İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8689 E. 2011/7839 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ prim alacağı↗ imzaya itiraz↗ acentelik sözleşmesi↗ cari hesap↗ müteselsil kefil↗ acentelik↗ ek prim↗ kefalet↗ kefil↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeye müşterek müteselsil kefil olarak kefalet verdikleri, davalı şirketin kendisine gönderilen üretim cetvellerine itirazını yazılı olarak bildirmediği takdirde hesap içeriğini aynen kabul etmiş sayılacağı, davalıların davacı tarafça istenen prim borçlarının ödendiğini gösterir belgeleri dosyaya sunmadıkları, cari hesap eksterlerinde davalı tarafın 19.153,14-YTL.borçlu olduğu, yargılama aşamasında davalı ... yönünden imzaya itiraz edilmiş ise de, icra takip dosyasında imzaya itiraz edilmediği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesine dayalı poliçe prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, acentelik sözleşmesinin müşterek müteselsil kefili olduğu iddia edilen davalılardan ... vekili tarafından yargılama aşamasında acentelik sözleşmesindeki imzaya yönelik açık itirazı mahkemece İİK.nun 62 ve 63 ncü maddeleri uyarınca incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, anılan yasa hükmü icra mahkemesinde yapılacak yargılama ile ilgili olup, davalı ... vekili tarafından davanın dayanağı olan icra takip dosyasına karşı yapmış olduğu itirazında imzaya itirazı açıkça dile getirilmese bile davalı borçlu yargılama aşamasında itiraz sebebleri ile bağlı olmadığından mahkemenin kabulünün aksine yargılama aşamasında dahi imzaya itiraz etmesinde yasaca engel bir hali mevcut değildir.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... vekilinin yargılama aşamasında imzaya yapmış olduğu itirazı usulüne uygun bir şekilde incelenmeden karar verilmesi yanılgılı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı olup, kararın bu yönden davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, gerek davacı taraf gerekse davalılar tarafından açıkça davacının ticari defterlerine delil olarak dayanmalarına rağmen, mahkemece, davacı tarafça dosyaya sunulan salt cari hesap ekstereleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporunun, üstelik davalı tarafın sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazları karşılanmadan, benimsenip hükme esas alınması da keza doğru bulunmamış, kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12116 E. 2016/2350 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · usulden reddi · ihbar · havale · ıslah · dava sebebi · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen azilname 05/06/2012 tarihinde şubeye ulaştığı halde «ihbar olunan»...Kargo'ya 06/06/2012 tarihinde «havale» yapılmış olduğu, davacının hesabından havale yapılan miktar davacı banka tarafından gönderilen eksterelerde mevcut olup, bu miktar üzerinden davacı vekili tarafından «ıslah» dilekçesi «ibraz» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… , Yasa'nın 5/1 maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli»" bulunduğu, 6100 sayılı HMK 114/c maddesinde "mahkemenin görevli olması"nın dava şartı olarak öngörüldüğü HMK 115/2 maddesinde de "mahkemenin, dava şartı noksanlığını tesbit etmesi durumunda davanın «usulden reddine»" karar vereceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Bankacılık işleminde kaynaklanmakta olup, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında bulunduğundan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13845 E. 2010/2908 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davalılardan ... vekilinin yargılama aşamasında imzaya yapmış olduğu itirazı usulüne uygun bir şekilde incelenmeden karar verilmesi yanılgılı değerlendirmeye ve «eksik incelemeye» dayalı olup, kararın bu yönden davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairemizce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından hesap eksterelerinin davacıya gönderilmediği, davacının yazılı talimatı olmadan alış ve satışlar yapıldığı, bu nedenle 24.4.1998 tarihi itibariyle davacının 185.000 İş C, 40.000 Alcatel 10.000 Petrol Ofisi, 84.000 Adana C «hisse senedinin» bulunduğu, bu tarih itibariyle hisse senetlerinin değerinin 8.344,22 YTL olduğu, dava tarihine kadar «reeskont faizinin» 5.201,23 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 13.545,45 YTL’nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar,davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyizi üzerine,bozma sonrasında «ıslah» yapılamayacağı ve tarafların 24.4.1998 tarihine kadar yapılan işlemler konusunda uyuştukları, ihtilafın bu tarihten sonra yapılan işlemlerde olduğu ve buna göre 24.4.1998 tarihi esas alınarak bu tarihte davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin değerinin belirlenmesi gerektiği ve ayrıca Borçlar Kanunu`nun 104/«son» maddesine aykırı olarak hüküm tesisinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle davalılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse senedi · reeskont faizi · ıslah · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairemizce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından hesap eksterelerinin davacıya gönderilmediği, davacının yazılı talimatı olmadan alış ve satışlar yapıldığı, bu nedenle 24.4.1998 tarihi itibariyle davacının 185.000 İş C, 40.000 Alcatel 10.000 Petrol Ofisi, 84.000 Adana C «hisse senedinin» bulunduğu, bu tarih itibariyle hisse senetlerinin değerinin 8.344,22 YTL olduğu, dava tarihine kadar «reeskont faizinin» 5.201,23 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 13.545,45 YTL’nin «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar,davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyizi üzerine,bozma sonrasında «ıslah» yapılamayacağı ve tarafların 24.4.1998 tarihine kadar yapılan işlemler konusunda uyuştukları, ihtilafın bu tarihten sonra yapılan işlemlerde olduğu ve buna göre 24.4.1998 tarihi esas alınarak bu tarihte davacı hesabında bulunan hisse senetlerinin değerinin belirlenmesi gerektiği ve ayrıca Borçlar Kanunu`nun 104/«son» maddesine aykırı olarak hüküm tesisinin de doğru olmadığı gerekçeleriyle davalılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8689 E. , 2011/7839 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2008 tarih ve 2005/295-2008/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28/06/2011 gününde davacı avukatı gelmedi, davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin yetkili acentesi olarak poliçe düzenlemesine rağmen poliçe primlerini aktarmadığını, diğer davalıların acentelik sözleşmesinin müşterek müteselsil kefili olduklarını, borcun tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında acentelik sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeye müşterek müteselsil kefil olarak kefalet verdikleri, davalı şirketin kendisine gönderilen üretim cetvellerine itirazını yazılı olarak bildirmediği takdirde hesap içeriğini aynen kabul etmiş sayılacağı, davalıların davacı tarafça istenen prim borçlarının ödendiğini gösterir belgeleri dosyaya sunmadıkları, cari hesap eksterlerinde davalı tarafın 19.153,14-YTL.borçlu olduğu, yargılama aşamasında davalı ... yönünden imzaya itiraz edilmiş ise de, icra takip dosyasında imzaya itiraz edilmediği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, acentelik sözleşmesine dayalı poliçe prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, acentelik sözleşmesinin müşterek müteselsil kefili olduğu iddia edilen davalılardan ... vekili tarafından yargılama aşamasında acentelik sözleşmesindeki imzaya yönelik açık itirazı mahkemece İİK.nun 62 ve 63 ncü maddeleri uyarınca incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, anılan yasa hükmü icra mahkemesinde yapılacak yargılama ile ilgili olup, davalı ... vekili tarafından davanın dayanağı olan icra takip dosyasına karşı yapmış olduğu itirazında imzaya itirazı açıkça dile getirilmese bile davalı borçlu yargılama aşamasında itiraz sebebleri ile bağlı olmadığından mahkemenin kabulünün aksine yargılama aşamasında dahi imzaya itiraz etmesinde yasaca engel bir hali mevcut değildir.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... vekilinin yargılama aşamasında imzaya yapmış olduğu itirazı usulüne uygun bir şekilde incelenmeden karar verilmesi yanılgılı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı olup, kararın bu yönden davalılardan ... yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, gerek davacı taraf gerekse davalılar tarafından açıkça davacının ticari defterlerine delil olarak dayanmalarına rağmen, mahkemece, davacı tarafça dosyaya sunulan salt cari hesap ekstereleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporunun, üstelik davalı tarafın sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazları karşılanmadan, benimsenip hükme esas alınması da keza doğru bulunmamış, kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028627400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz