davalının herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, CMR 30. maddesine göre süresinde bildirimde bulunulmadığından alıcının malı mektubuna uygun bir şekilde teslim aldığının kabul edileceğini, taşıma belgelerine göre malların antrepoya hasarsız olarak teslim edildiğini ve müvekkili şirketin sorumluğunun sonlandığını, davacı şirketin alıcı ile yaptığı poliçede, hasardan sorumlu kişilerin hasar tutanağına imzalarının alınmaması durumunda davacı şirketçe tazminat taleplerinin kabul edilmeyeceğinin yazılı olmasına rağmen hasar tutanaklarında müvekkili şirket adına hiç kimsenin imzası bulunmadığı halde sigorta şirketinin tazminat ödemesinin hukuka aykırı olduğunu, bir an için hasarın taşıma sırasında oluştuğu kabul edilse bile, hasarın yetersiz ambalajlamadan meydana geldiğini, CMR 17/4, 18/2, 9/2 ve 10/2.
maddelerine göre müvekkilinin sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımaya konu sigortalı baskı makinesinde iki aşamalı hasar bulunduğu, icra takibine konu olan soğutucu işlem borularındaki hasarın yükleme, aktarma veya boşaltma esnasında darbe sonucu oluştuğu, icra takibine dayanak yapılan alacağın da bu ikinci hasara ait olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı ve talep edilebilecek hasar bedelinin 8.666,42 TL olarak belirlendiği, hasar tarihinin 12/5/2010 icra takibinin ise 21/4/2011 tarihi olduğundan CMR 32. maddeye göre zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.666,42 TL asıl alacak için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sonucu oluşan hasarın taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı, diğer savunmalarının yanı sıra kendisine usulüne uygun ihbarda bulunulmadığını ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Hasara uğrayan makine İtalya'dan İstanbul'a davalı tarafından nakledilmiş olup bu durumda taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu 30. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Bu maddeye göre, süresinde ihbarda bulunulmadığı takdirde alıcının malı sağlam tesellüm ettiği yönünde karine oluşmakta olup alıcı karinenin aksini ispatlamak suretiyle hasarını talep edebilir.
Somut uyuşmazlıkta taşıyıcı ile alıcı arasında malın taşınma esnasında hasarlandığına dair bir tutanak tutulmadığı ve alıcının 7 gün içinde malın hasarlı olduğuna dair ihbarda da bulunmadığı hususu uyuşmazlık dışıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış ise de, bilirkişi de, hasarla ilgili tutanak tutulmadığından, hasarın hangi aşamada meydana geldiği hususunda bir kanaat oluşmadığını, darbeye bağlı hasarın fabrikada tahliye sırasında olması durumunda bu işlemi yapan elemanlarca fark edileceği ve taşıyan araç sürücülerinin tahliye mahallinden ayrılmadan tutanak düzenlemiş olacağı düşünülerek, hasarın İtalya'dan İstanbul'a makinenin taşınması sırasında oluştuğu sonucuna varıldığını belirtmek suretiyle kesin bir kanaate ulaşamadığını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemece CMR Konvansiyonu 30. madde hükmü gereğince taşıyıcı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanmadığı yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın varsayıma dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101967600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz