Rücu davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19169 E. 2015/4681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 3 ay
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu davası↗ nakliyat sigortası↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ rücu↗ taşıyıcı↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi uyarınca rücu hakkına dayalı olan davanın sigortalıya yapılan ödemeden itibaren 3 ay içerisinde açılması gerektiği, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortacısının mal sahibine zararı ödemesinden sonra taşımacıya karşı açtığı rücu davası olup, mahkemece rücu davasında zamanaşımının 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşamı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece rücu davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10555 E. 2015/13742 K.
Ortak:nakliyat sigortası · halefiyet · rücu · taşıyıcı · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı 3 ay
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat sigortacısının» mal sahibine zararı ödemesinden sonra taşımacıya karşı açtığı «rücu davası» olup, mahkemece rücu davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın «teslim» tarihinden itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «rücu» davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi uyarınca «rücu hakkına» dayalı olan davanın sigortalıya yapılan ödemeden itibaren 3 ay içerisinde açılması gerektiği, davanın «zamanaşımı» süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın «teslim» tarihinden itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi bulunduğunun gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece «rücu» davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu alacağı · ifa · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 855/3 maddesinde, «rücu» haklarına ilişkin «zamanaşımı», rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerdi ise, rücu alacaklısının borcu «ifa» ettiği tarihten işlemeye başlayacağının belirtildiği, davacı/rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında davalı/rücu borçlusuna icra takibinden önce bildirimde bulunduğunu TMK'nın 6.maddesi uyarınca ispat edemediği, davacının «rücu alacağının» zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigortacısının» «taşıyıcıya» karşı açtığı rücuan «alacak davası» olup, mahkemece «rücu» davasında «zamanaşımının» 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7671 E. 2010/9341 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık
Benzer bu karardaMahkemece, davacının işyerindeki «hırsızlık» nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı ve davalı yararına ayrı ayrı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1558 E. 2023/5206 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nisbi istinaf harcı · istinaf harcının tamamlanmaması · istinaf karar harcı · eksik harcın tamamlattırılması · tebligat usulsüzlüğü · harcın tamamlanması · istinaf başvurusunun reddi · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince 24.02.2021 tarihli ek karar ile «nisbi istinaf harcının tamamlanmadığı» gerekçesiyle asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekillerinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından 08.10.2021 tarihli dilekçesiyle müvekkiline yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunu, «eksik harcın tamamlandığını» belirterek kesinleşme «şerhinin» kaldırılarak asıl karara yönelik müvekkilinin istinaf başvurusunun kabulünü istemiştir.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen «tenfiz» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19169 E. , 2015/4681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2014 tarih ve 2013/203-2014/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısına ait emtianın nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığını, emtenın davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, müvekkilinin sigortalısına 11.09.2012 tarihinde 116.098,31 TL ödediğini ileri sürülerek, 116.098,31 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, emtia taşıma poliçesinin taşıma tamamlandıktan sonra düzenlendiğinden geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istimiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi uyarınca rücu hakkına dayalı olan davanın sigortalıya yapılan ödemeden itibaren 3 ay içerisinde açılması gerektiği, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigortacısının mal sahibine zararı ödemesinden sonra taşımacıya karşı açtığı rücu davası olup, mahkemece rücu davasında zamanaşımının 3 ay olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK 855/3. maddesi taşıyıcının bir diğer taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup sigorta şirketinin açtığı rücu davasına uygulanmaz. 6102 sayılı TTK 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşamı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir. Bu durumda, TTK 855/2. maddesi gereğince eşyanın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece rücu davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu da gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400571900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz