Genel kurul kararının butlanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17476 E. 2015/12128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ geçerlilik şartı↗ muhalefet şerhi↗ butlan↗ genel kurul kararının iptali↗ cy/cy şerhi↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların butlanla sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına muhalefet şerhi koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların butlanı, bu talebin kabul edilmemesi halinde genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, genel kurul kararlarını butlanla sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesinde, anonim şirketlerde yönetim kurulunun ne şekilde karar alacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında, yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararlarının, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceği belirtildikten sonra aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. O halde, açıklanan şekle uyulmadan alınan bir yönetim kurulu kararının geçerliliğinden söz edilemeyecektir. Aynı yasanın 410/1. maddesine göre de genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu toplantısı yapılmadan alındığı yargılamada tanık olarak dinlenilen diğer yönetim kurulu üyelerinin beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, anılan yönetim kurulu kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı geçersiz bulunmaktadır. O halde mahkemece, geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının da geçersiz olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.
Ortak:anonim şirket · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
O halde mahkemece, «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının da geçersiz olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · yoklukla malul karar · yokluk · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.
Ortak:anonim şirket · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
O halde mahkemece, «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının da geçersiz olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · yoklukla malul karar · yokluk · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
-
Genel kurul kararının hükümsüzlüğü | İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3013 E. 2015/8295 K.
Ortak:genel kurul kararının butlanı · muhalefet şerhi · butlan · cy/cy şerhi · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
Benzer bu kararda1-Dava, şirket «genel kurul kararlarının butlanı», olmazsa «iptali davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri dikkate alınmak suretiyle «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olup olmadığının tartışılması, yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu kabul edildiği takdirde bu sefer bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısının da «geçersiz» olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmekle mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Genel kurul toplantısına «çağrının usulsüz» olması halinde ise, bu hususun şirket ortağına genel kurul toplantısına katılma ve «muhalefet şerhi» «koyma» şartı bulunmaksızın «iptal davası» açma hakkı vereceği gözetilerek, davacının ayrıca kararların iyi niyet, anasözleşme ve kanuna aykırı olduğu iddiası ile iptal davası açtığı gözetilmek suretiyle bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · çağrı usulsüzlüğü · el koyma · tebliğ tarihi · bilirkişi raporuna itiraz · iptal davası · tebligat · ilan
Benzer bu kararda2-Ayrıca, kabule göre de, bilirkişi raporunda, «genel kurula çağrı» «tebligatının» 12/03/2014 tarihinde yapıldığı ve bu nedenle çağrının usulüne uygun olduğu belirtilmiş ise de, davacı «bilirkişi raporuna itirazında», PTT internet sitesinden aldığı bilgisayar çıktısını «ibraz» ederek 12/03/2014 tarihinin tebliğ değil mektubun PTT'den çıkış tarihi olduğunu, «tebliğ tarihinin» ise 18/03/2014 tarihi olduğunu ve bu nedenle tebligatın da usulsüz olduğunu iddia etmiştir.
Genel kurul toplantısına «çağrının usulsüz» olması halinde ise, bu hususun şirket ortağına genel kurul toplantısına katılma ve «muhalefet şerhi» «koyma» şartı bulunmaksızın «iptal davası» açma hakkı vereceği gözetilerek, davacının ayrıca kararların iyi niyet, anasözleşme ve kanuna aykırı olduğu iddiası ile iptal davası açtığı gözetilmek suretiyle bu …
… lanabilmesi ve katılanların çoğunluğuyla karar alabilmesi karşısında kararın hukuka uygun olduğu, genel kurul çağrısının TTK'nın 414. maddesinde belirtilen usul ile «ilan» edildiği, davacıya yapılan «tebligatın» da öngörülen sürede yapıldığı, içerik olarak genel kurul kararının TTK'nın 445. maddesinde belirtilen iptale tabi nitelikte olmadığı, yine kararların 446. maddesinde belirtilen kişisel sorumluluk doğurucu nitelikte olmadığı ve 447. maddesinde sayılan «butlan» sebeplerine havi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket «genel kurul kararlarının butlanı», olmazsa «iptali davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1112 E. 2019/6571 K.
Ortak:muhalefet şerhi · butlan · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların «butlanı», aksi takdirde iptali istemine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği şekilde ilk derece mahkemesince davanın reddine, davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine yapılan «istinaf incelemesinde» de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava konusu genel kurul toplantısı çağrı kararının alındığı 15.2.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararının, davalı şirketin yönetim kurulu 5 üyeden oluşmasına rağmen 2 üyeyle ve toplantı yapılmaksızın alındığı iddia edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · çağrısız genel kurul · toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · esas sözleşme · yokluk · istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ' hükmü düzenlenmiştir. ''Genel Kurula Çağrı'' ise, aynı Yasa'nın 410 ila 412. maddelerinde düzenlenmiş olup 410. maddeye göre genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir. ''Çağrısız Genel Kurul'' başlıklı 416. maddesinde ise, ''Bütün payların sahipleri veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu «toplantı nisabı» varolduğu sürece karar alabilirler.
1- Dava, davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların «butlanı», aksi takdirde iptali istemine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği şekilde ilk derece mahkemesince davanın reddine, davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine yapılan «istinaf incelemesinde» de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine «esas sözleşme» hükmü «geçersizdir». '' hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8208 E. 2021/7137 K.
Ortak:genel kurul kararının butlanı · butlan · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan maddenin 4. fıkrasında, «yönetim kurulu» üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararlarının, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceği belirtildikten sonra aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın «geçerlilik şartı» olarak düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaDava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince «esas sözleşmede» aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, «yönetim kurulu» üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurula çağrı · çağrısız genel kurul · kayyım atanması · karar nisabı · esas sözleşme · yokluk · şirket merkezi mahkemesi · kayyım
Benzer bu kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince «esas sözleşmede» aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, «yönetim kurulu» üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11386 E. 2018/3628 K.
Ortak:genel kurul kararının butlanı · butlan · anonim şirket · geçersizlik
İncelediğiniz kararda1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesinde, «anonim şirketlerde» yönetim kurulunun ne şekilde karar alacağı düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu Genel Kurul Kararının «butlanla» sakat olduğu için «geçersizliğinin» tespit edilebileceğini, butlanla sakat olan kararın TTK'nin 445.maddesi uyarınca iptalinin mümkün ve gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» genel kurul kararı iptali talebine ilişkindir.
Ancak, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu genel kurul kararının «temsil» «yetkisinin» devri ve diğer «imza yetkilerinin» tayinini düzenlediği, bu düzenlemelerin TTK 375/1-d maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, bu suretle de TTK 447/1-c maddesinde zikredilen «butlan» sebeplerinin somut olayda oluştuğu yanılgılı değerlendirilmesi ile bu tespit üzerine inşa edilen ve davanın reddine gerekçe olan, butlanla sakat olan bir genel kur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · esas sözleşme · sözleşmeye aykırılık · yetkisizlik kararı · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaAncak, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu genel kurul kararının «temsil» «yetkisinin» devri ve diğer «imza yetkilerinin» tayinini düzenlediği, bu düzenlemelerin TTK 375/1-d maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, bu suretle de TTK 447/1-c maddesinde zikredilen «butlan» sebeplerinin somut olayda oluştuğu yanılgılı değerlendirilmesi ile bu tespit üzerine inşa edilen ve davanın reddine gerekçe olan, butlanla sakat olan bir genel kur …
Ayrıca, davacının iddiası dava konusu genel kurul kararının şirket «esas sözleşmesinin» 15. maddesine aykırılık teşkil ettiği yönünde olup, TTK 445. maddesi uyarınca ana «sözleşmeye aykırılık» hali bir iptal «sebebi» olarak düzenlenmiştir.
O halde, mahkemece dava konusu genel kurul kararının ana «sözleşmeye aykırılık» teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7935 E. 2016/6276 K.
Ortak:butlan · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/28 esas sayılı davasında «hisse devrinin iptaline», davacı adına tesciline karar verildiği, hisse devrinin «butlanla» sakat olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiği, davacının baştan itibaren hisse sahibi olduğu, genel kurul ve toplantıda alınan kararların da butlanla sakat hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurulun butlanla malul olduğunun tespitine, işletme ruhsatı devir işleminin ve bu devre ilişkin «yönetim kurulu» kararının «geçersizliğine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17476 E. , 2015/12128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/235-2014/770 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, yönetim kurulu üyeliği devam etmesine rağmen kendisine herhangi bir bilgi ve belgenin verilmediğini, şirkete alınmadığını, şirketin 07.03.2013 tarihinde olağan genel kurulunu yaptığını, TTK'nın 390. ve 410. maddelerine uygun biçimde bir genel kurula davet kararının bulunmadığını, genel kurula ilişkin yapılan ilanda değiştirilmesi öngörülen anasözleşmenin eski ve yeni maddelerine yer verilmediğini, genel kurul toplantısına katılan müvekkili vekilinin, açıklanan nedenlerle toplantının yapılamayacağına ve gereğinin ifasına ilişkin yazıyı divan heyetine sunduğunu, buna rağmen müvekkilinin taleplerinin yok sayıldığını ileri sürerek, 07.03.2013 tarihli genel kurulda alınan kararların butlanına, bu talebin kabul edilmemesi halinde söz konusu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının alınan kararlara olumsuz oy vererek muhalefeteni tutanağa geçirtmediğini, bu nedenle genel kurul kararlarının iptalini isteyemeyeceğini, genel kurul toplantısının yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların butlanla sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına muhalefet şerhi koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların butlanı, bu talebin kabul edilmemesi halinde genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, genel kurul kararlarını butlanla sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesinde, anonim şirketlerde yönetim kurulunun ne şekilde karar alacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında, yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararlarının, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceği belirtildikten sonra aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. O halde, açıklanan şekle uyulmadan alınan bir yönetim kurulu kararının geçerliliğinden söz edilemeyecektir.
Aynı yasanın 410/1. maddesine göre de genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının, yönetim kurulu toplantısı yapılmadan alındığı yargılamada tanık olarak dinlenilen diğer yönetim kurulu üyelerinin beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, anılan yönetim kurulu kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı geçersiz bulunmaktadır. O halde mahkemece, geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve TTK'nın 416.
maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının da geçersiz olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170100100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz