6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8208 E. 2021/7137 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı genel kurula çağrı çağrısız genel kurul kayyım atanması karar nisabı butlan esas sözleşme yokluk şirket merkezi mahkemesi kayyım ticaret sicili müdürlüğü ticaret sicili yönetim kurulu kararı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 390

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; TTK 390. maddesinde davaya konu genel kurulun yapılmasına ilişkin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun en az üç üye ile karar vermesi gerekirken iki üye ile karar verdiği, davacının yönetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca yokluk şartının oluştuğu, alınan yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan çağrısız genel kurul toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kurul kararlarının butlanı istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararında gerekli nisabın bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.

Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Aynı Yasanın 390/4. maddesine göre ise üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir ve aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır.

Somut olayda çağrının yapıldığı yönetim kurulu kararının bu doğrultuda incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilerek yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilmemiştir. Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu yönetim kurulu kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin şirket merkezinde toplanarak genel kurula çağrı kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilip incelenmeden yönetim kurulu kararının 2 kişi ile alındığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının hükümsüzlüğü | İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3013 E. 2015/8295 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1112 E. 2019/6571 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çağrısız toplanan yönetim kurulunda TTK 390/4 usulüne uyulmadan alınan kararın butlanı ve ispat yükü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6232 E. 2023/653 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/8208 E.  ,  2021/7137 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2020 tarih ve 2019/289 E. - 2020/44 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı şirketin %18.75 hissesinin sahibi olup, 17.12.2012 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı, 17.12.2012 tarihinden sonra da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ancak bu tarihten sonra şirkete alınmadığını, hiçbir bilgi ve belge verilmediğini, yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadığını, davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde olağan genel kurul yaptığını, 15.02.2013 tarihinde iki yönetim kurulu üyesi ile alınan kararla genel kurulun toplantıya davet edildiğini, oysa yönetim kurulunun beş kişilik bir heyetten oluştuğunu, bu durumda TTK'nın 390. maddesi hükmünde öngörülen usul ve nisaba göre karar alınmadığını, dolayısıyla toplantıya davetin yok hükmünde olduğunu, Yönetmeliğin 10/1.

maddesi kapsamında genel kurula ilişkin davette toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin iadeli taahhütlü mektupla pay sahiplerine bildirilmesi gerektiği, ancak sadece toplantı günü ile gündemin bildirildiğini, toplantıda davacının TTK’nın 420. maddesi hükmü uyarınca toplantının ertelenmesini talep ettiğini, bu talebin yerine getirilmediğini, böylece davacının bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlandırıldığını ve ortadan kaldırıldığını, usulüne uygun olarak yönetim kurulunca alınmış bir genel kurula davetin bulunmaması, toplantıya çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, inceleme ve bilgi alma hakkının kullandırılmaması, TTK'nın 420.

maddesi gereği erteleme kararı verilmesi zorunlu iken, buna uyulmadığını ileri sürerek, genel kurulda alınan kararların butlanı, aksi halde iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olup, butlanı ya da iptalini gerektirir herhangi bir yönünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; TTK 390. maddesinde davaya konu genel kurulun yapılmasına ilişkin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun en az üç üye ile karar vermesi gerekirken iki üye ile karar verdiği, davacının yönetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca yokluk şartının oluştuğu, alınan yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan çağrısız genel kurul toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kurul kararlarının butlanı istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararında gerekli nisabın bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.

Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Aynı Yasanın 390/4. maddesine göre ise üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir ve aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır.

Somut olayda çağrının yapıldığı yönetim kurulu kararının bu doğrultuda incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilerek yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilmemiştir. Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu yönetim kurulu kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin şirket merkezinde toplanarak genel kurula çağrı kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilip incelenmeden yönetim kurulu kararının 2 kişi ile alındığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararının butlanı nedeniyle genel kurulda alınan kararların butlan sebebiyle iptali istemine ilişkindir.

2- Mahkemece uyulan önceki Dairemizin bozma ilamında, davalı şirketin öncelikle genel kurulu toplantıya çağıran 15.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararının, toplantı usulüne uygun toplanıp toplanmadığı, toplantı ve karar nisaplarına uygun karar alınıp alınmadığı hususlarının incelenerek, yönetim kurulu kararının yok hükmünde olup olmadığı, buradan hareketle genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı hususlarının incelenerek karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.

3- Daire heyeti arasında, TTK 390. Maddesi hükümleri doğrultusunda, yönetim kurulunun herkesin toplantıda yer alması koşuluyla çağrısız olarak da toplanabileceği, aksi halde ancak çağrı suretiyle toplanabileceği, usulüne uygun olarak yapılan toplantıda kararların kural olarak oyçokluğu ile alınacağı konusunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.

4- Anonim şirketlerde genel kurul, yönetim kurulunun kurul olarak yaptığı çağrı üzerine toplanabilir. Şirketi temsile yetkili üyelerin şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi yoktur. Kurul olarak yapılacak çağrıda ise kurulun hukuken teşekkül ettirilmesi ve toplantı sonucunda bu kararı alması, genel kurul üyelerine “yönetim kurulu” sıfatıyla çağrı gönderilmesi gerekir (E. - Moroğlu, A.Ş. Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, s.90-91).

5- Yönetim kurulunu başkan toplantıya çağırabilir. Bununla birlikte TTK392/7. Maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri de başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak talep edebilir.

6- Yönetim kurulunu toplantıya çağırma şekline ilişkin mevzuatımızda doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. İç yönergede bu konuda bir düzenleme yapılabilir. Öğretide, Dairemizin önceki tarihli bir kararına atıfla, yönetim kurulunu toplantıya çağrı yetkisi bulunmayan üyelerin çağırısı ile yapılan toplantının anonim şirketlerin temel yapısına aykırı ve TTK391/1-b maddesi uyarınca batıl sayılması gerektiği, keza bir üye bile toplantıya davet edilmeden toplantı yapılmış ise bu çağırının hukuken batıl sayılması gerektiği savunulmuştur (M. Kıratlı, Yönetim Kurlu Başkanı, Yetkin, Ankara-2021). Zira yönetim kurulu başkanı üyeler arasında eşitliği gözetmemiş ve eşit işlem ilkesine aykırı bir davranışta bulunmuştur (Hungerbühler […], Verwaltungpsratsprasident, Zürih-2017, s.70, yöneliş: Kıratlı, s.78).

7- Dairemizin 26.01.2016 tarih ve 2015/3129 E. – 2016/804 K. sayılı kararında, “… anonim şirketlerde yönetim kurulunu toplantıya davet yetkisinin açıkça yönetim kurulu başkanına verildiği, bu yetkinin emredici nitelikte olduğu, somut olayda butlanla sakat olduğu belirtilen kararların alındığı yönetim kurulu toplantılarının ise yönetim kurulu başkanının daveti üzerine değil, toplantıya davet yetkisi olmayan üyelerin daveti üzerine yapıldığı, bu hususun anonim şirketin temel yapısına uymadığı ve TTK'nın 391/1-b maddesi uyarınca alınan bu yönetim kurulu kararlarının butlanı sonucunu doğurduğu, iptali istenilen genel kurul toplantısının da butlanla sakat yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapıldığı, ayrıca bu toplantıda alınan şirketin tasfiyesine ilişkin kararın sermayenin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin onayı ile alınmadığı, karar nisabının sağlanmadığı, dolayısıyla genel kurul toplantısında alınan kararın da yoklukla malul bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalı şirketin 11.04.2013, 07.05.2013, 04.06.2013 ve 29.08.2013 tarihli yönetim kurulunda alınan kararlar ile 24.09.2013 tarihli genel kurulda alınan şirketin tasfiyesine kararın yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmiştir.”

8- Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulu karar defterinde 15.02.2013 tarihli Kararda, şirket yönetim kurulunun toplanarak şirketin 07.03.2013 tarihinde olağan toplantıya çağrılmasına ve bu toplantıda konuşulacak konulara ilişkin “şirket ana sözleşmesinin 11 maddesinin değişikliğini” de içeren gündem tespitine karar verilmiş ise de, beş kişilik yönetim kurulundan dört kişinin toplantıda hazır bulunduğu ve kararın OYÇOKLUĞU ile alınmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, tutanakta yönetim kurulunun bir çağrı üzerine toplandığından bahsedilmediği gibi, kararın hangi oyçokluğu ile alındığı, kimlerin muhalif kaldığının da tutanağa geçirilmediği anlaşılmaktadır. Bu anlamda karar nisabının ne olduğu anlaşılamadığı için de yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu kabul edilmelidir.

9- Öte yandan davalı şirket tarafından davacının yönetim kurulu toplantısına çağırıldığına ilişkin hiçbir delil sunulamamıştır. Bu nedenle de çağrı olmaksızın toplanan yönetim kurulu kararında alınan genel kurulun toplantıya çağırısına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.

Anılan sebeplerle davanın kabulüne dair mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721053900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.