Şirketin İhyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/229 E. 2016/1051 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meşruhatlı tebligat↗ ödeme yeri↗ gider avansı↗ hmk 115/3↗ adil yargılanma hakkı↗ kısıtlılık↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ havale↗ tebligat↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL gider avansı yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık kesin süre zarfında yatırması için meşruhatlı tebligat gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gider avansının mahkeme veznesine yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, ... Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL gider avansı davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması" ihtarını içeren tebligatın 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyorum.
6100 sayılı HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartı olarak öngörülmüş,
Yasanın 115/2 maddesinde "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde Mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği" düzenlenmiş,
Yasa'nın 449 maddesinde de "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmeliklerin, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı" vaz edilmiştir.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine dair Yönetmeliğin Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinde Tutulacak kayıtları başlıklı 171/m maddesinde "Posta Mutemet Kaydı"nın tutulmasının zorunlu bulunduğu, Yönetmeliğin 187 maddesinde de Posta mutemet Kaydının "1. Havale yolu ile gelen paraya ilişkin kayıt olduğu, 4. Başkan veya hakimin, posta merkezinden havale ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve teslimat yapılmasını o yer PTT Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
PTT Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde "Serbestçe girilemeyen yer; serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve kuruluşlar" olarak ifade edilmiş, Yönetmeliğin 7/3 maddesinde de" serbestçe girilemeyen yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının, PTT işyerine başvuran alıcının kendisine, tayin etmek kaydıyla mutemet veya vekiline yahut kuruluşun mutemedine ödeneceği" düzenlenmiştir.
T.C. Anayasası'nın 36 maddesinde düzenlenen Hak arama hürriyeti mahkemeye erişim hakkını da içermektedir. Bu hal adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.
Usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel haline gelmeleri durumunda, mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Mahkemeye erişim hakkına ilişkin sınırlandırmaların, kanuni olması, hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve ilgilinin üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının havale hizmetinden yararlandığı PTT'nin 28.11. 2014 günlü "Resmi Kurumlar ile Tüzel Kişilere Konutta Teslim Havale Kabulü" konulu tebliği gereğince, PTT Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde yer alan "serbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde ödeme yerinin PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından kesin süre içerisinde gönderilen havalenin (gider avansı) ilgili PTT şubesinden teslim alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde PTT havalesi ile 26.02.2015 tarihinde gönderdiği 30.00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde teslim alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6745 E. 2018/2558 K.
Ortak:ödeme yeri · gider avansı · adil yargılanma hakkı · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · havale · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili PTT şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL «gider avansı» yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık «kesin süre» zarfında yatırması için «meşruhatlı tebligat» gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL «gider avansı» davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık «kesin süre» içerisinde yatırılması" «ihtarını» içeren «tebligatın» 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Benzer bu kararda… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının ... işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» ... işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili ... şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında mahkemenin 26/09/2015 günlü tensip «ara» kararı ile davacıya 1.000,00 TL eksik gider avansının tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması hususunda «kesin mehil» verilmiş, «ihtarname» davacı vekiline 22.10.2015 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edilmiş mahkemece eksik gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle 13.01.2016 gün 2016/5 sayılı kararla dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, Davacı vekilinin eksik gider avansını yasal süre içerisinde ... ile gönderdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkin temyiz istemi sayın çoğunlu …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli «yargılama giderlerini» verilen iki haftalık «kesin sürede» yatırmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · usulüne uygun tebliğ · ara karar · yargılama gideri · ihtarname
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında mahkemenin 26/09/2015 günlü tensip «ara» kararı ile davacıya 1.000,00 TL eksik gider avansının tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması hususunda «kesin mehil» verilmiş, «ihtarname» davacı vekiline 22.10.2015 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edilmiş mahkemece eksik gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle 13.01.2016 gün 2016/5 sayılı kararla dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, Davacı vekilinin eksik gider avansını yasal süre içerisinde ... ile gönderdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkin temyiz istemi sayın çoğunlu …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli «yargılama giderlerini» verilen iki haftalık «kesin sürede» yatırmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBaşkan veya hakimin, posta merkezinden «havale» ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve «teslimat» yapılmasını o yer PTT Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili PTT şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde PTT havalesi ile 26.02.2015 tarihinde gönderdiği 30.00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde «teslim» alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3339 E. 2017/5815 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talil · menfi tespit davası · ön inceleme duruşması · tespit davası · ihtiyati tedbir · ispat yükü · sebepsiz zenginleşme · istirdat
Benzer bu kararda… a hakimliğine yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine takibin devam etmekte olduğunu belirtmek suretiyle davalıya yapılan ödemelerin nedensiz kaldığını ve davalının «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürerek 15.300 TL'nin «istirdatını» talep etmiş, bu yöndeki talebini ön «inceleme duruşmasında» da tekrarlamıştır.
Nitekim, mahkemece de dava ve uyuşmazlık bu yönde kabul edilmiş, bu çerçevede davacının aleyhine girişilen icra takibine yönelik «ihtiyati tedbir» istemi, davanın «menfi tespit davası» olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Dava, «sebepsiz zenginleşme» iddiasına dayalı «istirdat» isteminden ibarettir.
… de bulunması, dava konusu havalelerin takip konusu senetlere ilişkin olmadığı konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmaması gözetildiğinde; davada «ispat yükünün» davacı üzerinde bulunduğu, davalı «defterlerinde» taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair herhangi bir kayıt bulunmamasının yahut bizatihi davalı savunmasının yapılan havalelerin niteliğinin «talili» ve bu suretle davalının ispat yükünü üzerine aldığı anlamına gelmeyecek olması gözden kaçırılmak suretiyle ve nihayet senet bedellerine yönelik icra takibinden kay …
2 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2853 E. 2021/27 K.
Ortak:gider avansı · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · ihtar · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL «gider avansı» davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık «kesin süre» içerisinde yatırılması" «ihtarını» içeren «tebligatın» 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL «gider avansı» yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık «kesin süre» zarfında yatırması için «meşruhatlı tebligat» gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili PTT şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece 1.000.- TL eksik gider avansının 2 haftalık «kesin süre» içinde yatırılması için davacıya süre verildiği, verilen kesin süre içinde eksikliğin ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmişse de, verilen kesin süreye ilişkin «ihtar», 22.10.2015 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edilmiş, davacı vekili tarafından iki haftalık kesin süre içinde mahkemesi ve dosya esas numarası bildirilmek suretiyle 1.000.- TL tutarındaki «gider avansı» 05.11.2015 tarihinde İzmir Adliyesi PTT Şubesi aracılığıyla yatırılmıştır.
Mahkemece davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli «yargılama giderlerini» verilen iki haftalık «kesin sürede» yatırmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu durumda, davacının süresinde eksik gider avansını yatırdığı nazara alınmaksızın davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle, Dairemizin 10.04.2018 gün, 2016/6745 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · marka hakkına tecavüz · yargılama gideri · haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli «yargılama giderlerini» verilen iki haftalık «kesin sürede» yatırmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Mahkemece 1.000.- TL eksik gider avansının 2 haftalık «kesin süre» içinde yatırılması için davacıya süre verildiği, verilen kesin süre içinde eksikliğin ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmişse de, verilen kesin süreye ilişkin «ihtar», 22.10.2015 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edilmiş, davacı vekili tarafından iki haftalık kesin süre içinde mahkemesi ve dosya esas numarası bildirilmek suretiyle 1.000.- TL tutarındaki «gider avansı» 05.11.2015 tarihinde İzmir Adliyesi PTT Şubesi aracılığıyla yatırılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11443 E. 2014/1020 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBaşkan veya hakimin, posta merkezinden «havale» ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve «teslimat» yapılmasını o yer PTT Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili PTT şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde PTT havalesi ile 26.02.2015 tarihinde gönderdiği 30.00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde «teslim» alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Benzer bu kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aracılığı ile gönderdiği kargonun alıcıya «teslim» edilmediğini ve gönderinin kaybolduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sevk irsaliyesi · sorumluluktan kurtulma · tanık beyanı · irsaliye · taşıma sözleşmesi · fatura · eksik inceleme
Benzer bu kararda… unu ileri sürdüğü, davacının aldığı takıları 29/01/2010 tarihinde PTT kargo ile gönderdiğini beyan ettiği ancak dava dilekçesinin ekindeki faturanın incelenmesinde, «fatura» tarihinin 02/02/2010, «sevk irsaliyesi» tarihinin ise 29/01/2010 olduğunun görüldüğü, «tanık beyanı» ile davacının belirttiği zarar miktarının çelişkili olduğu, PTT Genel Müdürlüğü'nün 28/07/2010 tarih ve 1038 sayılı yazısı ile kargonun değer konularak değil normal posta olarak gönderildiği belirtilerek kargo alındısı fotokopisi gönderildiği, kargonun alıcının bulunduğu adresteki birlik mutemedine 03/02/2010 tarihinde «teslim» edildiği, bunun PTT Genel Müdürlüğü Askeri Posta Merkezi Müdürlüğü'nün 10/08/2010 tarih ve 543 sayılı yazısından anlaşıldığı, ayrıca Posta Kolileri yönetmeliğinin 74/3 maddesi uyarınca gönderilen kolinin içinde yasak olan madde bulunması halinde PTT'nin «sorumluluktan kurtulacağının» belirtildiği, aynı yönetmeliğin 68. maddesinde ise para ve değerli eşyanın değer konulmamış koli ile gönderilmesinin yasak olduğunun belirtildiği, davacının gümüş …
1- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan, gönderilen eşyanın alıcıya «teslim» edilmemesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
K.'un alıcının birlik mutemedi olup olmadığı belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/229 E. , 2016/1051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada,,,2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2015 tarih ve 2015/411-2015/754 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı,,,,2. İş Mahkemesi'nin 2014/518 esas sayılı dava dosyasında verilen 06.02.2015 tarihli ara karar uyarınca.,,, ve Ticaret A.Ş. aleyhine ihya davası açılmak üzere tarafına süre verildiğini, bu dava nedeniyle dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesi zaruretinin bulunduğunu ileri sürerek.,,, ve Tic. A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ,,,sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde,,,İnş. Ve Tic. A.Ş.'nin 17.03.2009 tarihinde tescil edilen 26.3.2009 tarihli toplantı tutanağı uyarınca tasfiyesi sona ermesi nedeniyle sicilden terkin edildiğini, terkin işlemini alınan kararlar uyarınca yapan müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL gider avansı yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık kesin süre zarfında yatırması için meşruhatlı tebligat gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gider avansının mahkeme veznesine yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta, ... Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL gider avansı davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması" ihtarını içeren tebligatın 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyorum.
6100 sayılı HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartı olarak öngörülmüş,
Yasanın 115/2 maddesinde "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde Mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği" düzenlenmiş,
Yasa'nın 449 maddesinde de "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmeliklerin, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı" vaz edilmiştir.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine dair Yönetmeliğin Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinde Tutulacak kayıtları başlıklı 171/m maddesinde "Posta Mutemet Kaydı"nın tutulmasının zorunlu bulunduğu, Yönetmeliğin 187 maddesinde de Posta mutemet Kaydının "1. Havale yolu ile gelen paraya ilişkin kayıt olduğu, 4. Başkan veya hakimin, posta merkezinden havale ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve teslimat yapılmasını o yer PTT Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
PTT Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde "Serbestçe girilemeyen yer; serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve kuruluşlar" olarak ifade edilmiş, Yönetmeliğin 7/3 maddesinde de" serbestçe girilemeyen yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının, PTT işyerine başvuran alıcının kendisine, tayin etmek kaydıyla mutemet veya vekiline yahut kuruluşun mutemedine ödeneceği" düzenlenmiştir.
T.C. Anayasası'nın 36 maddesinde düzenlenen Hak arama hürriyeti mahkemeye erişim hakkını da içermektedir. Bu hal adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.
Usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel haline gelmeleri durumunda, mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Mahkemeye erişim hakkına ilişkin sınırlandırmaların, kanuni olması, hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve ilgilinin üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının havale hizmetinden yararlandığı PTT'nin 28.11. 2014 günlü "Resmi Kurumlar ile Tüzel Kişilere Konutta Teslim Havale Kabulü" konulu tebliği gereğince, PTT Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde yer alan "serbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde ödeme yerinin PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından kesin süre içerisinde gönderilen havalenin (gider avansı) ilgili PTT şubesinden teslim alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde PTT havalesi ile 26.02.2015 tarihinde gönderdiği 30.00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde teslim alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Sonuç olarak, ...Kasabasında oturan davacının,,,2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada, 26.02.2015 tarihinde PTT havalesi ile gönderdiği 30.00 TL gider avansının Mahkemece PTT'den çekilerek işlemlerde kullanılmasına rağmen, 09.03.2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen ihtarnamede öngörülen kesin sürede eksik 440.00 TL gider avansını Mahkeme adı ve dosya nosunda bildirerek aynı usulle gönderdiği halde Mahkemece Yönetmelik hükümlerine aykırı davranılarak paranın PTT'den çekilmemesi sonucu ve kesin sürenin sona ermesinden itibaren yaklaşık 3 ay sonra yazılı şekilde karar verilmesi T.C. Anayasasının 3 maddesinde ifade edilen Mahkemeye erişim hakkı, HMK 27 maddesinde ifade edilen Hukuki Dinlenilme Hakkı ve HMK 30 maddesinde ifade edilen Usul Ekonomisi ilkesine aykırıdır.
Yerel Mahkeme kararının, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılmak üzere Bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL. gider avansı yatırıldığı, gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine, belirlenen gider avansının iki haftalık kesin süre zarfında yatırması için meşruhatlı tebligat gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, gider avansının yatırlması için çıkarılan tebligatın davacıya 09.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı temyiz dilekçesinde, iki haftalık süre dolmadan, 16.03.2015 günü saat 09.56'da Afyonkarahisar PTT merkez Şubesinden 450,00 TL'yi gider avansı olarak yatırdığını, makbuzunu da mahkemeye gönderdiğini, mahkemenin avansı almadığını, iade edilen parayı, 30.06.2015 günü Sinanpaşa PTT Müdürlüğünden geri aldığını, hak kaybı söz konusu olduğundan, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiş, dilekçesi ekine ilgili belge fotokopilerini eklemiştir.
Mahkeme 05.06.2015 günü gider avansının verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Bu durumda, davacının temyiz dilekçesi ile ekindeki belgeler incelenerek, davacının temyiz dilekçesinde belirttiği gibi verilen kesin süre içerisinde gider avansını gönderip, bu hususu mahkemeye bildirdiği, buna rağmen mahkemece, gönderilen gider avansının alınmadığı, bu nedenle iade edildiğinin anlaşılması halinde, davacının kesin süre içerisinde gider avansını yatırmadığı ileri sürülemeyecektir.
Bu nedenle, yukarıda belirtilen şekilde araştırma yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi için, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
08. 02.2016
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214815400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz