Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8488 E. 2018/2076 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ navlun↗ zamanaşımı def'i↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ kötü niyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak teslim edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle menfi tespit istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından kötü niyet ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan navlun bedeli ile emtianın teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali ile aynı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece menfi tespit istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Taşımanın yapıldığı 25/01/2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı ...'nın 767. maddesinin 1. ve .... fıkrasına göre, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı belirtilmiştir. Mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın asıl ve birleşen dava yönünden davacı –birleşen davalı ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10488 E. 2013/23123 K.
Ortak:navlun · icra takibine itiraz · dahili dava · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan «navlun bedeli» ile emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ile aynı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece «menfi tespit» istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuştur.
Benzer bu kararda… taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6762 Sayılı TTK’nun 767/1. maddesine göre haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğradığı, aynı yasanın 767/2. maddesine göre de, bu müddetin eşya taşımasında eşyanın gönderilene vaki «teslimi», yolcu taşımasında yolcunun ulaşma tarihinden başladığı, dava konusu taşımanın 11.12.2010 tarihinde yapılıp, eşyanın gönderilene bu tarihte teslim edildiği, 02.02.2012 takip tarihi itibarıyla TTK’nun 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı
Benzer bu karardaDava taşıma akdine dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece, TTK'nın 767/1 maddesi gereğince davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, «navlun alacağına» konu taşımanın Türkiye'den İran'a yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durumda, «navlun alacağına» ilişkin davanın «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının tespitinde CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi ile BK.'nın 128. maddesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; TTK’nın 767. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13294 E. 2016/2475 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuştur.
Taşımanın yapıldığı 25/01/2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı ...'nın 767. maddesinin 1. ve .... fıkrasına göre, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · kesin süre · işlemiş faiz · taşıyıcı · ticari defter · fatura · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı «taşıyıcının» düzenleyip davalıya gönderdiği faturalar 2007-2008 tarihli olup, icra takibi 20.06.12 tarihinde yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13246 E. 2012/19692 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaAsıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan «navlun bedeli» ile emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ile aynı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece «menfi tespit» istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında «zamanaşımı def»’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin, davalıya «teslim» edilerek Yıldırım Folyo San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · ihbar olunan · ticari faiz · olumsuz oy · mahsup · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/160 D.İş dosyası ile tespit yapıldığı ve rapor alındığı, mahkemece yapılan keşifte de ürünlerdeki «hasar» ve zararın gözlemlendiği gerekçesiyle, 5.287,66 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasarlı emtianın davacıya iadesine, ayrıca davalının «takas mahsup» talebinin dava konusu ile bağlantısı olmadığından ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- İhbar olunan vekili her ne kadar hükmü 12.09.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, davada «ihbar olunan» sıfatı dışında başkaca bir sıfatı da bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8488 E. , 2018/2076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.03.2016 tarih ve 2013/189-2016/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici .../.... maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davada davalı vekili, asıl dava yönünden müvekkilinin şahsına ait kamyonu ile taşımacılık yaptığını, davalı şirketin emir ve talimatı ile taşıtan taşıyan ilişkisi içerisinde ...'ten şirket adına ve ... ...'ya taşınmak üzere ...ve yanında iki kişide bulunduğu halde 25/01/2010 tarihinde aldığı yükü yol dahil 26/01/2010 tarihinde ... Sistemleri merk... teslim ettiğini, davalı taşıtanın taşımaya ilişkin taşıma senedi, irsaliye vermediğini, yükü sigortalamadığını, teslimden sonra herhangi bir ihtar yapmadığını, taşımanın yapılmadığına ilişkin zararının tazmini için müvekkiline icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın reddini, %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-birleşen davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya fatura ve belge karışılığında iki adet su kaydırağının dava dışı ... Sistemleri merk... teslim edilmek üzere teslim edildiğini, davalının teslimatı yapmadığını, dava dışı şirkete icra müdürlüğü kanalı ile para ödendiğini, 18.810,00 TL zarar ile 472,00 TL nakliye gideri olmak üzere toplamda 19.282,00 TL zararın tazmini için davalıya icra takibi yaptığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek ...
1. İcra Müdürlüğünün 2013/1348 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak teslim edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle menfi tespit istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından kötü niyet ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı-birleşen davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan navlun bedeli ile emtianın teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali ile aynı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece menfi tespit istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Taşımanın yapıldığı 25/01/2010 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı ...'nın 767. maddesinin 1. ve .... fıkrasına göre, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın asıl ve birleşen dava yönünden davacı –birleşen davalı ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı–birleşen davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen kararların davacı–birleşen davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467075200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz