Kiralık kasa sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4801 E. 2015/11778 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi↗ tbk 99↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile banka arasında 20.07.2006 tarihli kiralık kasa sözleşmesi gereğince davalı bankadan kasa kiralandığı, daha sonra 27.08.2009 tarihinde davacıların kasanın açılış işlemini öğrendikleri ve aradan 7 yıllık bir zaman geçtiği, BK'nın 72. maddesine göre de zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her durumda fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan eski BK'nın 60. maddesine göre haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zaman aşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın BK'nın 72/1. maddesi gereğince zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kiralık kasa sözleşmesinden (saklama sözleşmesinden) kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zamanaşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar, davalı Banka ile yaptıkları kiralık kasa sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmuşlardır. Vedia alana bırakılan para ve sair misli eşyayı geri istemeye ilişkin şahsi talep hakkı kanunlarda özel hüküm bulunmadığı için genel hükümlere göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu durumda, taraflar arasında sözleşme bulunması nedeniyle işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekirken TBK 72. (BK 60.) maddesine göre değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kiralık kasa sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6303 E. 2022/3577 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · Kiralık kasa sözleşmesinden tazminat
İncelediğiniz karardaDava, kiralık kasa sözleşmesinden («saklama sözleşmesinden») kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, kiralık kasa sözleşmesinden («saklama sözleşmesinden») kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · tebligat
Benzer bu kararda… in 8.1. maddesinde, ‘’ Banka, … gibi haller sebebiyle kasanın nakledilmesinin gerekmesi.… kasayı boşaltmasının noter marifetiyle bildirilmesine rağmen müşterinin bu «tebligatı» aldığı yahut almış sayılacağı tarihten itibaren 15 gün içinde şubeye gelerek kasayı boşaltmaması hallerinde müşteri hazır olmaksızın kasayı açmaya ve muhteviyatını ayrı bir yerde emanete almaya yetkilidir. ‘’ düzenlemesi yer almasına rağmen, davacılara gönderilen noter «ihtarının» üzerinden bir hafta geçmesi üzerine kasa açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8219 E. 2013/22360 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı kasaya ilişkin tanıtım kartının bulunmadığı, davacının şubede kayıtlı tasarruf hesabının bulunduğu ama en «son» işlem tarihinin 1993 yılında olup öncesi hareketlerin bulunmadığı, kasa tetkikinde gri 126 nolu kasanın olmayıp 121 numarada bittiği, davacının mal beyanında belir …
Davacı, davalı bankaya devredilen emniyet sandığı ile kiralık kasa sözleşmesi yaptığını ve kasa ücretini davalı bankaya ödediğini ileri sürüp belge «ibraz» etmiş, davalı banka da davalı tarafından ödenen ücretleri tahsil etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4860 E. 2017/2909 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · takipsizlik kararı · kusur · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ilingirin yanlışlıkla müştekinin de kasasını delerek açması üzerine tutanakla içerisinde birşey olmadığının tespit edildiği, kasanın bankaca yanlışlıkla açıldığı ve «hizmet kusuru» bulunduğu için «takipsizlik» kararı verildiği, davacının şahsi ziynet eşyalarının kasaya daha önce konulmuş olduğu izleniminin edinildiği, ancak kiralık kasaya daha önce konulmuş eşyaların, davacı tarafından alınarak kasanın boşaltılmasının mümkün olduğu, kiralık kasanın noter ve banka yetkilileri huzurunda açılmadan önce davacı dışındaki kötü niyetli kişilerce de bir şekilde boşaltılmış olabileceği, 07.05.2007 tarihinde kasanın sehven değil, boş olduğunun tespiti için bilinçli olarak da açılmış olabileceği gibi kiralık kasanın, 07.05.2007 tarihli tespit sırasında «görevlilerin» bir anlık ihmali ve bir boşluk sırasında boşaltılmasının da ihtimal dahilinde olduğu, bunun kanıtlanmasının mümkün olmadığı, davalıya atfedilecek bir kusur bulunma …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3314 E. 2014/10385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · kişilik haklarına saldırı · ağır kusur · kişilik hakları · hırsızlık · tacir · maddi tazminat · kusur
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre; davalı bankanın kuruluş faaliyetleri özel izne tabi olan ve özel usullerle denetlenen, yeterliliği ve uzmanlığı kabul edilmiş olan tüzel kişi «tacir» olduğu, kendisine «özen borcu» yüklenmiş olup buna uygun hareket etmesi gerektiği, bankaların kiralık kasa faaliyetlerinde ve işlemlerinde kasanın içinde bulunduğu binanın korunması ve kasadaki eşyanın muhafazası ile ilgili bütün mesleki hatalarının «ağır kusuru» olarak kabul edilmesi gerekeceği, meydana gelen «hırsızlık» olayında davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı yani kusurun tamamının davalı bankada olduğu, dolayısıyla davacının uğradığı maddi zararlarının tamamından da davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının uğradığı toplam maddi zararının 152.562,40 TL olduğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin bu bedel üzerinden kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine; davacı taraf her ne kadar manevi tazminat da talep etmiş ise de, dava konusu olay nedeni ile davalı bankanın davacının «kişilik haklarına saldırdığına» yönelik herhangi bir eyleminin bulunduğunun yasal ve yeterli kanıtlarla ispatlanamadığı gerekçesiyle, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4801 E. , 2015/11778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/925-2014/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'ün kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, dükkanında bulunan bir kısım altın ve saatleri davalı banka ile yapmış olduğu kasa sözleşmesine istinaden bankaya teslim ettiğini, davalı bankanın müvekkillerine ait kasanın açılacağını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeden kasayı açtığını, kasada bulunması gereken bir kısım malların eksik olduğunu, davalının kusuru nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradıklarını ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL'nin olay tarihi olan 29.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK'nın 72. maddesine göre tazminat isteminin zamanaşımını uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile banka arasında 20.07.2006 tarihli kiralık kasa sözleşmesi gereğince davalı bankadan kasa kiralandığı, daha sonra 27.08.2009 tarihinde davacıların kasanın açılış işlemini öğrendikleri ve aradan 7 yıllık bir zaman geçtiği, BK'nın 72. maddesine göre de zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her durumda fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan eski BK'nın 60. maddesine göre haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zaman aşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın BK'nın 72/1.
maddesi gereğince zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kiralık kasa sözleşmesinden (saklama sözleşmesinden) kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zamanaşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar, davalı Banka ile yaptıkları kiralık kasa sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmuşlardır. Vedia alana bırakılan para ve sair misli eşyayı geri istemeye ilişkin şahsi talep hakkı kanunlarda özel hüküm bulunmadığı için genel hükümlere göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu durumda, taraflar arasında sözleşme bulunması nedeniyle işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekirken TBK 72. (BK 60.) maddesine göre değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169737700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz