6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acentelik sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5105 E. 2015/11871 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Zamanaşımı
2 yıl
Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi sigorta sözleşmesi acentelik zamanaşımı def'i def'i zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1268

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca poliçeden kaynaklandığı, poliçeden kaynaklı alacaklarda zamanaşımının 2 yıl olduğu ve süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava Acentelik Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davacının dava dışı sigortalılar adına düzenlediği poliçe pirimlerinin, acentesi olduğu davalılar tarafından davacı adına borç kaydedilerek tahsil edildiği, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defiinde bulunmadığı ancak diğer davalı ...'in zamanaşımı defiinde bulunduğu, mahkemece de poliçeden kaynaklanan alacaklara uygulanan 2 yıllık zamanaşımı süresi gözönüne alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle bir def'idir ve hakim tarafından re'sen gözönüne alınamaz, ancak davalının süresinde ileri sürmesi halinde dikkate alınabilir. Bu itibarla davalı sigorta şirketi zamanaşımı def'inde bulunmadığından, hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır.

2- Ayrıca davacı ile ... arasındaki ilişkinin acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı gözönüne alınmaksızın bahsi geçen taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve TTK m 1268'deki 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilerek davanın ... yönünden de zamanaşımı nedeniyle reddi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8842 E. 2010/200 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşımacılık Zararının Tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3525 E. 2015/9191 K.

    Ortak: · zamanaşımı 2 yıl

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.

    Ortak: · zamanaşımı 2 yıl

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/5105 E.  ,  2015/11871 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2010/690-2014/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketinin acentesi olarak davalı adına ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri düzenlediğini, prim miktarlarının davacı adına borç kaydedildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 20 adet poliçeye konu yerlerin dava dışı ... tarafından tekrar sigortalandığı, bu yerlerde hasar oluştuğu ancak hasar ödemesinin yapılmadığını, buna rağmen davalı şirketin müvekkilini sigorta primlerinden sorumlu tutmaya devam ettiğini ve müvekkilinin alacak hesabından 17.935,66 TL tahsil edildiğini ileri sürerek, 17.935,66 TL'nin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.

Davalı .... vekili, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK hükümleri uyarınca poliçeden kaynaklandığı, poliçeden kaynaklı alacaklarda zamanaşımının 2 yıl olduğu ve süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava Acentelik Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Davacının dava dışı sigortalılar adına düzenlediği poliçe pirimlerinin, acentesi olduğu davalılar tarafından davacı adına borç kaydedilerek tahsil edildiği, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı defiinde bulunmadığı ancak diğer davalı ...'in zamanaşımı defiinde bulunduğu, mahkemece de poliçeden kaynaklanan alacaklara uygulanan 2 yıllık zamanaşımı süresi gözönüne alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Zamanaşımı hukuki niteliği itibariyle bir def'idir ve hakim tarafından re'sen gözönüne alınamaz, ancak davalının süresinde ileri sürmesi halinde dikkate alınabilir. Bu itibarla davalı sigorta şirketi zamanaşımı def'inde bulunmadığından, hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamıştır.

2- Ayrıca davacı ile ... arasındaki ilişkinin acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı gözönüne alınmaksızın bahsi geçen taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve TTK m 1268'deki 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilerek davanın ... yönünden de zamanaşımı nedeniyle reddi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,11/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185080800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.