6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muavin defter

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1208 E. 2012/7477 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter ticari defter ibrazı yazılı delille ispat delil niteliği ticari defter ve kayıtlar tasdik kararı ticari defter yönetim kurulu kararı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 325TTK 380

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının şirket bilançosunun 17.05.2005 tarihinde oy birliğiyle onaylanmış olmasını delil olarak gösterdiği ancak bilançonun şirketin mali durumunu yansıtan bir belge olup bilançoyu oluşturan alacak ve borçlar hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı ticari defter kayıtlarına göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, davacının iddiasını somut başkaca yazılı delillerle de ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava; davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge ibraz edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki olmadığından davacı lehine delil niteliğinde olmadığı belirtilmiştir. Ancak davalı ...'ün 2005 yılında yönetim kurulu üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre defter tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış tasdikinin olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece bu hususun değerlendirilmemesi yerinde olmadığı gibi dosya içerisinde bulunan davalı ...'e ait ve muavin defterinden alındığı anlaşılan hesap özetlerine göre davalının hesabında borçlandırıcı işlemlerin yer aldığı anlaşılmakla mahkemece muavin defter kayıtları ve yevmiye defter kayıtlarının birlikte nazar alınarak sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Acentelik sözleşmesi | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15682 E. 2016/517 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret sicilinden re'sen terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6999 E. 2016/9748 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11613 E. 2013/11866 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12752 E. 2010/4096 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1208 E.  ,  2012/7477 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2008/339-2010/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 22.04.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısına kadar müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanlığını tam yetki ile ve tek imza ile şirketi ilzam edecek şekilde yürüttüğünü, şirketin büyük hissedarı ve şirketi tek imza ile ilzam edecek tek yetkili olması sebebiyle davalının şirket kaynaklarından muhtelif tarihlerde nakit kullandığını, nakitlerin toplamının 2004 yılı sonu itibariyle 87.837,78 TL'na ulaştığını, bu tutarın 2004 yılı bilançosunda ortaklardan alacaklar kısmında görüldüğünü, davalının şirkete borcunu ödememesi nedeniyle borcun bir sonraki yıla devrettiğini ve borcun kanun gereği işletilen adat faizi ile birlikte 141.848,40 TL'na ulaştığını, davalıya 13.02.2008 tarihinde Beyoğlu 30.

Noterliğinden 01562 yevmiye nolu ihtarname çekilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek, 141.848,40 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve ad altında borcu bulunmadığı gibi, hiçbir şekilde belirtilen anlamda borcunun da doğmadığını, davacıya Beyoğlu 35. Noterliğince çekilen 08.04.2008 tarih 20614 sayılı ihtarname ile yanıt verilerek borcun bulunmadığının bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının şirket bilançosunun 17.05.2005 tarihinde oy birliğiyle onaylanmış olmasını delil olarak gösterdiği ancak bilançonun şirketin mali durumunu yansıtan bir belge olup bilançoyu oluşturan alacak ve borçlar hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı ticari defter kayıtlarına göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, davacının iddiasını somut başkaca yazılı delillerle de ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava; davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge ibraz edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki olmadığından davacı lehine delil niteliğinde olmadığı belirtilmiştir. Ancak davalı ...'ün 2005 yılında yönetim kurulu üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325.

ve 336/3. maddelerine göre defter tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış tasdikinin olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece bu hususun değerlendirilmemesi yerinde olmadığı gibi dosya içerisinde bulunan davalı ...'e ait ve muavin defterinden alındığı anlaşılan hesap özetlerine göre davalının hesabında borçlandırıcı işlemlerin yer aldığı anlaşılmakla mahkemece muavin defter kayıtları ve yevmiye defter kayıtlarının birlikte nazar alınarak sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058420200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.