İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10555 E. 2015/13742 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- üç ay
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu alacağı↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ rücu↗ ifa↗ alacak davası↗ taşıyıcı↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının rücu alacağının zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortacısının taşıyıcıya karşı açtığı rücuan alacak davası olup, mahkemece rücu davasında zamanaşımının 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece rücu davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücu davası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19169 E. 2015/4681 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · rücu · taşıyıcı · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı üç ay
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın «teslim» tarihinden itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «rücu» davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigortacısının» mal sahibine zararı ödemesinden sonra taşımacıya karşı açtığı «rücu davası» olup, mahkemece rücu davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın «teslim» tarihinden itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «rücu» davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi uyarınca «rücu hakkına» dayalı olan davanın sigortalıya yapılan ödemeden itibaren 3 ay içerisinde açılması gerektiği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · rücu hakkı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi uyarınca «rücu hakkına» dayalı olan davanın sigortalıya yapılan ödemeden itibaren 3 ay içerisinde açılması gerektiği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigortacısının» mal sahibine zararı ödemesinden sonra taşımacıya karşı açtığı «rücu davası» olup, mahkemece rücu davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7671 E. 2010/9341 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık
Benzer bu karardaMahkemece, davacının işyerindeki «hırsızlık» nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1558 E. 2023/5206 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nisbi istinaf harcı · istinaf harcının tamamlanmaması · istinaf karar harcı · eksik harcın tamamlattırılması · tebligat usulsüzlüğü · harcın tamamlanması · istinaf başvurusunun reddi · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince 24.02.2021 tarihli ek karar ile «nisbi istinaf harcının tamamlanmadığı» gerekçesiyle asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekillerinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından 08.10.2021 tarihli dilekçesiyle müvekkiline yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunu, «eksik harcın tamamlandığını» belirterek kesinleşme «şerhinin» kaldırılarak asıl karara yönelik müvekkilinin istinaf başvurusunun kabulünü istemiştir.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15249 E. 2016/5655 K.
Ortak:rücu · ifa · taşıyıcı · zamanaşımı · zamanaşımı üç ay
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi «taşıyıcının» bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı «rücu» davasına uygulanmaz.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinin 3. fıkrasının "Rücu haklarına ilişkin «zamanaşımı», «rücu» alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmünü içerdiği, davanın dayanağı olan ...
Sulh Hukuk Mahkemesi kararının 04/04/2013 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 24/03/2014 tarihinde ve Türk Ticaret Kanunu'nun 855/3. fıkrasında belirtilen 3 aylık «zamanaşımı» süresinin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR taşımasına dayalı, «üst taşıyıcının» «nakliyat emtia sigortacısına» ödediği «hasar» bedelinin «fiili taşıyıcı» olan davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · üst taşıyıcı · nakliyat emtia sigortası · rücuen tahsil · zamanaşımı def'i · def'i · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, CMR taşımasına dayalı, «üst taşıyıcının» «nakliyat emtia sigortacısına» ödediği «hasar» bedelinin «fiili taşıyıcı» olan davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Bu halde CMR 32 maddesinde öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresi davada gerçekleşmediğinden davalının «zamanaşımı def»'inin reddi ile davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde CMR hükümlerinin gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
CMR 39/4 maddesinde "taşımacılar arasındaki davalarda madde 32 hükümlerinin uygulanacağı, bununla beraber «zamanaşımı» ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden «son» mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden başlayacağı" düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10555 E. , 2015/13742 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2014/735-2015/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından taşınan ve müvekkili şirkete sigortalı malın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödediğini, hasarın meydana gelmesine davalı tarafın sebebiyet verdiğini, bu sebeple hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamı ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının rücu alacağının zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortacısının taşıyıcıya karşı açtığı rücuan alacak davası olup, mahkemece rücu davasında zamanaşımının 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece rücu davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170222000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz