Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8842 E. 2010/200 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı↗ havale↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde internet bankacılığı yolu ile usulsüz olarak
...isimli kişinin hesabına havale yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir. Mahkemece, davacının hesabından çekilen paranın %54 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bu faiz oranın nasıl tesbit edildiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde belirtilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının hesabından 2.2.2007 tarihinde çekilen paranın davalı banka tarafından hangi tarihte ve hangi faiz oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise avans faizi ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla «harç» ödenmeksizin açıldığı, uyuşmazlığının TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verildiği ve davacılar vekiline dava harcını yatırması için verilen süre içinde harcın yatırılmaması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece dava harcının yatırılmadığı gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmişse de, dosyada 03.11.2009 tarihli dava harcı yatırıldığına ilişkin makbuzun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
-
Taşımacılık Zararının Tazmini 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10480 E. 2014/19340 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8842 E. , 2010/200 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2007/419-2008/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada kredili mevduat hesabının bulunduğunu, internet bankacılığı ile bu hesaptan tanımadığı bir kişiye 5 ayrı işlemle 2.250 YTL kredi kullanılmak suretiyle havale yapıldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin bankanın bu hesaba uygulamış olduğu temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerekli güvenlik önlemlerini uygulamadığını, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde internet bankacılığı yolu ile usulsüz olarak
...isimli kişinin hesabına havale yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir. Mahkemece, davacının hesabından çekilen paranın %54 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, bu faiz oranın nasıl tesbit edildiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde belirtilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının hesabından 2.2.2007 tarihinde çekilen paranın davalı banka tarafından hangi tarihte ve hangi faiz oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise avans faizi ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008019200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz