Imza yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4409 E. 2015/11618 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi↗ imza sirküleri↗ yönetici sorumluluğu↗ haksız eylem↗ ara karar↗ zamanaşımı def'i↗ olumsuz oy↗ def'i↗ ticaret sicili↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ..., ... ve ... ilgili dönemlerde görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, ıslah edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, kanuni halef sıfatıyla ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, .... yönetici, denetçileri, genel müdür ve muhasebe müdürleri olan davalıların sorumluluklarına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar ... ve ... dava konusu dönemde görevde bulunmadıklarından zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı vekili davalı ...'ın 12.03.2001-13.02.2004, davalı ...'in de 09.01.2003-13.02.2004 tarihleri arasında görev yaptığını, ... Noterliği'nin 15.02.2000 tarih 4111 yevmiye nolu imza sirkülerine göre muhasebe şefi ...'ın II.Derece B grubu imza yetkisine sahip olduğunu, yine ... Noterliği'nin 14.02.2002 tarih ... yevmiye nolu imza sirkülerinde görüleceği üzere muhasebe müdürü ... ile mali koordinatör ...'in II. Derece B Grubu imza yetkisine sahip olduklarını, şirket adına işlem yapmaya ve imza atmaya yetkili bu şahısların şirket zararından sorumlu olduklarını iddia etmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 342 maddesi “Şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumı heyet veya idare meclisi karariyle idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri, gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olur” hükmünü haizdir. Bu madde ile anonim ortaklığın iç ve dış ilişkilerinde görevli icra müdürleri ile bunların sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu yönetim kurulu kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ... ve ...’a tanınan imza yetkilerinin TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakmayacak şekilde göreve atanma ve görevden ayrılma belgeleri ile tespit edilip hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile haklarındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı yöneticilerin sorumluluğunu doğuran haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde ve ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece ne ara kararda ne de gerekçeli kararda anılan davalının zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı ... vekilinin zamanaşımı savunması üzerinde öncelikle durulup, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu konuda bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5992 E. 2018/4935 K.
Ortak:ıslah · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, «ıslah» edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin …
Mahkemece davalılar ... ve ... dava konusu dönemde görevde bulunmadıklarından zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle haklarındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı vekili davalı ...'ın 12.03.2001-13.02.2004, davalı ...'in de 09.01.2003-13.02.2004 tarihleri arasında görev yaptığını, ...
Ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve «ıslah» dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı «yöneticilerin sorumluluğunu» doğuran «haksız eylem» tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, «ıslah» edilen 1.735.231,00 TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2082 E. 2014/10376 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · ıslah · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaAyrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve «ıslah» dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı «yöneticilerin sorumluluğunu» doğuran «haksız eylem» tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
… görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, «ıslah» edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin …
Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu «yönetim kurulu» kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ... ve ...’a tanınan «imza yetkilerinin» TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakma …
Benzer bu karardaOrtak veya «yönetim kurulu» olmasa bile, icra komitesi sıfatıyla şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilerin sorumluluğu, «yöneticilerin sorumluluğu» hükümlerine tabi olacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nun davacı şirketin «yönetim kurulu» üyesi, ...'nün genel müdürü, ...'in icra kurulu üyesi, H.
… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür · gerçek zarar · davanın konusu · davanın açılmamış sayılması · şirket zararı
Benzer bu kararda… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve …
Davalı ... yönetici olup, işbu «davanın konusu» vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında «sorumluluk davası» açıldığı tarafların da kabulündedir.
Ancak, «şirketin zararına» ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından «gerçekleştirildiği, zararın» boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, «yönetim kurulu» ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
2-Dava, davacı şirketin «yönetim kurulu» üyesi, icra komitesi üyesi ve çalışanları olduğu ileri sürülen davalıların «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15507 E. 2013/14594 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaBu madde ile anonim ortaklığın iç ve dış ilişkilerinde «görevli» icra müdürleri ile bunların sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu «yönetim kurulu» kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ... ve ...’a tanınan «imza yetkilerinin» TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakma …
Benzer bu karardaSorumluluk konusu araç satış işlemi sebebiyle, sadece davalılardan Sakin Kaya sorumlu tutulmuşsa da, araç satış tarihi nazara alınarak, davalıların «görevli» bulundukları dönem itibariyle, özellikle «yönetim kurulu» üyeleri arasında araç satışına ilişkin olarak iş bölümünün bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle, diğer davalıların da hukuki durumlarının tespit edilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · müteselsil sorumluluk · ifa · kâr dağıtımı · ihbar · temerrüt faizi · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… Kaya'dan tahsiline, bu alacak yönünden bu davalıya karşı açılan fazlaya ilişkin istemin ve aynı taleple ilgili olarak diğer davalılara karşı açılan davanın reddine, «maddi tazminat» ve ödeme ile ilgili olarak davacının açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat tutarından 1.895,23 TL, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ödenen paradan dolayı 92,76 TL olmak üzere toplam 1.987,99 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılar Sakin Kaya, ..., ... ve İsmet Baştan'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacının «maddi tazminata» ilişkin temyizine gelince; dava, davacı şirketin eski yöneticileri ve denetçileri aleyhine açılmış bulunan «sorumluluk davası» olup, Sakin Kaya, ... ve ... hisselerini ..., ... ve ...'e satıp devretmişlerdir.
Murakıplar, vazifelerini «ifa» esnasında idare işlerine ait olmak üzere öğrenecekleri noksanlık ve yolsuzlukları veya kanun yahut esas mukavele hükümlerine aykırı hareketleri, bunlardan mesul olanın üstü olan makama ve idare meclisi reisine ve mühim hallerde umumi heyete «ihbar» ile mükelleftirler.” hükmünü haizdir.
… i yönetici ve denetçilerin faaliyetlerini incelemeyen sonraki yöneticiler ile onların denetçilerinin 6762 Sayılı TTK'nın 337., 354., 357. ve 336. maddeleri uyarınca «müteselsilen sorumlu» sayılıp sayılmayacakları, böylece davalıların dava konusu edilen olaylar sebebiyle hukuki durumlarının tespit edilmesi hususunda bilirkişi raporu görüş alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir 3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ..., .. …
1 benzer karar daha
-
Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17827 E. 2015/6331 K.
Ortak:ıslah · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, «ıslah» edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin …
Bu madde ile anonim ortaklığın iç ve dış ilişkilerinde «görevli» icra müdürleri ile bunların sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu «yönetim kurulu» kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ... ve ...’a tanınan «imza yetkilerinin» TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakma …
Benzer bu karardaMahkemece, davalılardan ...'nun davacı şirketin «yönetim kurulu» üyesi, ...'nün genel müdürü, ....'in icra kurulu üyesi, ...'in nakit akış koordinatörü, ...'ın finasman müdürü,... ile ...'in ise dava dışı ...'de muhasebe müdürü …
… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve m …
1- Dava, davacı şirketin «yönetim kurulu» üyesi, icra komitesi üyesi ve çalışanları olduğu ileri sürülen davalıların «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eski hale getirme · mazeret · tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür · gerçek zarar · davanın konusu · şirket zararı
Benzer bu kararda… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve m …
Dosyada bulunan ve temyiz aşamasında ileri sürülen «mazeretin» HMK'nun 95. maddesindeki «kesin sürenin» elde olmayan sebeple kaçırılması (m.95,1) ve başvurulacak başka hukukî yol olmaması (m.95,2) kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmesi nedeniyle davalı ... vekilinin «eski hale getirme» isteminin kabulü ile mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı genel müdür olup, işbu «davanın konusu» vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında «sorumluluk davası» açıldığı tarafların da kabulündedir.
Ancak, «şirketin zararına» ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından «gerçekleştirildiği, zararın» boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, «yönetim kurulu» ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklemesi gerektiği kabul edilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4409 E. , 2015/11618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2011/32-2013/191 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi Kanuni Halef Sıfatıyla ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... vekili Av. Cengiz Kadakaloğlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin ...'nın 13.02.2004 tarihli kararı ile ... tarafından devralındığını, ... tarafından hazırlanan 01.06.2006 tarihli raporda "....'nin ...'ye 2002 yılı genel seçimler döneminde ve 2004 yılı yerel seçimlerine hazırlık olarak 2003 yılında yapılan parti propaganda çalışmalarında eleman desteği ve mali destek sağladığının görüldüğünü, ....'nin ... muhasebe sistemindeki 195-verilen avanslar ve 740/770- işletme giderlerinde bulunan birçok kaydın “... Referansıyla/açıklamasıyla” yapıldığını, .... hesaplarından ... giderlerinin karşılanması amacıyla kullandırılan avansların 2002-2003 dönemi toplam 2.569.097 TL olduğunu, ... gider hesaplarından karşılanan .... harcamalarının 2002 yılında toplam 1.516.688 TL, 2003 yılında toplam 228.543 TL olduğunu, ....ye yapılan bedelsiz KYK (Kontör Yükleme Kartı) desteğinin 1.400.000 TL olduğunu, toplam 4.314.328 TL tutarında kaynak aktarımı yapıldığının tespit edildiğini, yönetim kurulu, denetim kurulu, genel müdür, muhasebe müdürü, mali koordinatör olan davalıların gerçekleşen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin, 08.01.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 4.314.328,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı ve esas yönlerinden davanın yerinde olmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ..., ... ve ... ilgili dönemlerde görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, ıslah edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, kanuni halef sıfatıyla ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, .... yönetici, denetçileri, genel müdür ve muhasebe müdürleri olan davalıların sorumluluklarına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılar ... ve ... dava konusu dönemde görevde bulunmadıklarından zarardan sorumlu tutulamayacakları gerekçesiyle haklarındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı vekili davalı ...'ın 12.03.2001-13.02.2004, davalı ...'in de 09.01.2003-13.02.2004 tarihleri arasında görev yaptığını, ... Noterliği'nin 15.02.2000 tarih 4111 yevmiye nolu imza sirkülerine göre muhasebe şefi ...'ın II.Derece B grubu imza yetkisine sahip olduğunu, yine ... Noterliği'nin 14.02.2002 tarih ... yevmiye nolu imza sirkülerinde görüleceği üzere muhasebe müdürü ...
ile mali koordinatör ...'in II. Derece B Grubu imza yetkisine sahip olduklarını, şirket adına işlem yapmaya ve imza atmaya yetkili bu şahısların şirket zararından sorumlu olduklarını iddia etmiştir.
6762 sayılı TTK’nın 342 maddesi “Şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumı heyet veya idare meclisi karariyle idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri, gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olur” hükmünü haizdir. Bu madde ile anonim ortaklığın iç ve dış ilişkilerinde görevli icra müdürleri ile bunların sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu yönetim kurulu kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ...
ve ...’a tanınan imza yetkilerinin TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakmayacak şekilde göreve atanma ve görevden ayrılma belgeleri ile tespit edilip hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile haklarındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı yöneticilerin sorumluluğunu doğuran haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde ve ıslah dilekçesine karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece ne ara kararda ne de gerekçeli kararda anılan davalının zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı ... vekilinin zamanaşımı savunması üzerinde öncelikle durulup, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu konuda bir karar verilmeden uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına bozulmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169489300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz