Çekişmesiz yargı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12368 E. 2018/3967 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ tacir sıfatı↗ mutlak ticari dava↗ re'sen gözetilme↗ ticari dava niteliği↗ tbk 99↗ kamu düzeni↗ alacak davası↗ taşıyıcı↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak alacak davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapların zamanaşımına tabi olduğu, bu durumda davalı taraf yasal süre içinde zamanaşımı itirazında bulunduğundan söz konusu hesabın açıldığı tarihten itibaren belirtilen 10 yıllık süre geçmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankaya yatırılan mevduattan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Ayrıca, TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin tacir sıfatını taşıyıp taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13998 E. 2018/5327 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Ancak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ...'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, ...’nın 5/(...) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi old …
Ancak, ...'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · yasal faiz
Benzer bu kararda1- Dava, «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından kullanılan kredinin erken kapanması sırasında alınan erken kapama ücretinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.062,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, dava tarihi olan 31.01.2013 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4805 E. 2018/7037 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · alacak davası · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca uyuşmazlığın taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan iş sözleşmesine ilişkin olduğu, HMK'nın 4. maddesi gereğince «kira ilişkisinden» doğan «alacak davalar» da «dahil» olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların iş mahkemelerinin görev alanında olacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, 5/3. maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda g …
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · rekabet yasağı · oy yasağı · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca uyuşmazlığın taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan iş sözleşmesine ilişkin olduğu, HMK'nın 4. maddesi gereğince «kira ilişkisinden» doğan «alacak davalar» da «dahil» olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların iş mahkemelerinin görev alanında olacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
1- Dava, davalının «rekabet yasağı» hükmünü ihlal ettiği iddiası ile tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/490 E. 2011/8124 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali · sulh hukuk mahkemesi · sulh · çek
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece çek iptaline ilişkin davalar da ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de davacı taraf dilekçesinde çek bedelinin 3.000 TL olduğunu belirterek işbu çek iptali davasını açmış, TTK’nun 5. maddesinde de dava olunan şeyin değerine göre asliye veya «sulh hukuk» mahkemelerinin ticari davalara bakmakta görevli oldukları belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «çek iptaline» ilişkin davalarda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu, ticaret mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16775 E. 2015/1779 K.
Ortak:ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu karardaAncak, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlarda …
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen gözetilmelidir.
Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık hukukundan kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Bankacılık Kanunu'ndan değil İİK'nın 89. maddesinden kaynaklandığı, ödeme dava açıldıktan sonra yapıldığından bankanın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8655 E. 2017/6666 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · komisyon bedeli · ticari kredi sözleşmesi · bedel iadesi · ticari kredi · komisyon · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
… f hükmü “Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve «çekişmesiz yargı» işleri ticari dava ve «ticari nitelikte» «çekişmesiz yargı işi» sayılır.” şeklinde olup, mahkemece uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kredinin «ticari kredi» olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede belirtildiği gibi, bankanın müzekkere cevabından da açıkça anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1903 E. 2015/7449 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Ancak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Bu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaKararı davacı temyiz etmiştir. (1) Dava, «genel kredi sözleşmesi» gereğince tahsil edilen «komisyon» ve dosya «masrafının» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde dayandığı 08.09.2009 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir «masraf» kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12617 E. 2018/4214 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · tacir sıfatı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · taşıyıcı · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
… TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · yasal faiz
Benzer bu kararda… inin alınmadığı ve şahısların kimlik bilgilerinin yeterince sorgulanmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.230,00 TL'nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12368 E. , 2018/3967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2016 tarih ve 2015/346-2016/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkili ...'nın oğlu ... adına 06.08.1986 tarihinde davalı bankada vadeli mevduat hesabı açtırdığını ve toplam 23.000 TL (Eski TL) para yatırdığını, müvekkilinin hesap açılışı yaparken ilgili şubede vadeli mevduat hesap defteri kalmadığından müvekkiline 18 yaşına kadar para çekilemez ibaresi bulunan vadesiz mevduat hesap defteri verildiğini, müvekkili ...’nın 25.11.2011 tarihinde davalı bankaya başvurduğunu ve davalı tarafından hesaptaki güncel tutarın 2,3 kuruş olduğunun bildirildiğini, oysa hesabın açıldığı dönemden itibaren davalı bankanın mevduatı kullanarak ve bu mevduatı işleterek kazanç ve kâr sağladığını ileri sürerek yatırılan paranın yatırıldığı tarihten itibaren 18 yıllık vade işletilerek ve devam eden yıllar içinde işletilmesi gereken faiz tutarları ile birlikte, dava tarihindeki alacağının güncel karşılığının tespiti ile bu bedelden şimdilik 23.000,00 TL'nin dava tarihi itibari ile işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Bankacılık Kanununa göre her türlü mevduat emanet ve alacaklardan en son talep, işlem veya mudinin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımına uğrayan mevduat emanet ve alacakların fona gelir kaydedildiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak alacak davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapların zamanaşımına tabi olduğu, bu durumda davalı taraf yasal süre içinde zamanaşımı itirazında bulunduğundan söz konusu hesabın açıldığı tarihten itibaren belirtilen 10 yıllık süre geçmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankaya yatırılan mevduattan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, TTK'nin 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Ayrıca, TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Buna göre, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin tacir sıfatını taşıyıp taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425325300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz