Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7671 E. 2010/9341 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının işyerindeki hırsızlık nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1558 E. 2023/5206 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nisbi istinaf harcı · istinaf harcının tamamlanmaması · istinaf karar harcı · eksik harcın tamamlattırılması · tebligat usulsüzlüğü · harcın tamamlanması · istinaf başvurusunun reddi · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince 24.02.2021 tarihli ek karar ile «nisbi istinaf harcının tamamlanmadığı» gerekçesiyle asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekillerinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından 08.10.2021 tarihli dilekçesiyle müvekkiline yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunu, «eksik harcın tamamlandığını» belirterek kesinleşme «şerhinin» kaldırılarak asıl karara yönelik müvekkilinin istinaf başvurusunun kabulünü istemiştir.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5962 E. 2018/87 K.
Ortak:hırsızlık
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının işyerindeki «hırsızlık» nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
Benzer bu kararda855-3 hükmü gereği «zamanaşımı» süresinin davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra başlayacağı, aynı maddenin 1. fıkrasına göre de ödemeden itibaren 1 yıl içinde bu davanın açılması gerektiği, 1 yıllık sürenin dolması üzerine işbu davanın açıldığı, «hırsızlığın» davalının kasti ya da «pervasızca davranması» nedeniyle oluşmadığı, bu nedenle aynı maddenin 5. fıkrasında belirtilen zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, ...'nın 855. maddesinde tanınan bir yıllık zamanaşım …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca davranış · zamanaşımı
Benzer bu kararda855-3 hükmü gereği «zamanaşımı» süresinin davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra başlayacağı, aynı maddenin 1. fıkrasına göre de ödemeden itibaren 1 yıl içinde bu davanın açılması gerektiği, 1 yıllık sürenin dolması üzerine işbu davanın açıldığı, «hırsızlığın» davalının kasti ya da «pervasızca davranması» nedeniyle oluşmadığı, bu nedenle aynı maddenin 5. fıkrasında belirtilen zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, ...'nın 855. maddesinde tanınan bir yıllık zamanaşım …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7671 E. , 2010/9341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 gün ve 2006/153 - 2008/569 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.03.2010 gün ve 2009/2900 - 2010/2557 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde sigortalı işyerinde 04.01.2004 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, yaklaşık 20.500,00 YTL değerindeki malının çalındığını, davalıya 05.01.2004 tarihinde ihbarda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararının sigorta kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 YTL’nın temerrüt tarihi olan 13.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, ıslahla toplam 20.000,00 YTL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan incelemelere göre davacıya ait işyerinin gayri faal bulunduğunu, işyerindeki yazar kasadaki kanuni değişikliklerin yapılmadığını, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından çok kısa bir süre önce işyerinin faaliyetlerinde artış olduğunu, davacının fatura karşılığı aldığını iddia ettiği malların sevk irsaliyeleri, ambar sevk fişleri ve ambar tesellüm belgelerini ibraz etmediğini, çalındığı iddia edilen malların sigortalı işyerine hiç girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının işyerindeki hırsızlık nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028203800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz