Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8208 E. 2021/7137 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının butlanı↗ genel kurula çağrı↗ çağrısız genel kurul↗ kayyım atanması↗ karar nisabı↗ butlan↗ esas sözleşme↗ yokluk↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kayyım↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ticaret sicili↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; TTK 390. maddesinde davaya konu genel kurulun yapılmasına ilişkin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun en az üç üye ile karar vermesi gerekirken iki üye ile karar verdiği, davacının yönetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca yokluk şartının oluştuğu, alınan yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan çağrısız genel kurul toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının butlanı istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararında gerekli nisabın bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Aynı Yasanın 390/4. maddesine göre ise üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir ve aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır.
Somut olayda çağrının yapıldığı yönetim kurulu kararının bu doğrultuda incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilerek yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilmemiştir. Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu yönetim kurulu kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin şirket merkezinde toplanarak genel kurula çağrı kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilip incelenmeden yönetim kurulu kararının 2 kişi ile alındığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.
Ortak:genel kurula çağrı · yokluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · dürüstlük kuralı · anonim şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.
Ortak:genel kurula çağrı · yokluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · dürüstlük kuralı · anonim şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
-
Genel kurul kararının hükümsüzlüğü | İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3013 E. 2015/8295 K.
Ortak:genel kurul kararının butlanı · genel kurula çağrı · butlan · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, şirket «genel kurul kararlarının butlanı», olmazsa «iptali davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı, «genel kurul çağrı» kararının alındığı 26/02/2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da yok hükmünde olduğunu iddia etmiştir.
… lanabilmesi ve katılanların çoğunluğuyla karar alabilmesi karşısında kararın hukuka uygun olduğu, genel kurul çağrısının TTK'nın 414. maddesinde belirtilen usul ile «ilan» edildiği, davacıya yapılan «tebligatın» da öngörülen sürede yapıldığı, içerik olarak genel kurul kararının TTK'nın 445. maddesinde belirtilen iptale tabi nitelikte olmadığı, yine kararların 446. maddesinde belirtilen kişisel sorumluluk doğurucu nitelikte olmadığı ve 447. maddesinde sayılan «butlan» sebeplerine havi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · muhalefet şerhi · el koyma · tebliğ tarihi · bilirkişi raporuna itiraz · cy/cy şerhi · iptal davası · tebligat
Benzer bu karardaGenel kurul toplantısına «çağrının usulsüz» olması halinde ise, bu hususun şirket ortağına genel kurul toplantısına katılma ve «muhalefet şerhi» «koyma» şartı bulunmaksızın «iptal davası» açma hakkı vereceği gözetilerek, davacının ayrıca kararların iyi niyet, anasözleşme ve kanuna aykırı olduğu iddiası ile iptal davası açtığı gözetilmek suretiyle bu …
2-Ayrıca, kabule göre de, bilirkişi raporunda, «genel kurula çağrı» «tebligatının» 12/03/2014 tarihinde yapıldığı ve bu nedenle çağrının usulüne uygun olduğu belirtilmiş ise de, davacı «bilirkişi raporuna itirazında», PTT internet sitesinden aldığı bilgisayar çıktısını «ibraz» ederek 12/03/2014 tarihinin tebliğ değil mektubun PTT'den çıkış tarihi olduğunu, «tebliğ tarihinin» ise 18/03/2014 tarihi olduğunu ve bu nedenle tebligatın da usulsüz olduğunu iddia etmiştir.
… lanabilmesi ve katılanların çoğunluğuyla karar alabilmesi karşısında kararın hukuka uygun olduğu, genel kurul çağrısının TTK'nın 414. maddesinde belirtilen usul ile «ilan» edildiği, davacıya yapılan «tebligatın» da öngörülen sürede yapıldığı, içerik olarak genel kurul kararının TTK'nın 445. maddesinde belirtilen iptale tabi nitelikte olmadığı, yine kararların 446. maddesinde belirtilen kişisel sorumluluk doğurucu nitelikte olmadığı ve 447. maddesinde sayılan «butlan» sebeplerine havi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, şirket «genel kurul kararlarının butlanı», olmazsa «iptali davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1112 E. 2019/6571 K.
Ortak:genel kurula çağrı · çağrısız genel kurul · karar nisabı · butlan · esas sözleşme · yokluk · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince «esas sözleşmede» aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, «yönetim kurulu» üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ' hükmü düzenlenmiştir. ''Genel Kurula Çağrı'' ise, aynı Yasa'nın 410 ila 412. maddelerinde düzenlenmiş olup 410. maddeye göre genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir. ''Çağrısız Genel Kurul'' başlıklı 416. maddesinde ise, ''Bütün payların sahipleri veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu «toplantı nisabı» varolduğu sürece karar alabilirler.
1- Dava, davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların «butlanı», aksi takdirde iptali istemine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği şekilde ilk derece mahkemesince davanın reddine, davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine yapılan «istinaf incelemesinde» de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · toplantı ve karar nisabı · nisap · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · istinaf incelemesi · oy yasağı
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların «butlanı», aksi takdirde iptali istemine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği şekilde ilk derece mahkemesince davanın reddine, davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine yapılan «istinaf incelemesinde» de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… ' hükmü düzenlenmiştir. ''Genel Kurula Çağrı'' ise, aynı Yasa'nın 410 ila 412. maddelerinde düzenlenmiş olup 410. maddeye göre genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir. ''Çağrısız Genel Kurul'' başlıklı 416. maddesinde ise, ''Bütün payların sahipleri veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu «toplantı nisabı» varolduğu sürece karar alabilirler.
… arıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, her ne kadar dosyada dava konusu genel kurul toplantı çağrı kararının alındığı 15.02.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararı bulunmasa da, 12.01.2015 tarihli, ayrık bilirkişi raporunda, genel kurulun 5 kişilik yönetim kurulunun 2 üyesi tarafından toplantıya çağrıldığı, bu durumda bir yönetim kurulu kararından ve geçerli bir çağrıdan bahsedilemeyeceği belirtilmiş, dosyaya «ibraz» edilen davalı şirketin ''2012 yılı Olağan Genel Kurul Gündemi''ne ilişkin belgede ise, 5 kişilik yönetim kurulundan 4 yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunduğu, davacının genel kurul toplantısı sırasında ibraz ettiği ''Genel Kurul Talimat Bildirim Formu'' başlıklı belgenin 1. maddesinde, genel kurula davetin kanuna aykırı olduğu bildirilerek 3. maddesinde de toplantı yapılmaması isteminde bulunulduğunun anlaşılması karşısında mahkemece öncelikle, dava konusu genel kurul çağrısının yapıldığı 15.2.2013 tarihli yönetim kurulu kararı incelenerek, TTK'nın 390. maddesinde belirtilen usul ile ve ayrıca toplantı ve karar «nisaplarına» uygun olarak alınıp alınmadığı tespit edilip, 5 kişilik yönetim kurulunun 2 kişi ile toplantı yapılmaksızın karar alındığının anlaşılması halinde alınan kararın yo …
-
Çağrısız toplanan yönetim kurulunda TTK 390/4 usulüne uyulmadan alınan kararın butlanı ve ispat yükü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6232 E. 2023/653 K.
Ortak:butlan · yokluk
İncelediğiniz kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «yönetim kurulu» kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olduğunu, davalı şirketin 13.02.2020 tarih ve 2020/02 karar numaralı yönetim kurulu toplantısıyla şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin «olağan genel kurul» toplantısının kararda gösterilen gündem maddeleri görüşülmek üzere 09.03.2020 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, ancak müvekkilinin anılan toplantıya davet edilmediği gibi kararın toplantı ve karar nisabından da yoksun olduğunu, ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir yönetim kurulu toplantısı bulunmadığını ileri sürerek anılan yönetim kurulu kararının «yokluk» ve «butlanla» malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda 6102 sayılı Kanun’un 390 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplantı ve karar «nisabının» sağlandığı, davaya konu «yönetim kurulu» toplantısında davacının haklarına halel getirecek nitelikte bir karar alınmadığı, davacının söz konusu yönetim kurulu toplantısında alınan karar gereğince yapılan genel kurul toplantısına bizzat katıldığı da gözetildiğinde kararın «yokluk» ve «butlan» yaptırımına tabi tutulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8208 E. , 2021/7137 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2020 tarih ve 2019/289 E. - 2020/44 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin %18.75 hissesinin sahibi olup, 17.12.2012 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı, 17.12.2012 tarihinden sonra da yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, ancak bu tarihten sonra şirkete alınmadığını, hiçbir bilgi ve belge verilmediğini, yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadığını, davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde olağan genel kurul yaptığını, 15.02.2013 tarihinde iki yönetim kurulu üyesi ile alınan kararla genel kurulun toplantıya davet edildiğini, oysa yönetim kurulunun beş kişilik bir heyetten oluştuğunu, bu durumda TTK'nın 390. maddesi hükmünde öngörülen usul ve nisaba göre karar alınmadığını, dolayısıyla toplantıya davetin yok hükmünde olduğunu, Yönetmeliğin 10/1.
maddesi kapsamında genel kurula ilişkin davette toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelerin iadeli taahhütlü mektupla pay sahiplerine bildirilmesi gerektiği, ancak sadece toplantı günü ile gündemin bildirildiğini, toplantıda davacının TTK’nın 420. maddesi hükmü uyarınca toplantının ertelenmesini talep ettiğini, bu talebin yerine getirilmediğini, böylece davacının bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlandırıldığını ve ortadan kaldırıldığını, usulüne uygun olarak yönetim kurulunca alınmış bir genel kurula davetin bulunmaması, toplantıya çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, inceleme ve bilgi alma hakkının kullandırılmaması, TTK'nın 420.
maddesi gereği erteleme kararı verilmesi zorunlu iken, buna uyulmadığını ileri sürerek, genel kurulda alınan kararların butlanı, aksi halde iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların ana sözleşme, yasa ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olup, butlanı ya da iptalini gerektirir herhangi bir yönünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; TTK 390. maddesinde davaya konu genel kurulun yapılmasına ilişkin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun en az üç üye ile karar vermesi gerekirken iki üye ile karar verdiği, davacının yönetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca yokluk şartının oluştuğu, alınan yönetim kurulu kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan çağrısız genel kurul toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının butlanı istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararında gerekli nisabın bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Aynı Yasanın 390/4. maddesine göre ise üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir ve aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır.
Somut olayda çağrının yapıldığı yönetim kurulu kararının bu doğrultuda incelenmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş ise de bozmanın gereği yerine getirilerek yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilmemiştir. Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu yönetim kurulu kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin şirket merkezinde toplanarak genel kurula çağrı kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, yönetim kurulu kararı dosya içerisine getirtilip incelenmeden yönetim kurulu kararının 2 kişi ile alındığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, anonim şirket genel kurulunu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararının butlanı nedeniyle genel kurulda alınan kararların butlan sebebiyle iptali istemine ilişkindir.
2- Mahkemece uyulan önceki Dairemizin bozma ilamında, davalı şirketin öncelikle genel kurulu toplantıya çağıran 15.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararının, toplantı usulüne uygun toplanıp toplanmadığı, toplantı ve karar nisaplarına uygun karar alınıp alınmadığı hususlarının incelenerek, yönetim kurulu kararının yok hükmünde olup olmadığı, buradan hareketle genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı hususlarının incelenerek karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
3- Daire heyeti arasında, TTK 390. Maddesi hükümleri doğrultusunda, yönetim kurulunun herkesin toplantıda yer alması koşuluyla çağrısız olarak da toplanabileceği, aksi halde ancak çağrı suretiyle toplanabileceği, usulüne uygun olarak yapılan toplantıda kararların kural olarak oyçokluğu ile alınacağı konusunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
4- Anonim şirketlerde genel kurul, yönetim kurulunun kurul olarak yaptığı çağrı üzerine toplanabilir. Şirketi temsile yetkili üyelerin şirket genel kurulunu toplantıya çağırma yetkisi yoktur. Kurul olarak yapılacak çağrıda ise kurulun hukuken teşekkül ettirilmesi ve toplantı sonucunda bu kararı alması, genel kurul üyelerine “yönetim kurulu” sıfatıyla çağrı gönderilmesi gerekir (E. - Moroğlu, A.Ş. Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, s.90-91).
5- Yönetim kurulunu başkan toplantıya çağırabilir. Bununla birlikte TTK392/7. Maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri de başkandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak talep edebilir.
6- Yönetim kurulunu toplantıya çağırma şekline ilişkin mevzuatımızda doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. İç yönergede bu konuda bir düzenleme yapılabilir. Öğretide, Dairemizin önceki tarihli bir kararına atıfla, yönetim kurulunu toplantıya çağrı yetkisi bulunmayan üyelerin çağırısı ile yapılan toplantının anonim şirketlerin temel yapısına aykırı ve TTK391/1-b maddesi uyarınca batıl sayılması gerektiği, keza bir üye bile toplantıya davet edilmeden toplantı yapılmış ise bu çağırının hukuken batıl sayılması gerektiği savunulmuştur (M. Kıratlı, Yönetim Kurlu Başkanı, Yetkin, Ankara-2021). Zira yönetim kurulu başkanı üyeler arasında eşitliği gözetmemiş ve eşit işlem ilkesine aykırı bir davranışta bulunmuştur (Hungerbühler […], Verwaltungpsratsprasident, Zürih-2017, s.70, yöneliş: Kıratlı, s.78).
7- Dairemizin 26.01.2016 tarih ve 2015/3129 E. – 2016/804 K. sayılı kararında, “… anonim şirketlerde yönetim kurulunu toplantıya davet yetkisinin açıkça yönetim kurulu başkanına verildiği, bu yetkinin emredici nitelikte olduğu, somut olayda butlanla sakat olduğu belirtilen kararların alındığı yönetim kurulu toplantılarının ise yönetim kurulu başkanının daveti üzerine değil, toplantıya davet yetkisi olmayan üyelerin daveti üzerine yapıldığı, bu hususun anonim şirketin temel yapısına uymadığı ve TTK'nın 391/1-b maddesi uyarınca alınan bu yönetim kurulu kararlarının butlanı sonucunu doğurduğu, iptali istenilen genel kurul toplantısının da butlanla sakat yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapıldığı, ayrıca bu toplantıda alınan şirketin tasfiyesine ilişkin kararın sermayenin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin onayı ile alınmadığı, karar nisabının sağlanmadığı, dolayısıyla genel kurul toplantısında alınan kararın da yoklukla malul bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalı şirketin 11.04.2013, 07.05.2013, 04.06.2013 ve 29.08.2013 tarihli yönetim kurulunda alınan kararlar ile 24.09.2013 tarihli genel kurulda alınan şirketin tasfiyesine kararın yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmiştir.”
8- Somut olayda, davalı şirket yönetim kurulu karar defterinde 15.02.2013 tarihli Kararda, şirket yönetim kurulunun toplanarak şirketin 07.03.2013 tarihinde olağan toplantıya çağrılmasına ve bu toplantıda konuşulacak konulara ilişkin “şirket ana sözleşmesinin 11 maddesinin değişikliğini” de içeren gündem tespitine karar verilmiş ise de, beş kişilik yönetim kurulundan dört kişinin toplantıda hazır bulunduğu ve kararın OYÇOKLUĞU ile alınmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, tutanakta yönetim kurulunun bir çağrı üzerine toplandığından bahsedilmediği gibi, kararın hangi oyçokluğu ile alındığı, kimlerin muhalif kaldığının da tutanağa geçirilmediği anlaşılmaktadır. Bu anlamda karar nisabının ne olduğu anlaşılamadığı için de yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu kabul edilmelidir.
9- Öte yandan davalı şirket tarafından davacının yönetim kurulu toplantısına çağırıldığına ilişkin hiçbir delil sunulamamıştır. Bu nedenle de çağrı olmaksızın toplanan yönetim kurulu kararında alınan genel kurulun toplantıya çağırısına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun kabulü gerekir.
Anılan sebeplerle davanın kabulüne dair mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721053900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz