Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6745 E. 2018/2558 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme yeri↗ gider avansı↗ kesin mehil↗ adil yargılanma hakkı↗ ek mehil↗ usulüne uygun tebliğ↗ kısıtlılık↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ havale↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli yargılama giderlerini verilen iki haftalık kesin sürede yatırmadığı, gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve verilen kesin sürede gider avansının mahkeme veznesine yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında mahkemenin 26/09/2015 günlü tensip ara kararı ile davacıya 1.000,00 TL eksik gider avansının tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması hususunda kesin mehil verilmiş, ihtarname davacı vekiline 22.10.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş mahkemece eksik gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle 13.01.2016 gün 2016/5 sayılı kararla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin eksik gider avansını yasal süre içerisinde ... ile gönderdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkin temyiz istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartı olarak öngörülmüş,
Yasanın 115/2 maddesinde "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde Mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği" düzenlenmiş,
Yasa'nın 449 maddesinde de "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmeliklerin, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı" vaz edilmiştir.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine dair Yönetmeliğin Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinde Tutulacak kayıtları başlıklı 171/m maddesinde "Posta Mutemet Kaydı"nın tutulmasının zorunlu bulunduğu, Yönetmeliğin 187 maddesinde de Posta mutemet Kaydının "1. Havale yolu ile gelen paraya ilişkin kayıt olduğu, 4. Başkan veya hakimin, posta merkezinden havale ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve teslimat yapılmasını o yer ... Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
... Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde "Serbestçe girilemeyen yer; serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve kuruluşlar" olarak ifade edilmiş, Yönetmeliğin 7/3 maddesinde de" serbestçe girilemeyen yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının, ... işyerine başvuran alıcının kendisine, tayin etmek kaydıyla mutemet veya vekiline yahut kuruluşun mutemedine ödeneceği" düzenlenmiştir.
T.C. Anayasası'nın 36 maddesinde düzenlenen Hak arama hürriyeti mahkemeye erişim hakkını da içermektedir. Bu hal adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.
Usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel haline gelmeleri durumunda, mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Mahkemeye erişim hakkına ilişkin sınırlandırmaların, kanuni olması, hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve ilgilinin üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının havale hizmetinden yararlandığı ...'nin 28.11. 2014 günlü "Resmi Kurumlar ile Tüzel Kişilere Konutta Teslim Havale Kabulü" konulu tebliği gereğince, ... Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde yer alan "serbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının ... işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde ödeme yerinin ... işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından kesin süre içerisinde gönderilen havalenin (gider avansı) ilgili ... şubesinden teslim alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde ... havalesi ile 04.09.2015 tarihinde gönderdiği 100,00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde teslim alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/229 E. 2016/1051 K.
Ortak:ödeme yeri · gider avansı · adil yargılanma hakkı · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · havale · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının ... işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» ... işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili ... şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında mahkemenin 26/09/2015 günlü tensip «ara» kararı ile davacıya 1.000,00 TL eksik gider avansının tebliğden itibaren 2 haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması hususunda «kesin mehil» verilmiş, «ihtarname» davacı vekiline 22.10.2015 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edilmiş mahkemece eksik gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle 13.01.2016 gün 2016/5 sayılı kararla dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, Davacı vekilinin eksik gider avansını yasal süre içerisinde ... ile gönderdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkin temyiz istemi sayın çoğunlu …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli «yargılama giderlerini» verilen iki haftalık «kesin sürede» yatırmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen «havale» paralarının PTT işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde «ödeme yerinin» PTT işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından «kesin süre» içerisinde gönderilen havalenin («gider avansı») ilgili PTT şubesinden «teslim» alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL «gider avansı» yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık «kesin süre» zarfında yatırması için «meşruhatlı tebligat» gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL «gider avansı» davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık «kesin süre» içerisinde yatırılması" «ihtarını» içeren «tebligatın» 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:meşruhatlı tebligat · ihtar · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davanın açılması sırasında 30,00 TL «gider avansı» yatırıldığı, mahkemece dosyada gider avansının eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacıya gider avansının iki haftalık «kesin süre» zarfında yatırması için «meşruhatlı tebligat» gönderildiği, davacının buna rağmen gider avansını yatırmadığı, davacının kesin süre zarfında gider avansını yatırmasının dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/1-g maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile 17/02/2015 tarihinde,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada, 30,00 TL «gider avansı» davacı tarafından 17/02/2015 tarihinde PTT ile gönderilmiş,,,,Asliye Ticaret Mahkemesi'nce çekilen avans 26/02/2015 günü vezneye yatırılmış, Mahkemece gider avansının eksik yatırıldığının anlaşılması sonucu öninceleme aşamasında "440,00 TL gider avansının iki haftalık «kesin süre» içerisinde yatırılması" «ihtarını» içeren «tebligatın» 09/03/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 16/03/2015 tarihinde 450,00 TL gider avansı davacı tarafından PTT ile Mahkemeye gönderilmiş, Mahkemece 30/06/2005 tarihinde gönderilen avans PTT aracılığı ile davacıya iade edilmiş 05/06/2015 gün ve 2015/411-754 sayılı kararla HMK 114/1-g ve HMK 115/2 maddesi gereğince Mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın Usulden reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar çoğunluk görüşü doğrultusunda onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15105 E. 2018/3043 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · şirket müdürü · icra takibine itiraz · limited şirket · görevsizlik kararı · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, şirket «defterlerinde» yapılan havalelerin işyeri maliki sıfatıyla alacaklandırıldığı, davalının davacı «şirkette müdür» olduğu, taşınmazını da şirkete kiraya vermiş olduğu, havalelerin borç olarak gönderildiğine ilişkin bir ibare taşımadığı, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirketin» şirket müdürüne karşı başlattığı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ticari davalara bakmakla «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Dava konusu uyuşmazlık, niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/926 E. 2020/5442 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6745 E. , 2018/2558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/242-2016/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." marka gözlükleri bulunduğunu, davalıların müvekkiline ait markanın birebir aynı taklit gözlükleri yurtdışıdan ülkeye soktuklarını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, tecavüzün tesbiti ve meni'ni, ürünlere el konulmasını ve imhasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının istinabe ve tebliğ işlemleri için gerekli yargılama giderlerini verilen iki haftalık kesin sürede yatırmadığı, gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve verilen kesin sürede gider avansının mahkeme veznesine yatırılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında mahkemenin 26/09/2015 günlü tensip ara kararı ile davacıya 1.000,00 TL eksik gider avansının tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması hususunda kesin mehil verilmiş, ihtarname davacı vekiline 22.10.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş mahkemece eksik gider avansının kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle 13.01.2016 gün 2016/5 sayılı kararla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş,
Davacı vekilinin eksik gider avansını yasal süre içerisinde ... ile gönderdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkin temyiz istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartı olarak öngörülmüş,
Yasanın 115/2 maddesinde "avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde Mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği" düzenlenmiş,
Yasa'nın 449 maddesinde de "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmeliklerin, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı" vaz edilmiştir.
Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine dair Yönetmeliğin Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinde Tutulacak kayıtları başlıklı 171/m maddesinde "Posta Mutemet Kaydı"nın tutulmasının zorunlu bulunduğu, Yönetmeliğin 187 maddesinde de Posta mutemet Kaydının "1. Havale yolu ile gelen paraya ilişkin kayıt olduğu, 4. Başkan veya hakimin, posta merkezinden havale ve kıymetli kolileri almaya yetkili mutemetlerin adı, soyadı, memuriyet sıfatı ve tatbiki imzaları ile bunlardan başkasına ödeme ve teslimat yapılmasını o yer ... Müdürlüklerine bir yazı ile bildirileceği ...." öngörülmüştür.
... Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde "Serbestçe girilemeyen yer; serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve kuruluşlar" olarak ifade edilmiş, Yönetmeliğin 7/3 maddesinde de" serbestçe girilemeyen yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının, ... işyerine başvuran alıcının kendisine, tayin etmek kaydıyla mutemet veya vekiline yahut kuruluşun mutemedine ödeneceği" düzenlenmiştir.
T.C. Anayasası'nın 36 maddesinde düzenlenen Hak arama hürriyeti mahkemeye erişim hakkını da içermektedir. Bu hal adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlalidir.
Usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel haline gelmeleri durumunda, mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır.
Mahkemeye erişim hakkına ilişkin sınırlandırmaların, kanuni olması, hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve ilgilinin üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının havale hizmetinden yararlandığı ...'nin 28.11. 2014 günlü "Resmi Kurumlar ile Tüzel Kişilere Konutta Teslim Havale Kabulü" konulu tebliği gereğince, ... Yurtiçi Havale ve Posta Çeki Yönetmeliğinin 3/r maddesinde yer alan "serbestçe girilemeyen yer" kavramının, serbestçe girilip alıcısına ulaşılamayacak resmi veya özel kurum ve Kuruluşları ifade ettiği, bu yerlerdeki kişiler adına gelen havale paralarının ... işyerine başvuran alıcının kendisine veya ilgilisine ödeneceği, sonuç olarak tüm resmi kurumlara yapılan havalelerde ödeme yerinin ... işyeri olduğu gözetildiğinde, davacı tarafından kesin süre içerisinde gönderilen havalenin (gider avansı) ilgili ... şubesinden teslim alınmasının, HMK Yönetmeliğinin 187 maddesi hükümleri de dikkate alındığında, Mahkemenin sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının dava açarken aynı şekilde ... havalesi ile 04.09.2015 tarihinde gönderdiği 100,00 TL'nin yerel Mahkemece yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde teslim alınarak sarfedilmesine rağmen, dava konusu gider avansının Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak alınmamasında mahkemece yeknesak bir uygulama sergilenmediğini göstermektedir.
Sonuç olarak, İzmir'de mukim davacı vekilinin açtığı davada, 04.09.2015 tarihinde ... havalesi ile gönderdiği 100,00 TL gider avansının mahkemece ...'den çekilerek işlemlerde kullanılmasına rağmen 22.10.2015 tarihinde kendisine tebliğ edilen ihtarnamede öngörülen kesin sürede eksik 1.000,00 TL gider avansına mahkeme adı ve dosya nosunu da bildirerek aynı usulden gönderdiği halde Mahkemece Yönetmelik hükümlerine aykırı davranılarak paranın ...'den çekilmemesi sonucu gider avansının gönderilmesinden yaklaşık 2 ay sonra yazılı şekilde karar verilmesi T.C. Anayasasının 3 maddesinde ifade edilen Mahkemeye erişim hakkı, HMK 27 maddesinde ifade edilen Hukuki Dinlenilme Hakkı ve HMK 30 maddesinde ifade edilen Usul Ekonomisi ilkesine aykırıdır.
Yerel Mahkeme kararının, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılmak üzere Bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419523700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz