Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6070 E. 2015/3692 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 394↗ objektif iyiniyet↗ rüçhan hakkı↗ iyiniyet kuralı↗ pay sahipliği↗ sermaye artırımı↗ kısıtlılık↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının eşinin şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, eşini terk ederek başka adrese taşındığı, bu adresi davalı şirket tarafından bilindiği halde eski adresine tebligat yapıldığı, bu surette 6762 sayılı TTK'nun 394. maddesi uyarınca rüçhan hakkını kullanmasının kanuna, afaki iyiniyet kurallarına aykırı olacak şekilde engellendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,sermaye artırımına ilişkin anonim şirket genel kurulunun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Esas sermaye artırımı yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir. Artırılan sermayeye katılmada öncelik (rüçhan) hakkı, mevcut payları ile orantılı olmak kaydı ile pay sahiplerinindir. 6762 Sayılı TTK.nun 394 ncü maddesine göre, esas sermaye artırımına ilişkin rüçhan hakkı kararlaştırıldıktan sonra şirket yönetim kurulu, yeni çıkarılacak payların ihraç bedellerini ilan eder ve ilanda yeni çıkarılacak paylardan alma hakkı olanlara buna dayalı katılma taahhüdünde bulunmaya davet eder. Bunun için, son ilandan itibaren en az (15) günlük süre tanınması gerekir. Böylece esas sermaye artırımı,
sonucu çıkarılan yeni paylarda şirketin mevcut paydaşlarına sağlanan bu hakla pay sahipliğine bağlı hakkın azaltılması önlenmiş olur. Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyiniyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez. Genel kurulun sermaye artırım kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, rüçhan hakkının, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak kısıtlanması sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden pay sahipleri ilgili genel kurul kararının iptalini, TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir. Ayrıca, usulüne uygun çağrı olmadan genel kurul yapılmış olması toplantıya katılmayan ortağa iptal davası açma hakkı vermekle birlikte, genel kurul kararlarının sırf bu nedenle iptali mümkün değildir. 6762 Sayılı TTK'nun 381. maddesi uyarınca genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurullarına aykırı olması gerekir.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve rüçhan hakkını kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık sermaye artırımına ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sermaye artırımına ilişkin genel kurulun iptali talebi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/165 E. 2011/11199 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · sermaye artırımı · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaOrtaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Genel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve «rüçhan hakkını» kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık «sermaye artırımına» ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Benzer bu karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 02.03.2006 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında davacıların davet edilmedikleri, bu durumun davacılara dava açma hakkı bahşettiği, ancak alınan kararın yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralları · ortaklar kurulu kararının iptali · yokluk · malvarlığına ilişkin dava · ortaklar kurulu kararı · hak düşürücü süre · limited şirket · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacıların «yokluklarında» yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşıp bağdaşmadığına bakmak gerekir.
Mahkemece de doğru olarak tesbit edildiği üzere, çağrıda usulsüzlük «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların salt bu nedenle iptalini gerekli kılmaz ise de, çağrılmayan ortağa alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı iddiası ile iptalini isteme hakkı verir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı ortakların artırılan sermayeden yeni pay alma (rüçhan) hakları ihlal edilecek şekilde alınan «sermaye artırım» kararının eşitlik ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığının kabulü ile iptaline karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
2, 3, 4, 5, 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarının iptalini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15703 E. 2014/5578 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · sermaye artırımı · kısıtlılık · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaGenel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve «rüçhan hakkını» kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık «sermaye artırımına» ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Benzer bu karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya 6762 Sayılı TTK'nun 538/4. maddesi uyarınca 5 gün önceden toplantıya davet yapılmadığı, yapılan «çağrının usulsüz» olduğu, usulsüz çağrının toplantının iptalini talep etme hakkı tanıdığı, ancak kararın iptali için alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, bunun dışında «yoklukla» ve «mutlak butlanla» sakatlık iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · iyiniyet kuralları · mutlak butlan · ortaklar kurulu kararının iptali · karar nisabı · butlan · yokluk · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya 6762 Sayılı TTK'nun 538/4. maddesi uyarınca 5 gün önceden toplantıya davet yapılmadığı, yapılan «çağrının usulsüz» olduğu, usulsüz çağrının toplantının iptalini talep etme hakkı tanıdığı, ancak kararın iptali için alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, bunun dışında «yoklukla» ve «mutlak butlanla» sakatlık iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sermayenin artırılmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece toplantıya çağrının 6762 sayılı TTK'nın 538/4. maddesine uygun olarak yapılmadığı, ancak toplantının yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf toplantıya «çağrının usulsüz» yapıldığını, hukuka aykırı işlem sonucu paylarının küçüldüğünü, haklarının «kısıtlandığını» ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece de doğru olarak tesbit edildiği üzere, çağrıda usulsüzlük «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların salt bu nedenle iptalini gerekli kılmaz ise de, çağrılmayan ortağa alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı iddiası ile iptalini isteme hakkı verir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5614 E. 2014/11887 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaGenel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve «rüçhan hakkını» kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık «sermaye artırımına» ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Benzer bu karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iç kaynaklardan sermaye artırımı · yedek akçe · faaliyet raporu · malvarlığına ilişkin dava · kötüniyet · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaEsas «sermaye artırımı», ancak yükseltilen esas sermayeye denk «malvarlığı» ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç «kaynaklardan sermaye artırımında» ise artırılan sermaye kadar «yedek akçe» veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir.
… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Esas sermaye, pay sahiplerinin ortaklığa getirmeyi yükümlendikleri «malvarlığının» toplamı ve bunun nakit olarak ifadesidir.
Somut olayda, dosyada bulunan «sermaye artırımına» dair genel kurul kararı incelendiğinde davalı şirketin genel kurulunda bu kararı alırken sadece mali durumu itibariyle şirketin sermaye artırımına ihtiyaç doğduğunun belirtildiği, ancak ne sebeple sermaye artırımına gerek görüldüğünün açıklanmadığı, bu konu üzerinde tartışma yapılmadığı görülmekte olup mahkemece, davalının sermaye artırımı kararı alırken «kötüniyetli» olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3486 E. 2017/5617 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · iptal davası · yönetim kurulu kararı · ilan
İncelediğiniz kararda6762 Sayılı TTK.nun 394 ncü maddesine göre, esas «sermaye artırımına» ilişkin «rüçhan hakkı» kararlaştırıldıktan sonra şirket «yönetim kurulu», yeni çıkarılacak payların ihraç bedellerini «ilan» eder ve ilanda yeni çıkarılacak paylardan alma hakkı olanlara buna dayalı katılma «taahhüdünde» bulunmaya davet eder.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının eşinin şirkette «yönetim kurulu» üyesi olduğu, eşini «terk» ederek başka adrese taşındığı, bu adresi davalı şirket tarafından bilindiği halde eski adresine «tebligat» yapıldığı, bu surette 6762 sayılı TTK'nun 394. maddesi uyarınca «rüçhan hakkını» kullanmasının kanuna, afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olacak şekilde engellendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Genel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Benzer bu karardaDavacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · yönetim kurulu kararının iptali · terditli dava · ticaret sicili tescili · davanın konusu · ticaret sicili müdürlüğü · ihtiyati tedbir · ticaret sicili
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3470 E. 2019/3011 K.
Ortak:sermaye artırımı
İncelediğiniz karardaDava,«sermaye artırımına» ilişkin «anonim şirket» genel kurulunun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Esas «sermaye artırımı» yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir.
6762 Sayılı TTK.nun 394 ncü maddesine göre, esas «sermaye artırımına» ilişkin «rüçhan hakkı» kararlaştırıldıktan sonra şirket «yönetim kurulu», yeni çıkarılacak payların ihraç bedellerini «ilan» eder ve ilanda yeni çıkarılacak paylardan alma hakkı olanlara buna dayalı katılma «taahhüdünde» bulunmaya davet eder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sermaye artırımına» ilişkin kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6070 E. , 2015/3692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/104-2013/119 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 30.03.2006 tarihinde olağanüstü genel kurulunun toplandığını, sermayenin artırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin toplantıya çağrılmadığını, bildirmiş olduğu yeni adrese tebligat yapılmadığını, rüçhan hakkını kullanmasının engellendiğini ileri sürerek, genel kurulun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çağrının usulüne uygun olarak davacının şirkette kayıtlı adresine yapıldığını, yatırım teşvik belgesi kapsamında artırımın zorunlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının eşinin şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, eşini terk ederek başka adrese taşındığı, bu adresi davalı şirket tarafından bilindiği halde eski adresine tebligat yapıldığı, bu surette 6762 sayılı TTK'nun 394. maddesi uyarınca rüçhan hakkını kullanmasının kanuna, afaki iyiniyet kurallarına aykırı olacak şekilde engellendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava,sermaye artırımına ilişkin anonim şirket genel kurulunun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
Esas sermaye artırımı yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir. Artırılan sermayeye katılmada öncelik (rüçhan) hakkı, mevcut payları ile orantılı olmak kaydı ile pay sahiplerinindir. 6762 Sayılı TTK.nun 394 ncü maddesine göre, esas sermaye artırımına ilişkin rüçhan hakkı kararlaştırıldıktan sonra şirket yönetim kurulu, yeni çıkarılacak payların ihraç bedellerini ilan eder ve ilanda yeni çıkarılacak paylardan alma hakkı olanlara buna dayalı katılma taahhüdünde bulunmaya davet eder. Bunun için, son ilandan itibaren en az (15) günlük süre tanınması gerekir. Böylece esas sermaye artırımı,
sonucu çıkarılan yeni paylarda şirketin mevcut paydaşlarına sağlanan bu hakla pay sahipliğine bağlı hakkın azaltılması önlenmiş olur. Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyiniyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez. Genel kurulun sermaye artırım kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, rüçhan hakkının, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak kısıtlanması sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden pay sahipleri ilgili genel kurul kararının iptalini, TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Ayrıca, usulüne uygun çağrı olmadan genel kurul yapılmış olması toplantıya katılmayan ortağa iptal davası açma hakkı vermekle birlikte, genel kurul kararlarının sırf bu nedenle iptali mümkün değildir. 6762 Sayılı TTK'nun 381. maddesi uyarınca genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurullarına aykırı olması gerekir.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve rüçhan hakkını kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık sermaye artırımına ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında sermaye artırımına ilişkin genel kurulun iptali talebi değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171251500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz