Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1684 E. 2016/2285 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ yetki şartı↗ yetki sözleşmesi↗ şirket müdürlüğü↗ sorumluluk davası↗ yetki itirazı↗ protokol↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket müdürlüğünden ayrılan davalının hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, tacirlerin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, davalı ile davacı şirket ortakları arasında akdedilen 12/01/2015 tarihli protokolün son maddesi hükmüne göre .... ili Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket eski ortağı ve müdürü olan davalı aleyhine açılmış sorumluluk davası olup, mahkemece taraflar arasındaki protokolde yer alan yetki şartı nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğuna karar verilmiştir. Ancak 6100 sayılı HMK'nın 17. madde hükmü “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindedir. HMK 17. maddesinde yalnızca tacir veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta yetki sözleşmesi yapabilecekleri düzenlenmiştir. Bu hükmün mefhumu muhalifinden tacir veya kamu tüzel kişisi olmayan kişilerin yetki sözleşmesi yapamayacakları anlaşılmaktadır (KURU/ARSLAN/YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013, 24. Bası, s. 154.). Bu yasal düzenleme karşısında, tacir olmayan davalı ile imzalanan protokolde yer alan yetki şartı geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yetki sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14637 E. 2016/107 K.
Ortak:yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu yasal düzenleme karşısında, «tacir» olmayan davalı ile imzalanan «protokolde» yer alan «yetki şartı» geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, «yetki sözleşmesinin» geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK 17. maddesinde yalnızca «tacir» veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta «yetki sözleşmesi» yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Bu hükmün mefhumu muhalifinden «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayan kişilerin «yetki sözleşmesi» yapamayacakları anlaşılmaktadır (KURU/ARSLAN/YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013, 24.
Benzer bu karardaMahkemece, talebe konu bonodan kaynaklanan uyuşmazlıkların .... mahkemelerinde görüleceğinin «bono» üzerindeki kayıtlı «yetki sözleşmesi» ile sabit olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, yukarıda anılı maddede öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin, «bono» üzerinde yazılı «yetki şartının» geçerli olduğundan bahisle talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · bono
Benzer bu karardaMahkemece, talebe konu bonodan kaynaklanan uyuşmazlıkların .... mahkemelerinde görüleceğinin «bono» üzerindeki kayıtlı «yetki sözleşmesi» ile sabit olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, mahkemece, yukarıda anılı maddede öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin, «bono» üzerinde yazılı «yetki şartının» geçerli olduğundan bahisle talebin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1989 E. 2016/2790 K.
Ortak:yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu yasal düzenleme karşısında, «tacir» olmayan davalı ile imzalanan «protokolde» yer alan «yetki şartı» geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, «yetki sözleşmesinin» geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, şirket eski ortağı ve müdürü olan davalı aleyhine açılmış «sorumluluk davası» olup, mahkemece taraflar arasındaki «protokolde» yer alan «yetki şartı» nedeniyle mahkemenin «yetkisiz» olduğuna karar verilmiştir.
HMK 17. maddesinde yalnızca «tacir» veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta «yetki sözleşmesi» yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemelerinin «yetkisine» dair şartın tarafları bağlayıcı olduğundan bahisle itirazın bu yönden reddine karar verilmişse de, dosya içerisinde, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden gerçek kişilerin «tacir» olduğuna dair beyan ya da belge olmadığı halde, «yetki sözleşmesinin» kabulü ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» kararı «kambiyo senedine» dayalı olarak verilmiş olup; kambiyo senedinde İzmir Mahkemelerine ilişkin olarak yer alan «yetki şartının», geçerli ve HMK 17. madde hükümleri doğrultusunda tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, İİK «167». madde hükümleri doğrultusunda alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK.’nın 50/1'inci maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi gereği, «tacirler» veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» kararı «kambiyo senedine» dayalı olarak verilmiş olup; kambiyo senedinde İzmir Mahkemelerine ilişkin olarak yer alan «yetki şartının», geçerli ve HMK 17. madde hükümleri doğrultusunda tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, İİK «167». madde hükümleri doğrultusunda alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemelerinin «yetkisine» dair şartın tarafları bağlayıcı olduğundan bahisle itirazın bu yönden reddine karar verilmişse de, dosya içerisinde, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden gerçek kişilerin «tacir» olduğuna dair beyan ya da belge olmadığı halde, «yetki sözleşmesinin» kabulü ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz kararına itiraz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7121 E. 2015/9375 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu yasal düzenleme karşısında, «tacir» olmayan davalı ile imzalanan «protokolde» yer alan «yetki şartı» geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, «yetki sözleşmesinin» geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, şirket eski ortağı ve müdürü olan davalı aleyhine açılmış «sorumluluk davası» olup, mahkemece taraflar arasındaki «protokolde» yer alan «yetki şartı» nedeniyle mahkemenin «yetkisiz» olduğuna karar verilmiştir.
HMK 17. maddesinde yalnızca «tacir» veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta «yetki sözleşmesi» yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine dayanak olan «bonoda» «keşidecilerin» adreslerinin Serik olduğu, ihtilaf halinde Antalya Mahkemelerinin «yetkisinin» kabul edildiği, bu durumda bono üzerinde Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, ihtiyatı haciz talebinin Antalya Mahkemelerince de değerlendirileceği, «yetki itirazı» ve esas yönünden itirazların İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · keşideci · bono · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talebine dayanak olan «bonoda» «keşidecilerin» adreslerinin Serik olduğu, ihtilaf halinde Antalya Mahkemelerinin «yetkisinin» kabul edildiği, bu durumda bono üzerinde Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtildiğinden, ihtiyatı haciz talebinin Antalya Mahkemelerince de değerlendirileceği, «yetki itirazı» ve esas yönünden itirazların İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
1- Talep, «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «ihtiyati haciz» talebine konu «bono» yönünden HMK'nın 17. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13053 E. 2016/9334 K.
Ortak:yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaHMK 17. maddesinde yalnızca «tacir» veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta «yetki sözleşmesi» yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Bu hükmün mefhumu muhalifinden «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayan kişilerin «yetki sözleşmesi» yapamayacakları anlaşılmaktadır (KURU/ARSLAN/YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013, 24.
Bu yasal düzenleme karşısında, «tacir» olmayan davalı ile imzalanan «protokolde» yer alan «yetki şartı» geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, «yetki sözleşmesinin» geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «tacir» olduğu, aralarında geçerli «yetki sözleşmesi» imzalandığı, yetki sözleşmesine göre banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Anılan yasal düzenleme karşısında «yetki sözleşmesi» «tacirler» veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir.
Talep, «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi taraflar arasındaki «yetki sözleşmesi» uyarınca banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · sözleşmeden doğan dava · müteselsil kefil · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, 11.08.14 tarihli «kredi sözleşmesi» alacaklı bankanın... şubesi ile muteriz borçlu şirket arasında imzalanmış olup, müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan borçlular ... ve ...’nın «tacir» olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmamaktadır.
Kaldı ki, «kredi sözleşmesinin» yetkiyi düzenleyen 5.2 maddesi gereğince, «sözleşmeden doğan» her türlü anlaşmazlıklarda krediyi kullandıran Banka Şubesinin veya Genel Müdürlüğün ikamet yeri mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği gibi taraflar arasındaki «yetki sözleşmesi» uyarınca banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12119 E. 2016/8983 K.
Ortak:yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · yetki · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu yasal düzenleme karşısında, «tacir» olmayan davalı ile imzalanan «protokolde» yer alan «yetki şartı» geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece «yetki itirazının» reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, «yetki sözleşmesinin» geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK 17. maddesinde yalnızca «tacir» veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta «yetki sözleşmesi» yapabilecekleri düzenlenmiştir.
Bu hükmün mefhumu muhalifinden «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayan kişilerin «yetki sözleşmesi» yapamayacakları anlaşılmaktadır (KURU/ARSLAN/YILMAZ; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013, 24.
Benzer bu karardaBuna göre, «yetki sözleşmesinin» geçerli olması için taraflarının «tacir» ya da kamu tüzel kişisi olması gerekir.
Davaya konu «yetki şartının» düzenlendiği «bonoda», «keşideci» ve «lehtar» gerçek kişiler olup, «tacir» olduklarına dair herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, ortada geçerli bir «yetki sözleşmesi» bulunmadığı anlaşıldığından, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) mümeyyiz ...’in geçerli «yetki itirazı» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararına itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · lehtar · ihtiyati haciz · keşideci · bono · haciz
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece, ihtiyati hacze konu bonodaki «yetki şartının» geçerli olduğu gerekçesiyle «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «yetki şartının» düzenlendiği «bonoda», «keşideci» ve «lehtar» gerçek kişiler olup, «tacir» olduklarına dair herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, ortada geçerli bir «yetki sözleşmesi» bulunmadığı anlaşıldığından, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) mümeyyiz ...’in geçerli «yetki itirazı» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararına itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacze konu «bononun» TTK’nın 776. vd. maddelerinde düzenlenmiş olması nedeniyle düzenleyen taraflar açısından ticari iş sayıldığı, bu durumda bonodaki «yetki şartının» geçerli olduğu ve mahkemenin yetkili bulunduğu, ayrıca diğer itiraz nedenlerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1684 E. , 2016/2285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/11/2015
NUMARASI 2015/378-2015/573
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2015/378-2015/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili şirkete kuruluş tarihi olan 28/06/2013 tarihinden itibaren ortak olduğu ve kuruluş ile birlikte şirkete tek yetkili müdür olarak atandığını, hisselerini devrettiği 12/01/2015 tarihine kadar müdürlük görevine tek başına devam ettiğini, davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra şirketin tüm banka ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının tek yetkili müdür olduğu dönemde usulsüz, kanuna ve ana sözleşmeye aykırı işlemleri ile şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, davalıdan 29/05/2015 tarihli ihtarname ile 17/06/2015 tarihinde yapılacak olan genel kurula katılması ve faaliyet raporunu sunmasının istendiğini, ancak davalının genel kurula katılmadığını, genel kurulda davalı müdürün ibra edilmemesine ve hukuki sorumluluk davası açılmasına oybirliği ile karar verildiğini ileri sürerek davalının şirketi uğrattığı zarar nedeniyle şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiillerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın davacı tarafından 12/01/2015 tarihli protokole dayandırılarak ikame edildiğini, söz konusu protokol ile bu tarih öncesindeki faaliyetlerinden dolayı ibra edildiğini, protokolün son maddesinde "Bu protokolden doğan ve sözleşme ile ilgili tüm ihtilaflarda .... ili mahkemeleri yetkilidir" hükmünün yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı şirket müdürlüğünden ayrılan davalının hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, tacirlerin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, davalı ile davacı şirket ortakları arasında akdedilen 12/01/2015 tarihli protokolün son maddesi hükmüne göre .... ili Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket eski ortağı ve müdürü olan davalı aleyhine açılmış sorumluluk davası olup, mahkemece taraflar arasındaki protokolde yer alan yetki şartı nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğuna karar verilmiştir. Ancak 6100 sayılı HMK'nın 17. madde hükmü “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindedir. HMK 17. maddesinde yalnızca tacir veya kamu tüzel kişilerinin kendi aralarındaki uyuşmazlıkta yetki sözleşmesi yapabilecekleri düzenlenmiştir. Bu hükmün mefhumu muhalifinden tacir veya kamu tüzel kişisi olmayan kişilerin yetki sözleşmesi yapamayacakları anlaşılmaktadır (KURU/ARSLAN/YILMAZ;
Medeni Usul Hukuku, Ankara 2013, 24. Bası, s. 154.). Bu yasal düzenleme karşısında, tacir olmayan davalı ile imzalanan protokolde yer alan yetki şartı geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yetki sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/177150200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz