Takas-mahsup
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13246 E. 2012/19692 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/767']
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas-mahsup↗ takas↗ ihbar olunan↗ ticari faiz↗ zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ mahsup↗ def'i↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ hasar↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin, davalıya teslim edilerek Yıldırım Folyo San. Tic. Ltd. Şti.'ne gönderildiği, anılan şirket tarafından, gönderilen ürünlerde bozulma ve hasar meydana gelmesi nedeniyle iade edildiği ve ürünlerin hurda halinde olduğuna dair tutanak tutulduğu, davacı tarafından iade edilen ürünlerin tespiti için Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/160 D.İş dosyası ile tespit yapıldığı ve rapor alındığı, mahkemece yapılan keşifte de ürünlerdeki hasar ve zararın gözlemlendiği gerekçesiyle, 5.287,66 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasarlı emtianın davacıya iadesine, ayrıca davalının takas mahsup talebinin dava konusu ile bağlantısı olmadığından ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan vekili her ne kadar hükmü 12.09.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı da bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında zamanaşımı def’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Mülga 6762 sayılı TTK’nun 767. maddesi uyarınca, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8488 E. 2018/2076 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz kararda2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında «zamanaşımı def»’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin, davalıya «teslim» edilerek Yıldırım Folyo San.
Benzer bu karardaAsıl davada davacı-birleşen davanın davalısı ... tarafından süresi içerisinde «zamanaşımı def»'inde bulunulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan «navlun bedeli» ile emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ile aynı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece «menfi tespit» istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · borçlu olunmadığının tespiti · navlun · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, tarafların su kaydıraklarını taşıma konusunda anlaştıkları, taraflar arasında bir «taşıma sözleşmesi» yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı-birleşen davada davalı ...'ın malı usulüne uygun olarak «teslim» edildiğini ispat edemediği, bu nedenle davalı-birleşen davacı ...Ş.’nin icra kanalı yolu ile ödeme yapmak zorunda kaldığı, alacağın «zamanaşımına» uğramadığı, davacının ödediği bedelin hesaplandığı, icra dosyası ile uyumlu olduğu gerekçesiyle «menfi tespit» istemine ilişkin asıl davanın reddine, birleşen 2014/5 Esas sayılı itirazın iptali davasının kabulüne, alacak likit olmadığından «kötü niyet» ve «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, ... içi kara taşıması nedeniyle oluşan «navlun bedeli» ile emtianın «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali ile aynı takip nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece «menfi tespit» istemli asıl davanın reddine, itirazın iptali istemli birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13294 E. 2016/2475 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz kararda2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında «zamanaşımı def»’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'i konusunda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mülga 6762 sayılı TTK’nun 767. maddesi uyarınca, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti «dahil» olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.
Benzer bu kararda1-Dava, taşıma nedeniyle oluşan navlunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece, bu madde hükmü değerlendirilmeksizin «zamanaşımı» dolmadığı gerekçesiyle «zamanaşımı def»'inin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · kesin süre · işlemiş faiz · taşıyıcı · ticari defter · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda, davacı yanın «ticari defterlerinin» kendi lehine delil olabilme özelliği taşımadığı, davacı yanın kendi lehine delil olabilme özelliği taşımayan 2007 ve 2008 işletme defter kayıtlarına göre davalı şirket adına KDV «dahil» toplam 12.177,60 TL'lik «fatura» düzenlendiği, işletme defterinin özelliği nedeniyle işbu fatura bedellerinin ödenip ödenmediği yada ne kadar kısmının ödendiğinin tespit edilemediği, davalı şirketin ticari defterlerinin kendisine verilen «kesin süre» içerisinde sunmaması nedeniyle incelenemediği, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit edip etmediğinin tespitinin yapılamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen «işlemiş faizin» davalı şirketi «temerrüde» düşürmemesi nedeniyle yerinde olmadığının belirtildiği, dava konusu fatura tarihleri esas alındığında takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin sona ermediği, davacının davalı şirket defterlerine de dayandığı, davalı şirketin verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmadığı ve defterlerin bulunduğu yerleri bildirmeyerek incelenmesinden kaçındığı, Cumhuriyet Savcılığı'na faturaların sahte olarak düzenlendiği yönünde «şikayette» bulunmadığı, davacının defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu gerekçesiyle, «asıl alacak» yönünden davanın kısmen kabulüne, takipten önce temerrüd kanıtlanamadığından işlemiş faiz talebi ile alacak yargılamayı gerektiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı «taşıyıcının» düzenleyip davalıya gönderdiği faturalar 2007-2008 tarihli olup, icra takibi 20.06.12 tarihinde yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14938 E. 2012/20638 K.
Ortak:hasar · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/767']
İncelediğiniz karardaŞti.'ne gönderildiği, anılan şirket tarafından, gönderilen ürünlerde bozulma ve «hasar» meydana gelmesi nedeniyle iade edildiği ve ürünlerin hurda halinde olduğuna dair tutanak tutulduğu, davacı tarafından iade edilen ürünlerin tespiti için Konya 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/160 D.İş dosyası ile tespit yapıldığı ve rapor alındığı, mahkemece yapılan keşifte de ürünlerdeki «hasar» ve zararın gözlemlendiği gerekçesiyle, 5.287,66 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasarlı emtianın davacıya iadesine, ayrıca davalının «takas mahsup» talebinin dava konusu ile bağlantısı olmadığından ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında «zamanaşımı def»’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1 …
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken «zamanaşımının» bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva e …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eser sözleşmesi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, somut olayda «zamanaşımının» gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin «sigorta poliçesi» ile sigortalanmış bulunan imalatta «hasar» meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, «eser sözleşmesinden» kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1 …
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin «eser sözleşmesi» niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken «zamanaşımının» bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva e …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13246 E. , 2012/19692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/06/2011 tarih ve 2009/877-2011/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davalı yanında ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı Yıldırım Folyo San. Tic. Ltd. Şti.'ne götürülmek üzere sağlam olarak davalı kargo şirketine teslim edilen alüminyum folyoların, alıcı tarafından hasarlı oldukları gerekçesi ile kabul edilmeyerek davacıya iade edildiğini, hasarın taşıma hatasından kaynaklandığını ve yaptırılan tespitte de emtianın tamamının hurda konumunda olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 9.778,47 TL'nın hasarın meydana geldiği 04.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma mukavelesinden doğan tazminat taleplerinde bir yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunu ve bu sürenin dolmuş olduğunu, hasarın meydana gelmesinin tamamen ambalajlama hatasından kaynaklandığını, kendilerinin kusurunun bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde takas mahsup taleplerinin kabul edilerek 2.202,65 TL’nın tazminat tutarından mahsup edilmesini, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirket tarafından üretilen ürünlerin, davalıya teslim edilerek Yıldırım Folyo San. Tic. Ltd. Şti.'ne gönderildiği, anılan şirket tarafından, gönderilen ürünlerde bozulma ve hasar meydana gelmesi nedeniyle iade edildiği ve ürünlerin hurda halinde olduğuna dair tutanak tutulduğu, davacı tarafından iade edilen ürünlerin tespiti için Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/160 D.İş dosyası ile tespit yapıldığı ve rapor alındığı, mahkemece yapılan keşifte de ürünlerdeki hasar ve zararın gözlemlendiği gerekçesiyle, 5.287,66 TL tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasarlı emtianın davacıya iadesine, ayrıca davalının takas mahsup talebinin dava konusu ile bağlantısı olmadığından ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı yanında ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan vekili her ne kadar hükmü 12.09.2011 tarihli dilekçesi ile temyiz etmiş ise de, davada ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı da bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava taşıma ilişkisinden kaynaklanmakta olup davalının süresi içerisinde vermiş olduğu cevap lahiyasında zamanaşımı def’inde bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Mülga 6762 sayılı TTK’nun 767. maddesi uyarınca, haksız olarak alınan taşıma ücretinin geri alınması ve taşıma ücreti dahil olmak üzere taşıma mukavelesinden doğan bütün alacakların bir yılda müruruzamana uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, davalının zamanaşımı def'i konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 235,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ihbar olunandan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066051100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz