Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15249 E. 2016/5655 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- üç ay
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiili taşıyıcı↗ üst taşıyıcı↗ nakliyat emtia sigortası↗ rücuen tahsil↗ cmr↗ zamanaşımı def'i↗ rücu↗ ifa↗ def'i↗ sulh hukuk mahkemesi↗ taşıyıcı↗ sulh↗ hasar↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinin 3. fıkrasının "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmünü içerdiği, davanın dayanağı olan ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının 04/04/2013 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 24/03/2014 tarihinde ve Türk Ticaret Kanunu'nun 855/3. fıkrasında belirtilen 3 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR taşımasına dayalı, üst taşıyıcının nakliyat emtia sigortacısına ödediği hasar bedelinin fiili taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
CMR 39/4 maddesinde "taşımacılar arasındaki davalarda madde 32 hükümlerinin uygulanacağı, bununla beraber zamanaşımı ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden başlayacağı" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı aleyhindeki ..... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararı 04.04.2013 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava 24.03.2014 tarihinde açılmıştır.
Bu halde CMR 32 maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi davada gerçekleşmediğinden davalının zamanaşımı def'inin reddi ile davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde CMR hükümlerinin gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5076 E. 2017/7232 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDava, CMR taşımasına dayalı, «üst taşıyıcının» «nakliyat emtia sigortacısına» ödediği «hasar» bedelinin «fiili taşıyıcı» olan davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk · navlun · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «navlun» ücretini ödemediği halde alacak iddia eden tarafın talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında «teslim» edilmemesi sebebiyle ödenen reklamasyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10555 E. 2015/13742 K.
Ortak:rücu · ifa · taşıyıcı · zamanaşımı · zamanaşımı üç ay
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinin 3. fıkrasının "Rücu haklarına ilişkin «zamanaşımı», «rücu» alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmünü içerdiği, davanın dayanağı olan ...
Sulh Hukuk Mahkemesi kararının 04/04/2013 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 24/03/2014 tarihinde ve Türk Ticaret Kanunu'nun 855/3. fıkrasında belirtilen 3 aylık «zamanaşımı» süresinin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR taşımasına dayalı, «üst taşıyıcının» «nakliyat emtia sigortacısına» ödediği «hasar» bedelinin «fiili taşıyıcı» olan davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi «taşıyıcının» bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı «rücu» davasına uygulanmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu alacağı · nakliyat sigortası · halefiyet · alacak davası · teslim
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal «halefiyet» hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi «zamanaşımı» süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın «teslim» tarihinden itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «rücu» davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15249 E. , 2016/5655 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2014
NUMARASI 2014/524-2014/382
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/524-2014/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davadışı ... Bilgisayar A.Ş. ile müvekkili şirketin, bilgisayar emtiasının Danimarka'dan Türkiye'ye nakliyesi konusunda anlaştıklarını, dava konusu emtianın nakliyesinin müvekkili tarafından davalı şirkete yaptırıldığını, ancak dava konusu emtianın taşıma esnasında hasara uğradığını, bunun üzerine dava dışı ... Bilgisayar A.Ş'nin sigortacısı... ...Türk Sigorta Şirketi'ne yapılan ihbar sonucunda sigorta şirketinin ... Bilgisayar A.Ş'ye ödeme yaptığını ve yaptığı ödemeye istinaden de müvekkili şirkete sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davası açtığını, ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1940 Esas, 2013/498 Karar sayılı dosyasında görülen dava sonucunda hasar gören emtia nedeniyle 1.854,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, bu karara dayanarak sigorta şirketince müvekkili şirket aleyhine başlatılan takip sonucunda müvekkili şirketin icra dosyasına 3.165,45 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, sulh hukuk mahkemesinde görülen davanın alt taşıyıcı olan davalıya ihbar edildiğini,davalının fiilen taşıma işini gerçekleştirmesi nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 3.165,45 TL tazminatın ödeme tarihi olan 31/07/2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; T.T.K. 855/3 maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinin 3. fıkrasının "Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmünü içerdiği, davanın dayanağı olan ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararının 04/04/2013 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 24/03/2014 tarihinde ve Türk Ticaret Kanunu'nun 855/3. fıkrasında belirtilen 3 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR taşımasına dayalı, üst taşıyıcının nakliyat emtia sigortacısına ödediği hasar bedelinin fiili taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
CMR 39/4 maddesinde "taşımacılar arasındaki davalarda madde 32 hükümlerinin uygulanacağı, bununla beraber zamanaşımı ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden başlayacağı" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı aleyhindeki .....
1. Sulh Hukuk Mahkemesi kararı 04.04.2013 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava 24.03.2014 tarihinde açılmıştır.
Bu halde CMR 32 maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi davada gerçekleşmediğinden davalının zamanaşımı def'inin reddi ile davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde CMR hükümlerinin gözardı edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216066700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz