YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8372 E. 2022/2884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ sulh protokolü↗ davanın konusu↗ direnme kararı↗ sözleşmeye aykırılık↗ yenileme↗ protokol↗ feragat↗ sulh↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacı markaları ile davalı başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadıkları, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" için kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından feragat veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, direnme karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davalının marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece başvuru markası ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunmadığı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sulh protokolünde davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını taahhüt ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından feragat veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı taahhüt ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini dava konusu marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması sözleşmeye aykırılık ve dolayısıyla kötüniyetli bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4029 E. 2023/4398 K.
Ortak:sulh sözleşmesi · direnme kararı · sözleşmeye aykırılık · yenileme · sulh · taahhütname
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Benzer bu kararda… nlamında benzer olmadıkları, başvurunun davalının önceki tescilli markalarının asıl unsurlarını taşıdığı ve ürün sınıfının değişmediği, taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak sulh sözleşmesinin davalının "ROCCO" ibareli markaların kullanımına yönelik olduğu ve davalının sulh sözleşmesine aykırı kullanımın sadece «sözleşmeye aykırılık» oluşturacağı, bu itibarla sulh sözleşmesinin tarafların marka başvurusunda bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince t …
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
… amasına göre, davacı vekilinin açıklanan kapsam dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3 üncü maddesinde davalı şirketin "Rocco" ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ahde vefa · gerekçe-hüküm çelişkisi · adil yargılanma hakkı · ikrar · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · eksik inceleme
Benzer bu karardaFikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarih, 2009/106 E. ve 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan «sulh sözleşmesi» yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” emtialarında “ROCCO” markasını kullanmayacağını «taahhüt» ettiğini «ikrar» ettiğini, bu ikrarın sadece tazminat davasına konu edilebileceği ancak davalının marka tesciline engel olmadığı «gerekçesinin çelişkili» olduğunu, bu yorumun «ahde vefa» ilkesine aykırı olduğunu, bu hususta kazanılmış hakkının bulunduğunu, davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı taahhüt edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2010/499 K. sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "Rocco" ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep ettiği, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmadığı gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin usul kurallarına uyarken aşırı şekilcilikten uzaklaşması gerektiğini, usul kurallarının davanın esasının incelenmesini engelleyecek şekilde düzenlenmesinin ihlal teşkil edebileceğini, somut olayda maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle ve «eksik incelemeyle» karar verildiğini, eksik incelemenin «adil yargılanma hakkını» ihlal ettiğini, Ankara 4.
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 10.11.2015 tarih, 2015/225 E. ve 2015/294 K sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak, önceki kararda «sulh sözleşmenin» tartışıldığı, «eksik incelemenin» bulunmadığı gerekçesiyle direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17334 E. 2015/3953 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · sulh · taahhütname
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Benzer bu kararda… zer nitelikte olmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan “....” ibaresi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu, dondurmalar «yenilebilir» buzlar, buz kremler yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen «sulh» anlaşmasına göre davalının “...” ibareli marka başvurusunun «sözleşmeye aykırılık» oluşturduğu, ancak sulh anlaşmasının tarafların kullanımına yönelik olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, anlaşmaya aykırılıktan dolayı tarafların birbirine yönelik taleplerde bulunabileceği, davalının önceki tescillerden kaynaklı müktesep hakkı, uzun süreli kullanımı ve «iltibas» tehlikesinin bulunmaması nedeniyle karışıklığın yaşanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı vekili taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» anlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
… zer nitelikte olmadığı, davalı şirket adına tescilli markaların esas unsuru mahiyetinde olan “....” ibaresi üzerinde özellikle davacı itirazlarına konu, dondurmalar «yenilebilir» buzlar, buz kremler yönünden müktesep hakkının bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen «sulh» anlaşmasına göre davalının “...” ibareli marka başvurusunun «sözleşmeye aykırılık» oluşturduğu, ancak sulh anlaşmasının tarafların kullanımına yönelik olduğu 556 sayılı KHK'nın 7/1-b, 8/1-b maddeleri uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, anlaşmaya aykırılıktan dolayı tarafların birbirine yönelik taleplerde bulunabileceği, davalının önceki tescillerden kaynaklı müktesep hakkı, uzun süreli kullanımı ve «iltibas» tehlikesinin bulunmaması nedeniyle karışıklığın yaşanmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük nedeni çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17353 E. 2015/3954 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · yenileme · sulh · taahhütname
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Benzer bu kararda2-Ancak; davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 15.10.2010 tarihli «sulh» antlaşmasının 3. maddesinde davalı şirketin "..." ibaresini "Dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" ürünleri üzerinde kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, bu husustaki sulh antlaşmasının Ankara 4.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih 2009/106 esas 2010/499 karar sayılı ilamı ile onandığı, buna rağmen davalı şirketin «uyuşmazlık konusu» olan ve «sulh» antlaşması uyarınca davalı firma tarafından "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmayacağı «taahhüt» edilen ürünleri de kapsayan tescil başvurusuna devam etmesinin bu ürünler yönünden «kötü niyet» ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiğini ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın açıklanan hükümsüzlük «sebebi» çerçevesinde de tartışılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Dairemizin 26.6.2014 tarih ve 2014/6738 esas, 2014/12218 karar s …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11311 E. 2013/8832 K.
Ortak:yenileme
İncelediğiniz karardaFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen «sulh sözleşmesinde» davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz" için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, «direnme» karar ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temy …
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen «sulh protokolünde» davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz” için kullanmayacağını «taahhüt» ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından «feragat» veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu «davanın konusu» olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, «yenilebilir» buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı «taahhüt» ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini «dava konusu» marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması «sözleşmeye aykırılık» ve dolayısıyla «kötüniyetli» bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
Benzer bu kararda… ini ürün ve ambalajlarında markanın asli unsuru olarak değil, yan unsur olarak ürünün şeklini ifade etmek amacıyla kullandığından davalının ... veya ... ibarelerini «taşıyan» markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında TTK’nın 57/f-1, b.5 kapsamında «iltibas» ve «haksız rekabet» bulunmadığı, tüketici nezdinde ürün ve «ticari işletme» düzeyinde karıştırılma veya bağlantı kurma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının markalarına karşı tecavüz, haksız rekabet bulunmadığından dolayı davacının ... nezdindeki marka ve tasarım tescil başvurularının neticesinin beklenilmesine gerek görülmediği, bilirkişi raporlarında davalının ... ve ... ibareli markaları ürün, reklam ve görsellerinde yoğun bir şekilde kullandığı belirtilmiş ise de davalının her markayı tescilde olduğu gibi ve tescilde belirtilen mal veya hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğü bulunduğu, davalının yalnızca ... veya ... ibarelerini ürün, ambalaj ve tanıtımlarında yoğun olarak kullanmasının tüm markaların 14. maddeye uygun kullanıldığı anlamı taşımadığı, hükümsüzlüğe konu edilen ..., ..., ..., ... nolu markaların hepsinin içerisinde ... ibaresi mevcut olup bilirkişi heyetinin değerlendirmesi kapsamında uyuşmazlığa yaklaşılması halinde davalının stick ibareli birden fazla marka tescil ettirmesindeki «hukuki menfaatin» ortadan kalkacağı, davalının ..., ... ve ... nolu... markalarının 14. maddeye uygun kullanıldığına veya kullanılmamanın haklı nedene dayandığına dair delil bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının «ibraz» ettiği 21.05.2008/..., 21.05.2008/..., 29.08.2008/944613 nolu faturalarda ... çikolata ve ... ibareleri yer almakta ise de faturalardaki stick ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilen bu markalardan hangisine ait olduğunun ortaya konulmadığı, davalının birden fazla ...ve ... ibareli markalarının bulunması ve bu cüzi kullanımın hangi markaya ait olduğunun belirlenememesi nedeniyle belirtilen markaların tescildeki tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlüğü istenilen ... nolu ... ile ... nolu ... markalarının ise tescildeki dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, buz krem, meyveli buz ürünleri yönünden ciddi şekilde kullanıldığının davalı tarafça kanıtlandığı, ancak diğer ürünler yönünden ciddi kullanımın kanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · bekletici mesele · peşin karar harcı · ticari işletme · iyiniyet · marka hakkına tecavüz · ihtar · fatura
Benzer bu kararda… li markalarına tecavüz oluşturmadığını, ... ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüstçe kullanıldığını, taraf markalarının birbirine benzemediğini, «iltibas» yaratmadığını ve marka haklarına tecavüz oluşturmadığını, davalı tarafından müvekkiline ... markalı ürünlerin reklamlarının durdurulması, ürünlerin raflardan çekilmesi «ihtarının» haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin markaları ve tasarımlarının davalının markaları ile iltibas yaratmadığı, marka haklarına tecavüz oluşturmadığı hususunun 556 sayılı KHK’nun 74. maddesi uyarınca tespitine, davacının kullanımının KHK’nın 12. maddesi anlamında «iyiniyetli» kullanım olduğunun tespitine karar verilmesini ve davalı adına tescilli ... sayılı ... ... ...nolu ... ... nolu ... ve ... nolu ... ibareli markasının 556 KHK’nın …
Gıda A.Ş. aleyhine açılan tecavüzün meni ve refi davasının işbu dava ile birleştirilmesi gerektiğini, bu talep kabul edilmezse «bekletici mesele» yapılmasını, davacının eti çikolata keyfi sticks ibareli markalarının müvekkilinin ... ve ... ibareli markaları ile «iltibas» ve «marka hakkını tecavüz» yarattığını, ... ibaresinin davacı markalarında ön planda kullanıldığını, müvekkilinin hükümsüzlüğü talep edilen markalarını ciddi şekilde kullandığını, üretim ve …
… ini ürün ve ambalajlarında markanın asli unsuru olarak değil, yan unsur olarak ürünün şeklini ifade etmek amacıyla kullandığından davalının ... veya ... ibarelerini «taşıyan» markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturmadığı, taraf markaları bütünsel olarak karşılaştırıldığında TTK’nın 57/f-1, b.5 kapsamında «iltibas» ve «haksız rekabet» bulunmadığı, tüketici nezdinde ürün ve «ticari işletme» düzeyinde karıştırılma veya bağlantı kurma ihtimalinin mevcut olmadığı, davalının markalarına karşı tecavüz, haksız rekabet bulunmadığından dolayı davacının ... nezdindeki marka ve tasarım tescil başvurularının neticesinin beklenilmesine gerek görülmediği, bilirkişi raporlarında davalının ... ve ... ibareli markaları ürün, reklam ve görsellerinde yoğun bir şekilde kullandığı belirtilmiş ise de davalının her markayı tescilde olduğu gibi ve tescilde belirtilen mal veya hizmetler yönünden kullanma yükümlülüğü bulunduğu, davalının yalnızca ... veya ... ibarelerini ürün, ambalaj ve tanıtımlarında yoğun olarak kullanmasının tüm markaların 14. maddeye uygun kullanıldığı anlamı taşımadığı, hükümsüzlüğe konu edilen ..., ..., ..., ... nolu markaların hepsinin içerisinde ... ibaresi mevcut olup bilirkişi heyetinin değerlendirmesi kapsamında uyuşmazlığa yaklaşılması halinde davalının stick ibareli birden fazla marka tescil ettirmesindeki «hukuki menfaatin» ortadan kalkacağı, davalının ..., ... ve ... nolu... markalarının 14. maddeye uygun kullanıldığına veya kullanılmamanın haklı nedene dayandığına dair delil bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının «ibraz» ettiği 21.05.2008/..., 21.05.2008/..., 29.08.2008/944613 nolu faturalarda ... çikolata ve ... ibareleri yer almakta ise de faturalardaki stick ibaresinin hükümsüzlüğüne karar verilen bu markalardan hangisine ait olduğunun ortaya konulmadığı, davalının birden fazla ...ve ... ibareli markalarının bulunması ve bu cüzi kullanımın hangi markaya ait olduğunun belirlenememesi nedeniyle belirtilen markaların tescildeki tüm ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlüğü istenilen ... nolu ... ile ... nolu ... markalarının ise tescildeki dondurma, «yenilebilir» buz ürünleri, buz krem, meyveli buz ürünleri yönünden ciddi şekilde kullanıldığının davalı tarafça kanıtlandığı, ancak diğer ürünler yönünden ciddi kullanımın kanı …
Dosyaya «ibraz» edilen belgeler ve «fatura» örneklerinden de davalının ... markasını tescilli olduğu emtia üzerinde ciddi kullanımının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8372 E. , 2022/2884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 12.03.2013 gün ve 2012/49-2013/42 sayılı hükmün Dairemizce 23.03.2015 gün ve 2014/17353-2015/3954 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "PANDA ROKOKO", "RİCO", “PANDA RİCO” ve “PANDA JELLY” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ROCCO JELLY DOLU+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kurum’a başvuruda bulunduğunu, 2009/59072 sayılı başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile benzer olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde başvurunun müvekkili şirketle ilişkili olduğu intibaını doğuracağını, ayrıca müvekkili ile davalı şirket arasında Ankara 4.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.11.2010 tarihli ve 2009/106 E., 2010/499 K. sayılı kararı ile onanan sulh sözleşmesi yapıldığını, sulh sözleşmesi ile davalı şirketin “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtialarında “Rocco” markasını kullanmayacağını taahhüt ettiğini, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile tescili hâlinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili; davacı markaları ile davalı şirkete ait başvurunun 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını, bu nedenle YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Frito Lay Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili; müvekkilinin başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davacı markaları ile davalı başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadıkları, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/106 E. sayılı dosyasında taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde davalı şirketin "ROCCO" ibareli markalarını "dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz" için kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak bu taahhüdün anılan markalar da dâhil davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından feragat veya yeni marka başvurusunu yapamayacağı yönünde bir taahhüt içermediği ve davalı kullanımlarının bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulhun başvuruya ve sonuca etkisi olmadığı, bu yönüyle de YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tescil edilen davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar bozulmuş, direnme karar ise;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca uygun görülerek davacı vekilinin mahkemenin taraflar arasındaki sulh sözleşmesine ilişkin değerlendirmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davalının marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece başvuru markası ile davacı markaları arasında 556 sayılı KHK nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik bulunmadığı, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas dosyasıyla görülen dava nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sulh protokolünde davalı şirketin “ROCCO” ibareli markalarını “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını taahhüt ettiği ancak bu taahhüdün davalının "ROCCO" ibareli önceki markalarından feragat veya yeni marka başvurusunda bulunmayacağı anlamında olmadığı gibi davalı kullanımlarının da bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki sulh anlaşmasının başvuruya ve sonuca etkisi olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/106 Esas sayılı davasında onanan Sulh Anlaşmasının 4. maddesinde “Has Gıda ROCCO markasının dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz üzerinde kullanımının dışındaki kullanımlarına ve tesciline karşı hiçbir işlemde bulunmayacağını, Frito Lay ise ROCCO markasını dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” için kullanmayacağını karşılıklı taahhüt ederler.” düzenlemesi uyarınca davalının başvurusu kapsamında bulunan “dondurma, sütlü buz, yenilebilir buz” emtiaları yönünden davalının Rocco ibaresini kullanmayacağını taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünün aksine Rocco ibaresini dava konusu marka kompozisyonunun içerisine yerleştirmek suretiyle anılan ürünlerin tescil kapsamına alınması sözleşmeye aykırılık ve dolayısıyla kötüniyetli bir başvuru olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden iadesine, 06/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789947500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz