Ttk 732
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/151 E. 2016/3749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ tanık delili↗ yemin teklifi↗ ciranta↗ yemin↗ ciro↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ çek↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hamili olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin zamanaşımına uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde tanık deliline dayanmadığı, karşı tarafa yemin teklifinde de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, karşılıksız çıkan ve zamanaşımına uğramış çeke dayalı alacak davasıdır. Davaya konu çekin keşidecisi A.. Ö.. olup hamiline yazılı çeki davacıya M.. M.. ciro yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça çek icra takibine konu edilmiş ancak zamanaşımı nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak keşideci ve cirantadan alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; işbu dava, keşideci A.. Ö.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan sebepsiz zenginleşme davası olup, bu madde hükmüne göre, zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir. Ancak mahkemece TTK'nın 732. maddesi değerlendirilmeksizin keşideci yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1716 E. 2017/4452 K.
Ortak:ciro · ispat yükü · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaÖ.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene («keşideciye») aittir.
M.. «ciro» yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça «çek» icra takibine konu edilmiş ancak «zamanaşımı» nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak «keşideci» ve «cirantadan» alacağının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «hamili» olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin «zamanaşımına» uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde «tanık deliline» dayanmadığı, karşı tarafa «yemin teklifinde» de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİşbu dava, «keşideci» davalı yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin davacı bankaya olan kredi borcunun «teminatı» olarak verildiği, dava dışı şirketin borcunun «mahsup» edilmediği, tahsilatın dava dışı şirketin bankadaki kendi hesabına aktarılıp buradan banka borcunun «havale» ile ödendiği, «hamilin» halen anılan şirket olup davacı bankanın onun vekili sıfatıyla hareket ederek tahsilatın gerçekleşebileceği, bu halde dolaylı olarak kredi borcunun mahsup edileceği, banka kayıtlarında söz konusu çekin borç için alındığının gösterilmediği, «rehin» veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişinin çeke dayalı hakları kullanamayacağı, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, davacının «yetkili hamili» olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi çekin hamilin zararına zenginleşme oluşturmadığı, davacı bankanın aldığı çekin karşılığında kredi borcunu mahsup etmemesi ve kredi alacağının kredi borçlusuna karşı mevcudiyeti karşısında «sebepsiz zenginleşme» şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda, mahkemece «sebepsiz zenginleşmediğini» «ispat yükünün» davalı «keşidecide» olduğu kabul edilerek bir karar vermek gerekirken; TTK'nın 732. maddesi dikkate alınmaksızın, alınan çekin dava dışı şirketin kredi borcundan davacı tarafça «mahsup» edilmediği, kredi alacağının dava dışı şirkete karşı halen mevcut olduğu ve sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · yetkili hamil · rehin · mahsup · temlik · havale · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin dava dışı şirketin davacı bankaya olan kredi borcunun «teminatı» olarak verildiği, dava dışı şirketin borcunun «mahsup» edilmediği, tahsilatın dava dışı şirketin bankadaki kendi hesabına aktarılıp buradan banka borcunun «havale» ile ödendiği, «hamilin» halen anılan şirket olup davacı bankanın onun vekili sıfatıyla hareket ederek tahsilatın gerçekleşebileceği, bu halde dolaylı olarak kredi borcunun mahsup edileceği, banka kayıtlarında söz konusu çekin borç için alındığının gösterilmediği, «rehin» veya bu sonucu elde etmeye yönelik teminat amacıyla çekin «ciro» edilmesi halinde çeki devralan kişinin çeke dayalı hakları kullanamayacağı, davacı banka davaya konu çeki teminat amacıyla almış olup, davacının «yetkili hamili» olarak kabul edilemeyeceği, aksinin kabulü halinde dahi çekin hamilin zararına zenginleşme oluşturmadığı, davacı bankanın aldığı çekin karşılığında kredi borcunu mahsup etmemesi ve kredi alacağının kredi borçlusuna karşı mevcudiyeti karşısında «sebepsiz zenginleşme» şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davaya konu çekin «keşidecisinin» davalı olduğu, davacının kredi borçlusu olan dava dışı şirket emrine düzenlendiği ve davacının da çeki dava dışı şirketten «temlik cirosu» ile devraldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece «sebepsiz zenginleşmediğini» «ispat yükünün» davalı «keşidecide» olduğu kabul edilerek bir karar vermek gerekirken; TTK'nın 732. maddesi dikkate alınmaksızın, alınan çekin dava dışı şirketin kredi borcundan davacı tarafça «mahsup» edilmediği, kredi alacağının dava dışı şirkete karşı halen mevcut olduğu ve sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yanılgılı değerlendirme s …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11341 E. 2014/18462 K.
Ortak:ciranta · ciro · hamil · sebepsiz zenginleşme · keşideci · çek · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaM.. «ciro» yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça «çek» icra takibine konu edilmiş ancak «zamanaşımı» nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak «keşideci» ve «cirantadan» alacağının tahsilini talep etmiştir.
Ö.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene («keşideciye») aittir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «hamili» olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin «zamanaşımına» uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde «tanık deliline» dayanmadığı, karşı tarafa «yemin teklifinde» de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBoya firmasının elinde olduğu, «son» «cirantanın» gerek «keşideciden» gerekse kendinden önceki cirantadan TTK hükümlerine göre çekin bedelini talep etme hakkına sahip olduğu, davalı ile S...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin son ciranta olan davacıyı bağlamayacağı, davacı şirket tarafından «çek» bedelinin ödenmediğine ilişkin her hangi bir «ihtarname» gönderilmediği, buna göre «ticari faiz» oranının davalı yönünden keşide tarihinden itibaren değil, ilk takip tarihinden itibaren uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.970,00 TL'nin taki …
Hamil, (6762 sayılı TTK'nun 644. maddesi) 6102 sayılı TTK'nun 732. maddesine dayalı olarak ya hakkında «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle «keşideci» aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak «cirantası» aleyhine «alacak davası» açabilir.
Somut olayda «çek», davalı tarafından davacıya «ciro» edilmediğine ve davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunduğu da davacı tarafından iddia ve ispat edilmediğine göre, dava konusu çeke dayalı olarak «ciranta» sıfatı «taşıyan» davalı aleyhine işbu dava açılamayacağından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · organik bağ · ticari faiz · kambiyo senedi · tüzel kişilik · alacak davası · ihtarname · taşıyan
Benzer bu karardaA.Ş. firması arasında «organik bağ» bulunmadığı, iki ayrı «tüzel kişilik» olduğu, aynı şirket olduğuna dair delil ve belge «ibraz» edilemediği, davalının ticari alışverişini dava dışı S...A.Ş. ile yaptığı, çekin «son» «ciranta» olan davacı A...
Boya firmasının elinde olduğu, «son» «cirantanın» gerek «keşideciden» gerekse kendinden önceki cirantadan TTK hükümlerine göre çekin bedelini talep etme hakkına sahip olduğu, davalı ile S...A.Ş. arasındaki ticari ilişkinin son ciranta olan davacıyı bağlamayacağı, davacı şirket tarafından «çek» bedelinin ödenmediğine ilişkin her hangi bir «ihtarname» gönderilmediği, buna göre «ticari faiz» oranının davalı yönünden keşide tarihinden itibaren değil, ilk takip tarihinden itibaren uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.970,00 TL'nin taki …
Somut olayda «çek», davalı tarafından davacıya «ciro» edilmediğine ve davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunduğu da davacı tarafından iddia ve ispat edilmediğine göre, dava konusu çeke dayalı olarak «ciranta» sıfatı «taşıyan» davalı aleyhine işbu dava açılamayacağından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «zamanaşımına» uğramış «kambiyo senedine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Sebepsiz zenginleşme | Takibin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11852 E. 2016/8837 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaÖ.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, bu madde hükmüne göre, «zamanaşımı» sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin «hamiline» karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar; «ispat yükü», sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene («keşideciye») aittir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «hamili» olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin «zamanaşımına» uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde «tanık deliline» dayanmadığı, karşı tarafa «yemin teklifinde» de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, karşılıksız çıkan ve «zamanaşımına» uğramış çeke dayalı alacak davasıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava çeke dayalı olsa da, çekin «zamanaşımına» uğramış olması nedeniyle kambiyo niteliğini kaybettiğinden ve ilişki «ticari nitelikte» bulunmadığından, davalının kabulünde de olmadığından «görev itirazının», dava alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının adresindeki mahkeme de yetkili olduğundan görev ve «yetki itirazının» reddi gerektiği, davacının davasını borç ilişkisine dayandırdığı ve zamanaşımına uğramış, kambiyo niteliğini kaybetmiş olsa da «yazılı delil başlangıcı» sayılan, «imzanın inkar» edilmediği çeke karşı dinlenen tanık ile haklılığını ispat ettiği, davalının imzayı inkar etmediği gibi, hukuki ilişkiyi hangi sebeple reddettiğini de ispat edemediği, çekin kambiyo niteliği taşımaması ve takipten önce de «ihtar» çekilmemesi nedeniyle «temerrüt tarihinin» takip tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, ....500,00 TL’nin takip tarihi olan .../09/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline k …
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. ...- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesine dayalı «sebepsiz zenginleşmeden» doğan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · yazılı delil başlangıcı · imza inkarı · delil başlangıcı · mutlak ticari dava · yetki itirazı · yazılı delil · ticari dava niteliği
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava çeke dayalı olsa da, çekin «zamanaşımına» uğramış olması nedeniyle kambiyo niteliğini kaybettiğinden ve ilişki «ticari nitelikte» bulunmadığından, davalının kabulünde de olmadığından «görev itirazının», dava alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının adresindeki mahkeme de yetkili olduğundan görev ve «yetki itirazının» reddi gerektiği, davacının davasını borç ilişkisine dayandırdığı ve zamanaşımına uğramış, kambiyo niteliğini kaybetmiş olsa da «yazılı delil başlangıcı» sayılan, «imzanın inkar» edilmediği çeke karşı dinlenen tanık ile haklılığını ispat ettiği, davalının imzayı inkar etmediği gibi, hukuki ilişkiyi hangi sebeple reddettiğini de ispat edemediği, çekin kambiyo niteliği taşımaması ve takipten önce de «ihtar» çekilmemesi nedeniyle «temerrüt tarihinin» takip tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, ....500,00 TL’nin takip tarihi olan .../09/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline k …
… e bulunan 6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı Kanun ile değiştirilen .... maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş «bölümü» ilişkisi olmaktan çıkarılarak görev ilişkisi haline getirildiğinden, dava şartı olan görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden mahkemece işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/151 E. , 2016/3749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..........SLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/05/2015
NUMARASI 2014/304-2015/378
Taraflar arasında görülen davada.........Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2015 tarih ve 2014/304-2015/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; davalılardan M.. M..'ın acil paraya ihtiyacı olduğunu dönemde kendisine para verdiğini ve karşılığında 13/10/2005 keşide tarihli çeki aldığını, ancak bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıktığını, çeke dayalı olarak başlattığı icra takibinin ise zamanaşımı nedeniyle geri bırakıldığını, çek tutarı kadar alacaklı olduğunu ileri sürerek alacağının keşide tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, mahkeme masrafları ve yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına ayrıca davalının adına kayıtlı gayrimenkullerin ve araçların üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. M.. vekili; davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkilinin davacıya böyle bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı A.. Ö..'e usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı davayı takip etmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hamili olduğu 13/10/2015 keşide tarihli 3.000,00 TL'lik çekin zamanaşımına uğramış olduğu, davacının alacağını ispat için delil listesinde tanık deliline dayanmadığı, karşı tarafa yemin teklifinde de bulunmak istemediği, genel alacak kurallarına göre davasını ispat etmesi gerekirken ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, karşılıksız çıkan ve zamanaşımına uğramış çeke dayalı alacak davasıdır. Davaya konu çekin keşidecisi A.. Ö.. olup hamiline yazılı çeki davacıya M.. M.. ciro yoluyla devretmiş, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafça çek icra takibine konu edilmiş ancak zamanaşımı nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve davacı işbu davayı açarak keşideci ve cirantadan alacağının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; işbu dava, keşideci A.. Ö.. yönünden 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde (6762 sayılı TTK'nın 644. maddesi) yer alan sebepsiz zenginleşme davası olup, bu madde hükmüne göre, zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar;
ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene (keşideciye) aittir. Ancak mahkemece TTK'nın 732. maddesi değerlendirilmeksizin keşideci yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200371500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz