Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17353 E. 2015/3954 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmeye aykırılık↗ yenileme↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ sulh↗ taahhütname↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava konusu yapılan ... kararının iptaline ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle mahkemenin bu istemin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük sebebi çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17334 E. 2015/3953 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · sulh · taahhütname · eksik inceleme · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük «sebebi» çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar s …
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
… zer nitelikte olmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan “....” ibaresi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu, dondurmalar «yenilebilir» buzlar, buz kremler yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen «sulh» anlaşmasına göre davalının “...” ibareli marka başvurusunun «sözleşmeye aykırılık» oluşturduğu, ancak sulh anlaşmasının tarafların kullanımına yönelik olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, anlaşmaya aykırılıktan dolayı tarafların birbirine yönelik taleplerde bulunabileceği, davalının önceki tescillerden kaynaklı müktesep hakkı, uzun süreli kullanımı ve «iltibas» tehlikesinin bulunmaması nedeniyle karışıklığın yaşanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… zer nitelikte olmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan “....” ibaresi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu, dondurmalar «yenilebilir» buzlar, buz kremler yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen «sulh» anlaşmasına göre davalının “...” ibareli marka başvurusunun «sözleşmeye aykırılık» oluşturduğu, ancak sulh anlaşmasının tarafların kullanımına yönelik olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, anlaşmaya aykırılıktan dolayı tarafların birbirine yönelik taleplerde bulunabileceği, davalının önceki tescillerden kaynaklı müktesep hakkı, uzun süreli kullanımı ve «iltibas» tehlikesinin bulunmaması nedeniyle karışıklığın yaşanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4029 E. 2023/4398 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · sulh · taahhütname · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük «sebebi» çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar s …
Benzer bu kararda2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ahde vefa · sulh sözleşmesi · gerekçe-hüküm çelişkisi · adil yargılanma hakkı · direnme kararı · ikrar
Benzer bu karardaFikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih, 2017/11-25 E. ve 2021/778 K. sayılı kararıyla davada «kötü niyet» itirazı ileri sürülmüş ise Mahkemece bu itirazın değerlendirilmesinin gerektiği, her ne kadar Özel Dairece hükümsüzlük talebinin «sulh sözleşmesinden» hareketle davacının kötü niyet itirazı çerçevesinde tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Mahkemece ilk kararda davacının kötü niyet itirazının tartışıldığı ve değerlendirildiğinin anlaşıldığı, Mahkemenin önceki kararında taraflar arasındaki sulh sözleşmenin tartışıldığı ve değerlendirildiği yönündeki «direnme» kararının uygun olduğu, ancak Özel Dairece Mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesi hakkında inceleme yapılmadığından bu yöne ilişk …
… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 10.11.2015 tarih, 2015/225 E. ve 2015/294 K sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak, önceki kararda «sulh sözleşmenin» tartışıldığı, «eksik incelemenin» bulunmadığı gerekçesiyle direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8372 E. 2022/2884 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · sulh · taahhütname
İncelediğiniz kararda2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · sulh protokolü · davanın konusu · direnme kararı · protokol · feragat · kötüniyet
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
4 benzer karar daha
-
Marka Tescil Başvurusuna İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4369 E. 2012/6642 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12730 E. 2018/68 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2012/393 Esas, 2013/588 sayılı kararı ile icra takibi sonucunda dava konusu alacağı davacı şirketten tahsil etmiş ise de anılan mahkeme kararının henüz kesinleşmediğinden davacının zarara uğradığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3213 E. 2014/11299 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · görevsizlik kararı · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaUyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11311 E. 2013/8832 K.
Ortak:yenileme
İncelediğiniz kararda2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Benzer bu kararda… ini ürün ve ambalajlarında markanın asli unsuru olarak değil, yan unsur olarak ürünün şeklini ifade etmek amacıyla kullandığından davalının ... veya ... ibarelerini «taşıyan» markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında TTK’nın 57/f-1, b.5 kapsamında «iltibas» ve «haksız rekabet» bulunmadığı, tüketici nezdinde ürün ve «ticari işletme» düzeyinde karıştırılma veya bağlantı kurma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının markalarına karşı tecavüz, haksız rekabet bulunmadığından dolayı davacının ... nezdindeki marka ve tasarım tescil başvurularının neticesinin beklenilmesine gerek görülmediği, bilirkişi raporlarında davalının ... ve ... ibareli markaları ürün, reklam ve görsellerinde yoğun bir şekilde kullandığı belirtilmiş ise de davalının her markayı tescilde olduğu gibi ve tescilde belirtilen mal veya hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğü bulunduğu, davalının yalnızca ... veya ... ibarelerini ürün, ambalaj ve tanıtımlarında yoğun olarak kullanmasının tüm markaların 14. maddeye uygun kullanıldığı anlamı taşımadığı, hükümsüzlüğe konu edilen ..., ..., ..., ... nolu markaların hepsinin içerisinde ... ibaresi mevcut olup bilirkişi heyetinin değerlendirmesi kapsamında uyuşmazlığa yaklaşılması halinde davalının stick ibareli birden fazla marka tescil ettirmesindeki «hukuki menfaatin» ortadan kalkacağı, davalının ..., ... ve ... nolu... markalarının 14. maddeye uygun kullanıldığına veya kullanılmamanın haklı nedene dayandığına dair delil bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının «ibraz» ettiği 21.05.2008/..., 21.05.2008/..., 29.08.2008/944613 nolu faturalarda ... çikolata ve ... ibareleri yer almakta ise de faturalardaki stick ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilen bu markalardan hangisine ait olduğunun ortaya konulmadığı, davalının birden fazla ...ve ... ibareli markalarının bulunması ve bu cüzi kullanımın hangi markaya ait olduğunun belirlenememesi nedeniyle belirtilen markaların tescildeki tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlüğü istenilen ... nolu ... ile ... nolu ... markalarının ise tescildeki dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, buz krem, meyveli buz ürünleri yönünden ciddi şekilde kullanıldığının davalı tarafça kanıtlandığı, ancak diğer ürünler yönünden ciddi kullanımın kanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · bekletici mesele · peşin karar harcı · ticari işletme · iyiniyet · marka hakkına tecavüz · ihtar · fatura
Benzer bu kararda… li markalarına tecavüz oluşturmadığını, ... ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüstçe kullanıldığını, taraf markalarının birbirine benzemediğini, «iltibas» yaratmadığını ve marka haklarına tecavüz oluşturmadığını, davalı tarafından müvekkiline ... markalı ürünlerin reklamlarının durdurulması, ürünlerin raflardan çekilmesi «ihtarının» haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin markaları ve tasarımlarının davalının markaları ile iltibas yaratmadığı, marka haklarına tecavüz oluşturmadığı hususunun 556 sayılı KHK’nun 74. maddesi uyarınca tespitine, davacının kullanımının KHK’nın 12. maddesi anlamında «iyiniyetli» kullanım olduğunun tespitine karar verilmesini ve davalı adına tescilli ... sayılı ... ... ...nolu ... ... nolu ... ve ... nolu ... ibareli markasının 556 KHK’nın …
Gıda A.Ş. aleyhine açılan tecavüzün meni ve refi davasının işbu dava ile birleştirilmesi gerektiğini, bu talep kabul edilmezse «bekletici mesele» yapılmasını, davacının eti çikolata keyfi sticks ibareli markalarının müvekkilinin ... ve ... ibareli markaları ile «iltibas» ve «marka hakkını tecavüz» yarattığını, ... ibaresinin davacı markalarında ön planda kullanıldığını, müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen markalarını ciddi şekilde kullandığını, üretim ve …
… ini ürün ve ambalajlarında markanın asli unsuru olarak değil, yan unsur olarak ürünün şeklini ifade etmek amacıyla kullandığından davalının ... veya ... ibarelerini «taşıyan» markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında TTK’nın 57/f-1, b.5 kapsamında «iltibas» ve «haksız rekabet» bulunmadığı, tüketici nezdinde ürün ve «ticari işletme» düzeyinde karıştırılma veya bağlantı kurma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının markalarına karşı tecavüz, haksız rekabet bulunmadığından dolayı davacının ... nezdindeki marka ve tasarım tescil başvurularının neticesinin beklenilmesine gerek görülmediği, bilirkişi raporlarında davalının ... ve ... ibareli markaları ürün, reklam ve görsellerinde yoğun bir şekilde kullandığı belirtilmiş ise de davalının her markayı tescilde olduğu gibi ve tescilde belirtilen mal veya hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğü bulunduğu, davalının yalnızca ... veya ... ibarelerini ürün, ambalaj ve tanıtımlarında yoğun olarak kullanmasının tüm markaların 14. maddeye uygun kullanıldığı anlamı taşımadığı, hükümsüzlüğe konu edilen ..., ..., ..., ... nolu markaların hepsinin içerisinde ... ibaresi mevcut olup bilirkişi heyetinin değerlendirmesi kapsamında uyuşmazlığa yaklaşılması halinde davalının stick ibareli birden fazla marka tescil ettirmesindeki «hukuki menfaatin» ortadan kalkacağı, davalının ..., ... ve ... nolu... markalarının 14. maddeye uygun kullanıldığına veya kullanılmamanın haklı nedene dayandığına dair delil bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının «ibraz» ettiği 21.05.2008/..., 21.05.2008/..., 29.08.2008/944613 nolu faturalarda ... çikolata ve ... ibareleri yer almakta ise de faturalardaki stick ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilen bu markalardan hangisine ait olduğunun ortaya konulmadığı, davalının birden fazla ...ve ... ibareli markalarının bulunması ve bu cüzi kullanımın hangi markaya ait olduğunun belirlenememesi nedeniyle belirtilen markaların tescildeki tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlüğü istenilen ... nolu ... ile ... nolu ... markalarının ise tescildeki dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, buz krem, meyveli buz ürünleri yönünden ciddi şekilde kullanıldığının davalı tarafça kanıtlandığı, ancak diğer ürünler yönünden ciddi kullanımın kanı …
Dosyaya «ibraz» edilen belgeler ve «fatura» örneklerinden de davalının ... markasını tescilli olduğu emtia üzerinde ciddi kullanımının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17353 E. , 2015/3954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2013 gün ve 2012/49-2013/42 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/06/2014 gün ve 2014/6738-2014/12218 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı .... başvuruda bulunduğunu, 2009/59072 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı'na itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyip reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili şirketle ilişkili olduğu ihtimalini de kapsadığını, aralarında yapılan sulh sözleşmesinin davalı ... tarafından dikkate alınmadığını, başvurunun tescili halinde müvekkili markasının itibarının zedeleneceğini, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, 2011-M-4631 sayılı ...
kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava konusu yapılan ... kararının iptaline ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle mahkemenin bu istemin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük sebebi çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.6.2014 tarih, 2014/6738 esas, 2014/12218 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171718800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz