6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11386 E. 2018/3628 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 447 genel kurul kararının butlanı ttk 445 imza yetkisi butlan esas sözleşme sözleşmeye aykırılık anonim şirket geçersizlik yetkisizlik kararı dava sebebi temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 375TTK 445TTK 447

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu Genel Kurul Kararının butlanla sakat olduğu için geçersizliğinin tespit edilebileceğini, butlanla sakat olan kararın TTK'nin 445.maddesi uyarınca iptalinin mümkün ve gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket genel kurul kararı iptali talebine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu genel kurul kararının temsil yetkisinin devri ve diğer imza yetkilerinin tayinini düzenlediği, bu düzenlemelerin TTK 375/1-d maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, bu suretle de TTK 447/1-c maddesinde zikredilen butlan sebeplerinin somut olayda oluştuğu yanılgılı değerlendirilmesi ile bu tespit üzerine inşa edilen ve davanın reddine gerekçe olan, butlanla sakat olan bir genel kurul kararının TTK 445. maddesi uyarınca iptalinin istenemeyeceği değerlendirmesi doğru olmamıştır. Somut olayda dava konusu genel kurul kararının devredilemez yetkilere ilişkin olduğu tespiti doğru olmadığı gibi butlanla sakat olan bir genel kurul kararı için iptal hükmü verilemeyeceği gerekçesi de isabetli değildir.

Ayrıca, davacının iddiası dava konusu genel kurul kararının şirket esas sözleşmesinin 15. maddesine aykırılık teşkil ettiği yönünde olup, TTK 445. maddesi uyarınca ana sözleşmeye aykırılık hali bir iptal sebebi olarak düzenlenmiştir. O halde, mahkemece dava konusu genel kurul kararının ana sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hisse devrinin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7935 E. 2016/6276 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aktif husumet yokluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1886 E. 2020/939 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12216 E. 2010/3433 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10025 E. 2018/4770 K.

    Ortak: · Genel kurul kararının iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/11386 E.  ,  2018/3628 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/02/2016 tarih ve 2014/646-2016/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 31 Ocak 2014 tarihinde yapılan Genel Kurulunda gündemin 7.maddesi kapsamında Yönetim Kurulunun temsil ve ilzam yetkisini nasıl kullanacağına ilişkin olarak verilmiş olan kararın usul ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin Yönetim Kurulu Üyelerinden temsil ve ilzama yetkili olanların belirlenmesinin ana sözleşmeye uygun olduğu gibi esasen davacının ileri sürdüğü bu talebin "Genel Kurul Kararının İptali davası" kapsamında görülmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu Genel Kurul Kararının butlanla sakat olduğu için geçersizliğinin tespit edilebileceğini, butlanla sakat olan kararın TTK'nin 445.maddesi uyarınca iptalinin mümkün ve gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, anonim şirket genel kurul kararı iptali talebine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu genel kurul kararının temsil yetkisinin devri ve diğer imza yetkilerinin tayinini düzenlediği, bu düzenlemelerin TTK 375/1-d maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, bu suretle de TTK 447/1-c maddesinde zikredilen butlan sebeplerinin somut olayda oluştuğu yanılgılı değerlendirilmesi ile bu tespit üzerine inşa edilen ve davanın reddine gerekçe olan, butlanla sakat olan bir genel kurul kararının TTK 445. maddesi uyarınca iptalinin istenemeyeceği değerlendirmesi doğru olmamıştır. Somut olayda dava konusu genel kurul kararının devredilemez yetkilere ilişkin olduğu tespiti doğru olmadığı gibi butlanla sakat olan bir genel kurul kararı için iptal hükmü verilemeyeceği gerekçesi de isabetli değildir.

Ayrıca, davacının iddiası dava konusu genel kurul kararının şirket esas sözleşmesinin 15. maddesine aykırılık teşkil ettiği yönünde olup, TTK 445. maddesi uyarınca ana sözleşmeye aykırılık hali bir iptal sebebi olarak düzenlenmiştir. O halde, mahkemece dava konusu genel kurul kararının ana sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424744300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.