Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1754 E. 2015/2626 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ kesin mehil↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ yönetici sorumluluğu↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ tasdik kararı↗ ortaklar kurulu kararı↗ müteselsil sorumluluk↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ çek↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, dosya kapsamına sunulan ... tarafından düzenlenen 2 adet çekin teslim bordosunda ... Şirketi adına ...’e 15/08/2008 ve 25/08/2008 tarihlerinde teslim edildiği belirtilen toplam 14 adet müşteri çekinin toplamının 153.733,71 TL olarak hesaplandığı, bu çeklerin ... tarafından kayıtlara işlenerek çeklerin bedellerinin ... muavin dökümünde göründüğü ve ...'nin ... olan borcundan düşüldüğünün görüldüğü, dosya kapsamına alınan banka yazılarından çeklerin bir çoğunun ... tarafından tahsil edildiği, tahsilatı yapan ....’nın belirttiği adres ve telefon bilgilerinin davacının sunulduğu ...'nin web sayfasında yer alan adres ve telefonlar olduğu tespit edildiği ... şirketinin 31/12/2007 tarihli .... Noterliği'nin .... yevmiye nolu açılış tasdiki onaylanmış ancak kapanış tasdiki bulunmayan 2008 yılı yevmiye defterlerinin incelenmesi neticesinde ise 120,06 ....'ğe yapılan faturalı satışlar toplamının 397370,49 TL olarak kaydedilmiş olup, bu miktarın tamamının 31/12/2008 tarihli .... yevmiye numarası ile bankadan tahsil edildiğinin defterlere kaydedildiğini yine bu miktarın bankadan kasaya çekildi olarak kaydedildiğini, dolayısı ile ...'nin 2008 yılı yevmiye defterinde ....ten yapılan faturalar karşılığı alındığı sabit olan 153.733,71 TL tutarındaki 14 adet çeke ilişkin herhangi bir kaydın tespit edilemediği, sonuç olarak dava konusu çeklerin çoğunluğunun ..... çalışanı ... tarafından tahsil edildiği, usulüne uygun tutulmayan ... yılı yevmiye defterini davaya konu çeklerin kaydedilmediği, çeklerin alındığı .... hesap hararetleri incelendiğinde ise bu şirkete 2008 yılında 397.370,49 TL tutarında mal satıldığı bu tutarın 31/12/2008 tarihli ... nolu yevmiye kaydı ile bankadan tahsil edilerek kasaya çekildiği yönünde kayıt yapıldığı, ancak defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle tahsil edilen tutarın akıbetinin tespit edilemediği ve bu şekliyle davacı şirketin davaya konu çeklerin alındığı ve tahsil edildiği dönümde müdürü olan davalı ...’in 14 adet çek toplamı olan 153.733,71 TL'yi davacı şirketin hesaplarına yansıtmayarak diğer davalı ... ile birlikte söz konusu çek tutarlarının davacı şirkete ödenmesi hususunda müteselsilen sorumlu oldukların gerekçesiyle, davanın kabulü ile 153.733,71 TL'nin davalılar ... ve ... den müteselsilen tahsili ile davacı .....'ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. ( m. 618/son ) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir. Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2 – Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1208 E. 2012/7477 K.
Ortak:tasdik kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaNoterliği'nin .... yevmiye nolu açılış «tasdiki» onaylanmış ancak kapanış tasdiki bulunmayan 2008 yılı yevmiye «defterlerinin» incelenmesi neticesinde ise 120,06 ....'ğe yapılan faturalı satışlar toplamının 397370,49 TL olarak kaydedilmiş olup, bu miktarın tamamının 31/12/2008 tarihli .... yevmiye numarası ile bankadan tahsil edildiğinin defterlere kaydedildiğini yine bu miktarın bankadan kasaya çekildi olarak kaydedildiğini, dolayısı ile ...'nin 2008 yılı yevmiye defterinde ....ten yapılan faturalar karşılığı alındığı sabit olan 153.733,71 TL tutarındaki 14 adet çeke ilişkin herhangi bir «kaydın» tespit edilemediği, sonuç olarak dava konusu çeklerin çoğunluğunun ..... çalışanı ... tarafından tahsil edildiği, usulüne uygun tutulmayan ... yılı yevmiye defterini davaya konu çeklerin kaydedilmediği, çeklerin alındığı .... hesap hararetleri incelendiğinde ise bu şirkete 2008 yılında 397.370,49 TL tutarında mal satıldığı bu tutarın 31/12/2008 tarihli ... nolu yevmiye kaydı ile bankadan tahsil edilerek kasaya çekildiği yönünde kayıt yapıldığı, ancak defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle tahsil edilen tutarın akıbetinin tespit edilemediği ve bu şekliyle davacı şirketin davaya konu çeklerin alındığı ve tahsil edildiği dönümde müdürü olan davalı ...’in 14 adet «çek» toplamı olan 153.733,71 TL'yi davacı şirketin hesaplarına yansıtmayarak diğer davalı ... ile birlikte söz konusu çek tutarlarının davacı şirkete ödenmesi hususunda «müteselsilen sorumlu» oldukların gerekçesiyle, davanın kabulü ile 153.733,71 TL'nin davalılar ... ve ... den müteselsilen tahsili ile davacı .....'ne verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Ancak davalı ...'ün 2005 yılında «yönetim kurulu» üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre «defter» tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış «tasdikinin» olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · ticari defter ibrazı · delil niteliği · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter · yönetim kurulu kararı · ibraz
Benzer bu kararda… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Dava; davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesine ilişkin alacak davasıdır.
Ancak davalı ...'ün 2005 yılında «yönetim kurulu» üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre «defter» tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış «tasdikinin» olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/521 E. 2015/5538 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kesin mehil · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz kararda1 - Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait «ticari defter» ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir «kayda» yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya «teslim» edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
-
Kooperatif ortaklığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14126 E. 2010/11763 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · hisse devir sözleşmesi · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davalı «temsilcisi» temyiz itirazlarında davacının hissesini 11.04.2006 tarihinde dava dışı ...’a devrettiğini, «ortaklık sıfatı» kalmadığını ileri sürmüştür.
Temyiz aşamasında dosya arasına alınan Havran Noterliği’nin 11.04.2006 tarih 01170 yevmiye nolu “kooperatif «hisse devir sözleşmesi»” ile davacı ...’nın davalı kooperatifte sahip olduğu hissesini dava dışı ...’a devrettiği anlaşılmıştır.
Davalı kooperatif «yönetim kurulu» 25.04.2006 tarihli kararı ile bu devir sözleşmesini benimseyerek davacı ...’nın ortaklığının düşürülmesine, ...’ın ortaklığa kabulüne karar vermiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1754 E. , 2015/2626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/02/2014 tarih ve 2011/93-2014/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin iki ortağının bulunduğunu, bu ortaklardan ...'in 09/07/2002 tarihinden 22/06/2009 tarihine kadar şirketin müdürlüğünü yaptığını, 22/06/2009 tarihinde yapılan değişiklik ile şirketin yeni müdürünün diğer ortak olan ... olduğunu, ...'in müdür olduktan sonra şirket hesaplarında yapmış olduğu incelemelerde diğer ortak ...'in eşi ... ile birlikte şirket hesabından kendi şahsi işlerni için paralar aldığını ve şirket müşterilerinden yapmış olduğu baz tahsilatları şirket hesaplarına yansıttığını, kar dağıtımı yapmadığını tespit ettiğini, ve bunlarla ilgili olarak çeşi'tli davalar açtığını, bu bağlamda 15/08/2008 ve 25/08/2008 tarihlerinde müvekkilinin şirketin o zamanki şirket müdürü ...'in eşi olan ...'in müvekkil şirket müşterilerinden olan .....'den toplam 153.733,71 TL tutarlı 14 adet çeki teslim aldığını, ancak bu çekler müvekkil şirket hesaplarına girmediğini, ve davalılar tarafından kendi şahsi işlerinde kullanıldığını, ...
yetkilileriyle yapılan görüşmede ekli çek teslim bordrolarından da anlaşılacağı üzere ... bu çekleri davalı ...'e teslim ettiğine ilişkin çek teslim bordrolarını müvekkil şirketin sunduğunu, davalı ... şirket müdürü sıfatıyla gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, TTK md. 556 yollaması ile TTK 330-309 ile 336 maddeleri gereği müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını, davalı ... ise diğer davalı ...'in eşi olup söz konusu tahsilatları yaparak malvarlığına dahil eden kişi olduğunu, davalı ... davaya konu tahsilatları müdür sıfatını haiz olmaksızın ticari mümessil ticari vekil ya da seyyar tüccar memuru unvanıyla yaptığı için Borçlar Kanunun haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket hesaplarına yansıtılmayan 153.733,71 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu çeklerin davacı şirketin borçlarının ödenmesinde kullanıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, dosya kapsamına sunulan ... tarafından düzenlenen 2 adet çekin teslim bordosunda ... Şirketi adına ...’e 15/08/2008 ve 25/08/2008 tarihlerinde teslim edildiği belirtilen toplam 14 adet müşteri çekinin toplamının 153.733,71 TL olarak hesaplandığı, bu çeklerin ... tarafından kayıtlara işlenerek çeklerin bedellerinin ... muavin dökümünde göründüğü ve ...'nin ... olan borcundan düşüldüğünün görüldüğü, dosya kapsamına alınan banka yazılarından çeklerin bir çoğunun ... tarafından tahsil edildiği, tahsilatı yapan ....’nın belirttiği adres ve telefon bilgilerinin davacının sunulduğu ...'nin web sayfasında yer alan adres ve telefonlar olduğu tespit edildiği ...
şirketinin 31/12/2007 tarihli .... Noterliği'nin .... yevmiye nolu açılış tasdiki onaylanmış ancak kapanış tasdiki bulunmayan 2008 yılı yevmiye defterlerinin incelenmesi neticesinde ise 120,06 ....'ğe yapılan faturalı satışlar toplamının 397370,49 TL olarak kaydedilmiş olup, bu miktarın tamamının 31/12/2008 tarihli .... yevmiye numarası ile bankadan tahsil edildiğinin defterlere kaydedildiğini yine bu miktarın bankadan kasaya çekildi olarak kaydedildiğini, dolayısı ile ...'nin 2008 yılı yevmiye defterinde ....ten yapılan faturalar karşılığı alındığı sabit olan 153.733,71 TL tutarındaki 14 adet çeke ilişkin herhangi bir kaydın tespit edilemediği, sonuç olarak dava konusu çeklerin çoğunluğunun .....
çalışanı ... tarafından tahsil edildiği, usulüne uygun tutulmayan ... yılı yevmiye defterini davaya konu çeklerin kaydedilmediği, çeklerin alındığı .... hesap hararetleri incelendiğinde ise bu şirkete 2008 yılında 397.370,49 TL tutarında mal satıldığı bu tutarın 31/12/2008 tarihli ... nolu yevmiye kaydı ile bankadan tahsil edilerek kasaya çekildiği yönünde kayıt yapıldığı, ancak defterlerin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle tahsil edilen tutarın akıbetinin tespit edilemediği ve bu şekliyle davacı şirketin davaya konu çeklerin alındığı ve tahsil edildiği dönümde müdürü olan davalı ...’in 14 adet çek toplamı olan 153.733,71 TL'yi davacı şirketin hesaplarına yansıtmayarak diğer davalı ... ile birlikte söz konusu çek tutarlarının davacı şirkete ödenmesi hususunda müteselsilen sorumlu oldukların gerekçesiyle, davanın kabulü ile 153.733,71 TL'nin davalılar ...
ve ... den müteselsilen tahsili ile davacı .....'ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacaktır. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu husus dava şartıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yöndedir. ( m. 618/son ) Dava konusu olayda sorumluluk davası açılması için alınmış bir genel kurulu kararı bulunmadığından dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Bu durumda mahkemece genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2 – Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169677100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz