YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4029 E. 2023/4398 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ahde vefa↗ sulh sözleşmesi↗ gerekçe-hüküm çelişkisi↗ adil yargılanma hakkı↗ direnme kararı↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmeye aykırılık↗ ikrar↗ yenileme↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ sulh↗ taahhütname↗ ilan↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 22.05.2014 tarih, 2012/148 E. ve 2014/138 K. sayılı kararı ile davacı markaları ile davalı başvurusunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" için kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.03.2015 tarih, 2014/17334 E. ve 2015/3953 K sayılı kararıyla dava konusu yapılan TPMK YİDK kararının iptaline ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle mahkemenin bu istemin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin "Rocco" ibaresini "Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 E. 2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 10.11.2015 tarih, 2015/225 E. ve 2015/294 K sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak, önceki kararda sulh sözleşmenin tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı gerekçesiyle direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin usul kurallarına uyarken aşırı şekilcilikten uzaklaşması gerektiğini, usul kurallarının davanın esasının incelenmesini engelleyecek şekilde düzenlenmesinin ihlal teşkil edebileceğini, somut olayda maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle ve eksik incelemeyle karar verildiğini, eksik incelemenin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan sulh sözleşmesi yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını taahhüt ettiğini ikrar ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı gerekçesinin çelişkili olduğunu, bu yorumun ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih, 2017/11-25 E. ve 2021/778 K. sayılı kararıyla davada kötü niyet itirazı ileri sürülmüş ise Mahkemece bu itirazın değerlendirilmesinin gerektiği, her ne kadar Özel Dairece hükümsüzlük talebinin sulh sözleşmesinden hareketle davacının kötü niyet itirazı çerçevesinde tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Mahkemece ilk kararda davacının kötü niyet itirazının tartışıldığı ve değerlendirildiğinin anlaşıldığı, Mahkemenin önceki kararında taraflar arasındaki sulh sözleşmenin tartışıldığı ve değerlendirildiği yönündeki direnme kararının uygun olduğu, ancak Özel Dairece Mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesi hakkında inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği karar verilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK tarafından verilen 2012/M-1035 sayılı kararın iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 7, 8, 35 ve 42 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasında düzenlenen ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 E. sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4üncü maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı taahhüt ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini dava konusu marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması sözleşmeye aykırılık ve dolayısıyla kötü niyetli bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8372 E. 2022/2884 K.
Ortak:sulh sözleşmesi · direnme kararı · sözleşmeye aykırılık · yenileme · sulh · taahhütname
İncelediğiniz kararda… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
… amasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin "Rocco" ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · davanın konusu · protokol · feragat · kötüniyet
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17334 E. 2015/3953 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · sulh · taahhütname · eksik inceleme · iltibas
İncelediğiniz kararda2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
… zer nitelikte olmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan “....” ibaresi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu, dondurmalar «yenilebilir» buzlar, buz kremler yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen «sulh» anlaşmasına göre davalının “...” ibareli marka başvurusunun «sözleşmeye aykırılık» oluşturduğu, ancak sulh anlaşmasının tarafların kullanımına yönelik olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, anlaşmaya aykırılıktan dolayı tarafların birbirine yönelik taleplerde bulunabileceği, davalının önceki tescillerden kaynaklı müktesep hakkı, uzun süreli kullanımı ve «iltibas» tehlikesinin bulunmaması nedeniyle karışıklığın yaşanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17353 E. 2015/3954 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · sulh · taahhütname · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük «sebebi» çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaBu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük «sebebi» çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar s …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13394 E. 2013/19689 K.
Ortak:yenileme
İncelediğiniz kararda… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
… amasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin "Rocco" ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… arının davalının "7 stick, panda baby stick, stick 7, stick seven, baby stix, panda süper stix, stix ve stix + şekil" markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmadığının tespitine, davalı adına tescilli 1998/003656 "7 stick+şekil", 1997/019181 nolu "stick 7", 97/19184 nolu "stick seven" ibareli markaların 556 sayılı KHK’nın 14, 42/c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı adına tescilli 93/009780 nolu" panda baby stick" ve 99/003419 nolu "stix" markalarının "dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, (buz krem, meyveli buz ) yönünden 556 sayılı KHK’nın 14 maddesine uygun kullanım ispat edildiğinden bu yöndeki hükümsüzlük isteminin reddine, 93/0097 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… arının davalının "7 stick, panda baby stick, stick 7, stick seven, baby stix, panda süper stix, stix ve stix + şekil" markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturmadığının tespitine, davalı adına tescilli 1998/003656 "7 stick+şekil", 1997/019181 nolu "stick 7", 97/19184 nolu "stick seven" ibareli markaların 556 sayılı KHK’nın 14, 42/c maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı adına tescilli 93/009780 nolu" panda baby stick" ve 99/003419 nolu "stix" markalarının "dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, (buz krem, meyveli buz ) yönünden 556 sayılı KHK’nın 14 maddesine uygun kullanım ispat edildiğinden bu yöndeki hükümsüzlük isteminin reddine, 93/0097 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4029 E. , 2023/4398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/225 Esas, 2015/294 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih, 2017/11-25 E. ve 2021/778 K. sayılı ilâmı ile direnme kararının yerinde olduğuna karar verilerek taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirilmesi yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "PANDA ROKOKO", "RİCO", “PANDA RİCO” ve “PANDA JELLY” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ROCCO JELLY JELLYDOLU+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 2009/59075 sayılı başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile benzer olduğunun ve ortalama tüketici nezdinde başvurunun müvekkili şirketle ilişkili olduğu intibaını doğuracağını, ayrıca müvekkili ile davalı şirket arasında Ankara 4.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan sulh sözleşmesi yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını taahhüt ettiğini, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı markaları ile davalı şirkete ait başvurunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadığını, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.05.2014 tarih, 2012/148 E. ve 2014/138 K. sayılı kararı ile davacı markaları ile davalı başvurusunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" için kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 23.03.2015 tarih, 2014/17334 E. ve 2015/3953 K sayılı kararıyla dava konusu yapılan TPMK YİDK kararının iptaline ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle mahkemenin bu istemin reddine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli sulh antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin "Rocco" ibaresini "Dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını taahhüt ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 E. 2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin uyuşmazlık konusu olan ve sulh anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 10.11.2015 tarih, 2015/225 E. ve 2015/294 K sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak, önceki kararda sulh sözleşmenin tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı gerekçesiyle direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin usul kurallarına uyarken aşırı şekilcilikten uzaklaşması gerektiğini, usul kurallarının davanın esasının incelenmesini engelleyecek şekilde düzenlenmesinin ihlal teşkil edebileceğini, somut olayda maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle ve eksik incelemeyle karar verildiğini, eksik incelemenin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan sulh sözleşmesi yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını taahhüt ettiğini ikrar ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı gerekçesinin çelişkili olduğunu, bu yorumun ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden kötü niyet ve sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih, 2017/11-25 E. ve 2021/778 K. sayılı kararıyla davada kötü niyet itirazı ileri sürülmüş ise Mahkemece bu itirazın değerlendirilmesinin gerektiği, her ne kadar Özel Dairece hükümsüzlük talebinin sulh sözleşmesinden hareketle davacının kötü niyet itirazı çerçevesinde tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; Mahkemece ilk kararda davacının kötü niyet itirazının tartışıldığı ve değerlendirildiğinin anlaşıldığı, Mahkemenin önceki kararında taraflar arasındaki sulh sözleşmenin tartışıldığı ve değerlendirildiği yönündeki direnme kararının uygun olduğu, ancak Özel Dairece Mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesi hakkında inceleme yapılmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği karar verilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK tarafından verilen 2012/M-1035 sayılı kararın iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 7, 8, 35 ve 42 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasında düzenlenen ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 E. sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4üncü maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı taahhüt ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini dava konusu marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması sözleşmeye aykırılık ve dolayısıyla kötü niyetli bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954391800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz