Marka Tescil Başvurusuna İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4369 E. 2012/6642 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının tescil başvurusunda bulunduğu ibare ile daha önce tescilli bulunan markanın birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki hizmetleri kapsadığı, davacının tescil ettirmek istediği markanın kaynağının uluslararası antlaşmaya dayanmasının KHK’nin 7. maddesinin istisnasını oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6554 E. 2011/6791 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet sözleşmesi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · geçersizlik · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinde» «kefalet» miktarı belirtilmediğinden «kefil» olan borçlu ... açısından «geçersiz» olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebininin borçlu ... hakkında kabulüne, ... hakkında ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki borcun kaynağı olan «genel kredi sözleşmesinde» ...'in «kefil» sıfatıyla imzası mevcut olup, «kefalet sözleşmesinde» limit belirlemesi yapılmamış olsa dahi anılan kefilin de imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinde kredi limitinin 3.000,00 TL olarak belirlenmiş olması karşısında kefilin sorumluğunun bu miktarda bulunduğunun kabulü gerektiği halde yazılı gerekçeyle kefil hakkındaki talebin reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4369 E. , 2012/6642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2009 gün ve 2008/215 - 2009/347 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.11.2011 gün ve 2010/3278 - 2011/15135 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “eco trade and development bank” ibaresinin 36. sınıfta marka olarak tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı kurumun tescilli “eco” markasını gerekçe göstererek KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca müvekkilinin başvurusunu kısmen reddettiğini, kurum kararında itirazlarının hangi nedenle reddedildiğinin belirtilmediğini, müvekkili kurumun uluslararası antlaşma ile kurulduğunu, anılan markayı bu antlaşma gereğince kullanma hakkına sahip olduğunu, marka başvurusunda yer alan ibarelerin ilk olarak 17.09.1999 tarihinde müvekkili tarafından kullanıldığını, redde gerekçe gösterilen markanın başvuru tarihinin belirtilen tarihten sonra olduğunu, “eco” ibaresi üzerinde müvekkilinin üstün hakka sahip olduğunu, ayrıca müvekkilinin başvurusu ile redde dayanak yapılan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını ileri sürerek, davalı kurumun 22.05.2008 tarih 2008-M-3054 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının tescil başvurusunda bulunduğu ibare ile daha önce tescilli bulunan markanın birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki hizmetleri kapsadığı, davacının tescil ettirmek istediği markanın kaynağının uluslararası antlaşmaya dayanmasının KHK’nin 7. maddesinin istisnasını oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057049600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz