Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2082 E. 2014/10376 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil yetkisi↗ yönetici sorumluluğu↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ sorumluluk davası↗ tahsilde tekerrür↗ gerçek zarar↗ davanın konusu↗ davanın açılmamış sayılması↗ şirket zararı↗ derdestlik↗ açılmamış sayılma↗ uyuşmazlık konusu↗ haksız fiil↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nun davacı şirketin yönetim kurulu üyesi, ...'nün genel müdürü, ...'in icra kurulu üyesi, H. Ayşe Aksel'in nakit akış koordinatörü, Çiğdem Büyükbayrak'ın finasman müdürü, ... ile ...'in ise dava dışı...A.Ş'de muhasebe müdürü ve muhasebe direktörleri oldukları, bu kişilerin davacı şirketin yetkilisi ve çalışanı bulunmadıkları, sorumluluk zincirinde yer almadıkları, zarar ile bağlantılarının olmadığı, davacı zararının belirlendiği, usulsüz şekilde dava dışı Genç Parti Genel Başkan Yardımcısına davacı hesaplarından para aktarıldığı, yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın tahsilde tekerrür olmaması istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve ıslah edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süreden reddine dair mahkemece ek karar verilmiş, ek karar da anılan davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davacı vekilinin davalılar H. Ayşe Aksel, […] Büyükbayrak, ... ve ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi, icra komitesi üyesi ve çalışanları olduğu ileri sürülen davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'nun davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve 2. derece A gurubu imza yetkilisi olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, anılan davalının icra komitesi üyesi sıfatı da bulunmaktadır. Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi hükmüne göre, şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumi heyet veya idare meclisi kararıyla idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri,
gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olacağı hükmünü haizdir. Ortak veya yönetim kurulu olmasa bile, icra komitesi sıfatıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin sorumluluğu, yöneticilerin sorumluluğu hükümlerine tabi olacaktır. Davalı ... yönetici olup, işbu davanın konusu vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında sorumluluk davası açıldığı tarafların da kabulündedir. Temyize konu bu dava, anılan davalının icra komitesi sıfatı nedeniyle doğrudan teftiş kurulu raporuna dayalı olarak açılmıştır. Ancak, icra komitesi sıfatıyla temsil ve ilzama yetkili kişiler hakkında şirkete karşı verdiği zararın tahsili davası da somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi kapsamında olup, haksız fiil hükümlerine dayalı doğrudan dava açılması mümkün değildir. Aynı iddialar ile ilgili olarak yönetim kurulu üyesi sıfatıyla zaten hakkında dava açılmış olup, davalı ... vekili de derdestlik itirazında bulunmuştur.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin derdestlik itirazının dikkate alınarak, hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davalı ... hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan davalının da icra komitesi üyesi ve davacı şirketi temsil yetkisi olup, bu sıfatı dikkate alındığında şirkete karşı sorumluluğu yukarıda 2 numaralı bentte açıklandığı üzere 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Davacı şirkete karşı bu sıfatla verdiği ileri sürelen zararın tazmini için hakkında dava açılması yönünde şirket genel kurulunca karar verilmesi gerekmektedir. Teftiş kurulu raporuna dayalı olarak hakkında doğrudan doğruya bu şekilde dava açılması mümkün değildir. Yine yukarıda açıklandığı üzere, aynı vakıalarla ilgili olarak davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davasının derdest olduğu tartışmasızdır. Mahkemece, o davayla ilgili olarak davacı şirketin hesaplarından zarar verici işlemlerle ilgili yönetim kurulu ve denetçilerin bir açıklama yapmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, şirketin zararına ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından gerçekleştirildiği, zararın boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, yönetim kurulu ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
O halde, davalı ...'in davacı şirketi temsile yetkili icra komitesi sıfatı dikkate alınıp, hakkında doğrudan teftiş kurulu raporuna dayalı olarak dava açılamayacağı, 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi uyarınca dava açılması için alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı üzerinde durulması, kararın bulunmadığı sonucuna varılırsa bu usulü eksikliğin giderilmesi, dava açılması yönündeki usulü eksiklik tamamlandığında eldeki davanın, davacının yönetim kurulu ile denetçiler hakkında açılan davayla birleştirilmesi veya o davanın sonucunun beklenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17827 E. 2015/6331 K.
Ortak:tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür · gerçek zarar · davanın konusu · şirket zararı · derdestlik · uyuşmazlık konusu · Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
İncelediğiniz kararda… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve …
Davalı ... yönetici olup, işbu «davanın konusu» vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında «sorumluluk davası» açıldığı tarafların da kabulündedir.
Ancak, «şirketin zararına» ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından «gerçekleştirildiği, zararın» boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, «yönetim kurulu» ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Benzer bu kararda… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve m …
Davalı genel müdür olup, işbu «davanın konusu» vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında «sorumluluk davası» açıldığı tarafların da kabulündedir.
Ancak, «şirketin zararına» ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından «gerçekleştirildiği, zararın» boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, «yönetim kurulu» ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklemesi gerektiği kabul edilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eski hale getirme · mazeret · kesin süre · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDosyada bulunan ve temyiz aşamasında ileri sürülen «mazeretin» HMK'nun 95. maddesindeki «kesin sürenin» elde olmayan sebeple kaçırılması (m.95,1) ve başvurulacak başka hukukî yol olmaması (m.95,2) kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmesi nedeniyle davalı ... vekilinin «eski hale getirme» isteminin kabulü ile mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nun 95 vd. maddeleri uyarınca elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin «kesin» olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, «eski hale getirme» talebinde bulunabilir.
Yine aynı kanunun 98.maddesi hükmüne göre ise, hüküm verilmeden önceki «eski hale getirme» istemleri davaya bakan mahkemeye, temyiz veya karar düzeltme sürelerinin geçirilmiş olması üzerine eski hale getirme istemleri ise hükmü temyizen İncelenmekle «görevli» Yargıtay Dairesi’ne yapılmalıdır.
Başka bir deyişle HMK’nun 98.maddesi hükmü gereğince, temyiz veya karar düzeltme sürelerinin geçirilmiş olması üzerine «eski hale getirme» istemlerinin incelenmesi, hükmü temyizen İncelenmekle «görevli» Yargıtay Daİresi’ne ait olduğundan, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 3.6.2014 tarih ve 2014/2082-10376 sayılı olup anılan davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4409 E. 2015/11618 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · ıslah · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaOrtak veya «yönetim kurulu» olmasa bile, icra komitesi sıfatıyla şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilerin sorumluluğu, «yöneticilerin sorumluluğu» hükümlerine tabi olacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nun davacı şirketin «yönetim kurulu» üyesi, ...'nün genel müdürü, ...'in icra kurulu üyesi, H.
… , yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın «tahsilde tekerrür olmaması» istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve «ıslah» edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ... ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve …
Benzer bu karardaAyrıca, davacı tarafça dava dilekçesi ve «ıslah» dilekçesi ile dava konusu alacağın zararın meydana geldiği tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olmasına göre mahkemece, davalı «yöneticilerin sorumluluğunu» doğuran «haksız eylem» tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
… görev yapmadıklarından zarardan sorumlu olmadıkları, davacı zararının 1.745.231,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., Meltem İşgördü Rapayazdiç ve ... hakkındaki davanın toplam 1.745.231,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile bunun 10.000,00 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren, «ıslah» edilen 1.735.231,00-TL’lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin …
Bu itibarla mahkemece, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen 15.02.2002 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan 25.01.2002 tarih 32 nolu «yönetim kurulu» kararı ve imza sikülerleri ile davalılar ... ve ...’a tanınan «imza yetkilerinin» TTK'nın 342. maddesi hükmü uyarınca bu kişilerin sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceğinin anılan davalıların görev yaptıkları tarihler de tereddüte yer bırakma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · imza sirküleri · haksız eylem · ara karar · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece ne «ara» kararda ne de gerekçeli kararda anılan davalının «zamanaşımı def»’i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
3-Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde ve «ıslah» dilekçesine karşı beyan dilekçesinde «zamanaşımı def»’inde bulunmuştur.
Noterliği'nin 15.02.2000 tarih 4111 yevmiye nolu imza sirkülerine göre muhasebe şefi ...'ın II.Derece B grubu imza «yetkisine» sahip olduğunu, yine ...
Noterliği'nin 14.02.2002 tarih ... yevmiye nolu «imza sirkülerinde» görüleceği üzere muhasebe müdürü ... ile mali koordinatör ...'in II.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2082 E. , 2014/10376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2011/36 - 2011/121 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar ..., .... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.06.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan ... vekili Av. Cengiz Kadakaloğlu, davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yönetim ve icra kurulu üyesi, nakit akış koordinatörü, yönetim kurulu üyesi, finansman müdürü ve muhasebe direktörü olan davalıların teftiş sonucunda 2002 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında dava dışı Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı ....'e avans şeklinde kaynak aktardıklarının, durumu gizlediklerinin, yönetim ve denetim kurulu üyelerine bu nedenle dava açıldığının, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla verdikleri zararın tahsili gerektiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 399.335.32 TL'nin avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin, davacı şirketin yöneticisi, denetçisi ve çalışanı olmadığını, hangi sıfatlı dava açıldığının açıklanması gerektiğini, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili hakkında yönetim kurulu üyesi sıfatıyla önceden aynı şekilde dava açıldığını, derdestlik itirazında bulunduğunu, esas itibariyle davanın yerinde olmadığını açıklayarak, reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayların gerçekleştiği, devamında ve takibin yapılmadığı iddia edilen sürelerde müvekkilin davacı şirkette genel müdür olarak görevli bulunmadığını, husumet düşmeyeceğini, istemin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, faaliyetinin iddia edilen zararla illiyet bağının bulunmadığını açıklayarak, taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, esastan da yerinde bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin, ... Loj. A.Ş.,...Ul. A.Ş. ve ...A.Ş'de yetkili imza niteliği olmayan muhasebe bölüm elemanı olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, istemin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'nun davacı şirketin yönetim kurulu üyesi, ...'nün genel müdürü, ...'in icra kurulu üyesi, H. Ayşe Aksel'in nakit akış koordinatörü, Çiğdem Büyükbayrak'ın finasman müdürü, ... ile ...'in ise dava dışı...A.Ş'de muhasebe müdürü ve muhasebe direktörleri oldukları, bu kişilerin davacı şirketin yetkilisi ve çalışanı bulunmadıkları, sorumluluk zincirinde yer almadıkları, zarar ile bağlantılarının olmadığı, davacı zararının belirlendiği, usulsüz şekilde dava dışı Genç Parti Genel Başkan Yardımcısına davacı hesaplarından para aktarıldığı, yöneticiler ile denetçiler hakkında aynı istemle dava açıldığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin işlemle ilgili olarak bir açıklama yapmadıkları, işbu davanın tahsilde tekerrür olmaması istemli olarak ikame edildiği, dava dışı şirkette çalışan davalılar dışındaki davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 10.000 TL'nin dava tarihinden ve ıslah edilen 389.335,32 TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.09.2008 tarihinden itibaren davalılar ..., ...
ve .... yönünden kabulü ile yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süreden reddine dair mahkemece ek karar verilmiş, ek karar da anılan davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekili ile davacı vekilinin davalılar H. Ayşe Aksel, […] Büyükbayrak, ... ve ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi, icra komitesi üyesi ve çalışanları olduğu ileri sürülen davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan ...'nun davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve 2. derece A gurubu imza yetkilisi olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, anılan davalının icra komitesi üyesi sıfatı da bulunmaktadır. Somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi hükmüne göre, şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumi heyet veya idare meclisi kararıyla idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri,
gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olacağı hükmünü haizdir. Ortak veya yönetim kurulu olmasa bile, icra komitesi sıfatıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin sorumluluğu, yöneticilerin sorumluluğu hükümlerine tabi olacaktır. Davalı ... yönetici olup, işbu davanın konusu vakıalara dayalı olarak genel kurul kararı uyarınca önceden hakkında sorumluluk davası açıldığı tarafların da kabulündedir. Temyize konu bu dava, anılan davalının icra komitesi sıfatı nedeniyle doğrudan teftiş kurulu raporuna dayalı olarak açılmıştır. Ancak, icra komitesi sıfatıyla temsil ve ilzama yetkili kişiler hakkında şirkete karşı verdiği zararın tahsili davası da somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 342.
maddesi kapsamında olup, haksız fiil hükümlerine dayalı doğrudan dava açılması mümkün değildir. Aynı iddialar ile ilgili olarak yönetim kurulu üyesi sıfatıyla zaten hakkında dava açılmış olup, davalı ... vekili de derdestlik itirazında bulunmuştur.
Bu durum karşısında, davalı ... vekilinin derdestlik itirazının dikkate alınarak, hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davalı ... hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan davalının da icra komitesi üyesi ve davacı şirketi temsil yetkisi olup, bu sıfatı dikkate alındığında şirkete karşı sorumluluğu yukarıda 2 numaralı bentte açıklandığı üzere 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. Davacı şirkete karşı bu sıfatla verdiği ileri sürelen zararın tazmini için hakkında dava açılması yönünde şirket genel kurulunca karar verilmesi gerekmektedir. Teftiş kurulu raporuna dayalı olarak hakkında doğrudan doğruya bu şekilde dava açılması mümkün değildir. Yine yukarıda açıklandığı üzere, aynı vakıalarla ilgili olarak davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında açılan sorumluluk davasının derdest olduğu tartışmasızdır.
Mahkemece, o davayla ilgili olarak davacı şirketin hesaplarından zarar verici işlemlerle ilgili yönetim kurulu ve denetçilerin bir açıklama yapmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, şirketin zararına ilişkin olduğu ileri sürülen işlemlerin neler olduğu, ne zaman ve kimler tarafından gerçekleştirildiği, zararın boyutu gibi hususların doğru ve net şekilde ortaya çıkarılması, adaletin doğru tesis edilmesi ve taraf menfaatleri bakımından, yönetim kurulu ve denetçiler hakkındaki açılan davayla işbu davanın birlikte görülmesi veya işbu davanın o davanın sonucunu beklenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
O halde, davalı ...'in davacı şirketi temsile yetkili icra komitesi sıfatı dikkate alınıp, hakkında doğrudan teftiş kurulu raporuna dayalı olarak dava açılamayacağı, 6762 sayılı TTK'nın 342. maddesi uyarınca dava açılması için alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı üzerinde durulması, kararın bulunmadığı sonucuna varılırsa bu usulü eksikliğin giderilmesi, dava açılması yönündeki usulü eksiklik tamamlandığında eldeki davanın, davacının yönetim kurulu ile denetçiler hakkında açılan davayla birleştirilmesi veya o davanın sonucunun beklenilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin davalılar ...., ... ve ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddiyle anılan davalılar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak temlik alan ...'ye verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin temlik alan ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 5.904,80 TL harcın temyiz eden ...'ye iadesine,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...
ve ...'na iadesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353616300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz