Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5614 E. 2014/11887 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iç kaynaklardan sermaye artırımı↗ yedek akçe↗ objektif iyiniyet↗ faaliyet raporu↗ rüçhan hakkı↗ iyiniyet kuralı↗ malvarlığına ilişkin dava↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ iyiniyet↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak kaydı ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında rüçhan hakkı sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısında davacının %10 azınlık hisse ve haklarını yitirmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Esas sermaye, pay sahiplerinin ortaklığa getirmeyi yükümlendikleri malvarlığının toplamı ve bunun nakit olarak ifadesidir. Esas sermaye artırımı ile şirket anasözleşmesinde yer alan bu rakamın yükseltilmesi amaçlanır. Esas sermaye artırımı, ancak yükseltilen esas sermayeye denk malvarlığı ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç kaynaklardan sermaye artırımında ise artırılan sermaye kadar yedek akçe veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir. Esas sermaye artırımı yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir. Artırılan sermayeye katılmada öncelik (rüçhan) hakkı ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak kaydı ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek taahhüt altına girmeye zorlanamazlar. Bununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyiniyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez.
Somut olayda, dosyada bulunan sermaye artırımına dair genel kurul kararı incelendiğinde davalı şirketin genel kurulunda bu kararı alırken sadece mali durumu itibariyle şirketin sermaye artırımına ihtiyaç doğduğunun belirtildiği, ancak ne sebeple sermaye artırımına gerek görüldüğünün açıklanmadığı, bu konu üzerinde tartışma yapılmadığı görülmekte olup mahkemece, davalının sermaye artırımı kararı alırken kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, genel kurulda sermaye artırımına ilişkin karar alınırken artırım sebebinin açıklanması zorunlu değilse de davalı şirketin en azından bu sermaye artırımına dair kararın iptalinin talep edildiği işbu davada neden sermaye artırımına ihtiyaç duyduğunu açıklaması gerekmektedir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen raporda sermaye artırımı tarihi itibariyle davalı şirketin mevcutlar ile alacaklar toplamının borçlarını karşıladığı, borçların karşılanmasından sonra da varlıklarının 1.120.799,59 TL fazlalık verdiği, ödenmiş sermayenin tamamının korunduğu gibi %86,80 oranında artırıldığı, sermaye artırımı yapmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.
Yapılan bu açıklamaların ışığında, mahkemece, sermaye artırımına neden ihtiyaç duyduğu, yapılması gereken yatırımların bulunup bulunmadığı davalıya açıklattırılıp genel kurulda onanan faaliyet raporu da getirtildikten sonra davalı şirketin mali durumu, davalının yapacağı açıklamaya göre varsa yapılması düşünülen yatırımlar nedeniyle şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının yokluğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/165 E. 2011/11199 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · malvarlığına ilişkin dava · sermaye artırımı · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Benzer bu karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 02.03.2006 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında davacıların davet edilmedikleri, bu durumun davacılara dava açma hakkı bahşettiği, ancak alınan kararın yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralları · ortaklar kurulu kararının iptali · yokluk · ortaklar kurulu kararı · hak düşürücü süre · limited şirket · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacıların «yokluklarında» yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşıp bağdaşmadığına bakmak gerekir.
Mahkemece de doğru olarak tesbit edildiği üzere, çağrıda usulsüzlük «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların salt bu nedenle iptalini gerekli kılmaz ise de, çağrılmayan ortağa alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı iddiası ile iptalini isteme hakkı verir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı ortakların artırılan sermayeden yeni pay alma (rüçhan) hakları ihlal edilecek şekilde alınan «sermaye artırım» kararının eşitlik ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığının kabulü ile iptaline karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14179 E. 2013/16887 K.
Ortak:iç kaynaklardan sermaye artırımı · yedek akçe · objektif iyiniyet · iyiniyet kuralı · malvarlığına ilişkin dava · sermaye artırımı · iyiniyet
İncelediğiniz karardaEsas «sermaye artırımı», ancak yükseltilen esas sermayeye denk «malvarlığı» ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç «kaynaklardan sermaye artırımında» ise artırılan sermaye kadar «yedek akçe» veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir.
Bununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaEsas «sermaye artırımı», ancak yükseltilen esas sermayeye denk «malvarlığı» ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç «kaynaklardan sermaye artırımında» ise artırılan sermaye kadar «yedek akçe» veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan sözedilemez.
Dava, davalı şirketin «sermaye artırımına» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı · e-defter
Benzer bu kararda… adığı, sadece banka nezdinde kredi itibarını yükseltmek için alınan bir karar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 27.02.2010 gün ve 2010/3 sayılı «ortaklar kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketin «sermaye artırımına» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
… adığı, sadece banka nezdinde kredi itibarını yükseltmek için alınan bir karar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 27.02.2010 gün ve 2010/3 sayılı «ortaklar kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde, 27.02.2010 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında (10.000) TL olan esas sermayenin (2.500.000) TL’na çıkartılmasına karar verilmiştir.
-
2, 3, 4, 5, 6 no'lu ortaklar kurulu kararlarının iptalini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15703 E. 2014/5578 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · malvarlığına ilişkin dava · sermaye artırımı · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Benzer bu karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya 6762 Sayılı TTK'nun 538/4. maddesi uyarınca 5 gün önceden toplantıya davet yapılmadığı, yapılan «çağrının usulsüz» olduğu, usulsüz çağrının toplantının iptalini talep etme hakkı tanıdığı, ancak kararın iptali için alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, bunun dışında «yoklukla» ve «mutlak butlanla» sakatlık iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · iyiniyet kuralları · mutlak butlan · ortaklar kurulu kararının iptali · karar nisabı · butlan · yokluk · kısıtlılık
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya 6762 Sayılı TTK'nun 538/4. maddesi uyarınca 5 gün önceden toplantıya davet yapılmadığı, yapılan «çağrının usulsüz» olduğu, usulsüz çağrının toplantının iptalini talep etme hakkı tanıdığı, ancak kararın iptali için alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği, bunun dışında «yoklukla» ve «mutlak butlanla» sakatlık iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sermayenin artırılmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece toplantıya çağrının 6762 sayılı TTK'nın 538/4. maddesine uygun olarak yapılmadığı, ancak toplantının yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olması gerektiği, davacının «payının» toplantı ve karar «nisabını» etkilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf toplantıya «çağrının usulsüz» yapıldığını, hukuka aykırı işlem sonucu paylarının küçüldüğünü, haklarının «kısıtlandığını» ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece de doğru olarak tesbit edildiği üzere, çağrıda usulsüzlük «ortaklar kurulu» toplantısında alınan kararların salt bu nedenle iptalini gerekli kılmaz ise de, çağrılmayan ortağa alınan kararların yasa, anasözleşme ve «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı iddiası ile iptalini isteme hakkı verir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6070 E. 2015/3692 K.
Ortak:objektif iyiniyet · rüçhan hakkı · iyiniyet kuralı · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · taahhütname · cy/cy kaydı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaBununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Artırılan sermayeye katılmada öncelik («rüçhan) hakkı» ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak «kaydı» ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek «taahhüt» altına girmeye zorlanamazlar.
… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Benzer bu karardaGenel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın «sermaye artırım» kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının «objektif iyiniyet kurallarına» uygunluğundan söz edilemez.
Somut olayda, davacı taraf genel kurula davetin eski adresine yapıldığını, genel kurula katılmalarının ve «rüçhan hakkını» kullanmalarının önlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sermayenin artırılmasının zorunlu olduğu, davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı belirtilmiş olmakla, artık «sermaye artırımına» ilişkin bir kısım usulü işlemlerin eksik veya hatalı yapılması, yasaya, ana sözleşmeye ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılığı bulunmayan genel kurulun iptalini gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği · kısıtlılık · iptal davası · anonim şirket · tebligat · yönetim kurulu kararı · terkin · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının eşinin şirkette «yönetim kurulu» üyesi olduğu, eşini «terk» ederek başka adrese taşındığı, bu adresi davalı şirket tarafından bilindiği halde eski adresine «tebligat» yapıldığı, bu surette 6762 sayılı TTK'nun 394. maddesi uyarınca «rüçhan hakkını» kullanmasının kanuna, afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olacak şekilde engellendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
6762 Sayılı TTK.nun 394 ncü maddesine göre, esas «sermaye artırımına» ilişkin «rüçhan hakkı» kararlaştırıldıktan sonra şirket «yönetim kurulu», yeni çıkarılacak payların ihraç bedellerini «ilan» eder ve ilanda yeni çıkarılacak paylardan alma hakkı olanlara buna dayalı katılma «taahhüdünde» bulunmaya davet eder.
Genel kurulun «sermaye artırım» kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması, «rüçhan hakkının», yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak «kısıtlanması» sonucu doğurması halinde rüçhan hakkının kullanma olanağının tanınmadığını veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden «pay sahipleri» ilgili «genel kurul kararının iptalini», TTK.nun 381 nci maddesindeki prosedüre göre dava edebilir.
Dava,«sermaye artırımına» ilişkin «anonim şirket» genel kurulunun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, genel kurulun iptaline karar verilmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3486 E. 2017/5617 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı
İncelediğiniz kararda… a göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak «kaydı» ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında «rüçhan hakkı» sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısı …
Dava, «sermaye artırımına» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Esas «sermaye artırımı» ile şirket anasözleşmesinde yer alan bu rakamın yükseltilmesi amaçlanır.
Benzer bu karardaDavacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · yönetim kurulu kararının iptali · terditli dava · ticaret sicili tescili · davanın konusu · ticaret sicili müdürlüğü · ihtiyati tedbir · ticaret sicili
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5614 E. , 2014/11887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/11/2013
NUMARASI 2012/326-2013/392
Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/11/2013 tarih ve 2012/326-2013/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 120.000/600.000 oranında hissedarı olduğunu, 12.06.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin "28.06.2012 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılacağı, bilanço, kar ve zarar hesabı ile yönetim kurulu ve denetçi raporlarının toplantıdan 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin emrinde olacağı, sermayenin 600.000 TL'den 2.000.000 TL'ye çıkarılacağı" hususunun ilan edildiğini, ancak ilanın aksine bilanço, kar ve zarar hesabı ile yönetim kurulu ve denetçi raporlarının toplantıdan 15 gün önce şirket merkez ve şubelerinde hazır bulundurulmadığını, buna rağmen toplantının ilan edilen gündem ile yapıldığını, sermaye artırımı ve artırılan sermayenin bir kısmının geçmiş yıl karlarından, bir kısmının da nakten karşılanması kararının müvekkilinin muhalefetine rağmen alındığını, ancak sermayenin artırılmasına ihtiyaç bulunmadığını, artırma için gerekçe gösterilmediğini, asıl niyetin müvekkilinin hisse oranını düşürmek olduğunu, fiktif işlemlerle önceki karların düşük gösterildiğini, mali tabloların gerçeği yansıtmadığını, mali durumu yetersiz olan müvekkilinin sermaye artırımına katılamayacağını, azınlık hakkı sahibi dahi olamayacağını, bu durumda da artırmanın objektif iyi niyet kurallarına aykırılık taşıdığını ileri sürerek 28.06.2012 tarihli olağanüstü genel kurulunun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bilanço, kar ve zarar hesabı ile yönetim kurulu ve denetçi raporlarının şirket merkezine asıldığını, zaten bunların 23.05.2012 tarihli genel kurulda görüşülerek yönetim ve denetim kurullarının ibra edildiğini, ibraya ilişkin bu kararın iptalinin istenmediğini, müvekkilinin artan rekabet ortamında ayakta kalabilmek için sermayesini artırdığını, dava konusu sermaye artırımından önceki en son artırmın 2005 yılında yapılmış olduğunu, kötüniyet olsa daha önce de artırıma gidilmiş olması gerektiğini, davacının rüçhan hakkını kullanabileceğini, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kar amacı güden davalı şirketin sermaye arttırarak ekonomik durumunu güçlendirmesinin kuruluşunun gereği olduğu, sermaye arttırımı için kötü niyetli olmamak kaydı ile herhangi bir gerekçe göstermek zorunluluğunun bulunmadığı, davacının da sermaye arttırımında rüçhan hakkı sahibi olduğu fakat ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle kullanamadığı, davalı şirketin bu durumu bildiği ve bu nedenle davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, ayrıca uzun süredir sermaye arttırımı yapılmadığı, yine arttırımın bir kısmının önceki dönemler şirket karından karşılandığı, sermaye arttırımı karşısında davacının %10 azınlık hisse ve haklarını yitirmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Esas sermaye, pay sahiplerinin ortaklığa getirmeyi yükümlendikleri malvarlığının toplamı ve bunun nakit olarak ifadesidir. Esas sermaye artırımı ile şirket anasözleşmesinde yer alan bu rakamın yükseltilmesi amaçlanır. Esas sermaye artırımı, ancak yükseltilen esas sermayeye denk malvarlığı ve ekonomik değerlerin şirkete kazandırılmasının sağlanması veya iç kaynaklardan sermaye artırımında ise artırılan sermaye kadar yedek akçe veya kârın ortaklık bünyesinde mevcut bulunması halinde amacına ulaşabilir. Esas sermaye artırımı yasanın tanıdığı bir hak olup, kural olarak zorunlu değildir. Artırılan sermayeye katılmada öncelik (rüçhan) hakkı ise, mevcut hisseleri ile orantılı olmak kaydı ile hisse sahiplerine ait olup, bu hakkın kullanımı kural olarak isteğe bağlı olması nedeniyle iradeleri dışında ortaklar rüçhan hakkını kullanmaya ve ek taahhüt altına girmeye zorlanamazlar.
Bununla birlikte, ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına rağmen sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılırsa esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyiniyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez.
Somut olayda, dosyada bulunan sermaye artırımına dair genel kurul kararı incelendiğinde davalı şirketin genel kurulunda bu kararı alırken sadece mali durumu itibariyle şirketin sermaye artırımına ihtiyaç doğduğunun belirtildiği, ancak ne sebeple sermaye artırımına gerek görüldüğünün açıklanmadığı, bu konu üzerinde tartışma yapılmadığı görülmekte olup mahkemece, davalının sermaye artırımı kararı alırken kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, genel kurulda sermaye artırımına ilişkin karar alınırken artırım sebebinin açıklanması zorunlu değilse de davalı şirketin en azından bu sermaye artırımına dair kararın iptalinin talep edildiği işbu davada neden sermaye artırımına ihtiyaç duyduğunu açıklaması gerekmektedir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen raporda sermaye artırımı tarihi itibariyle davalı şirketin mevcutlar ile alacaklar toplamının borçlarını karşıladığı, borçların karşılanmasından sonra da varlıklarının 1.120.799,59 TL fazlalık verdiği, ödenmiş sermayenin tamamının korunduğu gibi %86,80 oranında artırıldığı, sermaye artırımı yapmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.
Yapılan bu açıklamaların ışığında, mahkemece, sermaye artırımına neden ihtiyaç duyduğu, yapılması gereken yatırımların bulunup bulunmadığı davalıya açıklattırılıp genel kurulda onanan faaliyet raporu da getirtildikten sonra davalı şirketin mali durumu, davalının yapacağı açıklamaya göre varsa yapılması düşünülen yatırımlar nedeniyle şirketin sermaye artırımına ihtiyacı olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/06/2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102224700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz