İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2825 E. 2015/4365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; iktisadi hayatta gerçek kişilerin hukuki işlemlerin zayıf tarafını teşkil ettiği Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi uyarınca ekonomik yönden zayıf kişilerin güçlü kişilere karşı korunmasının gerektiği, iktisaden güçlü tarafın kendi hazırladığı haksız şart içerir sözleşmeler ile kendisine bazı ayrıcalıklar tanımasına müsaade edilemeyeceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmedeki müşteri aleyhine düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 2.516,00 TL'nin kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyonu ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Somut olayda; davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmesinin metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesi hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1537 E. 2013/18949 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, daha önce sigortalı şirketin açtığı davanın tarafları ve «sebebi» aynı olmakla, bu davada verilen kararın güçlü delil olarak kabul edilmesi gerekeceği belirtilerek, davalı yararına oluşan usuli «müktesep hak» göz önünde tutularak sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaTTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Bu nedenle «kredi sözleşmesi» hükümlerinin «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi
Benzer bu kararda2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5834 E. 2017/5320 K.
Ortak:ticari işletme · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle proje «komisyonu» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu karardaDavalı tarafından verilen kredi nedeniyle faiz, «komisyon», «masraf» adı altında ücret tahsil edileceği ve oranı dosyaya tamamı sunulmamış «genel kredi sözleşmesinden» anlaşılamamaktadır.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» uyarınca ödenen «komisyon bedelinin» geri alımına ilişkindir.
Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · komisyon bedeli
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sunmuş olduğu hizmetten dolayı sözleşmeye uygun olarak davacıdan «masraf» alması, ticaret alanındaki «sözleşme serbestisi» ve tarafların sıfatı dikkate alındığında makul ve gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» uyarınca ödenen «komisyon bedelinin» geri alımına ilişkindir.
Taraflar arasında bağıtlanan sözleşmelerden bir kısmı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümleri somut uyuşmazlıkta nazara alınmayacaktır.
Bu nedenle, hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilip incelenmeli, banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri - 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi sonrasında akdedilen sözleşmeler için «genel işlem koşulları» da nazara alınmak suretiyle- değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, davalının tahsil ettiği tutarın uygun …
1 benzer karar daha
-
Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7261 E. 2017/4262 K.
Ortak:ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir
İncelediğiniz karardaTTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Bu nedenle «kredi sözleşmesi» hükümlerinin «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Benzer bu kararda01.07.2012 tarihinden önce kullandırılan krediler için 6762 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · tacir sıfatı · ticari kredi · basiretli tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinden sonra kullandırılan krediler yönünden ise 6098 sayılı TBK'de düzenlenmiş olan «genel işlem koşulları» hükümleri gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2825 E. , 2015/4365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/09/2014 tarih ve 2014/410-2014/572 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı banka şubesinden ticari kredi kullandığını, kullandığı ticari kredi sırasında davalı bankaca proje komisyonu ve diğer masraflar adı altında 2.516,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek haksız şekilde alınan toplam 2.516,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; tacir olan müvekkilince kullandırılan ticari kredi nedeniyle sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat çerçevesinde ücret tahsil edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; iktisadi hayatta gerçek kişilerin hukuki işlemlerin zayıf tarafını teşkil ettiği Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi uyarınca ekonomik yönden zayıf kişilerin güçlü kişilere karşı korunmasının gerektiği, iktisaden güçlü tarafın kendi hazırladığı haksız şart içerir sözleşmeler ile kendisine bazı ayrıcalıklar tanımasına müsaade edilemeyeceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmedeki müşteri aleyhine düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 2.516,00 TL'nin kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle proje komisyonu ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Somut olayda;
davalı tarafından verilen kredi nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmesinin metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesi hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda, uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172332000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz