Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12116 E. 2016/2350 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ ihbar olunan↗ usulden reddi↗ ihbar↗ havale↗ ıslah↗ dava sebebi↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen azilname 05/06/2012 tarihinde şubeye ulaştığı halde ihbar olunan...Kargo'ya 06/06/2012 tarihinde havale yapılmış olduğu, davacının hesabından havale yapılan miktar davacı banka tarafından gönderilen eksterelerde mevcut olup, bu miktar üzerinden davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ibraz edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 4/f maddesinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava" olduğu, Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın usulden reddine" karar vereceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Bankacılık işleminde kaynaklanmakta olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunduğundan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/490 E. 2011/8124 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · görevsizlik kararı · sulh · çek
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3327 E. 2018/5381 K.
Ortak:usulden reddi · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Bankacılık işleminde kaynaklanmakta olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunduğundan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Benzer bu kararda16/... uyarınca ticari bir işletmeyi doğrudan doğruya veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetseler dahi kendileri «tacir» sayılmayacakları için davacının tacir olamayacağı, ticaret mahkemelerinin «görevli» olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» ve mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
4/...’de sayma sureti ile belirtilen konulardan kaynaklanmadığı, davalı şirketin «tacir» olmakla birlikte, uyuşmazlık yönünden ticaret mahkemelerinin «görevli» kabul edilebilmesi için davacının da tacir olması gerektiği, ... m.
Somut olayda, uyuşmazlık ticari dava sayılan bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, talep ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakmakla ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · teminat mektubu · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir · teminat
Benzer bu kararda16/... uyarınca ticari bir işletmeyi doğrudan doğruya veya kamu hukuku hükümlerine göre yönetseler dahi kendileri «tacir» sayılmayacakları için davacının tacir olamayacağı, ticaret mahkemelerinin «görevli» olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» ve mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, «teminat mektubu» uyarınca davalı bankanın sorumlu olduğu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
… ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. ...’nın 5/1 maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. ...'nın 5/.... maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye huku …
Dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle işin esasına girilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12611 E. 2014/13765 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı kargo şirketince kamu tüzel kişisi olan davalıdan alacağın tahsili talep edilmekte olup, davalının «tacir» olmadığı, davanın adi alacağa ilişkin olduğu, bu nedenle «görevli» mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir».
Bu itibarla, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, davacı kargo şirketince kamu tüzel kişisi olan davalıdan alacağın tahsili talep edilmekte olup, davalının «tacir» olmadığı, davanın adi alacağa ilişkin olduğu, bu nedenle «görevli» mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevlidir».
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık da «mutlak ticari» işlerden olan «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1903 E. 2015/7449 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaKararı davacı temyiz etmiştir. (1) Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince tahsil edilen «komisyon» ve dosya «masrafının» iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde dayandığı 08.09.2009 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir «masraf» kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8689 E. 2011/7839 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter delili · prim alacağı · imzaya itiraz · acentelik sözleşmesi · cari hesap · müteselsil kefil · acentelik · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında «acentelik sözleşmesinin» imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeye müşterek «müteselsil kefil» olarak «kefalet» verdikleri, davalı şirketin kendisine gönderilen üretim cetvellerine itirazını yazılı olarak bildirmediği takdirde hesap içeriğini aynen kabul etmiş sayılacağı, davalıların davacı tarafça istenen «prim» borçlarının ödendiğini gösterir belgeleri dosyaya sunmadıkları, «cari hesap» eksterlerinde davalı tarafın 19.153,14-YTL.borçlu olduğu, yargılama aşamasında davalı ... yönünden «imzaya itiraz» edilmiş ise de, icra takip dosyasında imzaya itiraz edilmediği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, «acentelik sözleşmesine» dayalı poliçe «prim alacağının» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, acentelik sözleşmesinin müşterek «müteselsil kefili» olduğu iddia edilen davalılardan ... vekili tarafından yargılama aşamasında acentelik sözleşmesindeki imzaya yönelik açık itirazı mahkemece İİK.nun 62 ve 63 ncü maddeleri uyarınca incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-Öte yandan, gerek davacı taraf gerekse davalılar tarafından açıkça davacının «ticari defterlerine delil» olarak dayanmalarına rağmen, mahkemece, davacı tarafça dosyaya sunulan salt «cari hesap» ekstereleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporunun, üstelik davalı tarafın sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazları karşılanmadan, benimsenip hükme esas alın …
Oysa, anılan yasa hükmü icra mahkemesinde yapılacak yargılama ile ilgili olup, davalı ... vekili tarafından davanın dayanağı olan icra takip dosyasına karşı yapmış olduğu itirazında «imzaya itirazı» açıkça dile getirilmese bile davalı borçlu yargılama aşamasında itiraz sebebleri ile bağlı olmadığından mahkemenin kabulünün aksine yargılama aşamasında dahi imzaya itiraz etmesinde yasaca engel bir hali mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12368 E. 2018/3967 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · tacir sıfatı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · alacak davası · taşıyıcı
Benzer bu karardaBu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12116 E. , 2016/2350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2015 tarih ve 2013/354-2015/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin....'da çalıştığı dönemde davalı bankanın ... Kurumsal Şubesinde.... numaralı hesabı açtığını,... Kargo tarafından bu hesabın üzerinde tasarruf yetkisi vermeye zorlandığını, ancak müvekkilinin iş sözleşmesi.. Kargo tarafından 05/06/2012 tarihinde haksız surette feshedilerek işten çıkarıldığını, müvekkilinin azilname düzenleyerek, vekaletname ile .... Kargo'ya verdiği banka hesabı üzerindeki tüm yetkilerini geri aldığını, bu azilnameyi ... nezdindeki hesapta tasarruf yapmasın diye davalı ...'a da ilettiğini, azilnamenin 05/06/2012 tarihinde saat 15.00 civarında elden bankaya ulaştırdığını, ancak bankanın bu anda müvekkilini beklettiğini,... Kargo'ya haber vererek gelip hesap üzerinde tasarruf etme fırsatı tanıdığını, müvekkilinin azil dilekçesini gecikmeli olarak işleme koyduğunu, azilnamenin gecikmeli de olsa bankaya ulaştığı anda banka hesabında en az 10.000 TL olduğunun banka hesabı ekstresinin celbi ile anlaşılacağını, davalı bankanın müvekkilinin hesabında yetkisiz olduğunu bildiği halde..
Kargo'nun tasarruf yapmasına izin verdiğini ve banka hesabındaki parayı... Kargo'ya ödediklerini beyanla, davacı belirsiz alacak davası olarak nitelikte davada; davacı belirsiz alacak davası olarak nitelendiridiği davada şimdilik 10.000 TL alacağın davalıdan 05/06/2012 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, 27.01.2015 tarihinde 59.572,44 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin 05/06/2012 tarihinde gerçekleştiğini, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davacının hesabında meydana gelen dava konusu işlemi banka hesabını sorguladığında öğrendiğini dava dilekçesi ile ikrar ettiğini, banka hesabı sorgulandığında dava konusu işlemin miktarı ve mahiyetinin net ve likit olarak görüldüğünü, davacının davasını ikame ettiği tarihte alacağın miktarını net ve kesin olarak bildiğini, belirsiz alacak davası şeklinde bu davanın açılamayacağını, azilname ulaştıktan sonra işlem yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen azilname 05/06/2012 tarihinde şubeye ulaştığı halde ihbar olunan...Kargo'ya 06/06/2012 tarihinde havale yapılmış olduğu, davacının hesabından havale yapılan miktar davacı banka tarafından gönderilen eksterelerde mevcut olup, bu miktar üzerinden davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ibraz edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1- Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 4/f maddesinde "Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava" olduğu, Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın usulden reddine" karar vereceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Bankacılık işleminde kaynaklanmakta olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunduğundan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215035100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz