Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13709 E. 2018/6884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurula çağrı↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ dürüstlük kuralı↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı anonim şirket genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı genel kurul çağrı kararının alındığı 09.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Şirket'in üç yönetim kurulu üyesinin bulunduğu, ...'nın 390/1. maddesi gereğince toplantıda iki üyenin katılımı ve oyuyla karar alındığı gerekçesiyle yönetim kurulu kararının usulüne uygun olduğu kabul edilmiş ise de, yönetim kurulu üyesi davacı ...'ın bu toplantıdan haberdar edildiğine dair bir delil bulunmamaktadır. ...'nın 390/4. maddesi gereğince, üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış önerisine en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. ...’nın bu hükmüne göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de, önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13709 E. 2018/6884 K.
Ortak:genel kurula çağrı · yoklukla malul karar · yokluk · dürüstlük kuralı · anonim şirket · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · Yönetim kurulu kararının iptali | Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Benzer bu karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Genel kurul kararının hükümsüzlüğü | İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3013 E. 2015/8295 K.
Ortak:genel kurula çağrı · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak davacı, «genel kurul çağrı» kararının alındığı 26/02/2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da yok hükmünde olduğunu iddia etmiştir.
Bu durumda mahkemece, TTK'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri dikkate alınmak suretiyle «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olup olmadığının tartışılması, yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğu kabul edildiği takdirde bu sefer bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısının da «geçersiz» olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmekle mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
6102 saylı TTK'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, süresi dolmuş olsa bile «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının butlanı · çağrı usulsüzlüğü · muhalefet şerhi · el koyma · tebliğ tarihi · butlan · bilirkişi raporuna itiraz · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaGenel kurul toplantısına «çağrının usulsüz» olması halinde ise, bu hususun şirket ortağına genel kurul toplantısına katılma ve «muhalefet şerhi» «koyma» şartı bulunmaksızın «iptal davası» açma hakkı vereceği gözetilerek, davacının ayrıca kararların iyi niyet, anasözleşme ve kanuna aykırı olduğu iddiası ile iptal davası açtığı gözetilmek suretiyle bu …
1-Dava, şirket «genel kurul kararlarının butlanı», olmazsa «iptali davası» olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ayrıca, kabule göre de, bilirkişi raporunda, «genel kurula çağrı» «tebligatının» 12/03/2014 tarihinde yapıldığı ve bu nedenle çağrının usulüne uygun olduğu belirtilmiş ise de, davacı «bilirkişi raporuna itirazında», PTT internet sitesinden aldığı bilgisayar çıktısını «ibraz» ederek 12/03/2014 tarihinin tebliğ değil mektubun PTT'den çıkış tarihi olduğunu, «tebliğ tarihinin» ise 18/03/2014 tarihi olduğunu ve bu nedenle tebligatın da usulsüz olduğunu iddia etmiştir.
… lanabilmesi ve katılanların çoğunluğuyla karar alabilmesi karşısında kararın hukuka uygun olduğu, genel kurul çağrısının TTK'nın 414. maddesinde belirtilen usul ile «ilan» edildiği, davacıya yapılan «tebligatın» da öngörülen sürede yapıldığı, içerik olarak genel kurul kararının TTK'nın 445. maddesinde belirtilen iptale tabi nitelikte olmadığı, yine kararların 446. maddesinde belirtilen kişisel sorumluluk doğurucu nitelikte olmadığı ve 447. maddesinde sayılan «butlan» sebeplerine havi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8208 E. 2021/7137 K.
Ortak:genel kurula çağrı · yokluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir.
Benzer bu kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının butlanı · çağrısız genel kurul · kayyım atanması · karar nisabı · butlan · esas sözleşme · şirket merkezi mahkemesi · kayyım
Benzer bu kararda… önetim kuruluna davet edilmediği ve alınan kararın davacının onayına sunulduğuna ilişkin delilin de dosyaya sunulmadığı bu nedenle aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca «yokluk» şartının oluştuğu, alınan «yönetim kurulu» kararının ve genel kurul kararının yok hükmünde olduğu, bunun tek istisnası olan «çağrısız genel kurul» toplantısının ise davacının toplantıya katılarak toplantının yapılmamasını talep ettiği için şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Çorum Ticaret Sicil Müdürlüğünün 10210 «ticaret sicil» numarasında kayıtlı davalı şirketin 07/03/2013 tarihli Genel Kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kurul kararlarının butlanı» istemine ilişkin olup mahkemece genel kurulu toplantıya çağıran «yönetim kurulu» kararında gerekli «nisabın» bulunmaması nedeniyle çağrının yok hükmünde olduğu, çağrının yok hükmünde olması nedeni ile de genel kurulda alınan kararların da yok hükmünde olduğuna karar verilmiştir.
Ancak TTK'nın 390/1. maddesi gereğince «esas sözleşmede» aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, «yönetim kurulu» üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.
Dairemizce geri çevrilme yapılarak getirtilen 15.02.2013 tarihli, 1 karar nolu «yönetim kurulu» kararı incelendiğinde 5 kişilik yönetim kurulunun 4 üyesinin «şirket merkezinde» toplanarak «genel kurula çağrı» kararı aldığı ve bu nedenle yönetim kurulunun bu toplantısının TTK'nın 390/1. maddesinde gösterilen nisaplara uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17476 E. 2015/12128 K.
Ortak:anonim şirket · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan «yönetim kurulu» kararının yukarıda değinilen TTK'nın 390/4 maddesine uygun biçimde alınması gerekmekte olup davalı tarafından davacı yönetim kurulu başkanına söz konusu karar önerisinin yapıldığı ispat edilemediğinden davalı şirketin 07.03.2013 tarihinde genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararı «geçersiz» bulunmaktadır.
O halde mahkemece, «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve TTK'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının da geçersiz olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının butlanı · geçerlilik şartı · muhalefet şerhi · butlan · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenilen genel kurulun toplanmasına ve gündeminin belirlenmesine ilişkin «yönetim kurulu» kararının, iki yönetim kurulu üyesi tarafından alındığı, davalı şirketin yönetim kurulunun üç üyeden oluştuğu gözetildiğinde kararın yasaya uygun görüldüğü, genel kurulda alınan kararların «butlanla» sakat olmalarını gerektirecek bir halin bulunmadığı, iptali istenilen kararların biri dışında oy birliği ile alındığı, vekili vasıtasıyla toplantıya katılan davacının hiçbir kararın altına «muhalefet şerhi» koymadığı, bu haliyle kararların iptali koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan kararların «butlanı», bu talebin kabul edilmemesi halinde «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece, butlanla sakat olduğu ileri sürülen kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının, üç üyeli yönetim kurulunun ikisi tarafından alındığı ve yasaya uygun bulunduğu, «genel kurul kararlarını butlanla» sakatlayacak bir halin olmadığı gibi iptal koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan maddenin 4. fıkrasında, «yönetim kurulu» üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararlarının, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceği belirtildikten sonra aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın «geçerlilik şartı» olarak düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1112 E. 2019/6571 K.
Ortak:genel kurula çağrı · yokluk · dürüstlük kuralı · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaKararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. (1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı «anonim şirket» genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı «genel kurul çağrı» kararının alındığı 09.10.2014 tarihli «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince «geçersiz» «yönetim kurulu» kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararları …
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava konusu genel kurul toplantısı çağrı kararının alındığı 15.2.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararının, davalı şirketin yönetim kurulu 5 üyeden oluşmasına rağmen 2 üyeyle ve toplantı yapılmaksızın alındığı iddia edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın ''Yönetim Kurulu Toplantıları'' başlıklı 390. maddesinde ''Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, «yönetim kurulu» üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · çağrısız genel kurul · toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · muhalefet şerhi · butlan · esas sözleşme
Benzer bu kararda… unma ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul toplantısına davetin ve alınan kararın asgari koşullarının oluştuğu ayrıca, bu gibi eksikliklerin bulunmasının hukuken «yokluk» yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı ancak davacının TTK’nın 446. maddesi kapsamında «iptal davası» açabilecek kişiler kapsamında olmadığı ayrıca, anılan maddeye dayalı olarak açılan davalarda bahse konu usulsüzlüklerin genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunun da ispatlanması gerektiği, yapılan basit usul hatalarının sırf bu yüzden «genel kurul kararını iptale» götürmesinin kanunun ve şirketler hukukunun lafzına ve amacına aykırı olacağı gibi, TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiği, davacının şirketteki konumu da dikkate alındığında şirket «defter» ve belgelerini inceleme «yetkisinin» elinden alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, 2, 3, 5, 7, 8 nolu kararların oybirliği, 6 ve 9 nolu kararların ise oy çokluğu ile alındığı, her ne kadar davacı tarafça genel kurul tutanağına «muhalefet şerhinin» geçirilmemesinin şirket sorumluluğunda olduğu beyan edilmiş ise de «peşin muhalefetin» hukuken geçerli bir muhalefet şerhi olarak kabul edilemeyceği ve "Genel Kurul Talimat Bildirim Formu" nun geçerli bir muhalefet şerhi olarak görülmediği, toplantıya katılan ortağın genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabilmesi için karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi gerektiği, bu hususun dava şartlarından olduğu, kararların bir çoğunun oy birliği ile alındığı, davacının bu karara muhalefet etmediği gibi, muhalefetini zapta da geçirmediğinden iptal davası açma şartının oluşmadığı, davacının tutanağın elden gezdirme suretiyle kararın alındığı iddiasının da iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi «yasağı» kapsamında olup, davalının «muvafakatinin» bulunmadığı, davacının genel kurula katılımı ve oylamaya katılması neticesinde yürürlük kazanan genel kurul kararının TMK’nın 2. maddesi gereğince «dürüstlük kuralı» kapsamında hukuka uygun olduğu, «butlan» ve iptal edilebilirlik şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ' hükmü düzenlenmiştir. ''Genel Kurula Çağrı'' ise, aynı Yasa'nın 410 ila 412. maddelerinde düzenlenmiş olup 410. maddeye göre genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, «yönetim kurulu» tarafından toplantıya çağrılabilir. ''Çağrısız Genel Kurul'' başlıklı 416. maddesinde ise, ''Bütün payların sahipleri veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu «toplantı nisabı» varolduğu sürece karar alabilirler.
1- Dava, davalı şirketin 07.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların «butlanı», aksi takdirde iptali istemine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği şekilde ilk derece mahkemesince davanın reddine, davacı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine yapılan «istinaf incelemesinde» de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Çağrısız toplanan genel kurulda, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir; aksine «esas sözleşme» hükmü «geçersizdir». '' hükme bağlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13709 E. , 2018/6884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2016 tarih ve 2015/121-2016/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 06/11/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette hissedar ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline hiç haber verilmeden çağrısız ve usulsüz bir biçimde 09.10.2014 tarihinde 5 karar nolu yönetim kurulu kararı alarak müvekkilinin bilgisi dışında hukuken hiç gerekmediği halde davalı şirketin 31.10.2014 tarihinde genel kurulunun toplanması için karar alındığını ve 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararlardan 3 ve 5 nolu kararların kanuna, usule ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ile genel kurulda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5.maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, 31.10.2014 tarihli davalı anonim şirket genel kurulunda alınan 3 ve 5 nolu kararların iptali ve bu kararların alındığı genel kurulun toplanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı genel kurul çağrı kararının alındığı 09.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle bu karara dayalı olarak yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların da iptalinin gerektiğini iddia etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı ...'nın 410/1. maddesine göre genel kurul, görev süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Şirket'in üç yönetim kurulu üyesinin bulunduğu, ...'nın 390/1. maddesi gereğince toplantıda iki üyenin katılımı ve oyuyla karar alındığı gerekçesiyle yönetim kurulu kararının usulüne uygun olduğu kabul edilmiş ise de, yönetim kurulu üyesi davacı ...'ın bu toplantıdan haberdar edildiğine dair bir delil bulunmamaktadır. ...'nın 390/4. maddesi gereğince, üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış önerisine en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle verilebilir.
Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. ...’nın bu hükmüne göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de, önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Bu durumda, mahkemece, ...'nın 390/4 ve 392/7. maddeleri gereğince geçersiz yönetim kurulu kararına dayalı olan ve ...'nın 416. maddesi uyarınca toplanmadığı da sabit bulunan davalı Şirket'in 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların da geçersiz olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463265900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz