İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13294 E. 2016/2475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/767']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şikayet↗ zamanaşımı def'i↗ kesin süre↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın ticari defterlerinin kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV dahil toplam 12.177,60 TL'lik fatura düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen kesin süre içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen işlemiş faizin davalı şirketi temerrüde düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde şikayette bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Taşıma yapılan tarih itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 767/1. maddesi gereğince, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar. Aynı maddenin 5. fıkrasında zamanaşımının on yıl olduğu haller gösterilmiştir. Davacı taşıyıcının düzenleyip davalıya gönderdiği faturalar 2007-2008 tarihli olup, icra takibi 20.06.12 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin zamanaşımı dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8488 E. 2018/2076 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuştur.
Taşımanın yapıldığı 25/01/2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı ...'nın 767. maddesinin 1. ve .... fıkrasına göre, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · borçlu olunmadığının tespiti · navlun · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · kötü niyet · menfi tespit · teslim
Benzer bu karardaDava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan «navlun bedeli» ile emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ile aynı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece «menfi tespit» istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2223 E. 2012/1509 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · işlemiş faiz · dahili dava · zamanaşımı · kesin hüküm · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBirleşen dava ise, 13.03.2009 tarihinde açılmış olup, mahkemece davalı yanın «zamanaşımı def»'i kâr «mahrumiyetine» ilişkin bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma kararı ittıla tarihi olduğu dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.
Bu bağlamda, mahkemece, davalı vekilinin usulüne uygun «zamanaşımı def»'inin kabulü yerine yanılgılı değerlendirmelere dayalı olarak reddi doğru bulunmamıştır.
Oysa, TTK'nun müruruzaman başlıklı 767. maddesi ''Haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar'' hükmünü haiz olup, «zamanaşımı» süresinin «taşıma sözleşmesinin» davalı yanın «haksız fesih» tarihi olan 20.06.2002 tarihinden itibaren başlayacağının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken fesih · kar mahrumiyeti · haksız fesih · kar kaybı · kâr mahrumiyeti · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · fesih
Benzer bu kararda… maya uyulmuş, bilirkişi raporu doğrultusunda, günün ekonomik koşulları da değerlendirilerek % 20 oranındaki kar oranının makul bulunduğu, buna göre davacının toplam «kar mahrumiyetinin» 52.254.09 TL olduğu, ek dava ile ilgili olarak davalı tarafın zaman aşımı itirazlarının kar mahrumiyetine ilişkin bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma kararı ittıla tarihi olduğu dikkate alındığında yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davada «kar kaybına» ilişkin davacı tarafın talebinin kabulü ile 15.000 TL nin 21.10.2002 tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, davacı tarafın diğer talepleri kesinleşmiş bulunduğundan bu konularda karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davanın kısmen kabulü ile 37.254,09 TL nin 11.09.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK'nun müruruzaman başlıklı 767. maddesi ''Haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar'' hükmünü haiz olup, «zamanaşımı» süresinin «taşıma sözleşmesinin» davalı yanın «haksız fesih» tarihi olan 20.06.2002 tarihinden itibaren başlayacağının kabulü gerekir.
1-Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinden önce ve haksız olarak feshedildiği iddiasıyla, sözleşme döneminde ödenmeyen akaryakıt fiyat farkı, geç ödenen alacağın «işlemiş faizi» ve «erken fesih» nedeniyle kâr «kaybı» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, %20 kâr oranının makul olduğu gerekçesiyle bu orana itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Birleşen dava ise, 13.03.2009 tarihinde açılmış olup, mahkemece davalı yanın «zamanaşımı def»'i kâr «mahrumiyetine» ilişkin bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma kararı ittıla tarihi olduğu dikkate alınarak yerinde görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13246 E. 2012/19692 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz kararda1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında «zamanaşımı def»’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mülga 6762 sayılı TTK’nun 767. maddesi uyarınca, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · ihbar olunan · ticari faiz · olumsuz oy · mahsup · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/160 D.İş dosyası ile tespit yapıldığı ve rapor alındığı, mahkemece yapılan keşifte de ürünlerdeki «hasar» ve zararın gözlemlendiği gerekçesiyle, 5.287,66 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasarlı emtianın davacıya iadesine, ayrıca davalının «takas mahsup» talebinin dava konusu ile bağlantısı olmadığından ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- İhbar olunan vekili her ne kadar hükmü 12.09.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, davada «ihbar olunan» sıfatı dışında başkaca bir sıfatı da bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10266 E. 2018/2618 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz kararda1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ..., yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuş olup, mahkemece bu hususta değerlendirme yapılarak bir karar verilmemiştir.
Taşımanın yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK’nin 767/1 hükmü “Haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar” şeklinde düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde de ''Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile «hak düşürücü süreler» eski hukuka tâbidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · zamanaşımı defi · taşıma sözleşmesi · hak düşürücü süre · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının dava dilekçesinde talebini 8 km ile sınırlandırmış olduğu, «ıslah» edilen tutar üzerinden karar verilmesinin «talep aşımı» niteliğinde olacağı, davanın tarafları arasında 2010-2011 eğitim-öğretim yılı kapsamında öğrenci taşımacılığına ilişkin sözleşme yapıldığı ve işbu sözleşmede karar …
1- Dava, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinde» öngörülen mesafenin artması sebebiyle doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde de ''Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile «hak düşürücü süreler» eski hukuka tâbidir.
Bu durumda, mahkemece ilgili Yasa hükümleri gözetilerek davalının «zamanaşımı defi» hususunda bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmeksizin davanın esasına girilmesi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13294 E. , 2016/2475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/12/2014
NUMARASI 2013/135-2014/586
Taraflar arasında görülen davada .... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 tarih ve 2013/135-2014/586 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında personel taşıma işinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu kapsamda davalı şirkete pek çok fatura kestiğini, davalı yanca bir kısım ödemelerde bulunulmuş ise de, 6.332,60 TL alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili için ....
27. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11814 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın dayandığı faturaların 2007 ve 2008 yıllarına ait olduğunu, talep edilen alacak üzerinden 5 yıl geçmiş olduğundan zaman aşımına uğradığını, davalının faturaların sebebi olarak gösterdiği iş yapılmadığı gibi müvekkili şirkete dava dilekçesindeki faturaların da teslim edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın ticari defterlerinin kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV dahil toplam 12.177,60 TL'lik fatura düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen kesin süre içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen işlemiş faizin davalı şirketi temerrüde düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde şikayette bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Taşıma yapılan tarih itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 767/1. maddesi gereğince, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacaklar bir yılda müruruzamana uğrar. Aynı maddenin 5. fıkrasında zamanaşımının on yıl olduğu haller gösterilmiştir. Davacı taşıyıcının düzenleyip davalıya gönderdiği faturalar 2007-2008 tarihli olup, icra takibi 20.06.12 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin zamanaşımı dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/180340300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz